Yanardöner’in Sıradan Mucizesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
17
Gösterim
Adı:
Yanardöner’in Sıradan Mucizesi
Baskı tarihi:
23 Ekim 2020
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052027769
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
Eski trapezci, sonra da epey tuhaf işler yapmış ölü bir kocam var ki onun da eski karısı tarihi eser kaçakçısı, çılgın bilim insanı ve katil bir teyze ekleyelim buna, ben de bir kukla yapımcısıyım. Bu kadarını İtalyan edebiyatında bile zor bulursun. Tabii bunlar en üst katmanda görünenler. Alttakilere Dante baksa cehennemine birkaç kat daha eklerdi. Yani ben olsam ben de kendimi takip ederdim.”
“Önyargılı biri değilimdir.”
“Sana haklıydın diyorum Marlin…”

Kocasını öldürmediği anlaşıldıktan sonra nihayet sıradan bir hayata adım atacağını zanneden Mora’yı bekleyen sürprizler vardı. En yakın arkadaşı Sedna, teyzesi Narel, Balıkçı ve hikâyeye zamansız giren Marlin her şeyi altüst etmişti. Üstelik gerçekle kurgu birbirine girmiş, Mora’nın tuhaf kuklalarından daha ucube bir hayatı yaşamaları için önlerine koymuştu. Peki, Yanardöner’in Sıradan Mucizesi tüm bunların çözümü olabilir miydi?
206 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitaptaki bazı yerlerde duraksamamın sebebi hikâye içinde yapılan ve bilgimin olmadığı referansları anlamaya çalışmaktı. Ama güzel duraksamalardı bunlar. Araştırma ve izleme listelerime yeni isimler eklendi. Hikâyenin gidişatı sebebiyle duraksama ihtiyacı duysam bile hikâyenin çok kilit yerlerinde Narel teyze karakteri beni tekrar hikâyeye davet etti. Çünkü bence Narel romanın en ilgi çekici karakteri sayılabilir. Narel teyze ile olan yüzleşmeleri üzerinden Mora’yı daha iyi görüyor, anlıyoruz ve bunu okumak gerçekten eğlenceli. Mora ile diyaloglarını daha çok okumak isterdim açıkçası. Ama galiba Narel'i de içine katan, örülmüş kadın karakterler dünyasını roman aktıkça çözmek de bir deneyim olarak çok zevkli. Fakat en çok sonda bu tek tek örüşmüş karakterlerin hikâyelerini birbirlerine bağlama şekli bence bu romanı asıl sevme sebebim oldu.
Yanardöner üzerinden yaratılan ‘hayalet’ teması insan doğasının ‘sürekli eksik hissetme’ haliyle inanılmaz bir paralellik yarattı içimde. Tamamlanma ihtiyacı, içimizdeki o boşluk.. Aslında Ayda’nın sonu ve Mora’nın sonu arasındaki kontrastta bunun üzerinden görülebilir, biri hiçlikte kaldı, diğeri bütünleşti. (ya da kontrast değil de paralellik mi? iki şekilde de yorumlanabilir gibi geliyor). Mora benim için katmanlarını diğer kadın karakterler üzerinden çok derin çizdiğiniz bir karakter; Ayda, Narin, Narel, Sedna… Dediğim gibi, bu örülmüş ilişkiler ağı bence eğer bu işe deneyimlemek olarak bakacaksak asıl ilgi çekici unsuru romanın. Çünkü bu kadınlar dünyasındaki duygular yavaş yavaş kendini ele veriyor ve sondaki patlamaya hazırlıyor, eğer sabırlı bir okuyucu değilse karşıdaki, sondaki patlamaya götürecek ipi bu ağ üzerinden tutacaktır muhtemelen. Ayda-Mora / Mora-Narel / Narel-Sedna / Sedna-Narin gibi farklı paralellikler ve kontrastlar, eğer bakan görmek isterse, üzerine düşünülebilecek farklı sorular doğurabilir.
Ancak en çok etkilendiğim sahne, bizi ağaçlara taşıyan kedi sahnesiydi. Daha doğrusu Mora’nın yalnızlığını iyice hissetmeye başladığımız kayboluş sahnesi. Bir bütünlenme ihtiyacı, özlem.. En azından bana öyle hissettirdi. İsim tercihi de ilginç aslında kedi için, ama bir yerde eğer herkesin bir hayaleti varsa Mora’nınki de muhtemelen Mimesis’di.
‘Ya senin için de bir hayalet varsa?’ sorusu ve olayların hızlıca gelişmesinin ardından Mora’nın kapısının önündeki bir ağacın kesilmesi yani ölmesiyle beraber, Mimesis ile Mora’nın artık birleştiğini ve Mora’nın huzur bulduğunu veya huzuru getirecek aydınlanmayı yaşadığını düşündürtüyor… Huzur bulduğu için de artık Yanardöner’e ihtiyacı yok. Aslında Yanardöner ile sokaktaki ağaç arasında da bir paralellik hissediyorum, ikisi de Mora’nın personalarının ölümüne işaret ediyor.
Hayat bazen tek bacaklı, beceriksiz bir örümcek gibi örüyordu ağlarını. Ağ yamuk yumuk, delikleri gerekenden büyük olsa da önünde sonunda işe yarıyordu.
" Anılar , çıkarılması mümkün olmayacak şekilde etle bir olmuş dikenler ; sırlar, boğaza kadar iliklenmiş nefes aldırmayan gomleklerdi. "
İsimlerin ağırlığı vardı. İsmiyle yaşayan, gülen, ağlayan insanların bazısı ailelerine beddua okur bazısı da onları minnetle anardı.
Kolay ulaşılır olmak insanı yanıltıyor, yüzeysel ilişkileri derin sanmasına sebep oluyor, yalnızlığı hayal kırıklığına yeğlerim.
İsimlerin ağırlığı vardı. İsmiyle yaşayan, gülen, ağlayan insanların bazısı ailelerine beddua okur bazısı da onları minnetle anardı.
“Zavallının tekisin Mora!”
Evden çıktıklarından beri ateş püsküren Sedna’ya çenesini
kapaması için sert bir bakış gönderdi Mora. Fayda etmeyince
de topluluktan uzak bir ağacın altına varana kadar sinsi
adımlarla yürüyerek ondan uzaklaştı. Çoklukla haddinden
fazla gergin olan Sedna’nın öfkesiyle çenesi arasındaki bağ,
patatesle yumurta arasındakinden daha kuvvetliydi. Mora’nın
canı sabahtan beri İspanyol omleti çekiyordu

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yanardöner’in Sıradan Mucizesi
Baskı tarihi:
23 Ekim 2020
Sayfa sayısı:
206
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052027769
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Ülke Yayınları
Eski trapezci, sonra da epey tuhaf işler yapmış ölü bir kocam var ki onun da eski karısı tarihi eser kaçakçısı, çılgın bilim insanı ve katil bir teyze ekleyelim buna, ben de bir kukla yapımcısıyım. Bu kadarını İtalyan edebiyatında bile zor bulursun. Tabii bunlar en üst katmanda görünenler. Alttakilere Dante baksa cehennemine birkaç kat daha eklerdi. Yani ben olsam ben de kendimi takip ederdim.”
“Önyargılı biri değilimdir.”
“Sana haklıydın diyorum Marlin…”

Kocasını öldürmediği anlaşıldıktan sonra nihayet sıradan bir hayata adım atacağını zanneden Mora’yı bekleyen sürprizler vardı. En yakın arkadaşı Sedna, teyzesi Narel, Balıkçı ve hikâyeye zamansız giren Marlin her şeyi altüst etmişti. Üstelik gerçekle kurgu birbirine girmiş, Mora’nın tuhaf kuklalarından daha ucube bir hayatı yaşamaları için önlerine koymuştu. Peki, Yanardöner’in Sıradan Mucizesi tüm bunların çözümü olabilir miydi?

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Şaduman ergeç
  • didem toruloğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0