Yanılmanın Gerçekliği - Cilt 1

·
Okunma
·
Beğeni
·
437
Gösterim
Adı:
Yanılmanın Gerçekliği - Cilt 1
Baskı tarihi:
Ağustos 2005
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752731790
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İnsan, evrimini tamamlamamış bir canlıdır.

Kaan Arslanoğlu'nun insan kavrayışını en genel hatlarıyla yansıtan bu sözler, aynı zamanda onun psikiyatriye olan yaklaşımına da temel teşkil ediyor. Sorunsuz bir toplumsal düzen, acaba gerçekten sorunsuz bir insan anlamına mı geliyor? Yoksa, bu sadece bir ütopya mı? Yaşanan ve yaşatılan onca çılgınlıkta insanın aşamadığı bir eşik yok mu? Dahası, bu eşiğin geçilmesine engel olan ne? Toplumun bugünkü yapısı mı, insanın evrimde bir üst basamağa henüz çıkamamış olması mı? Yanılmanın Gerçekliği, çoğaltılabilecek bunlara benzer pek çok sorunun çevresinde dönen bir kitap. Arslanoğlu, çevresel koşulların önemini göz ardı etmeden, ama insanın genlerinin oynadığı rolü de küçümsemeyerek politikadan estetiğe, hatta gündelik hayata bir de o taraftan bakmamız konusunda ısrar ediyor.

"Yanılmanın Gerçekliği" ile yüzleşme zamanının geldiğini
düşünenler için...
(Tanıtım Yazısı'ndan)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Marksçı kurama göre, İnsanı ürettiğine, topluma ve özüne yabancılaştıran, yeteneklerini geliştirerek kendini gerçekleştirmesini, tam anlamıyla birey olmasını engelleyen kapitalist sistem, nevrozlara (görece hafif ruhsal bozukluklara) ve psikozlara (akıl hastalıklarına) ortam yaratır. Üretim araçları toplumun mülkiyetine geçirilip sınıfsız topluma doğru adımlar atıldıkça İnsanın yabancılaşması ortadan kalkacak, birey birey olduğunun ayrımına varacak, pek çok toplumsal, ruhsal sorun varlık nedenini yitirecek ... Bireysel sorunların çözümü, başka birçok sorunun çözümü gibi toplumsal kurtuluşa bağlıdır ve bir bakıma sosyalizmin kendiliğinden varacağı aşamadır ...
Bugün bile Hıristiyan, Müslüman ya da Musevi olsun birçok bilim adamı, dinlerinin temelini ve pratiğini inkar eden bilimsel eylemleri doğrultusunda inanışlarıyla barışık ilerlemektedir. Düşünsel, davranışsal zaaf taşımayan tek bir insan yoktur yeryüzünde. Bilim adamının laboratuvarında materyalist, evinde idealist oluşu sık karşılaşılan bir gerçekliktir. Hatta bilginlerin çoğunun alanlarıyla ilgili konularda bile zaman zaman bilimsel yöntemden tümüyle uzaklaştıkları bilinir. Az sonra söz edeceğim gibi bugünün bilim ve teknolojisi de bağnaz Hıristiyan alemi içinde ve ona rağmen gelişmiştir..
Bilimsel gelişmeler insanların birbirlerini daha kolay öldürmelerine yarıyor. Savaş, iç savaş, cinayet ve işkence günlük yaşamdan eksik değil. İnsan içgüdüsel bir biçimde ürüyor. Yarınını, gelecek kuşakları değil o gün yediğini, ettiğini düşünüyor. Mutluluğu, olanakları varsa çılgınca tüketmekte buluyor. Doğayı yok ettiğine aldırmıyor. Aynı semtin bir sokağında mide bulandırıcı asalak zenginlik, öbür sokağında iğrenç bir yoksulluk bir arada bulunabiliyor. "Aklın doruklarından baktığımızda, hayat uğursuz bir hastalığa; dünya ise tımarhaneye benziyor.
"Her şeyden önce Kuran'da çizilen Tanrı imgesi, 'Göklerde ve
Yer'de ne varsa hepsinin sahibi, dilediğine azap edip dilediğini bağışlayan, her şeye kadir' (Maide-40), süreğen, mutlak ve tek hükümrandır. Dua, şükür, kader, tevekkülle ilgili ayetlerde de perçinlendiği gibi Allah, her an her şeye müdahale eder, yönetir, her düzeydeki gelişmelerin düzenleyicisidir, rızkı ve onun parçası olarak bilgiyi verir, insana bir yaratı alanı bırakmaz, bilinmeyeni bilmeye yönelik merak ve araştırmayı olumlamaz, aksine kendi alanına müdahale olarak görür ve ona rağmen bir şey yapılamaz.
Nitekim, 'Ya Rabb, ... senin bize öğrettiklerinden başka bilgimiz
yoktur. Şüphesiz alim ve hakim olan ancak sensin.' (Bakara-32), 'İnkar edenlerin amelleri engin çöllerdeki serap gibidir. .. Veya derin bir denizdeki karanlıklar gibidir ... Allah'ın nur vermediği kimsenin nuru olmaz' (Nur-39), şeklindeki yaklaşım pek çok yerde yinelenir. İnsansal yaratıcılığa prim vermez Kuran. Lut Peygambere, Nuh'a, Davut ve Süleyman'a ilim ve hükmü hep 'verdik' der. Öyle ki zırh yapma gibi sıradan bir tekniği bile 'öğrettik' diyerek mantığını ortaya koyar ve üstüne üstlük 'Artık şükretmez misiniz?' (Enbiya-80) şeklinde karşılık beklentisinde bulunur. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yanılmanın Gerçekliği - Cilt 1
Baskı tarihi:
Ağustos 2005
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752731790
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
İnsan, evrimini tamamlamamış bir canlıdır.

Kaan Arslanoğlu'nun insan kavrayışını en genel hatlarıyla yansıtan bu sözler, aynı zamanda onun psikiyatriye olan yaklaşımına da temel teşkil ediyor. Sorunsuz bir toplumsal düzen, acaba gerçekten sorunsuz bir insan anlamına mı geliyor? Yoksa, bu sadece bir ütopya mı? Yaşanan ve yaşatılan onca çılgınlıkta insanın aşamadığı bir eşik yok mu? Dahası, bu eşiğin geçilmesine engel olan ne? Toplumun bugünkü yapısı mı, insanın evrimde bir üst basamağa henüz çıkamamış olması mı? Yanılmanın Gerçekliği, çoğaltılabilecek bunlara benzer pek çok sorunun çevresinde dönen bir kitap. Arslanoğlu, çevresel koşulların önemini göz ardı etmeden, ama insanın genlerinin oynadığı rolü de küçümsemeyerek politikadan estetiğe, hatta gündelik hayata bir de o taraftan bakmamız konusunda ısrar ediyor.

"Yanılmanın Gerçekliği" ile yüzleşme zamanının geldiğini
düşünenler için...
(Tanıtım Yazısı'ndan)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • mehmet aysu
  • Gürkan Sarı
  • Elmas
  • mehmet emin coşan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0