Yanılsamalar Kitabı

8,7/10  (20 Oy) · 
80 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.111 gösterim
Karısıyla iki küçük oğlunu bir uçak kazasında yitiren David Zimmer, yaşayan bir ölüye dönüşmüştür, kederini alkole gömerken günlerini kendine acıyarak geçirmeyi sürdürür. Bir gece televizyon izlerken, sessiz film döneminin komedi oyuncularından Hector Mann üzerine bir belgesele rastlayınca hayata bakışı bir anda değişir. Altmış yıl önce ansızın ortadan kaybolan ve o zamandan beri kendisinden haber alınamayan bu gizemli oyuncunun filmlerinin peşine düşen, Avrupa ve Amerika'da dolaşan David, sonunda onun hakkında bir kitap yazar. Kitap yayınlandıktan hemen sonra aldığı ve başka bir dünyadan gelmişe benzeyen ilginç bir mektupla hayatı geri dönülmez biçimde değişecektir. Soluk kesici bir tempoda ilerleyen bu şaşırtıcı roman, okuru gülünçle trajik olanın, gerçekle hayalin, şiddetle yumuşaklığın birbirinin içinde eridiği bir imgeler evreninde dolaştırıyor. Önceki romanlarında olduğu gibi rastlantıların insan yaşamında oynadığı rolün altını çizen, bütün olayların birbirine bağlanıp çözüldüğü "Yanılsamalar Kitabı", Amerika'nın en güçlü ve özgün yazarlarından Paul Auster'ın, içeriği en yoğun, duygusal yanı en zengin romanlarının başında geliyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    306
  • ISBN:
    9789750702099
  • Çeviri:
    İlknur Özdemir
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Metin Tran 
 24 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazar okuru aldatmamalı!

Yok olmadı! Şöyle olmalıydı; aldatsa bile, okur bunun farkına varmamalı. Aldandığını fark eden okur küser yazara, bir daha da almaz kaale o yazarı. Zaten elinden başka da bir şey gelmez okurun. Yazar kurar. Gerçeği deforme eder. Gerçekliği bozup, yeniden kurar. Son tahlilde en gerçekçi yalancıdır iyi yazar. Evet, bu oksimoron cuk oturdu; en Gerçekçi Yalancı.

Bırakın ölüleri, hayvanları, eşyaları konuşturmayı, yepyeni, hem de olmayan bir canlı türü yaratabilir yazar. Buna yapacağınız itirazı sakın sözlü yapmayın, inkar edemezsiniz sonra. Yazarın hakikatlisi işte bu yarattığı “yeni canlı türünü” öyle bir gerçeklikle verir ki, öyle bir gerçeklik duygusu yaratır ki, öyle bir gerçeklik kurar ki, okur okuduğunun gerçek olduğuna, olmadı, bir gerçeği işaret ettiğine yemin eder. Çünkü yazarın yarattığı gerçekliğe iknadır, yazarın tarafına geçmiştir artık. Avukatı olmuştur onun. Öyle bir çıkarsamalar yapar ki, yazarına söylese, aklı durur yazarının. Tefsir yapma arzusu sarar içini.

Bu düşünceler, Paul Auster’in “Yanılsamalar” kitabını okurken değil de, okumaya ara verip kitabın kahramanı Hector Mann’ı imdb’de ararken geldi aklıma.
Yazar, Hector Mann’ı yaratırken öyle bir gerçeklik duygusu yaratmıştı ki bende, kahraman hakkında daha fazla bilgi edinirim niyetiyle imdb’de aramaya başlamıştım.

Oysa Hector Mann sadece roman kahramanıydı ve imdb'de olmazdı.

Yalnız olmadığımı da, Hector Mann ismini yazıp Google’de aratınca anladım. Zira, tam 430 bin sonuç (0,4 saniye) bulmuştu motor. Ne demek istediğimi anladınız di mi?
Bu kitabı okuyun.

Zeynep Aydemir 
31 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Anlatmaya nerden başlayacağımı bile bilmiyorum. Öyle bir kitap... Bir sürü karakter var. Bir sürü olay var birbirinden bağımsız. Ama çok üzgünüm sevgili günümüz Türk yazarları, siz bu kitaptaki karakterlerden biri bile olamazsınız. Kafanız karışır, saçmalamaya başlarsınız.

Paul, öyle güzel bir düzende bizi David Zimmer'ın hayatından alıp Hector Mann'ınkine, oradan Alma Grund'un hayatına taşıyor ki; asla "Ne okuyorum lan?" demiyorsunuz. Tüm bu hayatların içinde gezinirken "Benim" diyecek senaristin bile yazamayacağı bir kaç tane de film giriyor araya. Kitap okurken onları da izliyorsunuz bir güzel. Ohhh değmeyin okurun keyfine...

Kesinlikle yorulmadan, sıkılmadan, bunalmadan, nerde kalındığı unutmadan okunabilen bir kitap.

"İnsanın bir tek ve hep aynı yaşamı yoktur.
Peşpeşe eklenen birçok yaşamı vardır
ve çektiği acıların nedeni de budur"
Chateaubriand

Kitap, David Zimmer adında bir öğretim görevlisinin bir uçak kazasında iki küçük oğlu ve karısını kaybetmesiyle başlıyor. Kendisini eve hapsedip, alkole veren David bir gece tesadüfen televizyonda siyah beyaz filmlerin konu edildiği bir belgesele denk gelir ve içlerinden birine güler. Hem de kahkahalarla. Sonra da kendisini böylesi güldürebilen adamı daha yakından tanımak ister. Hector Mann. Tüm filmlerini seyreder, eline geçen tüm bilgileri değerlendirir ve bir kitap yayınlar.
Hector Mann üç film çektikten sonra aniden ortadan kayboluyor. Girdiği gibi hızlıca çıkıyor film sektöründen. Öldü mü kaldı mı bilinmiyor ve tabii bir süre sonra öldüğü düşünülüyor.
1981'den sonra gizemli bir kişi tarafından diğer filmlerin orijinal kopyaları farklı farklı yerlere postalanıyor...
Neyse,
Gerisini siz okuyun :D

SelinGuzel 
07 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bir adamın yeniden varoluş hikayesi... günlük hayatta hiç olmadık anlarda ortaya çıkıp insanın hayatını tümüyle değiştirebilecek yanılsamalar yaşadığımızın kurgusal kanıtı.

Birsen Ergün 
03 Ara 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Puan vermedi

Zaman zaman girdiği ayrıntılardan dolayı yoran bir kitap. Auster kitaplarinda farklı kurgular oluşturuyor; ancak dikkatimi çeken bir şey var ki vicdanla ilgili bir saplantıya sahip gibi. Çünkü kahramanları doğrudan veya dolaylı sebep olduklarını düşündükleri birinin ölümü için kendilerini cezalandırıyor ve ölen kişinin ailesine hizmet ediyorlar. Tum kitaplarında böyle mi, bilemem ama iki kitabında böyle.

melih erdoğan 
15 Şub 10:41 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kitabı bitirdiğimde hayatımın dayağını yemiş gibi oldum. Paul Auster beni evire çevire dövdü. Kendime gelince ilk iş polise gidip şikayetçi olacağım..

Kitaptan 10 Alıntı

Derya Yalınkılıç 
02 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Aşk
Ne zaman para ile aşk arasında bir seçim yapmak zorunda kalınsa son söz hep aşkın olur.

Yanılsamalar Kitabı, Paul AusterYanılsamalar Kitabı, Paul Auster
Derya Yalınkılıç 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İnsanın bir tek ve hep aynı yaşamı yoktur. Peş peşe eklenen birçok yaşamı vardır ve çektiği acıların nedeni de budur.
(CHATEAUBRIAND)

Yanılsamalar Kitabı, Paul AusterYanılsamalar Kitabı, Paul Auster
SelinGuzel 
13 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kriz anlarında insanın içindeki canlılık iki katına çıkar. Ya da kısaca: insanlar köşeye kıstırılmadıkça tam olarak yaşamaya başlamazlar.

Yanılsamalar Kitabı, Paul Auster (Sayfa 245)Yanılsamalar Kitabı, Paul Auster (Sayfa 245)
elif dinç 
05 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Önemli olan, dertlerden uzak durmayı nasıl başarabildiğiniz değil, başınız derde girdiğinde bunun üstesinden nasıl geldiğinizdir.

Yanılsamalar Kitabı, Paul AusterYanılsamalar Kitabı, Paul Auster

Destedeki bütün kartlar sizin kaybedeceğiniz biçimde dizilmişse, o eli kazanmanın tek yolu, kurallara karşı gelmektir.

Yanılsamalar Kitabı, Paul AusterYanılsamalar Kitabı, Paul Auster

Uçaklar güvenlidir,hızlıdır,elverişlidir.Bir kere havalanınca başınıza bir şey gelmez.İşte bu yüzden korkuyorum.Öleceğimi sandığımdan değil,ölmeyeceğimi bildiğimden.

Yanılsamalar Kitabı, Paul AusterYanılsamalar Kitabı, Paul Auster
Zeynep Aydemir 
31 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Doktor: "Sorunsuz, olaysız bir uçuş olmasını umuyorsunuz. Bunun sizi neden korkuttuğunu hala anlayabilmiş değilim."
David: "Çünkü her şey benim lehime. Havalanacak ve salimen ineceğim yere, gitmek istediğim yere varınca uçaktan canlı olarak inmiş olacağım. Benim için iyi diyorsunuz, ama bir kez bunu yapınca inandığım her şeye tükürmüş olurum. Ölülere hakaret etmiş olurum, doktor. Bir trajediyi basit bir talihsizlik olayına dönüştürmüş olurum. Beni anlıyor musunuz artık? Ölenlere, siz bir hiç uğruna öldünüz demiş olurum."

Yanılsamalar Kitabı, Paul Auster (Sayfa 31)Yanılsamalar Kitabı, Paul Auster (Sayfa 31)
Zeynep Aydemir 
31 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Resimler ne kadar güzel ya da çarpıcı olursa olsun, beni asla sözcüklerin tatmin ettiği kadar etmiyordu. Çok fazla şey sunulduğunu hissediyordum, seyircinin hayal gücüne fazla bir şey bırakılmıyordu; çelişkili olan şuydu ki, filmler gerçeğe öykünmeye ne kadar çok yakınlaşırlarsa, dünyayı temsil etmekte o derece başarısız oluyorlardı..

Yanılsamalar Kitabı, Paul Auster (Sayfa 21)Yanılsamalar Kitabı, Paul Auster (Sayfa 21)