Adı:
Yanlış Okumalar
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732744
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Diario Minimo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yanlış Okumalar
Yanlış Okumalar
Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi yoğun içerikli romanların yazarından zekice yazılmış bir keyifli parodiler toplamı "Yanlış Okumalar", Striptiz üzerine yazılan bir denemeden Nabokov'un Lolita'sına, insanın ayda ilk yürüyüşünden bir yayınevine gelen ve sözde editörce geri çevrilen Homeros'un, Marcel Proust'un ya da Dante'nin ünlü yapıtlarına kadar çeşitli konuları işlediği hicivlerden, benzeklerden derlenen ve önceki yıllarda İtalya'nın 2. Verri dergisi için kaleme alınmış olan bu yazılar için Eco, "Benzeği benimsememin, derinde yatan bir nedeni vardı," diyor. "Neo-avangard yapıt günlük yaşamın ve yazın'ın dilini tersyüz etme özelliğini içinde taşıyorsa da komik ve groteskin de bu programın bir parçası olması gerekirdi..."
142 syf.
·2 günde·Puan vermedi
ECO ECO "mon Amour"
Sevgili "babam" a en yakın sevdiğim adam Umberto Eco etkinliği dahilinde sıkça sorulduğu için bu kitaba "inceleme" demeyelim de "UYARI! " adı altında bir yazı yazmak istedim naçizane ..

"Kısacık" diye gözünüzde _yenilir yutulur_ diye kestirdiğiniz "yanlış okumalar" Ilk kez ECO okumak isteyen bir okuyucu için...
"yanlış okuma " dır .. :)

Su altı mayın tarlasına düşmüş DasBoot a dönersiniz alimallah ...yapmayın
Sahne gözünüzün önüne geldi mi ?
Hani böyle metrelerce zincirler vardır dipsiz sudan yukarı yükselen, ucunda da koca koca mayınlar sallanarak süzülürler ..
kıl payı geçerim zannedersin de ..öyle olmaz :)
ışte 18 Eco yazısı hepsi birer mayın .
birine çarpınca sırayla hepsi patlıyor :))
yani demem o ki ...
"NO WAY OUT" .
........ ben de dahil :)

Az biraz antremanlıyım Eco konusunda baya bir kitabını zevkle okumuş olmaktan
da gurur duyarım ama "yanlış okumalar" beni ezdi geçti :) bir çok yerinde sürekli kırmızı alarmlar çaldı durdu ...
Kitap diyor ki..
"Dil bilimsel deneyler "
"Dili ters yüz etmek"
Ilk hikayede Nabokov'u ters yüz edince bende pek bir sevindim ama öyle ilerlemiyor ECO'nun"küçük günce" anlayışı ve edebiyata yaptığı "taşlamalar" benim cahilliğiime kayalar olarak devriliyor :)
Yani o bize aba altından sopayı şöyle gösteriyor ..
#37094303
"Daha kırk fırın ekmek" misali ..

Sona gelirken her sey bir yana

Esquisse d’un nouveau chat ..

Bu anlatıyı mutlaka okumanızı isterim ..
Böyle güzel bir kurgu ve bakış VE bunu kağıda dökebilme yeteneği için "ne olmak " gerekir ben bilemedim ...

ECO'yu ECO yapan o kadar çok özellik varki ona hayran olmamak mümkün değil ..

Aşkla _ iyi okumalar. .

Dip Not ..
"Yanlış okumalar" ı kendime hedef olarak seçtim :) her yıl okuyup ne kadar gelişmişlik göstermişim bakmak için :)
192 syf.
·8/10 puan
Zor bir kitap "Yanlış Okumalar" ama kolaylaştırmak mümkün.
Kitapta bir sürü denemesi var yazarın, sırayla okumanıza gerek yok. Denemeler arasında bir bağlantı yok çünkü. Açın içindekiler bölümünü, ilginizi çeken denemeleri okuyun, diğerlerini sona bırakın. Ben bu taktikle çok keyif alarak okuyabildim kitabı.

'İncil, Odysseia, İlahi Komedya gibi kitaplar bugün bir yayınevine gönderilse nasıl reddedilir?' bölümünü okurken aşırı keyif aldım. Özellikle İncil bölümünü mutlaka okumalısınız.. :)
192 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Zor bir kitap yanlış okumalar. Eco’nun 1950-60lı yıllarda Il Verri (Yaban Domuzları) edebiyat dergisinde yazdığı yazılardan derlenmiş önsözde de bahsettiği gibi. Önsöz de yazılar gibi eğlenceli, güzel bir insan Eco- putlaştırmıyor edebiyatı günümüzün, ülkemizin çoğu otoritesinin aksine. Okurken iki üç satırda bir gülümsüyorsunuz doğal olarak.

Peki neden zor, o konuya geleyim içeriğe geçmeden önce. Önsözde okuyucusunu kitaba hazırlıyor aslında Eco, birçok parçanın, neden, ne için ve nasıl yazıldığını anlatıyor kısaca. Ama buna rağmen yapılan pastişlerin yanında birçok esere gönderme de var yazılarda. Yani kitaptan zevk almak, gerçekten eğlenmek istiyorsanız klasik edebiyat ile İtalyan edebiyatına yeterince hakim olmanız lazım. Bunun dışında bazı yazılar için dönemin İtalya’sının popüler kültür öğeleri de gerekiyor – böyle yazılar azınlıkta neyse ki.

Ama esas sorun farklı. Evet çevirmesi de fazla kolay değil kitabın. Elimizdeki versiyon İngilizce çevirisinden – Misreadings- çevrilmiş. Orijinalinin ismi tıpkı dergideki köşenin ismi gibi “Diario Minimo”. Çevirmen – diğer Umberto Eco kitaplarından da aşina olduğumuz üzere- birçok yerde dipnotlarla araya girerek yabancı (İngilizce dışında) olan cümleleri tercüme edip bazı kavramları açıklamaya çalışıyor. Buraya kadar sorun yok. Ama kitabı okumaya başladığınızda başka bir şey de fark ediyorsunuz. Sanki tüm Umberto Eco kitapları anlaşılmaz olmak zorundaymış gibi, ne yaparım da bu kitabı daha kâbus hale getiririm diye uğraşmış çevirmen. Yıpratıcı kelimeler, çevirideki monotonluk, cümleleri tekrar tekrar okumanızı gerektiriyor anlamak için ve kitabı sıkıcı hale getiriyor. Açıkçası çevirmenlerin hem yazara hem de biz okurlara karşı bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum, Bu aralar okuduğum kitapların çoğunluğunda saçma şeylerle karşılaştığımdan belki, bu konuda fazla hassaslaştım. Neyse, İngilizcesini de buldum zaten kitabın.

Önsözle birlikte takip edelim kitabı. “Granita”yla başlıyor kitap, mükemmel bir Lolita parodisi. “Parçalar” tercümenin zorladığını bölümlerden biri. Büyük bir felaketten sonra arkeologlar tarafından keşfedilen dönemimiz (Il Verri’nin dönemi tabii) İtalyan kültürü hakkında saptamalarla dolu bir metin. Orijinal metindeki İtalyan şarkıları İngilizce çeviride (ve ne yazık ki bizimkinde) “Material Girl, Singing in the Rain “gibi İngilizce şarkılara dönüşüyor. “Sokrates Usulü Soyunma”da da garip bir striptizin öyküsünü yazıyor Eco.

“Kitabınızı Üzülerek İade Ediyoruz” en keyifli yazılardan biri. İsimsiz bir yayınevi editörünün bazı kitaplarla ilgili (İncil, Odysseia, İlahi Komedya, Kayıp Zamanın Peşinde vb.) geri çevirme mektupları var burada kaybolmadan okuyabildiğimiz. “Esquisse d'un nouveau chat” Fransız “Yeni Roman”ının yine hoş bir pastişi.

“Cennetten Son Haberler”de öteki dünyadan haberler veriyor Eco'nun önsözde söylediğine göre – fazla giremedim ben içine. “Şey“ güzel bir medeniyet eleştirisi. “Bir Po Vadisi Toplumuda Sanayi ve Cinsel Baskı” var sırada. Sosyoloji, Antropoloji, Felsefe, Mimari… Eco açıkçası ezdi beni burada. “Son Yakındır” da öyle. Bu da Adorno ve Frankfurt Okulunun Toplumsal eleştirisinden esinlenmiş. Çok karışık değil ama kaybolma ihtimali var arada:)

“Oğluma Mektup” adı üstünde, minik oğluna oyuncaklar – özellikle kötü karşılanan savaş oyuncakları- ve getirdikleri hakkındaki samimi mektup. “Alışılmadık Kitap Eleştirileri” hakeza adından anlaşılıyor- fazla alışılmadık ama:) “L 'Histoire d'O” için her ne kadar Ladies Home Journal için bir eleştiri taslağı alt başlığı kullanılsa da 70’lerin ünlü erotik filmini- Histoire d'O- de çağrıştırmıyor değil:)

Keyifli bir inceleme (Lady Chatterley’in Aşkı) ve Amerika’nın Keşfi’nin (Ayda yürüyüşten esinlenerek) naklen verilmesinden sonra kitabın başka bir bombasına geliyoruz- gerçi burası da detaylı sinema bilgisi gerektiriyor iyi bir kahkaha için- “Kendi sinemanı Kendin Yap” bölümünde çeşitli algoritmalarla Antonioni, Godard, Ermanno Olmi, Luchino Visconti ya da sadece öfkeli genç bir yönetmenin senaryosunu yazdırıyor bize Eco.

“Mike Bongiorno Olgubilimi”nü çevirmen (İngiliz olan) her ne kadar açıklamaya çalışmışsa da, Eco’nun da her şeyiyle anlattığı bu İtalyan çarkıfelek sunucusunu tanımadığımız için havada kalıyor bu bölüm. Kitabın sonunda ise Alessandro Manzoni’nin Nişanlılar kitabına – Finnegan’s Wake tarzında bir eleştiri var- iki kitaba da aşina değilseniz yine açıkta kalabilirsiniz biraz.

Dediğim gibi zor bir kitap Yanlış Okumalar, Çevirmeni de bunun yanlış bir okuma olduğunu yüzümüze vurmaya çalışıyor sanki, ama her şeye rağmen okurken alacağınız keyif değiyor bu zorluğa. Ben iki kitap bitirdim bile bunun sayesinde- devamı da gelecek galiba:) İyi okumalar şimdiden.
192 syf.
·2/10 puan
Kitabın adından da anlaşıldığı gibi, galiba ben bu kitabı okumakla yanlış yaptım. Ya kitabın çevirisi çok kötü ya da mr. eco bize farklı tarzda eser sunmaya çalışmış. Cümleler kopuk, anlatılmak istenen olayın karmaşıklığı gerçekten çok bezdirdi.
Yunan edebiyatı hakkında biraz bilgilenmek için okumak istediğim eser, tam bir işkence oldu. Gereksiz bir zaman kaybı.
Fırsatım olursa başka bir yayınevinden tekrar okumaya çalışacağım.
192 syf.
·8/10 puan
Umberto Eco’nun ele aldığı kitapları yorumlaması çok güzel bazı kitapları gömüyor,bazılarını övüyor yani bu benim tabirim kendisi şöyle diyor;roman var,romancık var...Kayıp zamanın izinde adlı romanı almak isteyen bir okur olarak benim düşüncemi ortadan kaldırdı yaptığı yorumlar ile..
192 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Ve bir kez daha bilgisine, aklına hayran kaldım #umbertoeco nün. Şöyle bir nette aram yapınca bu kitap ile ilgili bir sürü olumsuz yorum okudum, haklılar çünkü eğer bu kitap öncesi içinde bahsi geçen kitapları ve edebiyat yazılarını okumadıysanız biraz yavan ve anlaşılmaz kalıyor kitap.Oysa ki büyük usta bu kitabın önsözün de bir çok şeyi açıklığa kavuşturuyor. Belki de diyor, o dönem değil de şimdi ki  birikimimle yazsam daha başka bir kitap ortaya çıkardı....oysa ki bu kitabı ile de öyle bir ironi yapıyor ki.....
Ne anlatıyor derseniz, bir dönem çıkan dergide haftalık yazılar yazmış. Ve yazarken de topluma, kültür dünyasına, edebiyata, popüler kültüre, onların taklit ederek yergi ya da alaycı eleştiriler yöneltiyor.
En güzel yorumu Star Gazetesi Kitap Eki yapmış;
ECO’NUN BİR VASİYETİ VAR

Yanlış Okumalar’da Eco, kitabın adının hakkını vererek İncil’i ve Batı edebiyatının örneklerini de eleştirmen olarak inceliyor. Biraz dalgasını geçiyor, çokça göndermede bulunuyor ve büyük öğretici yazar olarak ‘küçük dağları ben yarattım’ pozundan azade mütevazılığın pelerinine bürünüp kendi metnini dışarıdan izliyor. Eco oğluna Noel için yazdığı mektupla Yanlış Okumalar’ı bir vasiyete dönüştürüyor. Çocuklar için masallar ve oyuncaklarla kurulan dünyayı eleştiren Eco, mektubunu şöyle bitiriyor: “Büyüdüğünde çocukça düşlerinin o canavar tipleri hala sürüyor olursa-büyücüler, cüceler, devler- belki de peri masallarına karşı eleştirel bir tavır kazandığın için, yaşamayı ve gerçekliği eleştirmeyi öğreneceksin.”
192 syf.
·Puan vermedi
Kitap insanı yoruyor okurken çok fazla kopukluklar var yazılar ve cümleler arasında açıkçası okurken çok keyif almadım sadece Yunan edebiyatı açısından değerlendirmek istedim yazar mı bu şekil yazmış ya da çevirimi bu şekil emin olamadım.
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Umberto Eco'dan zekice yazılmış bir parodiler toplamı Yanlış Okumalar. İtalya 'nın İl Verri dergisi için kaleme alınmış yazılarından bir derleme." Somon Balığıyla Yolculuk" adlı kitapla birlikte küçük bir dizi oluşturan bu kitapta Umberto Eco, yalnızca içinde yaşadığı toplumu değil, genel olarak insanları ve toplumda yerleşik alışkanlıkları, gülünçlü, çarpık yanlarını ustaca, edebi ve alaylı bir dille irdeliyor, açıkça ahlak dersi vermeden eleştiriyor. Bu demektir diğer kitapta alınacak, okunacak!!!! Nabokov'dan Homeros'a; Marcel Proust'tan Dante'ye, insanın ayda ilk yürüyüşünden Kafka'nın Dava'sına çeşitli konulardaki hicivleriyle " Yanlış Okumalar" Eco sevenlere ve değişik tarz okumak isteyenlere önerim.
192 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Yanlış Okumalar
02.02.2021

Yazarın 1960'larda yayımlanan IL VERRİ dergisi için yazdığı denemelerden oluşan bir eser. İlk silahın icadı ile ardından olanlar oldukça etkileyici. Yayım sektörüne yapılan eleştiriler aradan geçen 60 yılda bir değişiklik olmadığını ilerde de olmayacağının işareti gibi. Cervantes'in Don Quijote'u ya da Kafka'nın Dava'sı bugün bir yayınevine gönderilse editör tarafından nasıl reddedilir?

En beğendiklerim:
- Kitabınızı Üzülerek İade Ediyoruz
- Şey
- Alışılmamış Kitap Eleştirileri
Toplum ve Edebiyat dünyası nelere gebe, neleri çoktan öldürdü? Kimlerin ve nelerin cesetleriyle çapraşık bir kanlı oyunun içinde? Eco tarifi imkansız bir yazar...
192 syf.
·2 günde·4/10 puan
Umberto Eco ve bu dönemdeki popüler bazı yazarlar, bence aynı tarz yazmakla bugünün egemen dünyasının çizdiği toplumsal hedeflere uygun bir akımı temsil ediyorlar.

Kitabı okurken, kesinlikle belirli bir amaç için hazırlanmış olduğunu hissettim. Bilimsellik, tarih, edebiyat süslemeleri ve çapraşık söz dizimleri ile okuyucuyu etkisi altına almaya çalışan, ama ne kadar dikkatle okunursa okunsun pek bir şey anlamadığı hissi ile çaresiz bırakan ve sadece bu yüzden kitaba ve yazara üstün bir değer katacağı düşünülerek hazırlanmış yazı kalabalıkları...

İçeriğinde tarihsel, bilim, edebiyat, din, ve toplumsal yaşamdan alınmış bilgi ve gerçeklikler, bunlarla desteklenen felsefi yaklaşımlar barındırsa da, bu tarz bir okumanın insana iyi şeyler kazandırmayacağına inanıyorum. Hatta insanların inandığı ve bildiği tüm bilgi ve düşünce kalıplarını yıkmak ve parçalamak için özellikle bir plan ve program dahilinde farklı ülkelerin farklı yazarları aracılığıyla dünyayı kuşatarak, yeni dünya düzenine uygun yeni bir toplumsal kültür yaratma çabasının eserleri olarak görüyorum.

Bu son dönem yazarların kimlikleri, kariyer ve etiketleri incelendiğinde de, yazdıklarına yöneltilecek eleştirilerin de düşünüldüğünü ve sadece yazarların konumlarından dolayı, yapılacak eleştirilerin etkisiz kalabileceği de yine bu planın bir parçasıdır...
192 syf.
·3 günde·7/10 puan
Gülün Adı kitabıyla zihinlere kazınan İtalyan edebiyatının duayenlerinden Umberto Eco'nun striptizden tutun, klasik eserlere kadar birçok konuda hiciv yeteneğini sergilediği deneme türündeki eseri.

Umberto Eco eserinde geniş bir yelpazede hiciv yapmış. Nobokov'un Lolita'sı da Homeros'un İlyada'sı da İtalyan popüler kültürü, toplumsal yapısı da yine hicvine konu olmuştur.

Ağır kitaptır vesselam. Çünkü kitaptan alınan haz ; klasik eserlere hakimiyet oranınızla, Italyan toplumsal yaşantısına, edebiyatına, popüler kültürüne hâkimiyetinizle paralel olacaktır. Hicvini yaparken güldürüyor da. Alaya alıyor birçok hususu. Ama kırmadan, dökmeden. Bildiğini okuyarak. Oğluna yazdığı denemede de ironi unsurlarından bolca faydalandığını görmek mümkün. Denemeserverler için, özellikle aşina olunan birçok eser hakkında görüşleri okumak için dahi tercih edilebilecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

Tat alamadığım noktalar, İtalyan popüler kültürüne dair denemeler oldu. Yukarda bahsettiğim hususla alâkalı. Bu konu, ilgi alanım dışında. Belki siz okuyuculara ayrı bir haz verebilir.
Sana diyeyim, bu böyle gitmez. Huzursuzluk çok fazla. Halk hareket halinde. Kaynama noktasına geldik artık.

Bir on bin yıl daha geçsin. Göreceksin.
Niye beni şuraya buraya çekiştirip duruyorsunuz kara cahiller? Sizin için yazmadım ben, beni anlayabilenler için yazdım. Bir insan benim için yüz bin insan değerindedir; güruhsa, hiç.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yanlış Okumalar
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732744
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Diario Minimo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yanlış Okumalar
Yanlış Okumalar
Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi yoğun içerikli romanların yazarından zekice yazılmış bir keyifli parodiler toplamı "Yanlış Okumalar", Striptiz üzerine yazılan bir denemeden Nabokov'un Lolita'sına, insanın ayda ilk yürüyüşünden bir yayınevine gelen ve sözde editörce geri çevrilen Homeros'un, Marcel Proust'un ya da Dante'nin ünlü yapıtlarına kadar çeşitli konuları işlediği hicivlerden, benzeklerden derlenen ve önceki yıllarda İtalya'nın 2. Verri dergisi için kaleme alınmış olan bu yazılar için Eco, "Benzeği benimsememin, derinde yatan bir nedeni vardı," diyor. "Neo-avangard yapıt günlük yaşamın ve yazın'ın dilini tersyüz etme özelliğini içinde taşıyorsa da komik ve groteskin de bu programın bir parçası olması gerekirdi..."

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0