Geri Bildirim

Yanlış Yönde Kuantum SıçramalarCharles M. Wynn, Arthur W. Wiggins

·
Okunma
·
Beğeni
·
553
Gösterim
Adı:
Yanlış Yönde Kuantum Sıçramalar
Baskı tarihi:
Ocak 2005
Sayfa sayısı:
212
ISBN:
9789754033472
Çeviri:
Aykut Kence
Yayınevi:
TÜBİTAK Yayınları
Gerçek Bilim Nerede Biter ve Sözdebilim Nerede Başlar?

Yanlış Yönde Kuantum Sıçramalar, sözdebilimin bizi götürmeye çalıştığı sonuçların tam tersine, bilimin bize sunduğu gerçeklerle, aldatıcı görüşlerden uzaklaşarak, önce toplumları, sonra da tüm dünyayı saran gericiliğe ve bilim yoksunluğuna karşı, fikirlerin özgürce ifade edilebildiği, sorgulayıcı yaklaşımlarla ortak bilim dilinin kullanıldığı bir dünyanın tanımını yapıyor ve bilimsel gerçeklerin, sözdebilim taraftarlarınca sadece ticari kazanımlar amacıyla yok sayılmasının nelere mal olabileceğini gösteriyor. TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, bir kez daha bilimi ve bilimsel düşünceyi desteklemek, anlatmak, yaymak için Yanlış Yönde Kuantum Sıçramalar adlı yayınıyla kitaplıklarınıza konuk oluyor.
(Arka Kapak'tan)
"Sozdebilimsel yöntemer, arasıra işe yarar görünmelerine karşın, gerçekte işe yaramaz. Belirli bir tedavi alan bir kimsenin sonradan kendini iyi hissetmesi, tedavinin iyileşmeyi sağladığı anlamına gelmez... Dahası, sözdebilimsel tekniklere inanma sonucu ulaşılan psikolojik rahatlama, fizyolojik rahatlama şeklinde yanlış yorumlanabilir." Sayfa 161
Bir başka doğru fakat tuhaf görüş Einstein'in görecelik kuramında görülmektedir.
İki olay arasında geçen zaman mutlak değildir; gözlemcilerin bakış açısına bağlıdır. Örneğin, bu iki olay, dünyanın yakınından hızla geçen bir uzay gemisindeki bir saatin birbirini izleyen vuruşları ise, uzay gemisindeki bir gözlemci tik takları saatin bulunduğu yerden gözler. Dünyadaki bir gözlemciye göre ise, içinde saat bulunan uzay gemisinin hareket ediyor olması nedeniyle, gemideki saatin birbirini izleyen tik takları farklı konumlarda gerçekleşecektir. Bunun sonucu olarak dünyadaki gözlemci saatin tik takları arasında daha uzun bir zaman kaydedecektir. Bu " zaman genişlemesi" etkisi dünyadaki bir gözlemciye göre hareket eden saatlerin, dünyadaki saatlerden daha yavaş çalıştığını öngörmektedir.
Bu düşünce tuhaf görünse de, deneysel olarak doğrulanmıştır. Eğer iki saat tam tamına aynı zamana ayarlansalar ve biri yeryüzünde kalırken diğeri bir jet uçağına konularak dolaştırılırsa, jet uçağındaki saatin, yeryüzündeki saate göre daha az süre gösterdiği bulunmuştur. Bu etki yalnız çok yüksek hızlarda anlamlı (ölçülebilir) olmaktadır. Günlük yaşamamımızda bu etki fark edilemez ve anlam taşımaz.
Termal işlemlerde yönü belirler. Suyun yukarıdan aşağıya akması, ısının sıcaktan soğuğa akması gibi olayların yönünü entropi belirler. Tüm termal işlemlerde entropi ya sıfırdır ya da pozitif. Eğer entropi sıfır ise işlem geri döndürülebilir, eğer pozitif ise işlem geri döndürülemez.
Entropi termal süreçte yapılan bir işi ve verilen iç enerjiyi geri döndürmenin imkansız olduğunu göstererek sonsuz bir döngünün mümküm olamayacağını ispatlar. Daha anlaşılır şekliyle; evrende kendi haline, doğal şartlara bırakılan tüm sistemlerin zamanla doğru orantılı olarak düzensizliğe, dağınıklığa ve bozulmaya doğru gideceğini söyler. Entropi yasası her şeyin yıprandığını söyleyen yasadır. Canlılar yaşlanır ve ölür, otomobiller paslanır ve evrendeki düzensizlik artar. Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça entropi de artar. Bu durum da faydalı (iş yapabilir) enerji miktarını azaltır. Faydasız enerjiyi (entropiyi) artırır. Termodinamiğin ikinci yasası doğruluğu deneysel olarak ispatlanmış bir kanundur. Albert Einstein entropiyi şöyle tanımlamıştır :"Bütün bilimlerin birinci kanunu". Felsefede entropi kanununun en güzel tasvirlerinden bir tanesi şudur :"Kainatta her şey, kendini minimum enerji düzeyinden maksimum düzensizliğe çekmek ister". Tanımdaki "maksimum düzensizlik" kavramı "düşük enerji" kavramını ifade eder.
ÖR1: Yukarıdan bırakılan bir taş, aşağı düşmek ister. Çünkü aşağı dediğimiz nokta, yukarı dediğimiz noktadan daha düşük enerji düzeyine sahiptir.
ÖR2: Demir bir kaba sıkıştırılan gaz kendini dış ortama atmak ister. Çünkü dış ortamdaki gazlar daha düzensizdir.
ÖR3: Baskı ile kontrol altına alınan toplumlar o baskıyı kırmak isterler. Çünkü baskı onları bir düzene sokmak ister, ancak toplum daha düzensiz olmak ister.
Bu kanunun aracılığı ile kainatı bir yaratıcının yönettiği ve idare ettiğini savunan görüşler mevcuttur; Madem kainatta her şey kendini minimum enerji düzeyine çekmek istiyor, öyleyse kainatı dağılmaktan ve düzensizliğe itmekten alıkoyan bir enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerji kainatın her yerinde, mikro alemden makro aleme kadar hükümlerini icra edebilmelidir; kainatın düzenini ve enerji seviyesini devam ettirebilmesi ancak bu şekilde mümkün olabilir.
Henüz tam anlamıyla bilimin cevaplayamadığı bu yasa yeni buluşlarla açığa çıkarılacaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yanlış Yönde Kuantum Sıçramalar
Baskı tarihi:
Ocak 2005
Sayfa sayısı:
212
ISBN:
9789754033472
Çeviri:
Aykut Kence
Yayınevi:
TÜBİTAK Yayınları
Gerçek Bilim Nerede Biter ve Sözdebilim Nerede Başlar?

Yanlış Yönde Kuantum Sıçramalar, sözdebilimin bizi götürmeye çalıştığı sonuçların tam tersine, bilimin bize sunduğu gerçeklerle, aldatıcı görüşlerden uzaklaşarak, önce toplumları, sonra da tüm dünyayı saran gericiliğe ve bilim yoksunluğuna karşı, fikirlerin özgürce ifade edilebildiği, sorgulayıcı yaklaşımlarla ortak bilim dilinin kullanıldığı bir dünyanın tanımını yapıyor ve bilimsel gerçeklerin, sözdebilim taraftarlarınca sadece ticari kazanımlar amacıyla yok sayılmasının nelere mal olabileceğini gösteriyor. TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, bir kez daha bilimi ve bilimsel düşünceyi desteklemek, anlatmak, yaymak için Yanlış Yönde Kuantum Sıçramalar adlı yayınıyla kitaplıklarınıza konuk oluyor.
(Arka Kapak'tan)

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Gökhan Mayuk
  • Gökhan Türk
  • Celaletdin Camcı
  • Cihat Özgüncü
  • sinem
  • Erdem
  • deniz akdaş
  • Selin Aysalar
  • Duygu
  • Melike Baksan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (3)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%33.3 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0