Yaprak Fırtınası

7,7/10  (48 Oy) · 
121 okunma  · 
42 beğeni  · 
1.363 gösterim
"1982 Nobel Edebiyat Ödülü'nü 'Gabriel Garcia Marquez'e veren İsveç bilimler Akademisi, bu ödülün gerekçesinin şöyle açıklıyordu: 'Gerçekle gerçeküstünü, bir anakaranın yaşamını ve çelişkilerini zengin bir hayal dünyasında birleştiren roman ve çelişkilerinden dolayı bu ödül Gabriel Garcia Marquez'e verilmiştir.'"
(Arka Kapak
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750721915
  • Orijinal Adı:
    La Hojarasca
  • Çeviri:
    İnci Kut
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
25 Tem 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yaprak Fırtınası yazarın Kırmızı Pazartesi’den sonra okuduğum ikinci kitabıdır. Bazı yazarların kitapları için cümle kurmaya gerek yoktur. Mükemmel diyerek geçebilirsiniz. O kadar usta bir anlatım tarzı var ki, sıradan bir akışı olan kitapları okumaya alışkın olanlar maalesef bu anlatım tarzının keyfini yaşayamıyorlar aksine sıkıldıklarını beyan ediyorlar. Yunan mitolojisinde yer alan Antigone efsanesinde gömülmeye izin verilmeyen cesetlerden yola çıkarak/ ya da oradan esinlenerek kurgulanan öyküde gizemli bir doktorun cenazesi esnasında yaşananları üç farklı gözden anlatan yazarın olayları işleyişi, bir birlerine bağlaması ve kullandığı dil tek kelime ile usta işi… Okuduğum iki kitabında da aynı tarzı gördüm ve ben bu tarza bayıldım. Tavsiye ederim.

EsengüL 
12 Şub 21:13 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Gabo'yu ilk olarak Kırmızı Pazartesi'yle tanıdım. Kitabı okumamın üzerinden seneler geçse de asıl Marquez serüvenime temelden başlayıp sağlam ve kaliteli bir okuma edinmek için ilk eserini okumam şarttı.

Yaprak Fırtınası'nı okurken Gabo'yla aşk yaşadım. Ve onun üslubuna hayranlığım daha da arttı. Yaprak Fırtınası hakkında ne söylemem gerektiği fikrinde birçok izlenim edindim. Ve ne söylesem az kalır. Eğer birkaç kelam etmem gerekirse Yaprak Fırtınası isimli eserinde Macondo'ya sonradan gelen muz fabrikasının ardından ekonomik ve sosyal problemlerin paralel olarak uğradığı değişim bir temel teşkil etmiştir.

Her şeyden öte nerden geldiği belli olmayan bir doktor vardır, hikayenin asıl temasında. Zaten konumuz da doktor ve doktorun kasabalılarca istenmeyen cenazesidir.

Bahsi geçen doktor, vakti zamanında kasabanın kinini kazanmış, kasaba halkının asıl düşmanı haline gelmiştir. Gabo'nun üslubu vasıtasıyla bu doktor ve cenazesi, birden fazla karakterin bakış açılarından yaklaşılarak okura sunulan farklı izlenimleri ilmek ilmek örüyor.

Yirmi beş yıllık bir gönül borcu olan Albay'ın, doktorun cenazesiyle başlayan hikayesi kasabanın ötelemiş davranışıyla kızı ve torununun anlatımıyla kitap boyunca rüya gibi geçen 2-3 saatlik bir zaman kesitini öne sürüyor.

Her ne kadar Gabo'nun ilk eseri olsa da Yaprak Fırtınası'nda yetkinliğini başarıyla göstermiş.

Ahh! Ne fırtınaydı ama!

Onur Erol 
19 Nis 18:05 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Düşsel bir anlatımla hassas bir terazinin üstündeki sarkaçlardan düşen sihirli gözlere kapıldığınızı hissedebilirsiniz bu kitabı okurken. Kayıp bir denizin içinde yol alan bir yolcu gibi de olabilirsiniz. İlk uzun öykü Yaprak Fırtınasının kasvetinden kurtuldum derken yine derin kısa öykülerin içinde bulacaksanız kendinizi. Birden çok kişinin anlatımıyla karşılaştığınızda belki kendinizi yeşil bir bataklığın içinde de hissedebilirsiniz. Her şey size bağlı nasıl hayal ederseniz edin. Bir hayal yolcusu olabilir veya bir uçan ejderhanın kanatlarından görebilirsiniz her şeyi. Zorlayıcı olduğu kadar puslu havanın taze kokusu gibi bir kitap. Dumanlı bir atmosferin içindeki yakıcı kelimeler boğazınızda acı bir tat da bırakabilir. Veya kelimelerin o büyüleyici havasında bir labirentte yolunuzu kaybedebilirsiniz. İşte böyle bir kitap bu. Keyifli okumalar.

•••MERVE••• 
25 Kas 2016 · Kitabı okudu · 18 günde

Yaprak Fırtınası, Marquez’den okuduğum ikinci kitaptı.

Kitap yedi bölümden oluşuyor. İlk bölüm ile beşinci bölümde anlatılanlar birbirine bağlantılı olaylar içeriyor, hatta beşinci bölüm ilk bölümün devamı niteliğinde diyebiliriz. Bu bölümler haricinde kitapta yer alan bölümlerde ise birbirinden bağımsız hikayeler yer alıyor.

Yaprak Fırtınası başlıklı kitaba adını veren bölüm ve devamı niteliğindeki beşinci bölüm Macondo Kasabasında çıkan Yaprak Fırtınası öncesinde ve sonrasında yaşanan bazı olayları anlatmaktadır. Bu bölümler yapısı itibariyle biraz karışık olduğu için okurken bu bölümlerde anlatılanları anlamlandırmakta biraz zorlandım. Olaylar birden fazla kişinin bakış açısından aktarılmış ancak bu bakış açıları verilirken birinden diğerine yapılan ani geçişler yapıldığı için birkaç kez geri dönüp tekrar okumak zorunda kaldığım yerler oldu.

Kitapta yer alan hikayelerin her biri çok yaratıcı bir biçimde kurgulanmış, oldukça güzel ve ilginç hikayelerdi. Yaprak Fırtınası’nda biraz zorlansam da diğer hikayeleri kolaylıkla okudum ve hepsini çok beğendim.

Ne Kitapsız Ne Kedisiz 
 25 Nis 00:57 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · Puan vermedi

"Yaprak Fırtınası", Gabriel Garcia Marquez'in 1955 yılında kaleme aldığı, ilk önemli eseri olan uzun öyküdür.
Bu öyküde yer verdiği kasaba, Macondo, ve kitaptaki kimi karakterler daha sonraki eserlerinde de yer buluyor.

Gabo'nun okuduğum beşinci kitabı "Yaprak Fırtınası".
Bir tesadüf mü bilmem; ama yazarın, okuduğum üç kitabında da (Kırmızı Pazartesi, Şer Saati, Albaya Mektup Yok) bir ölümün arka planındaki olaylar yer alıyordu. Ölüm, insanlar için her zaman ilgi çekici olduğundan, eserlerde de merakı kamçılıyor.

"Yaprak Fırtınası"nda da Macondo kasabasına rahiple aynı gün gelen esrarengiz adamın(doktor) ölümü ile başlayan olaylar dizisi yer alıyor. Doktor, kasabaya geldikten sonra uzun bir süre albayın evinde kalıyor. Doktorun ölümü öncesinde ve sonrasında gerçekleşen olaylar, albayın kızı, torunu ve albay tarafından anlatılıyor.


Olayların arka planında, Muz şirketinin sömürüsünden ve siyasi buhrandan yorgun düşmüş kasabanın, hüzünlü havasına şahit olacaksınız.
Ahde vefanın güzel bir örneği, güçlü bir karşı duruş "Yaprak Fırtınası".


Herkese keyifli okumalar dilerim.
Kadim dostlar olan kitaplar ile kalın...

Abdullah 
26 Kas 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yaprak Fırtınası Marquez'in ilk önemli yapıtıdır ayrıca Marquez okumaya başlamak isteyenlere bu kitapla başlanması tavsiye edildiğini duymuştum. Ben de ilk bu kitabını okudum. Kitabı okumadan önce Marquez'in eserlerinin çok beğenildiğinin farkındaydım ve uzun zamandır onunla tanışmak istiyordum. Kitabı okuduktan sonra anladım ki bu kadar övgü boşuna değil, gerçekten de muhteşem bir anlatımla karşılaştım ve yazarın kendine has olan üslubunu çok sevdim bu yüzden diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

Kitabın içeriğiyle ilgili bir şeyler söylemem gerekirse, olay Macondo Kasabasında geçiyor. Kasaba halkı tarafından nefretle bakılan bir doktorun ölümüyle başlıyoruz romana. Öyle nefret ki cenazesinin gömülmesine bile razı olmayıp cesedinin kokusunu almayı dört gözle bekliyor kasaba halkı. Doktor bu kadar nefreti hak edecek ne yapmış olabilir ki diye sorgulayarak başlıyorsunuz romana daha sonra 3 kişinin gözünden geçmişteki olaylara giderek sorularınızın cevaplarını alıyorsunuz.

İyiki okumuşum dediğim bir kitap daha, edebi olarak insanı doyuran bir eser , Marquez'i herkes okumalı...

Nur. 
03 Oca 14:17 · Kitabı okudu

Yazarin ilk eseri olan Yaprak Firtinasi , okuyucuyu yazarin diğer eserlerine hazirlar nitelikte, kurgusu guzel , duşsel bir uzun öykü.
Diğer kitaplarinda da gecen Macondo kasabasinin ilk cikis yeri Yaprak Fırtınası...
Konusuna gelince, Kasabada sevilmeyen bir doktorun ölümu anlatiliyor. Defnedilmesine bile karşı olan kasaba halkinin aksine bir Albay, doktora verdigi sözü tutmak için defnetme işlemlerini yürütmeye çalişir. Ona sadece kızı ve torunu eşlik eder... Olaylar bu üc kisinin gozunden anlatilmakta... Farkli üc kisinin gozunden anlatilan olaylar, konuyu daha geniş bakış acisiyla okuyucuya sunuyor. -Tam olayin ic yuzunu ogrenecegim derken konu, diğer şahıslardan birinin anlatimiyla devam ediyor. Bu durum beni sıkmadi tam tersi daha cok merak edip, her anlatimda ayri keyif yaşadım. Yormayan , sade bir anlatima sahip... Tavsiye ederim, okuyunuz:)

Didem Utku Bartu 
15 Mar 21:46 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir kasaba(Macondo),
bu kasabada kendini asarak öldüren,halk tarafından cenazesi bile dışlanan bir doktor,
herşeye rağmen kasaba halkını karşısına alarak doktora sahip çıkan bir albay,
ve kolay ilerleyebileceğimi düşündüğüm ancak beni yanıltan bir kitap...
Kitapta, geçmiş ve şimdiki zamanda yaşananların albay,albayın kızı ve torunu olmak üzere üç kişi tarafından anlatılması ve anlatıcıların bir anda,belirtilmeden değişmesi benim için yorucu olsa da;doktorun neden kendini astığı, neden sadece albayın cenazeye sahip çıktığı sorularının cevabını almak için merakla okudum :)
Yazarın okuduğum ilk kitabı Yüzyıllık Yalnızlık gibi bu kitap da sakin bir zamanda,boş bir zihinle okunmalı bana göre.Ayrıca başlamadan önce kitaptaki kasvetli atmosfere de hazırlıklı olun derim ;))

Özlem Ekici 
22 Mar 16:23 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Okurken biraz kafam karışmıştı. Çünkü gerçek nerede bitiyor, hayal nerede başlıyor kolay kolay fark edemedim. Fakat keyifli bir okuma duygusu sunuyor. Okunabilir bir eserdi.

Rojin Turay 
21 Nis 13:52 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

İnanın ben tanrıtanımaz değilim, albayım. Olan şu ki Tanrı’nın var olduğunu düşünmek, var olmadığını düşünmek kadar rahatsız ediyor beni. Bu yüzden bunu hiç düşünmemeyi yeğliyorum.
— Yaprak Fırtınası
"1982 Nobel Edebiyat Ödülü'nü 'Gabriel Garcia Marquez'e veren İsveç bilimler Akademisi, bu ödülün gerekçesinin şöyle açıklıyordu: 'Gerçekle gerçeküstünü, bir anakaranın yaşamını ve çelişkilerini zengin bir hayal dünyasında birleştiren roman ve çelişkilerinden dolayı bu ödül Gabriel Garcia Marquez'e verilmiştir.'"
Yaprak Fırtınası adlı kitabı ; 1955 yılında yayınlanmıştır. Macondo kasabasında, ( Marquez'in doğduğu kasaba olan Aracataca'dan esinlenerek romanlarında yarattığı masalsı, orman içinde, unutulmuş, kurulduğu ilk zamanlar çingenelerden başka insanların yerini bilmediği kasabadır ) bir baba, kız ve çocuk, zamanında evlerinde yaşayan kasabalı kimsenin tanımadığı ve sevmediği bir doktorun, öldüğünü işitiyorlar ve adamın cesedinin başına gidiyorlar. Buradan sonrası ise bu üçlünün anılarına dönük anlatılardan ve büyülü işlerden oluşuyor.
Marquez betimlemeleri öylesine zengince anlatmış ki anlatılan olaylar ve mekanlar gözünüzün önüne geliyor. Kendinizi o evde, o sokakta yürürken canlandırıyorsunuz. Bu mükemmel bir hissiyat.
Ve yukarıda da yazdığım gibi gerçekle gerçeküstünü öylesine şahane harmanlamış ki , o masalsı tat sizi yıllar öncesine çocukluğunuza dahi götürebiliyor. Okurken ayaklarım hiç yere basmadı desem abartmış olmam.
Ama Marquez gibi yazarların ortası yok maalesef , ya çok sevilir ya da hiç anlaşılmaz, bitirilemez bile. Soyut fikirlerden ve düşüncelerden, uzun betimlemelerden hoşlanmayanlara pek hitap etmeyebilir. Burada da tercihler ve zevkler devreye giriyor.
Kitaptan bir alıntı ile noktalamak istiyorum.
Hüzün dolu sessiz bir tebessümdü bu, hani gerçek bir duygunun sonucu değilmiş, sanki onu bir çekmecenin içinde saklıyormuş da ancak zorunlu olduğu anlarda çıkarıyormuş ama sanki tebessümün az kullanılması yüzünden onu normal şekilde kullanmayı unutmuş da hiç benimsemeden kullanıyormuş gibiydi.
Sevgiler
#kitapyorumu
#yaprakfırtınası

2 /

Kitaptan 42 Alıntı

Ne Kitapsız Ne Kedisiz 
 24 Nis 22:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

...Şöyle diyordu:
"Hatırlarsan gözlerine hiç bakmadım. Âşık olmaktan korkmaya başlayan bir erkeğin sırrıdır o."

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 73 - Can Yayınları, 15. Baskı)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 73 - Can Yayınları, 15. Baskı)
Özge Göksu 
23 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

'Hatırlarsan gözlerine hiç bakmadım. Aşık olmaktan korkmaya başlayan bir erkeğin sırrıdır o.'

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia MarquezYaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez
Didem Utku Bartu 
15 Mar 21:48 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...sanki bütün o geceler boyunca bir zamanlar olduğu kişinin hayaletini alıyordu odasına,
sonra her ikisi de,yani geçmişteki adamla şimdiki zamanda adam,sessiz bir mücadeleye girişiyorlar,
geçmişteki kendisi, o öfkeli yalnızlığını, o kırılmaz güven duygusunu, o inatçı bencilliklerini savunurken,
şimdiki kendisi, eski halinden kendini kurtarma yolundaki o korkunç ve değiştirilemez iradesini savunmaya koyuluyordu.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 75)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 75)

Hüzün dolu sessiz bir tebessümdü bu, hani gerçek bir duygunun sonucu değilmiş, sanki onu bir çekmecenin içinde saklıyormuş da ancak zorunlu olduğu anlarda çıkarıyormuş ama sanki tebessümün az kullanılması yüzünden onu normal şekilde kullanmayı unutmuş da hiç benimsemeden kullanıyormuş gibiydi.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia MarquezYaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez

"Saat iki buçuk," diye düşünüyorum. 12 Eylül 1928 günü saat iki buçuk; bu adamın ilk kez soframıza oturup yemek olarak ot istediği 1903 yılının o günündeki hemen hemen aynı saat. Adelaida o zaman ona şöyle sormuştu:"Ne tür ot, doktor?"O da genizden gelen sesiyle geviş getirir gibi ağır ağır konuşarak, "Bildiğimiz ot, hanımefendi. Hani şu eşeklerin yediğinden," demişti.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 30)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 30)
Onur Erol 
19 Nis 10:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Tanrı, bizi deniyordu, bize dünyanın nankör ve açıkgöz olduğunu öğretmek istiyordu. Sanki sekiz yılın konukseverliğini, yemeğini, temiz giysilerini alıp domuzlara atmıştık. "

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia MarquezYaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez

Zamanın geçtiğini bir şey kımıldayınca anlıyorsun. Ondan önce anlaşılmıyor.

Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 51 - Can Yayınları, 8.Baskı)Yaprak Fırtınası, Gabriel Garcia Marquez (Sayfa 51 - Can Yayınları, 8.Baskı)
5 /