Yaralarım Aşktandır

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.491
Gösterim
Adı:
Yaralarım Aşktandır
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944330145
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Totem Yayınları
sen ışıklarınla gelirdin sokağımıza
sen ışıklarınla gelirdin
çocuklar gidince
ve akasya başakları uyuyunca
ve ben aynada yalnız kalınca
sen ışıklarınla gelirdin...
...
sen yanaklarını yaslardın
memelerimin acısına
ve ben
söylemeye başka bir şey bulamadığımda
sen yanaklarını yaslardın
memelerimin acısına
ve dinlerdin
ağlayarak akan kanımı
ve ağlayarak ölen aşkımı
sen dinlerdin
görmezdin beni ancak.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitapta ne bulabilirsiniz;

*Furuğ hakkında biyografi,
*İran'ın mevcut durumu,
*Furuğ'un babasına ve sevdiği adama yazdığı mektuplar (babasına yazdığı iki gönderilmemiş mektup)
*Furuğ'un şiirleri tabii.

1. Biyografi, tam olarak içerik teşkil etmese de mevcut sistem hakkında, Furuğ hakkında doyurucu bilgi ediniyorsunuz.
Şairenin dikkat çekici şiirlerinin tek tek analizi ile de karşılaşıyorsunuz.
Furuğ hangi şiirini hangi buhran anında yazmış, ne düşünmüş, neyi anlatmak istemiş, neyi anlamışlar, ne önlemler almışlar vs.

2. Eleştri- eleştri yönünden zengin yerlere rastladım. İran sisteminden tutun da ataerkil bir topluma kadar uzanıyor.

3. Mektuplar- daha çok iki mektup dikkati çekmekte. Furuğ'un kocasından ayrıldıktan sonra babasına yazdığı ama bir türlü gönderemediği mektuplar okurken hem sorguluyor hem de insanın içini burkuyor.

4. Ve tabii ki şiirler. En çok yer verilen şiirler en dikkat çeken, eleştirilen şiirler olmuş. Bu şiirler hakkında önceden kısacık inceleme, analizler edinip sonra sonda şiirleri okuyorsunuz.

*Furuğ'u merak edenler, şiirlerini okumak isteyenler, şiirlerine daha başka açıdan bakmak isteyenler buyursun okusun :)
Şiir sevdiğim, herkes tarafından kabul edilen bir şeydir. Hatta üniversitede arkadaşlar hadi bir şiir patlat derdi. Sevinirdim, çocuk gibi.. Hâlâ ne zaman birisi şiir oku dinlesek dese yine aynı heyecan ile sayfaları çeviririm. Şiirler benim için nefes alma alanıdır. Şiirler ki bizzat nefestir bana..

Birçok şairin şiir kitabını okudum. Tabi ki hepsini tam anlamı ile kendime yakın bulmadım ama güzelliklerini de inkar etmedim.

Füruğ, aklımda çoktandır vardı. Okumayı çok istedim ama okurken sıkıldım açıkçası. Şiirler kötü mü? Haşaaa! Kimse kimsenin yazdığına kötü diyemez. Kimin haddine! Velhasıl ben Füruğ Hanımı kendime yakın bulamadım. Şiir tadından çok biraz daha düyazı tadı aldım. Ama bana hiçbir şey katmadı da diyemem.

Okuyup okumamak size kalmış.. Keyifli okumalar..
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.668 Oy)18.240 beğeni41.340 okunma2.698 alıntı173.947 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.206 Oy)8.517 beğeni27.327 okunma754 alıntı133.254 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.344 Oy)12.925 beğeni33.067 okunma3.128 alıntı139.013 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.168 Oy)3.713 beğeni12.216 okunma1.056 alıntı49.942 gösterim
  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    8.6/10 (5.723 Oy)5.413 beğeni15.624 okunma1.885 alıntı83.839 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.256 Oy)7.600 beğeni20.552 okunma3.699 alıntı122.916 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.867 Oy)8.815 beğeni24.181 okunma1.640 alıntı112.219 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.200 Oy)3.265 beğeni9.957 okunma4.773 alıntı90.376 gösterim
  • Ah'lar Ağacı
    9.0/10 (690 Oy)743 beğeni2.005 okunma908 alıntı12.764 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.766 Oy)6.076 beğeni16.002 okunma2.717 alıntı82.568 gösterim
Furuğ Ferruhzad, namı değer, Kırık Kanatlarıyla Uçmaya Çalışan Güvercin...
Bazı insanlar ölmez ışte, yıllar sonrasında bile hala yaşarlar. Kelimeleri, cümleleri, şiirleri kalbimizi okşar ve taze tutar kendini.
Sevgiyle, Furuğ...
Bir acı gülümseme müsebbibidir..
Soğuk mevsimlere inanmanın başlangıcıdır..
hüzünden ve sevinçten anlar..
Hayal kırıklığının sesi, sesidir..
Biten aşkların gittiği yerlere kuşlar salmıştır..
Sonra sanrılar kuşanmış, furuğa kapanmaz yaralar ısmarlamıştır..
Furug Ferruhzad -Yaralarim Aşktandır-
gerçekten çok güzel bir kitap Furug'un şiirlerini çok iyi analiz etmisler. Erk fars edebiyatında kadının da yer edinişinin ataerkilliğe başkaldırının simgesi olmuştur, Furuğ. Onu fahişe olarak tanımlayanlar onu cadı olarak tanımlayıp yakmak isteyenler bedenen yok etseler bile Furug şiirleriyle şiirlerindeki isyanı ile ölümsüzleşmiştir. Gelenekçilikle modernizmin çatışmasında yeşermiş bir tohumdur Furug ve akıllardan hiç silinmeyecek dizeler yaratmıştır.
Başından sonuna kadar okuduğum tek şiir kitabı. Bir İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi olarak, gerek kendi ilgim gerekse derslerim gereği tabiri caizse hayvan gibi okumak durumunda kalıyorum. Edebiyatın birçok ürününe tutkum olsa da, itiraf etmeliyim ki şiiri anlayamam, pek de sevmem. Füruğ’a kadar...

Batının usta şairlerinin eserlerini, profesörlerimizin bire bir analizleri ile okuyor ve inceliyoruz ancak şimdiye kadar William Blake’ten başka bir şair derinden etkileyememişti beni, ta ki Füruğ ile tanışana kadar.

Atılgan’ın “Aylak Adam” eserinde duymuştum ilk defa ismini. Kitapta “C.”, bir karakter için “demek Füruğ’u biliyor,” gibi bir cümle kuruyordu. Ben de çok sevdiğim, o yaşlardayken delicesine özendiğim C’yi etkileyebilmek için “Kimmiş ulan bu Füruğ, göreceksin bak ben de bileceğim onu!” diye bir kitap kahramanı ile atışmaya başladım.

Araştırdım, şair olduğunu öğrendim. Eğer C’yi etkilemek için olmasaydı o anda vazgeçebilirdim Füruğ’dan. Neyse ki, kendimi zorladım ve İran kültürüne de merakım olduğundan civardaki kitabevlerini dolaşıp usta şairin bu eserini buldum.

Baştan sona, yazdığı her şeyi sevmek şöyle dursun, artık şiiri de sevdiğimi fark ettim. Özellike hayatını araştırdıkça, tavrını ve algısını öğrendikçe, yani sözlerinin anlamı derinleştikçe defalarca okudum yazdığı her satırı.

Füruğ’un isyankarlığı, bildiğini okuması, tutkulu ve sürekli öğrenen bir yapıya sahip olması, baskıcı bir rejime, kapalı kutu bir topluma sözcüklerinin açıklığıyla, çıplaklığıyla baş kaldırışı beni çok fena sarstı. Trajik ölümünden bağımsız olarak, sonsuz saygımı kazanmıştı çoktan.

Füruğ, büyük bir şair, büyük bir kadın, bir sembol, büyük bir asi.
"arsızlıkla damgalanan
boş kinayelere gülen bendim
kendi varlığıının sesi olayım
istedim yazık ki "kadın"dım "
 Evet bir kadındı hemde yozlaşmanın yüz tuttuğu bir zamanda bir kadındı. Konuşması yasaktı kadının o konuştu, yazması yasaktı yazdı, sevmesi yasaktı kadının o sevdi hemde fazlasıyla. Yasaklar kondukça daha da dolu dolu yaşadı ve haykırdı hayatı. Kadınların sesi olmaya çalıştı. İşte bunun yansımaları bu kitap.

"acaba bu ülkede hala
kendi yok olmuş yüzleriyle tanışmaktan
korkmayan
kimseler var mı?" Bu ülke yani; İran yavaş yavaş  zannımca sahte olan bir İslam devrimine doğru yol almakta. Ülke giderek yozlaşmakta ve bunun etkisiyle gördüklerini eleştirerek, hicvederek şiirlerini yansıtıyor bir yönüyle şairimiz.

Şiirleri küçük parçalar halinde değil bir bütün halinde çok daha anlamlı ve okuması zevkli bir hal alıyor. Çeviri bir eser olduğundan bazı cümle ve kelimelerin tam karşılığı yazılamamış olduğunu ve bundan dolayı şiirin ahenginin biraz bozulduğunu düşünüyorum. Ancak ne kadar çeviri de  olsa anlatımı ve cümlelerin ahenk ve gücü, güzelliği yine de çok iyi derecede.
güçlü bir kadın, çeşitli sanat dallarından yeteneği olan. her zaman şair kalmış bir kadın. ve birbirinden güçlü şiirler. ve isyan, umut, karamsarlık, ve daha bir çok şey
İran yazın tarihinde aykırılığıyla kadının sesi olan Ferruhzad'ın, içinde barındırdığı acıya vurgu yapan şiirlerinin bulunduğu eserdir. Otuz iki gibi çok genç ve en verimli zamanında hayata veda eden Füruğ'un hayatına dair izler bulabileceğiniz eseri okuyun, okutturun.

Ve bu dünya yılan yuvasına benzerdir
ve bu dünya
öyle insanların adım sesleriyle doludur ki
seni öpüyorken
kafalarında seni asacakları urganı örüyorlar, selam ey masum gece!
‘Yaralarım aşktandır’ demiş Furuğ Ferruhzad, ne güzel söylemiş.

Yalnızlık boyutlarındaki bir odada
Aşk boyutlarındaki yüreğim
Kendi mutluluğunun sade bahanelerini seyreder

Benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir
ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette
Benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü bir gezintidir
ve “ellerini seviyorum” diyen sesin hüznünde ölmektir

Ve tüm yaralarım benim aşktandır
Aşktan, aşktan, aşktan.”
.
~~yaşam belki her gün filesiyle bir kadının geçtiği uzun bir caddedir;
yahut okuldan dönen bir çocuk,
bir adamın daldan kendini astığı urgandır...
.
~~yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır ya da birinin şaşkınca yoldan geçişidir
şapkasını kaldırarak;
başka bir yoldan geçene anlamsız gülümsemeyle "günaydın" diyen birinin...
.
~~Füruğ Ferruhzad~~
Kitabın önsöz kısmı şairi ve şiirlerini anlamak için güzel bir kaynak olmuş. Benim gibi ilk defa okuyanlar için faydalı kesinlikle. Kendi döneminde anlaşılmadığı, belki de hafife alındığı halde hiç vazgeçmemiş hayallerinden. Şiirlerinde de mücadele ve kırgınlık var. Etkisi üzerinde büyük olan babası, oğlu, sevdiği insanlar, yaşadığı yerler ve hatta bahçesi bile şiirlerine konu olmuş. Neden bilmiyorum fakat pencere kelimesi ve ilgili mısralarıyla aklımda kalacak Furuğ Ferruhzad. Kitabın sonunda yer alan babasına yazdığı 2 mektupta da sevgisinden ve hüznünden bahsetmiş. Ailesiyle olan ilişkisi de olmasaydı sonumuz böyle der gibiydi. Kitabı bitirdiğimde üzüldüğümü hissettim sanırım yaşadığı ve yaşayamadığı her şey için. İyi ki kitaplar var.
"Çünkü şu sıralar çok acı ve zor günler geçirmekteyim ve mezarında yatan biri gibi yalnızım, bir sürü acı ve azap veren düşünce ve bir sürü hiç bitmeyecek olan hüzünle. "
"Mutluluk benim için ... güzel elbise iyi yaşam ve iyi yemek değil. Ben, ruhum memnun olduğu zaman mutluluk duyuyorum ve şiir benim ruhumu memnun ediyor. Şayet, insanların elde etmek için çırpındıkları o güzellikleri bana verseler ve karşılığında şiir söyleme yeteneğini benden alsalar, intihar ederim. "
".. insan ne kadar daha az umarsa yaşamında bir o kadar daha rahattır. Şimdi, ben kendimi yaşamdan pek bir şey ummamaya alıştırmaktayım."
Boş bir anda düşlüyorum
Bu sessiz hapishaneden uçmayı
Gülerek gardiyan adamın yüzüne
Yanında yaşama yeniden başlamayı
Furuğ Ferruhzad
Sayfa 54 - Kanguru Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaralarım Aşktandır
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944330145
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Totem Yayınları
sen ışıklarınla gelirdin sokağımıza
sen ışıklarınla gelirdin
çocuklar gidince
ve akasya başakları uyuyunca
ve ben aynada yalnız kalınca
sen ışıklarınla gelirdin...
...
sen yanaklarını yaslardın
memelerimin acısına
ve ben
söylemeye başka bir şey bulamadığımda
sen yanaklarını yaslardın
memelerimin acısına
ve dinlerdin
ağlayarak akan kanımı
ve ağlayarak ölen aşkımı
sen dinlerdin
görmezdin beni ancak.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 152 okur

  • Orhan Soran
  • Işıl Zeynep Aydın
  • ŞAHSINA MÜNHASIR
  • Hacer
  • Esra KELLECİ
  • Barbaros
  • betül semâ
  • Hatip Sarıtaş
  • Mevsim Ahenk
  • Ceren çakıcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.4
14-17 Yaş
%1.6
18-24 Yaş
%14.1
25-34 Yaş
%42.2
35-44 Yaş
%21.9
45-54 Yaş
%3.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%7.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.9
Erkek
%32.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.2 (17)
9
%25.5 (12)
8
%19.1 (9)
7
%17 (8)
6
%0
5
%0
4
%2.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0