Yaratıcı Beyin Dehanın Nörobilimi

6,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
39 gösterim
Yaratıcılık olarak adlandırdığımız o benzersiz özgünlük nasıl ortaya çıkıyor?
Herkes "yaratıcı" olabilir mi?
Yaratıcılık "deha ve deliliğin sınırında olanlar" için midir?

Iowa Üniversitesi Psikiyatri Bölümü'nde, yaratıcılık ve beyin konularındaki araştırmalarını sürdüren Ulusal Bilim Madalyası sahibi Nancy Andreasen, yaratıcılığın aslında yalnızca yaşamın farklı parçalarının yeni ve beklenmedik şekilde bir araya getirilmesi olduğunu, yani zeka ve yetenekten bağımsız olarak ortaya çıkabileceğini gösteriyor.

Yaratıcılıkları ile tarihe geçmiş Mozart, Poincaré ve Coleridge gibi pek çok ismin yaratıcılık, yaratıcı süreç ve özel yeteneklere sahip yaratıcı insanlar hakkında söylediklerine yer veren Andreasen, yaratıcı beyni yaratan koşulları anlamanın ve hem çocuklar hem de yetişkinler için yaratıcılığı beslemenin yollarını sunuyor…
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2015
  • Sayfa Sayısı:
    248
  • ISBN:
    9786059800150
  • Yayınevi:
    Akılçelen Kitaplar
  • Kitabın Türü:
Yiğit Rastgeldi 
20 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 6/10 puan

Nancy Andreasen okuması eğlenceli bir kitap yazmış. Konu ilgi çekici olunca tereddüt etmeden aldım. ''Yaratıcılığın'' birbirinden bağımsız düşüncelerin karışımıyla ortaya çıktığını vurgulamakta. Yani yoktan var ettiğimiz bir şey yok , sadece eldeki malzemeleri daha önce kimsenin yapmadığı bir şekilde kombine etmekten bahsediyor.Bunu yapan beyin kısımlarına assosiasyon korteksleri deniyor. İşte yaratıcılığın, dehanın sırrı...

Kitaptan 1 Alıntı

Yiğit Rastgeldi 
20 Ağu 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 6/10 puan

Xanadu'ya Ulaşmak
Freud, hem psikiyatri hem de nöroloji çevrelerinde tanınan bir doktor olarak, açıklanamayan ve tanımlanamayan çeşitli fiziksel rahatsızlıklar çeken birçok hasta görmüştür. Görünürde herhangi bir tıbbi neden olmaksızın, bu hastaların dilleri tutuluyor, körleşiyor ya da felç geçiriyorlardı. Bu açıklanamayan belirtiler eski yunan döneminden beri tanınıyor ve ''isteri'' olarak biliniyordu. O zamanlar bu durum vücudun diğer organlarına baskı yapan yerinden kaymış bir rahime (yunanca hysteros) bağlanıyordu. Fizikte termodinamik prensiplerinin tartışıldığı bir dönemde yaşayan Freud'sa, bu kadınların pdikodinamiğinde bozukluk olduğundan şüphelendi. Beyinlerindeki bastırılmış düşünceler bir şekilde bedenin diğer bölümlerinde baskı oluşturuyor olabilirdi.

Yaratıcı Beyin, Nancy C. Andreasen (Sayfa 85)Yaratıcı Beyin, Nancy C. Andreasen (Sayfa 85)