Yaratma Cesareti

7,8/10  (15 Oy) · 
31 okunma  · 
13 beğeni  · 
933 gösterim
Yaratma Cesareti, Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen ismi Rollo May'in en temel yapıtlarından biri. May, psikoloji, psikoterapi, felsefe ve sanatla yakın ilişkisinden ötürü, yaratıcılık konusunu ilginç bir perspektiften inceliyor. Tüm varoluşçular gibi o da kaygı olgusuna büyük önem vererek, değişimin kaygının içine gömülerek varılacak bir yaratıcılık düzeyinde gerçekleşeceğini vurguluyor. Geçiş dönemi psikolojisinin tüm olumsuzluğunu, yaratıcılığın zorunluluğu adına kutlayan May, "yeni olan"ın her yerde fışkırdığı bir dünyada, insanın bilinçdışı kaynaklara güvenmesi gerektiğini savunuyor. Bunun için de yeni bir cesaret biçiminin bireyde yaratılmasına önemli katkılarda bulunuyor. Bu kitabın, kişiye kendi kaynaklarından yararlanmakta ve günümüzdeki ahlaksal çözülmenin çöküntüsü altında kalmadan yeni bir yaşam kurmakta düşünsel destek sağlayacağına inanıyoruz.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    141
  • ISBN:
    9789753421904
  • Orijinal Adı:
    The Courage To Create
  • Çeviri:
    Alper Oysal
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Cemre Kara 
07 Tem 16:09 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Belki de her gün sorguladığımız yaratıcılık ve cesaret kavramının analizini içeriyor kitap.İlk başta Alper Oysal ın ikinci basıma sunuşunu okuyorsunuz ki hemencecik hayran oluveriyor ve diğer çevirdiği kitaplara bakmak istiyorsunuz ne yazık ki sadece iki tane buluyorsunuz büyük hayal kırıklığı yaşıyorsunuz doğal olarak. Yazara geçelim May i bilmeyenler için söylüyorum kendisi varoluşcu psikoterapist.Ancak aynı zamanda ressamlık yapmış yaratıcılığın özüne inebilen bunu hakkıyla yapabilen harika bir isim.Kendisini çok şanslı bulduğumu ifade etmeliyim.Henüz 20 sinde Adler le çalışmış.Kaygı kuramını yetersiz görüp organizma kuramcılarıyla bu konuda çalışma yapmış..Freud ve Kierkegaard dan kaygı olgusunu en iyi anlamış kişiler olarak söz edecek kadar ileri gitmiş varoluşçulukla kendini özdeşleştirme izlenimini vermemiş.Acının ona yaratıcı gücü verdiğini ifade etmiş.Alanında en yetkinlerle çalışacak kadar şanslı ama kendini yaratma cesaret gösterecek kadar zeki,sıradışı bir adam bence May. Kendi bilincini yaratma kavramı en sıklıkla bulacağınız kavram kitapta. Farkındalık ve bilinçlilik arasındaki ayrıma değiniyor.Kitapta ayrıca Otto rank ta sıklıkla söz ediliyor. May den bahsetmişken bu kitabını belki psikoloji alanında çalışan kişiler için mükemmel olsa da başka bilimlere de hitap ediyor sonuçta yaratma cesaretine herkesin ihtiyacı var yine de benim tavsiyem öncelikle Kendini arayan insan ı okumaları üzerine.Kendini arayan insan için bir sonraki adım yaratma cesareti göstermektir bana kalırsa.

semih 
12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Varoluşçu psikoterapinin önde gelen ismlerindendir. Bu akımın diğer isimleri pek çok okur için tanıdık olan Irvin Yalom ve Türkiye'de de Engin Gençtan'dır. Yaratıcılık konusunu esasen bir teoriye oturtmak oldukça zor malumdur ki her meşrepte ve karakterde sanatçı ve bilim insanı mevcuttur. Ancak yazar burada bilinçdışının insan için her şeyin hızla değişip yenilendiği bu dünyada başat kaynak olduğunu söylüyor. Her varoluşçu gibi kaygıyı önemsiyor ve yeni bir şeyleri yaratmayı bununla ilişkilendiriyor. Değişimin kaygısını. Tabi ki özünde ve başkalrında. Gülünmekten, rezil olmaktan, dışlanmaktan korkmadan yaratmanın cesaretini tartışıyor. Yazar kitaptaki tezini biyografik alıntılarla desteklemeye çalışılmış özelikle Matematikçi Poincare hakkında verdiği anektodlar bana ilginç gelmişti. Her akım ilk çıktığında hele onu kuramsallaştırmaya çalışanlar tarafından son derece şevkli hatta biraz militanca savunuldu. Bu yüzden bazı düşünceler biraz zorlama gelebilir veya kendi hayat deneyimlerinizle örtüşmeyebilir bu yüzden her aklı başında insan gibi bu kitapla da aranıza mesafe koymayı ve eleştirel düşünmeyi unutmayın. Ama ister kitapta yazılan herşeye katılın veya katılmayın kitabın insana verdiği motivasyon kesinlikle sizde kalıp kafanızda sanat yapıtı nasıl oluştulur meselesine bir kapı açacaktır. Şimdiden iyi okumalar.

berçem Yıldırım 
31 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaratma cesareti, yaratıcılığın itici gücünü Varoluşcu bi yaklaşımla ele alarak yaratıcılığa geçişin sancili surecini tüm ciplakligiyla bizlere aktarıyor.

Kitaptan 15 Alıntı

Arzu Öztürk 
21 May 08:52 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Eğer kendi özgün fikirlerinizi ifade etmezseniz , kendi varlığınızı dinlemezsiniz, kendinize ihanet etmiş olacaksınız.
#yaratmacesareti #RolloMay

Yaratma Cesareti, Rollo MayYaratma Cesareti, Rollo May
Annabell Lee 
18 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Varım,
Öyleyse seviyorum
Senin savunmasız yüzünden gelen
Dosdoğru bana bakan bütün o duyarlığı
Seviyorum öyleyse varım.......

Yaratma Cesareti, Rollo MayYaratma Cesareti, Rollo May

Birbirimizi nasıl anlayacağımızı yaşlandıkça daha iyi öğreniyoruz. İnşallah daha gerçek ve içten sevmeyi de öğreniyoruzdur.
Anlayış ve sevgi sadece yaşla gelen bir bilgeliği gerektirir.

Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 58)Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 58)
berçem Yıldırım 
31 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Tamamiyla inanmak ve ayni zamanda şüpheleri olmak hiç de çelişkili degildir.

Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 49 - metis)Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 49 - metis)
Cemre Kara 
07 Tem 16:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Gelecek yıllarda kültürümüzün psikoloji ve psikanalize yaklaşımlarındaki kritik savaşlar, insanın imgesi alanında verilecek."

Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 11)Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 11)
Canan Ayberk 
19 Oca 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Farson, toplumun en değerli insanları çok kötü çocukluk şartlarından geldiğini vurguluyor.

Yaratma Cesareti, Rollo MayYaratma Cesareti, Rollo May
Cemre Kara 
07 Tem 16:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Psikoterapistin(Batı'daki) konumuna biraz aydınlık getirmek için Helen Merrell Lynd’in
Utanç'mdan alıntı yaparsam:
"Hiçbir meslek psikanalizin üstlendiği sorumlulukla mukayese edilebilecek bir konumda bulunmamıştır. Psikanalist cerrahla mukayese edilmiştir. Oysaki hastayla girdiği yakın ilişki ve ona sağladığı koltuklamadan, güvenden ötürü, sağaltımın içine analistin
kendi karakteriyle, kişisel değerleri öylesine karışır ki, bu mukayese bulanıklaşır. Rahiple mukayese edilmiştir. Oysa rahip kendi varsayımlarından ötürü, analistin yıllarca uzayabilecek derinlik almasını gerçekleştiremez, üstelik psikanalize başvuranların pek çoğu Tanrı’nın sesiyle konuşacaklarına Bilim'in sesiyle konuşmayı tercih
ediyorlar. Şahsın kendisinden gelmeyen bir yetkiyle, böylesi bir
yakınlığın karışımı daha önce karşılaşılmamış bir şey. Bu durum
analiste olağanüstü bir güç verir. Analiste gelen kişiler kırılgandırlar,
analiz de en azından başlangıç safhasında bu kırılganlığı artırmaya
doğru gelişir. Gerek kullandıkları yöntemler, gerekse de bizzat
terapinin içeriğinden ötürü, mesleki ilişki ağında, insanlar üzerinde
böylesine bir güç kullanan kimse yoktur — rahipler ve bir takım 'ruh
sağaltmaları* dışında...
Analitik tedavinin özü, yani kişinin kendini açması iki durumda olası
görünüyor: İlişkinin karşılıklılığı ve bu karşılıklılık içinde açılmanın
sevgi ve güven içermesi; açılman kişinin Tanrı ya da yüksek bir
gücün vekili konumunda olması. Analist ise bu konumların hiçbirinde
değildir, o ancak bir o ayağının, bir bu ayağının üstüne basabilir;
benim görüşüme göre bu problemin tüm karmaşasıyla yüzyüze gelen
ancak birkaç analist var."

Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 9)Yaratma Cesareti, Rollo May (Sayfa 9)
2 /