Yasak Sevişmek

·
Okunma
·
Beğeni
·
4906
Gösterim
Adı:
Yasak Sevişmek
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754584479
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Yasak Sevişmek
Yasak Sevişmek
Yasak Sevişmek
“Bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına / çıktı mı deprem sanırdın ‘kara kız’ kantosuna / titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan / muammer bey’in gözdesi karantina’lı despina”… Hemen dilimizin ucunda durur aslında Attilâ İlhan; mırıldanan bir şarkı olur, dökülüverir sokaklara. Ya da belleğimizin bir yerlerinde uslu uslu öylece oturmaktadır: “beni de kırdılar içimden kırdılar / karanlık camlardan sular akıyordu / şimşekli bir boşlukta saat vurdu / beni de kırdılar belki yalnızdılar / belki onların da çocukluğu yoktu / bütün şarkılara kapalıydılar / bir genç kız değmemişti saçlarına”. Her yeni aşk, her yeni hüzün, her yeni bahar, her yeni heyecanda canlanır içimizdeki Attilâ İlhan; o bizim şair tarafımızdır…

İçindekiler;

biraz paris

biraz paris
-1 place pigalle

-2 place blanche

-3 place clichy

yanlışlık balladı
-1 josiane

-2 saksonya düşesleri

-3 margot

-4 tombul magda

iki sonbahar kaçakçısı izmir’de yakalandı
-1 yalnızgezer

-2 semplon treni

-3 venedik

-4 üç yaşamak

-5 savcılıktaki ifademdir

yasak sevişmek

yaş kırktan yukarı
ölmek yasak
demirboğan
artı sonsuz
exodus
ağustos mızıkacıları
karanlığın tadı
ben artık küsüm
yasak sevişmek
elimden gelen bu
usturanın ağzında
gitmek süleyman şahkulu
yüksek gerilim
yorgunlar sendikası
ç koçaklaması

ç koçaklaması
osmanlı kasidesi
mehmed sıradağları
şehnâz faslı

dersaadet
eski rumeli
-1 karşılama

-2 hânende müjgân’ın son günleri

-3 mülazim ihsan bey’in son günleri

müjgân’a aşk şarkıları
-1

-2

-3

-4

hasköy bahriye kahvesi
-1 hasköy bahriye kahvesi’ne gazel

-2 hüseyin avni bey

-3 yüzbaşı ‘kazbek’ rıza’ya beşleme

-4 hisarlı ifâkat hanım

-5 ifâkat hanım’a şarkı

-6 spartakist niyazi bendeniz

-7 bahriye kahvesi’nden ayrılış gazeli

bir özge muammer bey
-1 o nihavent bahçe

-2 muammer bey’in karanlığı

-3 karantina’lı despina

-4 muammer bey’in aydınşığı

-5 sarmaşıklı yalı

çalar saat
meraklısı için notlar
126 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şiir kitaplarını iincelemeyi seviyorum nedense ya da şiir kitaplarını okurken şairlerin hayatlarını araştırmayı seviyorum da denilebilir.

Attilâ amcam evet adı Attilâ, Atilla değil.

"Bak evladım 2 t ile yazılıyor ve a'nın üzerinde şapka var."

.
Attilâ İlhan'ın adını yanlış yazanlara verdiği muzip cevap.

Neyse şiilerinde kullandığı üsluba gelelim.

"Attila İlhan eserlerinde en çok aşk, intihar, cinsellik, sığınma, korku, içki, ölüm, ayrılık, kavga, kahramanlık konularını işlemiştir. Barış, özgürlük, insan sevgisi gibi toplumsal konulara da yönelmiş olan şair kimi zaman romantik toplumcu olarak da nitelendirilmiştir.
Şiirlerinde imla kurallarını reddetmiş ve kendine has imla kuralları kullanmış olan Attila İlhan, büyük harf hiç kullanmamıştır."
Bunları hayatını araştırırken öğrendim.

Asıl adı 'Attila Hamdi İlhan'dır. 1925'te İzmir'in Menemen ilçesinde doğdu. Kökenleri ise Kafkaslara dayanıyor.

Bedri Bey, döneminin yenilikleri pek ciddiye almayan, aruzla şiirler yazan bir Divan şairiydi. Evde hep şiir hakimdi. Bu yüzden Attila, naif ve şiire düşkün bir çocuk olarak büyüdü.

İlk şiirini yazdığında henüz ilkokul 3. sınıftaydı. İsmi 'İlkbahar'. Babasına bu şiiri okudu ama Bedri bey beğenmedi, hatta “Böyle şiir olmaz” dedi.

Oğlunun şiirlerini pek beğenmezdi ya da beğenisini diline dolamazdı. Sadece Divan şiiri kurallarına uygun şiirlerini okuyordu Attila’nın, Bedri Bey. Onu da mümkün mertebe gizlemeye özen göstererek…

16’sında hapisle tanıştı: lisedeyken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı.

O zamanlar Nazım Hikmet yasaklı bir şairdi. Aslında iki kanı kaynayan gencin masumane cümlelerini içeriyordu. Ama ucuna iliştirilmiş bir Nazım Hikmet şiiri de vardı. 1941 Şubatı’nda; Attila tutuklandı.

Attila, üç hafta gözaltında kaldıktan sonra, iki ay da hapiste yattı. Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge de çıkartılmıştı adına. Eğitim hayatına zorunlu bir ara vermişti.

Danıştay kararı 1944’te bozdu ve Attila okuma hakkını kazanır kazanmaz İstanbul Işık Lisesi’ne kayıt edildi.

İlk takdirini lise son sınıfa giderken aldı. Amcası ondan gizli, “Cebbaroğlu Mehemmed” adını verdiği şiirini CHP Şiir Armağanı Yarışması’na gönderdi. Pek çok ünlü ismi geride bırakarak ikincilik ödülü aldı.

"kaman cıvarına bahar gelince
yıkılır ovadan apdal çadırları
yücesinde pâre pâre duman tutmuş
düdüldağ'ın yaylâsında mekân kurulur
hoş gelmişsin evvel bahar
nisan ayı içinde donanır dağlar
donanır yeşilinden alından
istasyon deresi kabarmıştır
hacıdağ'ın selinden
dağlar sıra sıradır eylim eylim
dağlar uzanır bir uçtan bir uca
dağlar bir birinden yüce
yamaçlarında kireç yakılır
bir ömür boyunca kahrı çekilir
kimse anlamamış sırrını hikmetini
bu bereket nereden gelir..."

Üniversitede İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. O yıllarda Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. Yayımlanan ilk şiiri 'Bulvar'dır.

İlk şiir kitabı ise 1948'de yayınlanan 'Duvar’dır. Bu kitabı tamamen kendi imkanları ile çıkardı.

Attila, 1949’da ilk kez yurt dışına çıktı. Henüz üniversite ikinci sınıftaydı. Paris’te Nazım Hikmet’i kurtarma hareketi başlatılmıştı. Ön saflardaki yerini almak için Paris yollarına düştü.

Nazım Hikmet'ten çok etkilenen şair, ilk zamanlar onu taklit ediyordu. Hatta "Ne kadar Nazım gibi yazarsam o kadar iyi şiir yazdığımı düşünürdüm." demiş.

Nazım’ın yeri onda ayrıydı. Şiire babasından aldığı hevesle başlamış, ama kendini bulana kadar hep Nazım’ın izini sürmüştü. Hatta belki yeri gelmiş taklit etmişti. İşte babasının kızdığı da buydu aslında; kendisini örnek almasını çok istemişti.

Attila aslında başlarda halk şiiri yazdı. Sonra Divan şiirleri okudu. Hatta aruz ölçüsüne heves edip 200 kadar gazel de yazdı. Ama sonra gönlünü Nazım’ın yoğurt yiyişine kaptırdı; ta ki kendi soluğunu keşfedene kadar 150 Nazım kokan şiir yazdı…

Attila İlhan pek çok alana ilgi duydu. Son sınıftayken gazeteciliğe başladı ve fakülteyi yürütemeyeceğini anladı. Sonra sinema merakına kapıldı. 1953’te "Vatan" gazetesinde kelimelerini sinema eleştirileri için kullanmaya başladı.

1957'de Paris'ten İstanbul'a döndü ve sinemaya ağırlık verdi. 'Ali Kaptanoğlu' mahlası ile 15 adet senaryo yazdı.

1960’da hepimizin yüreğine kazınmış “Ben Sana Mecburum” basıldı.

“Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum..."

Onca şiire hayat veren, aşkı kelimelerle yaşayan adam Attila İlhan, yönetmen Biket İlhan ile 1968’de evlendi. Bu evlilik 15 yıl sürdü.

1970’lerde Türkiye’de televizyon yayını başlamıştı ve Attila İlhan o dönemde büyük beğeni toplayan “Kartallar Yüksek Uçar, Sekiz Sütuna Manşet ve Yarın Artık Bugündü” gibi dizilerin senaryosunu kaleme aldı.

Daha sonra Güneş, Meydan, Milliyet gibi pek çok gazetede yazdı. 1996'dan vefatına kadar ise Cumhuriyet gazetesinde yazılarına yer verdi.

İlk romanı Sokaktaki Adam yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor:
"Birçok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır."

Yaşamı boyunca pek çok ödül aldı. Sonrasında ise onun adına ödüller verilmeye başladı: "Attila İlhan Edebiyat Ödülleri".

İlk ödülü 1946’daki "CHP Şiir Armağanı Yarışması"nda ikincilik oldu. 1974’te “Tutuklunun Günlüğü” ile "TDK Şiir Ödülü" ve “Sırtlan Payı” ile de "Yunus Nadi Roman Armağanı"na layık görüldü.

2003’te "Sertel Demokrasi Ödülü"nü aldı.

2007’de ise, o hayatta yokken, “Attila İlhan Bilim ve Sanat Kültür Vakfı” kuruldu…

Kendi deyimiyle “temiz çocuk” olan Attila İlhan ne sigara kullanıyordu ne de alkolden haz ederdi. Fakat 2005 yılında kalp krizi geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.
126 syf.
Toplumcu romantizmin en güzel örneklerini hemen her kitabında barındıran sevgili Attila İlhan'ın (pek anlaşılmayan) daha doğrusu hissedilmeyen yorumlara hedef olmuş kitabı.

Aşk, tutku ve bağımlılık hali insanoğluna değil insanlığa ait değerlerdir. günümüz dünyasında artık aşk bireyselleşmiş ve insanlar bireysel gözlüklerden hayata bakıyor olması kitaba biraz eleştiri yöneltmiş. normal. kimseyi bu noktada suçlamamak gerek ama nazım ustanın dediği gibi, ''demeye dilim varmıyor ama hatanın çoğu senin canım kardeşim''

Aşk bir toplum seviyorsa sevmektir. insan yalnız başına çevresindekilerinin niteliği kadardır. ve bu nitelik bu dünyada oldukça yerlerde.

Şairin hissedilemiyor oluşu da işte buradan gelir.
şiirlerindeki kırılmaları bize kalsın şairimizin.
çünkü çocukluğumuz vardı bizim.
118 syf.
·3 günde·7/10
Çok çok etkilenmesem de isminin Attila İlhan olması yetiyor. Aralarda geçen çarpıcı dizeler çok güzel. İçeriğinde kahramanlık, aşk ve doğa türünde şiirler mevcut. Son tarafta tüm şiirlerin hikayesi ve açıklamaların olması çok iyi. Diğer okuduğum kitaplara nazaran bu kitap 7 puan aldı. Çok çok iyi diyemeyeceğim ama okumasanız da olur demem. Ne bileyim arada kalmış bir kitap...Karar sizin :) İyi okumalar... Mutlu günler...
126 syf.
·Puan vermedi
"YASAK SEVİŞMEK
öteki kapımdan gel bunu açamazsın
eski gözlerinle gel öldürmek vakti gel
hem tetik bulun ardında biri olmasın
hanidir ben bu evde saklanıyorum
adımı değiştirdim başka bir adla yaşıyorum
gece gündüz siyah gözlük kullanıyorum
öteki kapımdan gel bunu açamazsın
sabaha karşı gel bütün gözlerinle gel

pancurların gerisinde kararıyorum
içime belalar doğuyor sonbahar doğuyor
telefonda sesini tanıyamıyorum
yüzün parmaklarımdan akıp kayboluyor
böyle hep bir şey kopuyor bir şey kırılıyor
sabaha karşı gel eski gözlerinle gel
öteki kapımdan gel bunu açamazsın
hem tetik bulun ardında biri olmasın

artık hiç kimse beni yaşamıyor
aşklarımı büyük kemanlarla çizdiler
korkularım oldum bittim kimsesizdiler
yalnız bir mısra mıyım ıslanıyorum
bir revolver romanımı tamamlıyor
oyun bitti ışıklarımı söndürdüler
yokmuşsun gibi gel öldürmek vakti gel
öteki kapımdan gel bunu açamazsın
üzerime kilitleyip mühürlediler
hem tetik bulun ardında biri olmasın "
118 syf.
·Puan vermedi
Açıkçası şiir kitaplarına pek sempatik bakmam. Çoğunun içi okurken bana fazla boş geliyor. Hatta bazı şiirleri okurken şunu sokaktan geçen herhangi biri ben yazdım dese kesinlikle yadırgamam diyorum kendi kendime. Yani benim açımdan aşağıda gördüğüm o ünlü yazar ismi dışında dikkate değer hiç bir anlamı olmuyor. O yüzden şiir kitaplarına her ne kadar hevesle başlasam da sonra tempom düşüyor ve sıkılıyorum. Bütün bu olumsuz görüşlerime rağmen bir yanım şiirleri okumakta ısrarcı.
Bütün bu yorumların ardından kitaba gelirsek, Atilla İlhan ile Hangi Batı kitabı ile tanıştım ve kendisi beni kitabına hayran bıraktı. Yani kendisi bende +1 olumlu havaya sahipti bu kitaba başlarken. Ve şu an +2 diyebiliriz :) Çünkü gerçekten şiirlerinin içi dolu. Sırf romantizm ya da edebi bir zevk değil. Şiirlerde farklı yaşanmışlıkların, toplumu derinden etkşlemiş olayların, verilmek istenen mesajların izleri var. Karşılaştırma yapmak gerekirse okuduğum , en kitap. Bu en in yanına istediğinizi koyun . En iyi, en tat aldığım , en farklı gibi gibi.
126 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Şiir, yüzlerce sayfa kitap okurken bir moladır, yolda durup bir nefes almaktır.
Düşünceler arasında gezen pamuklu şeker, kristal bilye veya anne şefkatidir; Her şeye çocukça bir sevgiyle, hoşgörü ile bakmamızi sağlayan...

Attila İlhan, her kelimesinde sayfaları dolduran şeyleri bize düşündürebilecek güçteki anlatımı ile bir çiçek bahçesi kurmakta, betonlaşan hayatımıza.

Duygularla anlaşılabilen şeyleri, yazarak anlatmak, konu şiirse pek mümkün olmuyor...

Öyleyse, size de iyi okumalar...
118 syf.
Attila İlhan çok sevdiğim bir şair olmasına rağmen şunu fark ettim ki çok az şiirini beğenebildim. Çoğu şiiri bana hitap etmiyor maalesef. Bu kitapta da bu oldu çok zor bitirdim. Beğendiğim şiirler haricinde Attila İlhan bana çok ama çok uzak.
118 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Attila İlhan, romantizm öğelerini barındıran toplumsal şiirleri yazan bir şairdir. Bu yüzden bende yeri ayrıdır. Onu, Ben Sana Mecburum kitabıyla daha iyi tanıdım. Toplumsal şiirleri bu kitabında da etkisini sürdürüyor.

"yasak sevişmek'teki şiirler, son paris yolculuğumla ondan öncesini ve sonrasını kapsayan bir dönemin şiirleridir; paris'te 1962/65 arasında kaldım, öncesinde istanbul'daydım, yeşilçam'da senaristlik, rejisör asistanlığı filan ediyordum; sonrasında ise, izmir'de, demokrat izmir gazetesinde gazeteci olarak! bu dönem, bir yanımla batı üzerindeki düşüncelerimi aydınlığa kavuşturduğum, bir yanımla geçmiş şiirimizden yararlanma fikrini geliştirdiğim dönemdir, haliyle şiirlere de yansımıştır bu ikili uğraş!"

Fransa'da yaşadığı dönemi anlattığı şiirlerde bireysel esintiler, özgün imgeler yer alırken; Türkler'in Anadolu'ya gelişlerini anlattığı şiirinde ise Epik ögeler ön plana çıkmıştır.

"biraz paris" bölümünde Fransa'da yaşadıklarını anlatmak istemiş. Batı kültürünü ve doğu kültürünün sentezlenmesiyle oluşmuştur. kendini batılı sayan bir doğulunun duygu ve izlenimlerini yansıtmaya çalışmıştır.

"ölmek yasak" şiiri de koşullar ne denli kötü olursa olsun, ölüm düşüncesine direnmek gerektiğini işler.

Şiirlerinde Yeşilçam'da çalıştığı dönemlerin esintilerini hissetmek de mümkün. "ben artık küsüm", "ağustos mızıkacıları" şiirlerinde bu durumu hissederiz.

"yasak sevişmek" şiiri de bakıldığında aşk şiiri gibi gözükse de kabuğun altında toplumsallık saklanır. ( İşte bana göre Attila İlhan'ın şiirlerini özetleyen durum bu.)

"kitabın adı yasak sevişmek, şiirin adı da öyle, söz konusu olan da gizli saklı bir sevişmek öyle mi? bu şiirin kökleri taa 1940'lara uzanıyor; gençlik bilmem ne örgütü vardı, önüne geleni sansaryan hanı'na topladılar, bu arada beni de! hasan basri diye bir öğretmen varmış, bu işlerle ilgiliymiş, tanımam görmem, ele geçiremememişler, sonunda karısının ardına takılmışlar; adamcağız karısını seviyor, görmeden de edememiş, bu da yakalanmasına sebep olmuş! sonra hasan basri kendini sansaryan hanı'nın üst katından atıp öldürdü, dehşetli etkilemişti beni bu olay. yıllarca içimde ağrıdı durdu, günün birinde , yasak sevişmek oldu çıkı ortaya, eğer bu duyguculuksa, ben duygucuyum arkadaş..."

Attila İlhan bu kitabında bireysellikle (aşk, ayrılık, hüzün, mutluluk vb.) toplumsallığı ( Türklerin tarihi, Osmanlı Dönemi gibi) harmanlayarak okuyucularına sunar.

Kitapta en sevdiğim kısım her şiirin arkasında Attila İlhan'ın şiirlerini nasıl yazdığını (esindiği konuları, ne zaman yazdığını, şiirin ne anlatmak istediğini) anlatması oldu.

Attila İlhan okumayı seviyorsanız ya da şiir kitabı okumak istiyorsanız bu kitabı önerebilirim.
118 syf.
·Puan vermedi
Farklı bir kitap. Diğer şiirlerine göre tema ve duygu olarak da dünya insanlarına hitap eden erotizm içeren bir şiir kitabı. Bütünlük arzeden kitap için diğer şiir kitapları kadar haz alamayacağınız bir eser.
118 syf.
Şiir kitapları ile aram pek iyi sayılmaz. Fakat kitaba adını veren ''Yasak Sevişmek'' ve ''Elimden Gelen Bu'' şiirleri ruhumu okşadı. Yoğun olarak aşk şiirleri yer alsa da zaman zaman tarihsel dönemlere değinilmiş, toplumsallık gibi konular ele alınmıştır.
Nİye bilmiyorum okurken sıktı beni Yüksek ihtimal imgelerin derinliğine ulaşamadığım için şairin anlatmak istediğini tam anlayamadımYazar bunu düşünerek kitabın sonuna meraklısına Notlar diye bir bölüm eklemiş Çok da iyi etmiş Şiirleri anlamamıza katkı sağlıyor
İyi okumalar
Varolun

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yasak Sevişmek
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754584479
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Yasak Sevişmek
Yasak Sevişmek
Yasak Sevişmek
“Bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına / çıktı mı deprem sanırdın ‘kara kız’ kantosuna / titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan / muammer bey’in gözdesi karantina’lı despina”… Hemen dilimizin ucunda durur aslında Attilâ İlhan; mırıldanan bir şarkı olur, dökülüverir sokaklara. Ya da belleğimizin bir yerlerinde uslu uslu öylece oturmaktadır: “beni de kırdılar içimden kırdılar / karanlık camlardan sular akıyordu / şimşekli bir boşlukta saat vurdu / beni de kırdılar belki yalnızdılar / belki onların da çocukluğu yoktu / bütün şarkılara kapalıydılar / bir genç kız değmemişti saçlarına”. Her yeni aşk, her yeni hüzün, her yeni bahar, her yeni heyecanda canlanır içimizdeki Attilâ İlhan; o bizim şair tarafımızdır…

İçindekiler;

biraz paris

biraz paris
-1 place pigalle

-2 place blanche

-3 place clichy

yanlışlık balladı
-1 josiane

-2 saksonya düşesleri

-3 margot

-4 tombul magda

iki sonbahar kaçakçısı izmir’de yakalandı
-1 yalnızgezer

-2 semplon treni

-3 venedik

-4 üç yaşamak

-5 savcılıktaki ifademdir

yasak sevişmek

yaş kırktan yukarı
ölmek yasak
demirboğan
artı sonsuz
exodus
ağustos mızıkacıları
karanlığın tadı
ben artık küsüm
yasak sevişmek
elimden gelen bu
usturanın ağzında
gitmek süleyman şahkulu
yüksek gerilim
yorgunlar sendikası
ç koçaklaması

ç koçaklaması
osmanlı kasidesi
mehmed sıradağları
şehnâz faslı

dersaadet
eski rumeli
-1 karşılama

-2 hânende müjgân’ın son günleri

-3 mülazim ihsan bey’in son günleri

müjgân’a aşk şarkıları
-1

-2

-3

-4

hasköy bahriye kahvesi
-1 hasköy bahriye kahvesi’ne gazel

-2 hüseyin avni bey

-3 yüzbaşı ‘kazbek’ rıza’ya beşleme

-4 hisarlı ifâkat hanım

-5 ifâkat hanım’a şarkı

-6 spartakist niyazi bendeniz

-7 bahriye kahvesi’nden ayrılış gazeli

bir özge muammer bey
-1 o nihavent bahçe

-2 muammer bey’in karanlığı

-3 karantina’lı despina

-4 muammer bey’in aydınşığı

-5 sarmaşıklı yalı

çalar saat
meraklısı için notlar

Kitabı okuyanlar 697 okur

  • Su Gürel
  • Kübra Sarı
  • Nazlı Rüya Tamay
  • Ertuğrul
  • Buse Nur Kahveci
  • Velican Kazan
  • Okumayı Düşünüyorum
  • Ş
  • Taylan Berberoğlu
  • nada'

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.7
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%21
25-34 Yaş
%42.9
35-44 Yaş
%19.3
45-54 Yaş
%8.4
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%47
Erkek
%53

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.4 (29)
9
%11.4 (19)
8
%19.8 (33)
7
%18.6 (31)
6
%3.6 (6)
5
%1.8 (3)
4
%1.8 (3)
3
%1.8 (3)
2
%0
1
%1.2 (2)