·
Okunma
·
Beğeni
·
2.581
Gösterim
Adı:
Yaşam Başka Yerde
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750726552
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Život je jinde
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yaşam Başka Yerde
Yaşam Başka Yerde
Romanlarıyla 20. yüzyıl Avrupa’sının düşünsel ve siyasi belleğine büyük katkılarda bulunan Milan Kundera, Yaşam Başka Yerde’yi, Çekoslovakya’nın Rusya tarafından işgal edildiği sıralarda yazmış ve 1969 yılında yayımlamıştı. Savaşlar, darbeler ve siyasi gelişmeler romanlarının arka planında hep olsa da, Kundera karakterlerini çoğunlukla sanat çevrelerinden seçmiş, böylece güncel olaylarla entelektüeller arasındaki ilişkileri tartışmaya açmıştır. Kundera’nın, “Benim için Avrupa devrimi ya da buna benzer bir şeyin romanı” dediği Yaşam Başka Yerde, kişisel deneyimlere ve aydın çevreleri içindeki gözlemlere dayanır: Resme ve şiire olan yeteneği daha çocukken keşfedilen Jaromil, cinsel kimlik karmaşası yaşayan ve kendi bedeninden nefret eden annesini, “başsız kadın bedenleri”yle resmetmekte, “yaşam mı yazı mı” gerilimi içinde büyümektedir.

Herkesin kendisine baktığını bildiğinden, acımasızca yüzünün bilincine vardı ve neredeyse dehşetle, yüzünde taşıdığının annesinin gülümseyişi olduğunu hissetti. Bu nazik, acı gülümseyişi kesinlikle tanıyordu, onu dudaklarında hissediyordu ve ondan kurtulma çaresi yoktu.
308 syf.
·Puan vermedi
"Yaşam yabani otlar gibi."

Bu cümle, aşktan yoksun bir yüksek haz anının ürünü olan küçük bir çocuğun ilk düzenli cümlelerinden birisidir. O çocuk Jaromil. "Anne" ve "mühendis"in haz temelli çocuğu.

Milan Kundera, "Yaşam Başka Yerde"de aşk, bağlılık, cinsellik, haz, annelik, hayal kırıklığı, değer gibi kavramlar üzerine kurulu bir girişle başlıyor hikâyeye. Gençliğin heyecanıyla bir olan farklı iki insanın, o heyecanın meyvesiyle bir ve farklı olarak yaşamlarına tekrar başladıkları ve çevrelerinden, kendilerinden, yaşamdan yabancılaştıkları bir giriş anlatısıyla...

- "Annesine bunun bir devrim olduğunu ve devrimin, şiddetin olmayacağı bir toplumun gelişini hızlandırmak için şiddete başvurulması gereken kısa süreli bir dönem olduğunu anlatıyordu."

Savaşın ve kargaşanın, sosyalizm ve devrim hayallerine, daha doğrusu ütopyasına sürüklediği bir çocuk... "İsimsiz" bir "anne"nin ve gene isimsiz "mühendis" bir babanın çocuğu. ailede, adıyla var olan tek kişi...

- "Annenin hâlâ âşığın bakışlarına bağımlı olan bedeni, tarihinin yeni bir dönemine girmişti; başkalarının gözünde bir varlık olmaya son vermişti; artık henüz gözleri olmayan biri için bir bedendi."

- "Kadın, bedeniyle yeterince yaşamadığı zaman, sonunda onu düşman gibi görür."

Bedenine küsmüş, kendini terk etmiş, benliğini yitirmiş bir kadın...

- "Kafasız adamların, kafasız kadın parçasının peşinden koşmaktan başka bir şey bilmedikleri bir dünyada yaşamıyor muyuz?"

Kafasız adamlarla ve kafasız kadınlarla dolu, kafasız insanların yurdu bir dünya...

Jaromil'in dünyası...

Bir "kaza" sonucu yatağa düşen Jaromil, istenmeyen bir evliliğin ürünü olarak dünyaya geliyor. Karşısında annesiyle istemeyerek evlenen ve annesini aldatan bir baba ve kendine ve hayata küsmüş bir anne buluyor. Sanata merak salıyor. cinselliğin çekici ışığı içinde kendi dünyasını yaratmaya çalışsa da kaza sonucu düştüğü o yataktan ve içine girdiği ana-baba diyalektiğinden çıkamıyor. Çabalıyor...

Toplamı 334 sayfa olan kitabın ilk yarısı son derece sürükleyici ve etkileyici. Fakat ne yazık ki sonrasında çarkından çıkıyor metin ve bambaşka bir boyuta evriliyor. Ritmini kaybedip bozuluyor... Açıkçası 160-170 sayfasından sonrası, tam bir hayal kırıklığıdır. Yukarıdaki alıntılar ve birkaç eklemediğim alıntı dışında, küçük bir kısmı harici, kötüdür.
336 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
"Anne sevgisi erkek çocukların alnına, diğer çocukların yakınlık duymasını engelleyen bir damga vurur."

Bu kitap, Milan Kundera'nın Çekoslovakya'yı terk etmeden önce yazdığı bir kitap ve basılan ikinci kitabı... Çoğu yazarda gördüğümüz üzere, bir yazarın en üstün eserleri yazma kariyerinin başlarında yazdığı eserler oluyor. Kundera'nın bu kitabında asla amatörlük falan görmüyoruz. Daha sonra yazdığı en büyük yapıtları "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" ve "Ölümsüzlük" gibi eserlerle aynı kalitede olduğunu, aynı okuma zevkini verdiğini söyleyebiliriz.

Kitabın çıkış noktasının üstteki alıntı olduğunu söyleyebiliriz. Coğrafyamızda da sıkça görüldüğü üzere, bir annenin, oğlu üzerinden kendini tamamlamaya çalıştığını, bu yüzden oğlanın kişisel gelişimini biraz daha yavaş gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz. Bu yüzden bu kitabın Kundera'nın kitapları içinde kültür olarak bizlere en yakın olduğunu da söyleyebiliriz.
336 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Yazarın hem kalemini hem de anlattığı hikayeyi ilginç buldum. Kitap yedi bölümden oluşuyor ve genç bir şairin hayatını daha doğrusu bir erkek olarak ve bir sanatçı olarak var olma çabasını anlatıyor. Genç şair Jaromil babası tarafından istenmemiş ve annesinin isyanıyla dünyaya gelmiş olan, kitabın bazı bölümlerinde kendini sevdirirken bazen de nefret ettiren ilginç bir çocuk olarak karşımıza çıkıyor. Yıllarca annesinin gölgesinde kalan şairin kendini baskı altında hissetmesi ve dönemi itibariyle içinde yaşadığı ülkenin rejiminden etkilenerek seçimler yapması hem hayatına giren kadınlarla ilişkilerine hem de kendi hayatına yön veriyor, size de satır aralarından profil çıkarmak kalıyor.
Yazarın bu romandaki anlatım tarzını beğendiğimi belirtmiştim, bunun sebeplerinden birisi baş karakteri okuyucu nezdinde "tek" leştirmesi. Demek istediğim, neredeyse ondan başka herkesi sıfatlarıyla (anne, baba, kapıcının oğlu, fakülteden arkadaş, kızıl saçlı kız ) ancak şairimizi adıyla bize tanıtması. Ayrıca kitap yazıldığı dönem itibariyle Çek Cumhuriyetinin politik ve sosyal olarak geçtiği yollar hakkında da okuyucuya fikir verir nitelikte, aynı zamanda bazı Çek şairlerden alıntılar yapılarak dipnotlarda tanıtıldıklarını da görüyoruz. Yalnızca Çek şairler değil, Jaromil'in hayatının evrelerinde Arthur Rimbaud, İngiliz şair Keats ve Rus şair Lermontov'un hayatından kesitler de sunuluyor. Bu üç şairin ortak özelliği çok genç hayata veda etmiş olmaları, kitaptaki ortak özellikleri ise hepsinin Jaromil'de birleşmesi. Okumanızı tavsiye ediyorum!
336 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Tam da yazar biraz uzatmış mı derken finalde yazarlığını konuşturmuş. Kundera'nin okuduğum en güzel eserlerinden birisi. İnsan bazen anne olarak bazen de çocuk olarak kendisini görüyor. İyi ki okumuşum dediğim eserlerden oldu bile :)
336 syf.
·3 günde·6/10
azarin okuduğum ilk kitabı olmasi hasebiyle benim için önemli bir eserdi. mükemmel yazılan bir eser değildi ama yazar dili ile okuyucuyu kitabın içine çekebilmeyi başarmış,kitap biraz karmaşık bir kurguya sahip olmasına rağmen.Kitap içeriğine iliskin olarak;kitap yedi bölümden oluşuyor ve genç bir şairin hayatını daha doğrusu bir erkek olarak ve bir sanatçı olarak var olma çabasını anlatıyor. Genç şair Jaromil babası tarafından istenmemiş ve annesinin isyanıyla dünyaya gelmiş olan, kitabın bazı bölümlerinde kendini sevdirirken bazen de nefret ettiren ilginç bir çocuk olarak karşımıza çıkıyor. Yıllarca annesinin gölgesinde kalan şairin kendini baskı altında hissetmesi ve dönemi itibariyle içinde yaşadığı ülkenin rejiminden etkilenerek seçimler yapması hem hayatına giren kadınlarla ilişkilerine hem de kendi hayatına yön veriyor olmasına yazar kitapta yer vermiş
Ayrıca;kitap yazıldığı dönem itibariyle Çek Cumhuriyetinin politik ve sosyal olarak geçtiği yollar hakkında da okuyucuya fikir verir nitelikte olmuş.
308 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kitabın konusu savaşın ,darbenin, siyasi çalkantıların gölgesinde yaşanan hayatların hikayesidir.
Jaromil, annesinin aşırı koruma ve baskıcı tutumunu hayatının her evresinde hissederek yaşamıştır. Bu yüzünden cinsel kimlik karmaşası içine düşmüş, istemediği bir hayatı yaşamak zorunda kalmıştır. Ruhu özgür bedeni annesinin tutsağıdır. Ruhunun gel-gitleri onu her zaman huzursuz eder. Huzursuzluğunu yenmek için resime sanata yönelir. Her gittiği yerde annesinin gölgesi onu takip eder....Kendini köle gibi hisseder. Özgür olmak ister, başaramaz. Ölümü bile kurtuluş olarak görür. Ona göre bütün başarısızlıkların sebebi annesidir. Hep var olmak için mücadele eder. Başka bir hayat yaşamak ister her zaman. Annesinden habersiz yaptığı tek şey kız arkadaşını ihbar etmektir. Tek başına yaptığı bu iş ona göre büyüdüğünün belirtisidir ve onu mutlu eder. Jaromil in hikayesinde yolculuk ederken onun haline bazen kızar, bazen üzülürsünüz. Anne babaların düşüncesiz tutumlarının çocukların üzerindeki olumsuz etkisinin acıklı bir örneğidir Jaromil....
Annesi eşi tarafından sevgi göremeyince saplantılı bir şekilde oğluna bağlanır. Varı yoğu, dünyası her şeyi Jeromil dir. Ona bağlandıkça oğluna ne kadar zarar verdiğinin farkında bile değildir.
Olumsuz anne tutumlarına güzel bir örnektir. Annesinin hiyayesinde yapmamanız gereken davranışları öğrenirsiniz.
Hayat bazen bize istemediğimiz şeyleri dayatır ve zorlaştırır. Ona rağmen hayat yaşamaya değer, hayatı kendimize uydurmak yerine hayatın koyduğu kurallara uymak bizi daha mutlu eder. Yaşam başka yerde değildir. Yanı başımızdadır. Sevgi herşeyin ilacıdır. Her kapıyı açar. Jeromil, annesi ve sevgilisinin hikayesinde yolculuk yaparken bütün bunları öğrenirsiniz.....iyi okumalar dilerim...
336 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bazı kısımlarında hikayenin içine girebildim ama kitabı okuyanla, konuşmanın olduğu , duvarın yıkıldığı bazı kısımlar gereksizdi, hikaye fazlasıyla kopuk ilerledi, bu kısım niye var diye düşündüğüm çok yer oldu, İnception filminin konusunu andıran yerler güzeldi ama genel olarak yazarin da kafasının karıştığını hissediyorsunuz tavsiye edeceğim bir kitap değil.
336 syf.
·9 günde·Beğendi·4/10
Yaşam Başka Yerde büyük düşler öldüğünde çok kan akar, büyük bir düşle yola koyulan, bazen erkek, bazen şair, bazen bir anneye bağımlı ve aynı zamanda anneden kaçan, kendi içinde kendine bir kimlik arayan, bulduğu her kimlikte boğulan bir karekteri okuyoruz, hayatına giren kadınlarda kendini daha da kimliksiz bırakan, aşkın tensel yönünü alan, ve tanıdık bir çok ünlü kalem ve sözlerini olduğu bir eser.
336 syf.
·8 günde·7/10
#kitapyorum
#yaşambaşkayerde
#milankundera
#2020
-13-kitap
#sayfasayısı 336
#leventkayaalp çevirmen
Daha önce başka kitaplarını da okuduğum kundera yine bir psikolojik diyebileceğim eser ile karşımızdadır.Bu kitapta şimdi Jaromil adında bir şairimiz var.Ancak kitabımız taaa başından yanii çocukluğundan yazarın hayatına girerek bize anlatımlarına başlıyor.Babasının vefatının sonrasında ana kuzusu şeklinde yetişmesi ergenlik döneminde birçok sakıncalı durumları beraberinde getirecektir.Kitapta dönemin çek cumhuriyetini anlatan olayların yoğun olması bence kitabı okumaya bile sebep olabilir.Az çok tarihi bilgiler edinilebilir.Yazarın diline alışkın olan kişileri bile zihnen yoracak bir kitap olması okuyanları sıkılmaya sevk edebilir.Edebi açıdan zengin bir dilin kullanıldığını söyleyebilirim.Zihninizi yormaya hazırsanız okuyun derim.Sıradışı bir kitap sizleri bekliyor.Sağlık ve esenlikler ile kalınız
Olup bittiği için geçmişin tamamlanmış ve değişmez olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Hayır, giysisi değişken bir kumaştan yapılmıştır ve dönüp baktığımız her defasında başka renklerde görürüz onu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşam Başka Yerde
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750726552
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Život je jinde
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yaşam Başka Yerde
Yaşam Başka Yerde
Romanlarıyla 20. yüzyıl Avrupa’sının düşünsel ve siyasi belleğine büyük katkılarda bulunan Milan Kundera, Yaşam Başka Yerde’yi, Çekoslovakya’nın Rusya tarafından işgal edildiği sıralarda yazmış ve 1969 yılında yayımlamıştı. Savaşlar, darbeler ve siyasi gelişmeler romanlarının arka planında hep olsa da, Kundera karakterlerini çoğunlukla sanat çevrelerinden seçmiş, böylece güncel olaylarla entelektüeller arasındaki ilişkileri tartışmaya açmıştır. Kundera’nın, “Benim için Avrupa devrimi ya da buna benzer bir şeyin romanı” dediği Yaşam Başka Yerde, kişisel deneyimlere ve aydın çevreleri içindeki gözlemlere dayanır: Resme ve şiire olan yeteneği daha çocukken keşfedilen Jaromil, cinsel kimlik karmaşası yaşayan ve kendi bedeninden nefret eden annesini, “başsız kadın bedenleri”yle resmetmekte, “yaşam mı yazı mı” gerilimi içinde büyümektedir.

Herkesin kendisine baktığını bildiğinden, acımasızca yüzünün bilincine vardı ve neredeyse dehşetle, yüzünde taşıdığının annesinin gülümseyişi olduğunu hissetti. Bu nazik, acı gülümseyişi kesinlikle tanıyordu, onu dudaklarında hissediyordu ve ondan kurtulma çaresi yoktu.

Kitabı okuyanlar 196 okur

  • mustafa yılmaz
  • Aykut Ayan
  • Şeyda
  • Mesut ARSLANTAŞ
  • Deniz
  • Korkmaz Erdoğan
  • İrem
  • Naz Çoban
  • mete bleda ünal
  • Şahin Akkuş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.7
13-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%11.1
25-34 Yaş
%29.6
35-44 Yaş
%29.6
45-54 Yaş
%14.8
55-64 Yaş
%7.4
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.4
Erkek
%43.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.3 (11)
9
%15 (9)
8
%23.3 (14)
7
%13.3 (8)
6
%5 (3)
5
%1.7 (1)
4
%1.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%1.7 (1)