Adı:
Yaşama Fırsatı
Baskı tarihi:
Ağustos 2008
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756062234
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnsan Dergisi Yayınları
Durmuyordu,
durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar!.
Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku, daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine!.
Bu bir se miydi, yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu!.
Ne yapacağını şaşırdı Hakan!.
Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi!.
Aman ya Rabbi ne kadar uzun, ne kadar da uzun sürüyor" dedi içinden!. Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler, küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat, bir gün, bir hafta gibi genişliyorlardı sanki!.
Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar, arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık!. Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor, kendilerini takip ediyor gibiydi!. Sanki arkalarından moloz yüklere, dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu!.
Fakat canlıydı, canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor!. Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar, insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar, deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı!.
93 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kısa ama etkili bir kitap. Aslında dini yaşamayı unutan bizler için biçilmiş kaftan. Herkese ikinci bir fırsat verilir. Sanki müsvedde yaşadığımız hayatı temize çekme fırsatı gibi. Kuran i teyp gibi düz düz okumak dinlemek degil onu yaşama fırsatını görebilmeli. Bu fırsatın farkına varabilmeli...
'Düşünüyorum öyleyse varım' sözü doğru ise ne olduklarını ve ne olacaklarını hiç düşünmeyen bu insanlar, yoktu. Gerçekten yoktu bu dünya aleminde. Var olduklarını zanneden bu Ölüler yaşamın ve yaşamanın anlamını hiç ama hiç bilmiyorlardı..
Gündüzleri genellikle başkaları için çalışan geceleri televizyon karşısında başkalarının hayatını izleyip başkalarını dinleyen bu insanlar, yaşayamadıkları kendi hayatlarını başkalarına veren kendilerine başkalaşan insanlardı!.
Günümüz insanları böyle bir sessizlik ve sakinlikten ne kadar da yoksundu!.. Bazı sinema filmlerinde adam eve gelip karanlık salonun ışığını yaktığında ve içeride saklanan onlarca kişi hep bir ağızdan "İyi ki doğdun bilmem kim!.." diye bağırışmaya başladıklarında bu zavallı adam nasıl bir şaşkınlık yaşıyorsa; böyle bir çağda dünyaya gelen bebekler de aynı şamata ile karşılaşıyor ve aynı şaşkınlığı yaşıyorlardı!.. ve ne yazık ki insanların yaratılışı ve Yaratıcıya ilgisini tamamen dağıtan bu teknolojik şamata çoğu kez bir ömür boyu sürüyordu!.
Televizyon ekranları her gece sadece 10 dakika birer aynaya dönüşse ve ekran karşısındaki insanlar bu aynada sadece 10 dakika kendilerini görüp, kendilerini düşünseler, hiç kuşkusuz ki bu zavallı İnsanlar kendilerine bu kadar uzak kendi gerçeklerine bu kadar yabancı olmazlardı!.
Acaba kendisi de Yunus Aleyhisselam gibi aceleci davranmış erken mi ayrılmak istemişti bu evden!. Bunu bilemezdi bunu tam anlamıyla bilemezdi ama akıbeti sanki Hz Yunus'un akıbeti gibi olmuştu Hz Yunus Aleyhisselam balığın karnındaki karanlıklara düşerken kendisi de ayrı fakat benzer bir karanlığa düşmüştü!.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşama Fırsatı
Baskı tarihi:
Ağustos 2008
Sayfa sayısı:
93
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756062234
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnsan Dergisi Yayınları
Durmuyordu,
durmak bie yana git gide şiddetleniyordu bu sarsıntılar!.
Sartıntıyla kolkola gelen müthiç uğultu ise sarsıntıdan daha fazla bir korku, daha fazla bir dehşet veriyordu insanın içine!.
Bu bir se miydi, yoksa yıllarca birikerek büyüyen öfke ve kızgınlık dolu bir homurtu mu pek anlaşılmıyordu!.
Ne yapacağını şaşırdı Hakan!.
Duyduğu dehşetten nefes almayı unutmuş gibiydi!.
Aman ya Rabbi ne kadar uzun, ne kadar da uzun sürüyor" dedi içinden!. Küçücük bir zaman dilimi olan saniyeler, küçücük içlerini deprem gerçeğiyle doldurarak bir saat, bir gün, bir hafta gibi genişliyorlardı sanki!.
Mahzene doğru hızla inerlerken arkalarına hiç bakmıyorlar, arkalarına hiç bakmak istemiyorlardı artık!. Çünkü git gide artan müthiş bir çatırtı sesi kendilerine yaklaşıyor, kendilerini takip ediyor gibiydi!. Sanki arkalarından moloz yüklere, dehşet verem nir gürültüyle kamyonlarca moloz dökülüyordu!.
Fakat canlıydı, canlanmış bir canavar gibiydi bu molozlor!. Uzun yıllardır insanların isyanını sessiz bir öfke ile seyreden tavanlar, insanların küfrünü büyük bir sabirla dinleyen duvarlar, deprem ile canlanarak bu yılların hesabını sormak istiyorlardı!.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Ayşe Nohutçu
  • Masakira Ozu
  • Hülya
  • Murat İslam
  • Sümeyye Aydoğan
  • Tubarsln
  • NİMET AKGÖZ
  • Burak Başel
  • Hilâl
  • yunus emre

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%20 (1)
8
%0
7
%40 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0