Adı:
Yaşama Sevinci
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053608257
Kitabın türü:
Çeviri:
Bertan Onaran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden olan yazar, romanları için gerekli yaşam deneyimini zorluklar içinde geçen gençlik yıllarında kazandı. 1864'de ilk öykü kitabı Ninon'a Öyküler yayımlandı. 1865'de kendi yaşamından izler taşıyan Claude'un İtirafları çıktı. Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneyden geçirirken, duygusal ve toplumsal olguları bir kimyacı gibi işlemesi gerektiğini savundu. 1867'de yayımlanan Thérèse Raquin'den başlayarak tüm romanlarını aynı görüşle yazdı. Meyhane (1877), Nana (1880), Yaşama Sevinci (1884), Germinal (1885) ve Toprak (1887) en tanınmış romanları arasında yer alır.

Zola Yaşama Sevinci'nde karşılaştığı zorluklara, çektiği acılara rağmen yaşama sevincini ve olağanüstü saflığını asla kaybetmeyen fedakâr Pauline'in hikâyesini tüm yalınlığıyla ustaca aktarır.
392 syf.
·3 günde·9/10
Bitmek bilmeyen yaşama sevinci, merhamet, iyi niyet ve tutkulu bir aşk hikayesi. Kitapta yer yer ölüm karşımıza çıkıyor ve kitabın sonuna kadar peşimizi bırakmıyor. Gerçekten hayretler içinde okuduğum bir kitaptı gıpta edilecek bir sabır ve aşırı iyi niyet dolu olan Pauline beni derinden etkiledi. Fakat sonu böyle olsun istemezdim ama malesef beklenmedik bir son ile bitti ve bu son beni tatmin etmedi. Tavsiye ederim... (Emile Zola'nın diğer kitaplarını da mutlaka okumalıyım ,kalemi kuvvetli ... )
392 syf.
·10/10
Naturalizmin kurucusu olan Emile Zola,eserinde betimlemeleriyle bizim olay anında üç boyutlu,ses,koku ve 6.duyu organımızı da aktif kullanmamızı sağlıyor.İçerdiği mesajlarda Tanrı inancının yaşama kattıkları,ölüm korkusunu yenmek,aşk,sadakat,pişmanlıklar,tembellik... gibi çok önemli konulara parmak basıyor.Okunması gereken eserlerdendir...
392 syf.
·Puan vermedi
Naturalist yazarımız kahramanımızı en kötü senaryoya uyarlıyor.İnsanlar onu iliklerine kadar sömürüp kullanıyor .Her türlü hakarete maruz kalıyor.Ama her şeye rağmen yine hayata olumlu bakabiliyor.
392 syf.
·12 günde·Beğendi·4/10
Sonu beni hüsrana uğratan bir kitap. Naturalizm öncüsü olduğundan pek bir heyecan katmamış yazar. Açıkçası elime ilk aldığımda hemen okumak istediğim ancak okudukça sıkıldığım bir kitaptı.
384 syf.
·20 günde·8/10
Ölüm kokan bir kitap... Zola'nın yazdığı natüralist kitapların en dehşet sonla biteni ve kitaplarında hiç eksik olmayan ölümlerle süregiden düzeniyle yine etkileyici ve akılda kalıcı bir eser olmuş. Pauline küçük bir kızken akrabaları ile kalmak zorunda kalıyor. Ailesi göçmüş ve kendisi de bir süre kaybolduktan sonra bulunmuştur. Kitap başlarda doğal ilerliyorken zaman atlamaları ile birçok ilişki gün yüzüne çıkıyor. Pauline'e kalan 190 bin frank zamanla ufak ufak ev harcamalarına giderken, kuzeni ile evlilik planlanmaktadır. Yaşı gelince de serveti gittikçe azalsa da kontrolünü yengesi ona bırakmıştır. Evde aynı zamanda yatalak bir hasta vardır. Acıdan deliler gibi evi inleten bu adam Pauline'in dayısıdır. Zaman içerisinde sarsıcı birkaç ölümle birçok olay gelişir. Evlilik işi yatar çünkü kuzeni yani Lazare evlerinde başka bir kızla yakalanır. Pauline o kadar iyi niyetli ve başkalarını mutlu etme sevdalısıdır ki kendi mutluluğu yerine bir zaman sonra onları evlendirmek için kovduğu kadından kuzeni ile evlenmesini ister. Bir çocuk doğar ve o çocuk doğarken de ölümle, yaşam çizgisi ip gibidir. Kitabın en sonunda sarsıcı bir intihar olur fakat Pauline'in iyi niyeti ve mutlu olamama sorunundan dolayı fedakar bir yaşam sürer. Yaşama tutunmaya çalışan gencecik kızın geldiği nokta ve yaşadıkları içimizi bazen ısıtacak bazen de pes artık dedirtecek cinsten...
392 syf.
·Beğendi·8/10
Merhaba arkadaşlar size masumiyetin olduğu, şu zamanda kerizlik diye nitelendirebileceğiniz bir kızın -Pauline'in hayatından bahsedeceğim. Evvel zaman içinde zengin olan ailesinin ölümünden dolayı amcasına verilen körpecik bir bir kızın hayatı. Kuzenine olan dayanılmaz saf hareketleri, sürekli kanması, elindeki parasını yengesine kuzenine açlara açıklara yedirmesi yetmiyormuş gibi bunların farkına varıp tekrardan aynı hatalara düşmesi. Bir de yaşamış olduğu aşk çıkmazı da romanın içerisine girince tadından yenmiyor. Bu kitapta Pauline'e yer yer kızsam da bazen de kendimi görmedim de değil ya hani! İnsanlara kanmamız, onlara güvenmemiz ne kadar sarsılırsa sarsılsın benliğimiz bütünüyle bu duygudan arınamıyor. Yine seviyor, yine güveniyor. Ama Pauline kadar değil :) sizin hayatınızda aşırıya kaçtığınız bir duygunuz var mı? Benim var, merhamet etmek. Bazen b.kunu çıkarabiliyorum. Ama hatalarımla da mutluyum. Bu beni ben yapıyor diyebilirim. Peki ya siz, sizin??
392 syf.
·Puan vermedi
Naturalizmin kurucusu olan Emile Zola bu romanında bizi Pauline ile tanıştırıyor. Pauline, yaşam sevinciyle dolu, aşırı sabırlı ve sevilmek adına aşırı fedakar biri. Merhamet ve şefkat kahramanı. Yaşadığı kötü olaylara bile iyilik, sevgi penceresinden bakıyor. Kısaca Pollyanna'nın büyümüş hali. Öyle güzel betimlemelerle süslemiş ki bütün duyularımızı harekete geçiriyor. Okurken Pauline'ye yer yer kızmadım değil, kendi kendime "yapma bu kadarı da olmaz." demekten kendimi alamadım. Kitapta her karakterin kendine özgü baskın özellikleri vardı. İnanç, tembellik, aşk, sadakat gibi. Tabi ki ölüm...
392 syf.
·8/10
Emıle Zola-Yaşama Sevinci


#alıntı
“Ah, ah, hiçbir zaman istediği gibi gitmiyordu yaşamı! Dolayısıyla sabahtan akşama kadar korkunç şakalar yaparak, kadınlarla ve aşkla ilgili karamsarlığını doruğa çıkarıyordu. Bütün kötülük şu aptal, hoppa, züppe, uyandırdıkları arzuyla acıyı sınırsız kılan kadınlardan geliyordu. Aşk da, yaşama arzusundaki gelecek kuşakların bencil itkisinden, bir kandırmacadan başka bir şey değildi.”



Pauline en ufak şeyden bile mutlu olacak bir sebep bulabilen, hayata karşı sevgi dolu bakan bir kadın. Bu açıdan düşünüldüğünde mükemmel bir hayatı olması lazım değil mi? Hayır, aksine ! Heran acı çektiği bir hayat yaşıyor. Sevgi dolu saf bir kalbe sahip oluğundan genelde kandırılıyor ve bu durumda bile mutlu olmaya devam ediyor. Onun mutlu olması için gereken tek şey etrafındaki insanların mutlu olması. Bunu gerçekleştirebilmek içinse hep kendinden ödün veriyor. Ben buna aşırı saflık dedim. Çünkü kendini o kadar ikinci hatta üçüncü planda tutuyor ki, hayır artık bu kadarı da olamaz, dedim okurken sık sık. Ama oldu. Artık bunu da yapma dediğim ne varsa hepsini yaptı. Bazen onu tutup şiddetle sarsmak istedim kendine gelmesi için.Ama tüm bunlara, çektiği acılara rağmen yaşama sevincini asla kaybetmedi..



Yazarla tanışma kitabım oldu. Bende bıraktığı duygular çok güzel. Anlatımının akıcılığı, dilinin sadeliği sayesinde elimden bırakamadım. Toplumsal olaylara ışık tutması da beni ayrıca çekti. Severek ve ilgiyle okumamı sağladı. Okumalısınız, keyifli okumalar ️
392 syf.
·5 günde·8/10
Uzun romanların sonunu getirmekte güçlük çeken biri olarak bu roman bitmesini bile istemediğim bir eser oldu.

Ölüm korkusu, iyi yüreklilik, karmaşık bir aşk ilişkisi, paranın insana verdiği ve aldığı duygular, durumlar, hastalıklar, acı, hayatın sorgulanması, din ve bilim düşünceleri. Hayatta en çok başımıza gelen, en çok maruz kaldığımız tüm duygu ve durumlarıyla çok kapsamlı bir roman. Bu denli konu ve bu denli uzun olmasına rağmen akıp gidiyor.

Zola’nın okuduğum ilk kitabı ve diğer tüm kitaplarına bakmayı düşünüyorum. Keşfettiğime çok sevindiğim bir yazar ve eser. Her ne kadar bende romanın sonunda bir tık hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur. Lakin tahmin etmekte çok zor değil gibi. Yani olası bir kaç ihtimal mevcut. Karakterleri o kadar benimsedim, o kadar tanıdım ki az çok tercihlerini tahmin eder oluyor insan.
İki yıllık tıp eğitimi,ölüm karşısında bütün hastalıkların birbirine eşit olduğunu gösterememişti ona.
Emile Zola
Sayfa 182 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"İnsan ömrünün yarısını mutluluğu düşlemekle,ikinci yarısınıysa pişman olup titremekle geçirmiyor muydu?"
Baksana bana!.. ikimizde büyüdük artık, öyle değil mi?.. Biliyor musun, on dokuzuma bastım, evde kaldım yani...
Emile Zola
Sayfa 107 - Kültür yayınları
Bunlar aslında, ne yapacağını bilememenin doğurduğu öfke çığlıklarıydı. Kuşkucu ve alçak gönüllü davranmasına izin vermeyecek kadar uzun süre hekimlik yapmış olsa da, genellikle tıbbı öyle bir kalemde silip atmayı göze alamazdı. Yatağın dibinde oturup saatlerce hastayı gözlüyordu. Ve sonunda eli kolu bağlı, yeni bir reçete bile yazmadan çıkıp gidiyor, üzerine bir çizik daha çektiği zaman ölüme ya da yaşama götürecek yangıların gelişmesini izlemekle yetiniyordu.
Emile Zola
Sayfa 135 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İnsan kendi gönlüne yalan söyleyebilir, dolu dolu sevdikten sonra günün birinde sevmez olabilir miydi?
Emile Zola
Sayfa 155 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşama Sevinci
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053608257
Kitabın türü:
Çeviri:
Bertan Onaran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden olan yazar, romanları için gerekli yaşam deneyimini zorluklar içinde geçen gençlik yıllarında kazandı. 1864'de ilk öykü kitabı Ninon'a Öyküler yayımlandı. 1865'de kendi yaşamından izler taşıyan Claude'un İtirafları çıktı. Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneyden geçirirken, duygusal ve toplumsal olguları bir kimyacı gibi işlemesi gerektiğini savundu. 1867'de yayımlanan Thérèse Raquin'den başlayarak tüm romanlarını aynı görüşle yazdı. Meyhane (1877), Nana (1880), Yaşama Sevinci (1884), Germinal (1885) ve Toprak (1887) en tanınmış romanları arasında yer alır.

Zola Yaşama Sevinci'nde karşılaştığı zorluklara, çektiği acılara rağmen yaşama sevincini ve olağanüstü saflığını asla kaybetmeyen fedakâr Pauline'in hikâyesini tüm yalınlığıyla ustaca aktarır.

Kitabı okuyanlar 127 okur

  • Funda Baş
  • Ceyda
  • Taner Mutlu
  • PERSONA NON GRATA
  • Melike
  • Nurettin
  • Baran
  • Rengin B
  • Esimaaa
  • Tuğba

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%17.9
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%53.5
Erkek
%46.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.8 (8)
9
%17.8 (8)
8
%35.6 (16)
7
%11.1 (5)
6
%6.7 (3)
5
%2.2 (1)
4
%6.7 (3)
3
%0
2
%0
1
%2.2 (1)