Yaşamın Ufuk Çizgisi (Akdeniz Lirikleri)Ahmet Erhan

·
Okunma
·
Beğeni
·
657
Gösterim
Adı:
Yaşamın Ufuk Çizgisi
Alt başlık:
Akdeniz Lirikleri
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754946388
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Ahmet Erhan'ın, ilk kitabı "Alacakaranlıktaki Ülke"den hemen sonra yayımlanan iki kitabının yeni basımlarını sunuyoruz. Bu kitapları bir arada yayımlamamızın bir nedeni de, şairin özellikle ilk döneminde önemli bir yeri bulunan ve daha sonra "Zeytin Ağacı" kitabında yeniden döneceği Akdeniz izleğine okurun dikkatini çekmek ve Ahmet Erhan şiirinin değişik bir boyutunu sergilemektir.
"Geniş bir alanı kapsayan, yoğun bir şiir evreni var
Ahmet Erhan'ın. Hiç kuşkusuz Akdenizli bir ozan."
-Bilgin Adalı-
"Ahmet Erhan, Türkiye için şaşırtıcı bir olgudur."
-Cahit Külebi-
(Arka Kapak)
Ölsem bile yeniden doğmak için ölürüm, toprağın en verimli katmanlarına düşer yüreğim dediysen eğer;

O zaman hadi baştan alalım her şeyi ve şimdi, bugün, bu zamanda
Doğursun bütün kadınlar seni.
Tertemiz bir sayfa açılsın önüne.
Geçmişin izleri olmadan yaşayıver yeni yılları.
Tuzlu suda beklemiş gibi ol.
İçinde acı zehirler kalmasın.

Doğursun tüm kadınlar seni.
Bu kez baban ölmesin hasretlik çekme,
Dibe vurup lanet etme kaderine.
Körkütük sarhoş olana dek içme.
Artık ölümü düşünme.
Yazdığın şiirlere yağmurlar yağmasın artık,
temmuz güneşi dolaşsın çevrende.

Önüme çıkan her kadına onu doğur diyorum,
Doğur ki yine böyle güzel şiirler yazabilsin diye.
Bu sefer acı olmasın dizelerinde,
Mutluluk olsun gözlerinde.
Yine güvercinin kanatlarını yarasa şiirleriyle doldursun diye.

Sadece onu değil seni de yeniden doğursun tüm kadınlar,
Oturun bir deniz kıyısına,
Demli bir çay için,
Dalgaların sesini dinleyin.
Sonra gece olsun,
Ateşböcekleri parıldatsın karanlığınızı
Beraber şiirler yazın,
Baba oğul gibi kucaklayın birbirini,
O Erhan olsun sen de oğlu Deniz,
Ara sıra kimlik değiştirin,
Sen baba ol o oğul.
Kalmasın ikinizde de babalık özlemi,
Ölüme bağdaş kurmayı unutup
yeniden yaşamaya başlayın.
Geçin insanlığın karşısına ve
Bugünde doğduk anne diyebilin diye .
Her şeyi anlatmak gelir içimden diyor şair.
Özdeşleşiyor bizimle, doğamız sosyal olmak netice de ve anlatmak istediklerimiz karşımızda ki ile kurduğumuz bağın güven, samimiyet süzgecinden geçiyor önce.

Nerden başlasam bilmem ki diyor, bilinmezliğe itiyor bizi aslında yerimizde sayıyoruz da kazılan çukurun dibini görmeye üşenirken fark etmemizi sağlıyor. Ne oluyor peki fark edince? Başımız göğe mi eriyor örneğin. Hayır, cevap veriyor şair; kozamıza çekiliyoruz yine çünkü hayat bunu gerektiriyor. İnsanları kozasına gömüyor.

Yaşamın ufuk çizgisi diyor, ölümle dirimin birleştiği nokta, oysa yok öyle bir nokta insan nasıl bir kere yaşıyorsa yalnız bir kere ölüyor, mecaz yapıyor tabi, duygularını satıra döküyor. Siz hiç uçurumlara gömülen birini gördünüz mü? Sayfalar kalem aracılığıyla, şair sayesinde görüyor.

Düşünüyorum da bizim yaşamadığımızı yaşadı sayfalar, nazım dokundu örneğin, aziz nesin dokundu, konuştu onlarla ve daha yüzlercesi, üstelik dil din ayrımı da yok evrensel bir boyut bu adı ''Duygu'' biz ise siyasetten, ayrıştırmaktan, yargılamaktan iki kelime edemiyoruz birbirimizle.

Geceniz kararır misal ama ay var şairin bahsettiği ateş güneşten değil efendim ateşten olsa gerek, dünyanın tarihinine değindiğimizde görüyoruz ki tamamen ateşten gömlek.

Ben denizi seçtim diyor, nasıl sevdim anlatamam bu sözü. Deniz aşkından olsa gerek; sevmeyi bilmesek de dalıyoruz derine, dalgalar vurunca tabi geliyoruz kendimize. Bahanelerimiz mutlak efendim bulunacak her zaman daha iyileri vardır yani.

Yollara vurdum kendimi diyor, nasıl hatırlamam Aşık Veyseli, gözleri görmeyen adamın gözlere sunduğu şenliği, diktiği fidanları yani. Kulaklara ulaştırdığı sözleri sazının mızrabını, aşkla vurduğu teli.

Anlatacak, yazacak daha çok şey var elbet ama yeter sanırım bu kadar, bunları hissettirdi bana satırlar, oralara götürdü, yalnız götürmedi bir de yaşattı!
Şiir okumayı çok severim fakat şiiri sesli okumayı daha da çok severim.
Her karşılamamızda 'okuma yazma bilmeyen' anama mutlaka birkaç şiir okurum.
İşte yine anama okumak için şiir ararken Ahmet Erhan’ın,
“ANNE
Bırak kalsın masada ekmek
testide su
Ayna puslu, pencere camı kirli
Bırak kalsın saçların dağınık,
gözlerin uykulu.
Saksıdaki çiçek susuz, kedi
yalını bekler bir köşede
Bırak kalsın meyve ağaçta,
kırlangıç havada
Dama düşen ince bir yaz yağmuru...
Yoruldun artık, bütün gün
didinip durdun
Toprak bile, gök bile, deniz bile
bir yerde yorulur.
Bırak kalsın süpürge duvarda,
sabun kovada
Anne, gel yanıma otur.”
Şirini buldum ve anama okuduğumda O, bu şiiri sanki ona ben yazmışım gibi çok beğendi ve "bunu sen mi yazdın yavrım" dedi.
Ben de böylelikle Ahmet Erhan’ın şiirleri ile tanıştım ve öyle kolay beğenen biri olmadığım halde Ahmet Erhan’nın birçok şiirini çok sevdim.
1
Sabahın alacakaranlığında açılır bir kapı

2
Öperim ellerini yaşlı anamın, durup eşikte
Ne bir gözyaşı vardır artık, ne de bir anı

3
İki tas su dökülür ardımdan, akar öylece
Önümsıra yürür, çizer yitik yollarımı
Ve yazgımın atlaslara sıgmayan haritalarını

4
Yadsımadan gidiyorum bir tek günü bile
Anımsıyorum silah seslerini, gözlerini ölülerin
Yarın bir daha bu duyguları yaşamamak,
Yine böyle umarsızca yollara düşmemek için

5
Yaşamıının bütün kökleri uzanıyor avuçlarıma
Düşünürken babamın çay bardağını tutan ellerini
Bir Akdeniz kentinin tuz kokan sabahların da ...
Niye her şey uçan bir kuşun kanatlarında şimdi?
Yürünmedik bir yol mu kaldı ufkun ardında?

6
Denizin yaladığı kumlara yazılan bir yazı,
Rüzgara karşı söylenen bir türkü müydü yaşamım?
Anımsıyorum, bellegimin duvarlarını göçürmek pahasına ...
Aklımda acıları tutan elekler vardı
Her aynada yüzümü unuttum ben, sıkıntılı ve dalgın
Bütün maskelerini bir bir denedikten sonra

7
Akdeniz'in mavisini, turuncusunu anlatmak isterdim
Oysa hep ölümü anlattım, hemen bütün şiirierimde
Deniz dediğimde boğulmuş bir çocugun cesedi
Toprak dediğimde çiçekler degil, ölülerdi
Dilimin ucunda donup kalan.
Artık ne yapabilirim
Söyleyin bana, yollara düşerken şimdi
Ölümün bir izdüşümü olmuşken yüregim?

8
Yeryüzünün bütün istasyonlarında bilet soruyorum
Güneye giden ilk trende, cam kenari olsun
Önüme çıkan her kadına beni doğur diyorum
Beni bağırıyor gazeteci çocuk, beni yağıyor yağmur
Taştan taşa, günden geceye sekerek yürüyorum
Bir göçmen kuşun kanatları doluyor avuçlarıma
Artık dünyanın bütün trenlerinde bir yolcuyum
Dogum çıglıgım oluyor çalınan her kampana.

9
Her ayrılık belki de bir kaçıştır kendimden
Bırakıp gitmelerin durulduğu bir yer yoksa da
Düşlerimde yollar tozar, denizler köpürürken
Artık bu kent de bir ayrıntıdır olsa olsa ...
Bir uçurum dolar ya kendi derinliğiyle
Bir deniz o deli mavisiyle birdenbire barışır
Ben de öyle, yetiniyorum bu yaşamla işte
Son dizesi yazılmamış o tufan şiirlerinin
Burukluğu her ne kadar kaldıysa da içimde.

10
Bir trenin camlanında uzayıp giderken dünya
Yakalanmayan görüntüler mutluluklardır belki
Acılarsa, uzun uzun beklenilen istasyonlara benzer
İki uzaklık arasındadır her insanın tarihi. ..
Gitsem bütün akşamlar geç, sabahlar erken
Kalsam bu kent alnıma yeni çizgiler ekler
Akıp giden her suyla akma isteği midir bu?
Açan her çiçekle açmak mı gelir içimden?
Oysa acılarımızdır birbiriyle çarpışan yaşam boyu
Mutluluklarımızdır, cephe gerilerinde bekleyen.

11
Tren ilerliyor, kara bir yılan gibi, yalpalayarak
Attila Jozsefi de böyle bir tren ezdi belki
Tren ilerliyor şairlere, ölümlere aldırmayarak
Sevdigim şairlerin çogu intihar ediyor sonunda
Ölümü bir yaşam boyu gözaltında tutmuş gibi...
Ama her gün herkes intihar etmiyor mu şu dünyada?
Bir genç kız, duraklarda bekleterek sevgilisini,
Müdürünün önünde elpençe divan durarak bir memur
Sahte gülücükler, yalan dolanlar, üleşmelerle
Binlerce insan intihar ediyor farkında olmayarak.
Ve tren ilerliyor, kara bir yılan gibi, yalpalayarak.

12
Akdeniz'i göğün denizle birleştiği o ufuk çizgisinde,
Yağmur sonralan toprağın tüten serinliğinde arayın
Sevgiliye söylenen ilk sözde, sabahın seherinde,
uyku haliyle,
Uzanıp kalmanın esrikliğinde sıcaklığına kumlann.
Akdeniz'i yurduna dönen bir sürgünün gülüşünde,
Geceyarıları susmayan o cırcırböceğinin sesinde arayın
Bir insanın artık kendine yürüdüğü yerlerde
Takılıp da peşine o yanıtı olmayan soruların.
Akdeniz'i bir martının göğü dilimiediği mavilikte
Parlayan o bir anlık aylada arayın
Yeryüzünde bir tek Akdeniz var, dersem
bana inanmayın
Onu tanımlamaya kalkarsam alay edin benimle!
1981
Ahmet Erhan
Sayfa 23 - Bilgi Yayınevi
Duasız namazlara durdum
Günde beş vakit, yumrugumu sıkarak
Ben ki, çağdaş dinlerin
Sadık bir kuluydum
Kahve masalarına haritalar çizerek
Kurtarılmış bölgelerin üstünde dingin
Cennetlere girmeyi beklerken
Mezar taşlarında adımı buldum.
...
O, bir deniz kızıdır,
Saçlarını rüzgarda tarayan..
O, bir gülüştür, görülmeyen,
Bir ağlayıştır, duyulmayan..
Oturup bir kıyı kahvesine
Dalgaların sesini dinlesem
Bütün dostlarımı, sevdiğim bütün kızları
Çağırsam bir yerlerden
Gelseler karşımda dursalar gülümseseler.
Onlara, mutluyum desem
Desem, bir daha kederli göremezsiniz beni!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşamın Ufuk Çizgisi
Alt başlık:
Akdeniz Lirikleri
Baskı tarihi:
1997
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754946388
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Ahmet Erhan'ın, ilk kitabı "Alacakaranlıktaki Ülke"den hemen sonra yayımlanan iki kitabının yeni basımlarını sunuyoruz. Bu kitapları bir arada yayımlamamızın bir nedeni de, şairin özellikle ilk döneminde önemli bir yeri bulunan ve daha sonra "Zeytin Ağacı" kitabında yeniden döneceği Akdeniz izleğine okurun dikkatini çekmek ve Ahmet Erhan şiirinin değişik bir boyutunu sergilemektir.
"Geniş bir alanı kapsayan, yoğun bir şiir evreni var
Ahmet Erhan'ın. Hiç kuşkusuz Akdenizli bir ozan."
-Bilgin Adalı-
"Ahmet Erhan, Türkiye için şaşırtıcı bir olgudur."
-Cahit Külebi-
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • S.D. Şahin
  • Theroway
  • Sarya
  • Muhtesim Yiğit
  • Tuğçe Ecem Balasar
  • İbrahim...
  • Hicran
  • Tubalasar
  • II. Şuppiluliuma
  • Fırat Mişe (Cyrano)

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (10)
9
%13.3 (2)
8
%20 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0