Yaşanmayan Zaman (Özgürlük Yolları 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
8bin
Gösterim
Adı:
Yaşanmayan Zaman
Alt başlık:
Özgürlük Yolları 2
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
524
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106977
Orijinal adı:
Les chemins de la liberté 2: Le sursis
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yaşanmayan Zaman
Bekleyiş
Bekleyiş
Yaşanmayan Zaman, çağımıza damgasını vurmuş büyük Fransız yazarı ve düşünürü Jean-Paul Sartre'ın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında çok büyük bir yeri olan Özgürlük Yolları başlıklı üçlemesinin ikinci kitabı. Üstelik bu üçleme, yazarın yapıtları arasında tek gerçekçi bir örnek. 

Romanın kahramanı Mathieu, üçlemenin ilki olan Akıl Çağı'nda özgürlük tutkusu ve birey olarak kendi kendinin sorumlusu olma kararlılığıyla, insanlarla toplumla yabancılaşarak, bir tür yalnızlığa mahkûm olmanın hüznünü yaşar. Yaşanmayan Zaman'da, yazar, Mathieu'nün kendi kendisiyle hesaplaşmasının yanı sıra, İkinci Dünya Savaşı'nın o korkunç uçurumunun kıyısında, savaş korkusuyla barış umudu arasında gidip gelen bir Avrupa'da geçmişinden koparılarak geleceğe akan yolun başında beklemek zorunda bırakılmış bir avuç insanın durağan ve sessiz acısını anlatmaktadır.
420 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
7:37
Nur pencereden bakıyordu ..az sonra ikizler ile olan teşrik_ i mesai'si başlayacaktı...yorgunum.dedi ..dünyayı sırtında taşıyan atlas kadar yorgunum..
Mutfağa yürüdü yumurta haşlaması lazımdı..

Rogojin pencereden bakıyordu ..bu ismin altında bir japon samurayı'mı var ?maskesinin ardına saklanmış bir kırılgan ruh ? yoksa bir rus katakter ? ...Geceden kalma kitabını pervazın kenarina koydu .....Kedi-sini okşadı,çayından bir yudum daha aldı ..

Hakan hoca pencereden bakıyordu. .çocuklar okul bahçesine girmeye başlamışlardı ..geleceğimiz ...
yeni bir nesil daha ...zengin hırsız çocukları ile fakir hırsız çocukları aynı pota içerisinde harmanlanıyordu ...saksıda hercai menekşe açmıştı. ..

Ebru pencereden bakıyordu. .Sartre ile tanışmanın keyfindeydi ..belkide hiç okumamalıyım ..
evet evet okumamaliyim ..
okursam mutlu çoğunluğun arasında olma hakkım azalıyor ...gülümsedi , neden güldüğünü anlamayan elliiki kişinin boş yaşama telaşı arasından sıyrıldı :) otobüs fren yaptı. ..

7:38
Sirenler çaldı. .
Pencere den bakanlar başlarını kaldırdı.
Sirenler çaldı ..
Bir ulusun uyanmış insanları, gökyüzüne baktı. ..

#Spoiler#
" Bu benim anladığım Sartre yazım tarzı , bir çok insan gerçek hayatta aynı anı -farklı yaşıyor ..büyük olaylarları hep birlikte ayrı ayrı ruh hallerinde yaşıyoruz ..bunu zaten biliyoruz diyeceksiniz ..evet biliyoruz ama hiç düşünmüyoruz ..bu kitapla birlikte bir basamak daha yukarı çıktığımı düşünüyorum ..mesela empati duygum daha bir tazelendi (belki de şu an en ihtiyaç duyduğumuz duygulardan biri) ..yukarıdaki metni biraz daha detaylandırmak istesem bir hikaye çıkabileceğini anlamamı sağladı bu kitap ,yani istersen yazabilirsin de dedi :) mesela Nur un baktığı pencereden gördüklerini, pencerenin hangi materyaldan yapıldığını ,Nur un ikizler doğmadan ve doğduktan sonra yaşadıklarını ,kiloları, boyları ,sac ten renklerini ,anneleine mi babalarına mı benzediklerini. ..Nurun omuzundak en buyuk yükün Kpss oldugunu ..egitim sistemindeki yanlislari ..vs vs vs :)
Kısacası bu kitap bana her hayatın yazılabilir olduğunu ve benim de bunu yapabileceğimi öğretti ...
Iyi yazarlar ve iyi kitaplar okumaya devam ettiğimiz sürece algımızın sınıf atladığını öğretti. ..
"Bekleyiş fransa halkından karakterlerin Hitlerin savaşı ilan etmesini bekleyen insan manzaraları ,onların korkuları, aynı dakikayı yaşarken farklı mekanlarda ,başka duygularla hayatlarına devam etmelerini ,isyanlarinı,sayılı mutlu zamanlarını anlatmakta ...Ama bana sorarsanız bize bizi ..anlatmakta

Barışla kalın. ..Teşekkürler
524 syf.
·9 günde·8/10 puan
Bu kitap serinin ilk kitabı olan Akıl Çağı nda işlenen anlatımdan biraz daha farklı şekilde çıkıyor karşımıza ana karakterimiz olan Mathieu'ya daha az rastlarken diğer karakterler arasındaki olay örgüsünü takip etmek bir hayli zorlaşıyor. Belirli bir geçiş cümlesi uyarısı bulunmadığı için karakterlerin isimlerine ve içinde bulundukları olaya çok iyi hakim olmanız romanı takip edebilmek adına çok önemli. İkinci dünya savaşı dönemleri; bir yanda savaş için hazırlananlar neden gittiğini kim için savaşacağını düşünmeden, bir yandan antimilitarist yanlıları, dünyada barışı savunanlar, diğer yanda ise hangisini yapacağını bilemeyen içsel bir karmaşaya girmiş çoğunluk. Karakterlerin hepsinin tek tek iç dünyasına girdiğimiz yaşadıkları karmaşayı, düşünceleri çok iyi bir dille anlatılmış olan romanda sorgulayabileceğimiz o kadar konu veriyor ki bizlere.. Gitmek zorunda olanla,r çocuklarını göremeyecek olanlar ve onları bekleyecek olanlar hepsinin hayatına şahit olacaksınız. Adından da anlaşabileceği gibi tam bir 'yaşanmayan zaman' evler sokaklar istasyonlar savaş daha başlamadan düşüncesi bile her yeri sarıyor. Yaşanmayan Zaman Jean-Paul Sartre
524 syf.
·6 günde·Beğendi
Yaşanmayan zaman nedir?
Sartre bu sorunun cevabını okuyucuya vermiş.
İnsanlar korku ve endişe içinde olduklarında; umutları, hayalleri, plânları yok olur ve zamanı yaşayamazlar.
Ünlü Yazar, İki Dünya savaşı görmüş ve ikincisinde hapis yatmış. Savaşın acımasızlığını tattıktan sonra toplumsal sorumluluk duygusu artmıştır.
Roman da, olaylar 1938 Münih Konferansı öncesinde, Fransa 'da seferberlik ilân edildikten sonra geçer . Toplum savaş çıkacak korkusu içinde ümidini kaybeder, karamsar olur.
Yöneticilerin aldığı karar sebebiyle mutsuz oldukları için onlara karşı hayâl kırıklığı duyarlar.
Tek adam yönetimin de; toplumun geleceği , yöneticinin ağzından çıkan söze bağlı olduğunu ve bireylerin de kurban olarak yaşadıklarına dikkat çekmiş. Sürü psikolojisiyle yaşayan toplumların alınan kararları kabul ettiğini ama sorgulayan azınlığın nasıl cezalandırıldığını anlatmış.
Bizleri etkiliyen olayları kontrol edemesekte verdiğimiz tepki üzerinde kontrolümüzün var olduğuna vurgu yapmış.
Kim savaş ister?
Sorusunun cevabını yazmış.
Okurken dikkat istiyen bir eser Çünkü okuyucuyu yaşanmış hayatla sorgulamaya yönlendirmektedir.
Tarihi insanın kendi yazdığını ama tanımlamayı da kendisinin yaptığına vurgu yapmış .
Satre'ın eşsiz kalemi ve kurgusu, okuyucuya savaş öncesinde ki kaygılı dönemi yaşatan bir eser, okunmayı fazlasıyla hak ediyor.
524 syf.
·24 günde·Beğendi·9/10 puan
Jean Paul Sartre'nin Özgürlük Yolları serisinin ikinci kitabı Yaşanmayan Zaman ilk kitabı Akıl Çağı gibi beni oldukça etkiledi. Sanırım bu kitap üzerine düşünülecek çok şey var...
Dört ya da beş günü anlatıyor kitapta, II. Dünya Savaşı zamanlarında, Fransa'dan bir kesit. Bu kesitte tarihi bir gerçeklikten daha çok bu tarihi gerçeklikte, savaşla yüz yüze gelen insanların ruh hallerine, düşüncelerine tanıklık ediyoruz okurken. Akıl Çağı'nda bize düşünceleri ve duruşu ile farklı bir kişi gibi kendini çizmeye çalışsa da o istemediği sıradanlığı ortaya koyan Mathieu karakterinin savaşa olan tepkisini görmek çarpıcıydı. Sadece Mathieu karakteri değil daha birçok karakter savaşa farklı biçimlerde tepkiler verdiler. Bu alıntıları da paylaşmaya çalıştım sizlerle. Biri savaşın çok saçma olduğunu söylerken başka biri bunun gereksiz olduğunu savunuyordu. Peki Mathieu'nun savaşa olan tepkisi nasıl ve ne yaptı? Bunları okurken göreceksiniz.:)
Bir de aslında savaştan bahsediyoruz ama beklenen bir savaş bu ve beklenen savaşa yani henüz gelmemiş, başlamamış bir savaşa olan tepkileri okuyoruz. Aslında belki de başlamış bir savaşa.
Sartre'nin felsefesinin insanın varoluşuna yönelik olduğunu söyleyebiliriz. Bu doğrultuda bir önceki kitaptaki meseleler de yeniden tartışılmış. Özellikle Daniel karakterinin Mathieu'ya olan mektubu çok anlamlıydı. Oradan bir kesit:

"Sen beni, olduğum gibi, hayır, olmayı istediğim gibi, sağlam, dengeli ve yalın bir varlık olarak göre biliyordun. Çünkü, sonunda, ben varım, var olmakta devam ediyorum, varlığımı hissetmesem de varım; insanın kendinde yalnızca böylesine kanıtsız bir kesinlik, böylesine maddesiz bir gurur bulması, yalnızca bunları bulması kadar öldürücü bir azap olamaz. O zaman anladım ki, insanın kendine erişebilmesi için, bir başkasının yargısından, bir başkasının nefretinden başka yol yoktur. Bir başkasının sevgisi de olabilirdi, ama sevginin yeri yoktu burada." (Syf.477)

Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar. Bu seriye başlamakta tereddüt etmeyin bile.

Jean-Paul Sartre Yaşanmayan Zaman
524 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba...
Sartre 'ın üçleme romanının ikincisidir.
Sırasıyla; Akıl Çağı, Yaşanmayan Zaman ve Yıkılış olmak üzere 3 kitaptan oluşan bu seri Ahmet Hamdi Tanpınar 'ın Beş Şehir 'i tarzında yazılmış, birbirinden farklı kararkterler bir yerlerde buluşturuluyor.
Diğer iki kitap gibi bu kitapta 2.Dünya savaşı dönemini anlatıyor.
Satre'ın varoluşçuluğa en az değindiği kitaplarından oluşuyor denilebilir.
Oldukça farklı karakterler olduğu için birçok felsefi düşünceyi bu kitaplarda harmanlamış. Hiç sıkıcı gelmeyen bir kitap olmakla beraber Sartre 'ın o ağır dilinden de uzak bir yapıt olmuş. Fantastik hikayeler yerine biraz daha gerçekçi romanları okuyanlar, Dostoyevski, Kundera gibi isimleri hazmedebilenler için ideal bir üçlemedir.
İyi okumalar diliyorum.
524 syf.
·4 günde·9/10 puan
Serinin ilk kitabı Akıl Çağı'na yapmış olduğum incelemem;

#110817382

Orada ilk esere dair kelime budalalılığı yapan kimselere değinmiştim. Hiç şaşırmadım ki, hiçbiri ikinci eseri incelememiş. Ee aman şöyle okudum, şunları şunları anladım, canım Sartre diye zırvalıklardan kurtulmuş olduk bu kitapta.

Yaşanmayan Zaman'a dair detaylı bir izlenim sunmak istemiyorum aslında. Akıl Çağı'na kıyasla karakterlerin iç dünyası daha karmaşıktı ve benliklerine, o yılların getirisi olan kaos hakimdi diyebilirim. Üçüncü eser ise, direkt olarak savaş yıllarını anlatıyor diye biliyorum. Onun için sabırsızım.
420 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Muazzam bir eser. Sartre yalnızca filozof olmadığını dahi bir kurmaca ustası olduğunu da göstermiş. Bir yandan ikinci dünya sabaşı öncesinin umutsuz ortamı bir yandan da insanların iç dünyasında ki umutsuzluklar ve durağanlık olağanüstü bir ustalıkla yazılmaktan öte adeta resmedilmiş...
524 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
30 Eylül 1938 tarihinde gerçekleşen Münih Konferansıyla Alman Şan­sölyesi Hitler, İtalyan Duçesi Mussolini, İngiliz Başbakanı Chamberlain ve Fransız Baş­bakanı Daladier, "Münih Antlaşması"nı imzaladılar. Bu anlaşma 2. Dünya savaşının başlaması bir müddet daha engellemiştir. Anlaşma sonucuna göre Hitler, Çekoslovakya’nın Südet bölgesini almıştır ancak bölge hakkında alınacak kararlar için İngiltere, Almanya, ve Fransa’nın da onayı gerekmektedir. Bu Hitler’in işine gelmemiş ve dört hafta sonra Çekoslovakya’yı ilhak emri vermiştir.

Kitap Münih Konferansı öncesinde genellikle Paris ve Marsilya’da yaşayan bazı karakterler çevresinde savaşın yaklaşma tedirginliği içindeki insanlara odaklanıyor. “Özgürlük Yolları Üçlemesi”’nin ikinci kitabı olan Yaşanmayan Zaman’da birincinin aksine daha çok karakterle karşılaşıyoruz. Mathieu, Ivich, Marcelle, Daniel ve Boris birinci kitaptan aşina olduklarımız.

Hem gündelik yaşamlarına devam etmek zorunda olan hem de savaşın yaklaşmasından dolayı ne yapacaklarını bilmeyen insanların psikolojisi uzun uzun aktarılmış. Savaş karşıtı ve savaş yanlısı olan bol bol karakter, onların düşünceleri, yapmak zorunda oldukları ve yapmak istedikleri arasındaki ikililikleriyle dolu bir kitap.

Stefan Zweig Mecburiyet kitabında çok daha kısa halde bu psikolojiyi iyi karmıştı, Sartre ise olabildiğince uzatmış.
%18 (92/524)
·Beğendi·7/10 puan
İlk kitabını çok sevdiğim için büyük bir heyecanla ikinci kitabı aldım ama biraz hayal kırıklığı oldu. Birden bire bir sürü karakter üstünüze fırlatılıyor. Siz olayı anlayamadan yeni bir karakterin hikayesini dinliyorsunuz. Keyif alamadığım için yarıda bıraktım ama daha sonra bir şans daha vereceğim.
524 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Özgürlüğün Yolları serisinin ikinci kitabı... Kitap hakkında inceleme yazmam isteniyor fakat kitap hakkında bir şeyler yazabilecek olursam yazdığım şey yeni bir kitap olmalıdır. Üzerine birden fazla kitap yazılabilecek bir kitap. Özellikle ilk 60 sayfada kendinizi farklı bir zaman ve farklı mekanda bulabilirsiniz.
524 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Özgürlük Yolları serisinin ikinci kitabı "Yaşanmayan Zaman"... Jean Paul Sartre iki savaş arası dönemini mükemmel anlatıyor. İlk kitabı bitirdiğim gibi kendimi derin bir sessizlik ve düşünce ortamında buluyorum.
《☆☆☆》
Kahramanımız Pasteur Lisesi felsefe öğretmeni Mathieu Delarue otuzlu yaşlarının ortasında. Bitmeyen varoluşsal sancılarını bir kenara bırakın. Özgürlüğüne düşkün olduğu için; sevdiği kadını düşman mı dost mu olduğu belli olmayan arkadaşına kaptırmış. Sırf sevilirken kendisini kafese konmuş bir kuş gibi hissettiğinden. Kendisine hayranlık duyan başka bir güzel kız ise; henüz onun olgunluğuna erişememiş. Sevmek ve sevilmek arasında ince bir çizgi de kaybolmuş bir adam.
《☆☆☆》
Aslında etrafındaki insanların çok değer verdiği birisi olmasına rağmen kendini bir hiç gibi gören. Kimilerine göre kendisini heba eden, avare, başıboş bir öğretmen. Kimilerine göreyse hayatın anlamını herkesten iyi kavramış bir filozof. Tüm bunların ışığında. Zaman 1938 yılının Eylül'ü. Hitler Avusturya'yı ilhak etmiş. Sırada Çekoslovakya var. Fransa kapısına dayanabilecek bir savaşa istinaden genel seferberlik ilan ediyor. Mathieu askere çağrılıyor.
《☆☆☆》
İnsanoğlunun kurduğu düzene kafa tutan, isyan eden, buruk, inatçı Mathieu. Tanımadığı, beğenmediği düzene boyun eğmeyen Mathieu. Sorgusuz sualsiz savaşa gidiyor. O artık hiçbir şey değil. Ne Boris'in eski öğretmeni ne ihtiyar Marcelle'nin ihtiyar sevgilisi, ne de İviç'in çok ihtiyar aşkıydı. Geleceği elinden alınmış ve önünde beklemediği günlerden öte bir şey bulunmayan, yaşsız bir bilinmezden ibaret birisi yalnızca...
《☆☆☆》
Sanırım 30'lu yaşlarıma anlam katan, kendimden çok şey gördüğüm insanı yine bir kitabın satır aralarında buldum.
524 syf.
·Puan vermedi
Savaş iyi niyetli insanların sürü sürü kurban edildiği bir eski çağ töreni, bir suçsuzlar katliamı...
Jean-Paul Sartre / Yaşanmayan Zaman

ilk kitapta enine boyuna anlatılan, genel hatları çizilen kahramanımız, ki mathieu sartre ile büyük ölçüde benzerlik gösterir, bu yüzden özgürlük üçlemesi yarı-otobiyografik roman olarak da düşünülür, abisinin ağzından en doğru şekilde tanımlanır:
"mathieu, dedi, beni şaşırtıyorsun. çok şaşırtıyorsun hem de, seni tanıyamıyorum. nasıl olabilir? benim, insanoğlunun kurduğu düzene kafa tutan, isyan eden, buruk ve inatçı bir kardeşim vardı. tanımadığı, beğenmediği bu düzene boyun eğmemeye öylesine kararlıydı, bu düzen tarafından aldatılmaktan öylesine korkardı ki, parmağını kaldırması gerekse, neden serçe parmağını değil de işaret parmağını kaldırdığını ya da neden sol elinin işaret parmağını değil de sağ elinin işaret parmağını kaldırmak zorunda olduğunu uzun uzun düşünüp anlamadan parmağını bile kımıldatmazdı. sonra, işte savaş geldi çattı. onu en önde dövüşmeye gönderiyorlar ve benim isyan etmiş adamın, benim çevresinde ne varsa yıkıp geçmiş, serkeş, dik kafalı adamım, uslu uslu, durup nedenini sormadan gidiyor ve 'gidiyorum, çünkü başka türlüsü elimden gelmez' diyor."
"her şey hep başka yerlerde olup bitiyor" diyen iç ses*, halkın edilgenliğinin, hitler'in nefretinin tanımı belki de.
"savaş, katlanılmaz bir felakettir, çünkü insana insan eliyle gelir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşanmayan Zaman
Alt başlık:
Özgürlük Yolları 2
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
524
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106977
Orijinal adı:
Les chemins de la liberté 2: Le sursis
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yaşanmayan Zaman
Bekleyiş
Bekleyiş
Yaşanmayan Zaman, çağımıza damgasını vurmuş büyük Fransız yazarı ve düşünürü Jean-Paul Sartre'ın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında çok büyük bir yeri olan Özgürlük Yolları başlıklı üçlemesinin ikinci kitabı. Üstelik bu üçleme, yazarın yapıtları arasında tek gerçekçi bir örnek. 

Romanın kahramanı Mathieu, üçlemenin ilki olan Akıl Çağı'nda özgürlük tutkusu ve birey olarak kendi kendinin sorumlusu olma kararlılığıyla, insanlarla toplumla yabancılaşarak, bir tür yalnızlığa mahkûm olmanın hüznünü yaşar. Yaşanmayan Zaman'da, yazar, Mathieu'nün kendi kendisiyle hesaplaşmasının yanı sıra, İkinci Dünya Savaşı'nın o korkunç uçurumunun kıyısında, savaş korkusuyla barış umudu arasında gidip gelen bir Avrupa'da geçmişinden koparılarak geleceğe akan yolun başında beklemek zorunda bırakılmış bir avuç insanın durağan ve sessiz acısını anlatmaktadır.

Kitabı okuyanlar 390 okur

  • Duygu
  • Maksude
  • Aziz NACAR
  • umut
  • Hatice
  • Bekir Öztürk
  • Beyza
  • Enes Bener
  • Mesut asan
  • Hakan Büyük

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%45.5
35-44 Yaş
%30.3
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%38.2
Erkek
%61.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.3 (32)
9
%19.2 (19)
8
%20.2 (20)
7
%10.1 (10)
6
%3 (3)
5
%1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0