Yasımı Tutacaksın

9,0/10  (17 Oy) · 
31 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.097 gösterim
'Okurken insanı, allak bullak eden bir eser...'

-Fethi Naci, Yeni Dergi-

'Bu kitabı okumamış olmak, gerçek bir kayıptır.'

-Rauf Mutluay, Cumhuriyet-

'Bana bir yetki verselerdi, sanırım herkese zorla okuturdum 'Yasımı Tutacaksın'ı.'

-Atilla Özkırımlı, Yeni Ortam-

'Yasımı Tutacaksın', bana öyle geliyor ki, 'romancı'larımız kadar 'okur'larımız için de ibret dersleri getirmektedir.'

-Cavit Orhan Tütengil, Türk Dili-

'Hadise yaratacak bir kitap.'

-Jean Cau, Paris Match-

'Derhal okunması gereken çok güzel bir kitap.'

-Rene Maine, Journal Du Dimanche-

'Bu kitapta, insanı okumaya zorlamayan bir sayfa bile yok.'

-Jean-Louis Ferrier, L'Express-

'Ritmi hiç yavaşlamayan olağanüstü bir kitap.'

-Michel Droit, Figaro Litteraire-

(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1993
  • Sayfa Sayısı:
    364
  • ISBN:
    9789753880480
  • Çeviri:
    Ayda Düz
  • Yayınevi:
    Payel
  • Kitabın Türü:

Karlı bir günde, yeni yılın ilk günü hediye edildi bu kitap bana. Kitabın ön sayfasında ise şu not yazılıydı; "mükemmel bir hayat bizi bekliyor".
Notu okuyup teşekkür etmek için kafamı kaldırdığımda mükemmel bir hayat vaadeden adamın elinde bir yüzük vardı ve bana evlenme teklifi ediyordu.

Kitabın hayatıma giriş şekli dolayısıyla bendeki yeri hep ayrı olacaktı kuşkusuz. Okuyunca anladım ki geliş şeklinden bağımsız bendeki yeri zaten ayrı olacak kitaplardan biriymiş.

Uzun zamandan beri okuduğum kitaplara inceleme yazmıyordum. Fakat "Yasımı Tutacaksın"ın sitedeki okunma sayısı beni buna itti diyebilirim. Çünkü, bu kitabın kitaplığınızda olmamasının büyük bir kayıp olacağını düşünüyorum.

Giriş cümlesi şu olan bir kitabı okumadan nasıl durabilirsiniz ki;
"Ağlama Angelita; bu akşam ya sana bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın."

Öncelikle belirtmek istiyorum ki boğa güreşi denildiğinde "bu nasıl bir zalimlik" diye düşünür, çocukken televizyonda rastladığımda sinirlenir kanal değiştirirdim.

Bu kitapta ise Manuel Benitez'in matador olma tutkusunu o kadar içten yaşıyorsunuz ki, boğa güreşi, boğa güreşi olmaktan çıkıyor. Bulunduğu koşullar içinde yaşamayı kabullenmeyip, hayatının kontrolünü o hayatı kaybetme ihtimaline rağmen eline almayı kafaya koymuş, bütün imkansızlıklar ve yoksulluğun içinde bu uğurda inanılmaz mücadeleler vermiş bir adamın bir halk kahramanına dönüşmesine tanık oluyorsunuz. Bu kitapla beraber siz de Manuel Benitez El Cordobes oluyorsunuz.

Kitapta Manuel Benitez'in, El Cordobes olma yolundaki mücadelesine paralel bir ulusun dramı, İspanya iç savaşı da anlatılmaktadır.

Kitaptan birkaç alıntı bırakmak istiyorum tam da buraya;
"Olimpiyatlar eski Yunanistan için neyse, korrida (boğa güreşi) da İspanya için aynı şeydir."
"Ozanın ortaya attığı kan-vahşet-ölüm üçlüsü, tüm İspanya'yı anlatmaz, ama yaşamı, sürekli olarak ölümle karşı karşıya gelmek şeklinde anlayan bir ulusun temel kişiliğini tanımlar"
"Bugün, büyük din adamlarından birini yücelten bu dinsel bayram, yalnızca burada, Avrupa'nın öteki ülkelerine hem çok yakın, hem çok uzak olan bu topraklarda, Arapların, Yahudilerin ve Hristiyanların kan ve teriyle sulanmış olan, onur, cesaret ve ölümün neredeyse bağnaz bir tapınmanın nesnesi olduğu bu İspanya'da doğabilirdi ancak."
"Fiesta Brava'nın anlamını bütün derinliğiyle kavrayabilmek için korridanın (boğa güreşi) bir spor, ya da bir sanat gösterisi, arenanın bir tiyatro sahnesi, boğanın da sahne takımlarından biri olmadığını anlamak gerekir."
"Arena, ateş gibi yanan kumunun hayvan kanını emmeye hazır beklediği bir tapınaktır."

Dominique Lapierre ile Larry Collins'in birlikte yazdığı ikinci kitap olan "Yasımı Tutacaksın", iki yıl süren titiz bir araştırmanın ve yüzlerce insanla yapılan konuşmanın ürünüdür. 30'dan fazla dile çevrilmiş ve bütün dünyada şatış rekorları kırmış.

(Kitabin kapağında Francisco Goya'nın en önemli yapıtlarından biri olan "İsyancıların Ölümü" isimli tuvalinin resmi vardır. Bu resimi Goya, Fransızlar'ın 1808'de Madrid'i işgali sırasında, Napolyon'un ordularına direnen İspanyolların anısına çizmiş.)

En şiddetinden tavsiye ediyorum, kesinlikle okuyunuz.

SEMRA AKÇAY DÜZENLİ 
29 Mar 10:55 · Kitabı okudu · 15 günde · 10/10 puan

Ben ki hayvan hakları savunuculuğunda kendimi ilk sıra saflarda görürüm. Hiç bir insani zevk için hiç bir hayvanın tüyü dahi dökülmemeli. Boğa güreşi izlemişliğim olmamakla birlikte yine de izleyeceğimi sanmadığımın altını çizerek şu kadarını söyleyebilirim, okuduğum sürece İspanyol iç savaşını da yaşadım, tenimde, kalbimde acısını hissederek hemde; arenada kendimi bir Cordebes sandım bir az sonra ölüme gönderilecek boğa! ders kitabı yapılmalı, zorla okutturulmalı. Hele hele en küçük zorlukta, işler yolunda gitmediğinde ya da diledikleri olmadığı zamanlarda tüm dünyayı başlarına yıkılmış zanneden zamane gençliği bu kitaptan haber edilmeli. Kendimi İspanya'ya gitmemek ve El Cordebes'i bulmamak için zor tuttuğumu söylersem mübalağa etmiş olmam, o derece.

birsel özbellek 
 24 Tem 01:12 · Kitabı okudu · 95 günde · Beğendi · 10/10 puan

Boğa güreşi benim için vahşi bir olaydı bu nedenle hiç ilgimi çekmezdi; bir arkadaşımın tavsiyesi ile kitabı okuyana kadar. ( Gerçi fikrim yine değişmedi).
Bu kitap bir matadorun yaşadıklarından ziyade matador olmak için verdiği mücadeleyi anlatmış. Kitap beni derinden etkiledi. Ayrıca İspanya iç savaşının da anlatıldığı bir kitap.
Kitapla keşke gençken tanışsaymışım diye düşündüm.
Bu kitabı okuyanların sayısının artmasını umut ediyorum ve diliyorum.

Tukama 
07 Haz 17:31 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Aslında kitabı isminden ve kapak fotoğrafından kaynaklı almıştım tabi birde yayınevinin etkisi olmuştu almamda..Kitabın daha çok toplumsal bir mücadeleden bahsedeceğini ummuştum..Neyse kitabı alıp eve geldim evde ilk sayfalarına şöyle bir baktım ve bir pazarlama oyununamı geldim diye düşündüm..Çünkü göz attığım sayfalarda matador dan ve boğa güreşlerinden bahsediyordu..Kitap öylece aylarca yattı kitaplığımda..Bir gün baktım okuyacak roman kalmamış kitaplıkta yasımı tutacaksından başka...Biraz da zorunluluktan aldım okumaya başladım. İspanya iç savaşı öncesi ve sonrasını anlatımıyla,halkın içinde bulunduğu sosyal ekonomik durumunu ele alışı ile ve tabi ki el cordobes'in matador olma inadıyla, el pipo' nun üç kağıtçı pazarlamacı taktikleriyle okunası,ders alınası bir kitap..Son olarak El Cordobesi kınıyorum Franco'nun elini sıktığı için :).İyi okumalar..El Cordobes ezgisinin eşliğinde...https://www.youtube.com/watch?v=hKObQV23tFg

Ali Yegin 
20 Tem 22:53 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 9/10 puan

Okunmaması büyük eksiklik olacak olan ender güzellikteki eserlerden. Cümlelerin peşine mi takılıyorsunuz yoksa El Cordobes'in heyecan ve tutku dolu zorlu mücadelesinin peşine mi? Derken kendinizi kitabin icinde kaybediyorsunuz.

"Ağlama Angelita, bu akşam ya sana bir ev alacağım ya da yasımı tutacaksın"
....
Manuel de sadece bir kez ablasının kapısını perişan bir halde çaldı. Manuel'in geliş nedeni yırtık gömleğinin içinde titizlikle sakladığı bir karton rulosuydu. Bir sanat yapıtıymışçasına dikatle çıkarıp açtı. Olup olacağı bir takvimdi fakat üzerinde Manolete'nin yani İspanya'nın en büyük matadorlarından birinin portresi vardı...

Kitaptan 3 Alıntı

‪ölüm bildirimine bir de, yoksullukla geçen bir ömrün simgesel mezar taşı yazısı diyebileceğimiz şu üç sözcüğü eklediler: "No tiene testamento"‬ (Vasiyetnamesiz ölmüştür.)

Yasımı Tutacaksın, L. Collins (Sayfa 142 - Payel Yayıncılık)Yasımı Tutacaksın, L. Collins (Sayfa 142 - Payel Yayıncılık)
birsel özbellek 
21 Nis 09:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

" Ağlama Angelita; bu akşam ya sana bir ev alacağîm, ya da yasımı tutacaksın."

Manuel Benitez El Cordobes , İspanya'nın vahşi boğalarıyla ilk kez dövüşmeye çıkacağı gün ablasına böyle demişti.

Yasımı Tutacaksın, L. Collins (Sayfa 9)Yasımı Tutacaksın, L. Collins (Sayfa 9)