Yasımı Tutacaksın

9,0/10  (20 Oy) · 
41 okunma  · 
22 beğeni  · 
1.326 gösterim
'Okurken insanı, allak bullak eden bir eser...'
-Fethi Naci, Yeni Dergi-

'Bu kitabı okumamış olmak, gerçek bir kayıptır.'
-Rauf Mutluay, Cumhuriyet-

'Bana bir yetki verselerdi, sanırım herkese zorla okuturdum 'Yasımı Tutacaksın'ı.'
-Atilla Özkırımlı, Yeni Ortam-

'Yasımı Tutacaksın', bana öyle geliyor ki, 'romancı'larımız kadar 'okur'larımız için de ibret dersleri getirmektedir.'
-Cavit Orhan Tütengil, Türk Dili-

'Hadise yaratacak bir kitap.'
-Jean Cau, Paris Match-

'Derhal okunması gereken çok güzel bir kitap.'
-Rene Maine, Journal Du Dimanche-

'Bu kitapta, insanı okumaya zorlamayan bir sayfa bile yok.'
-Jean-Louis Ferrier, L'Express-

'Ritmi hiç yavaşlamayan olağanüstü bir kitap.'
-Michel Droit, Figaro Litteraire-
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1993
  • Sayfa Sayısı:
    364
  • ISBN:
    9789753880480
  • Çeviri:
    Ayda Düz
  • Yayınevi:
    Payel
  • Kitabın Türü:
Delfin Ö. 
17 May 2017 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 9/10 puan

| Merhaba,

Yasımı tutacaksın,yıllar önce bir blogda yorumunu okuduktan sonra adının naifliği için bile ben de okuma isteği uyandıran kitaptı.
Birçoğumuzun matadorların yaptığı işle ilgilendiği pek söylenemez. Hatta barbarca geldiğinden eminim. Bu kitabın gerçek bir hikayeyi anlattığını,iki yıl süren titiz bir incelemenin ve
yüzlerce mülakatın ürünü olduğunu öğrendiğimde içimden şunları söylemiştim:Ya görünenin ardında daha fazlası varsa...Ya barbar bulduğumuz durum, bir başkalarının hayatta kalma umuduysa?
İspanya iç savaşının hareketlilik kazandığı,"gücün hangi ideolojinin elinde olursa olsun karşısındakini acımasızca ezdiği yıllar" bir ulusun sefaletten kırıldığı, kanın içinde yaşamını sürdürmeye çalıştığı ve acımasızca oradan oraya savrulduğu yıllar...
Tüm bunların dalga dalga yayıldığı zaman diliminde,insanların kuru ekmek, bir patates için insafsızca çalıştırıldığı zor yıllarda, ablasının deyimiyle fazladan bir doyması gereken bir boğaz,
uyumak için fazladan bir yatak bulmak zorunda kaldıkları -daha sonraları İspanyollar'ın efsanevi matadorlar diye andıkları matodorlardan biri olan Manuel Benitez- dünyaya gelmiştir.
Manuel Benitez,savaşın ve sonrasında getirdiği ekonomik buhranla büyüyüp,ailesinin parçalanaşına şahit olup, ablasının emekleriyle büyüyen bir çocuktur. Hayatını değiştirecek tutkuyu
büyülendiği sinemada hissetmiştir. İzlediği bir film sonrası,ailesini hatta çevresini,köy halkını sefaletten kurtarmanın tek yolu matador olmaktan geçtiği inancı kalbine doğar.
Kalbine dolan bu inancın sesini her kovulup hor görüldüğü kapı, reddetmekle kalmayıp tehditte bulunan insanlar,zorluklarla süren hayatına çomak sokan her ne olursa olsun,susturamayacaktır.
Manuel, bu inancı öyle derinden hissetmektedir ki ablasına şu sözleriyle anlatmıştır: "Ağlama Angelita;bu akşam ya sana bir ev alacağım,ya da yasımı tutacaksın."
Hayatını bu uğurda feda etmeye hazır olan Manuel'in,küllerinden yeniden doğmak uğruna yıllarını harcayacağı matador olma yoluna "sabır" zırhıyla çıkıp kendisine gelen tüm okları göğüslediği,
biyografik ve savaşın toplumlar üzerinde bıraktığı hasarı anlatan güzide bir kitap. Olaya şahit olanlar tarafından bölüm bölüm hikâye gibi anlatılması sizi daha çok içine çekiyor.
Her bölüm,film karesi gibi canlanıyor gözünüzde. Bir boğayla göz göze geldiğinizi hissettiğiniz anlarda kalbiniz deli gibi çarparken,inşaatlarda uyuyan Manuel'in matador olma rüyalarına eşlik ediyorsunuz,barbarca görmeye devam ettiğiniz her şey tarihin o an ki akışında ve size empati yaptırıyor.
Bir gün bu kitabı okuyan biriyle sohbetim olursa, bir isyanımı paylaşmayı da umuyorum elbette...


Bir yerlerde karşınıza çıkarsa okumaktan caymayın,sayfalarına kendinizi teslim edin dediğim kitaplardan.