Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine

8,6/10  (7 Oy) · 
15 okunma  · 
3 beğeni  · 
148 gösterim
Cicero ölümünden bir yıl önce kaleme aldığı Yaşlı Cato Veya Yaşlılık Üzerine’yi yazdığında 62 yaşındaydı. Eserini Platon’u örnek alarak diyalog biçiminde kurgulamış, esas konuşmacı olarak da Latin edebiyatında Büyük Bilge olarak anılan Marcus Porcius Cato’yu seçmiştir. Cicero, Cato’nun şahsında yaşlılığın da çocukluk, gençlik, olgunluk gibi insan ömrünün doğal bir aşaması olduğuna, bu çağı bir yük gibi görmemek gerektiğine dair görüşlerini dile getirir.
  • Baskı Tarihi:
    2017
  • Sayfa Sayısı:
    80
  • ISBN:
    9786053329862
  • Çeviri:
    Cengiz Çevik
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Canavar Vasfi 
04 Oca 13:10 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Rus yönetmen Tarkovski, sanatın maksadını açıklarken : " İnsanları ölüme hazırlamak " diyordu. Sanatın ya da felsefenin en nihai amacının bu olduğu görüşüne katılarak, kaliteli bir eseri tüketmenin insanı karşılaşacağı mutlak neticeye hazırlayacağını düşünüyorum. Cicero da bu eserinde ziyadesi ile bu işi yapmış. İhtiyarlığın kötü görünen yanlarının aslında kötü olmadığını izaha yönelik olarak açıklamaları oldukça tatmin edici. Hoş gerçi hayat denilen bela, insanı içinde bulunduğu duruma dair methiyeler düzmeye zorluyor. Mesela evli olan biri başka şansı olmadığı için, içinde buluduğu bataklığı övmeye, diğer bekar arkadaşlarını da bu batağa saplamak ve kendi yalnızlığından kurtularak aynı kötü kaderi başkalarının da yaşaması gayesiyle evliliğin nimetlerini sıralamaya başlıyor. Ya da çocuk sahibi insanları düşünelim, daima çocuk sahibi olmanın güzelliğinden bahsederler, lakin uykusuz geçen gecelerin, sırtlarına yüklenen maddi ve manevi külfetin hiç bahsini etmezler. Nitekim insanlar içinde bulundukları durumun kötülüğünü şöyle durup bir düşünseler yaşayamazlar bu sebeple de bulundukları durumun iyiliğine dair bir takım yalanlar uydurup buna kendileri de inanırlar. Bu yalanlardan hiçbir zaman emin olamadıkları için de sürekli doğruluğunu beyan etmek ihtiyacı hisseder, kendileri gibi olmayanları bu yalanlara uymaya zorlarlar. Cicero da acaba böyle mi yaptı diye düşündüm. Fakat gençlik çağını yeni yeni terkedip, orta yaşa doğru yol aldığım bir dönemde bulunmama rağmen ihtiyarlığa gıpta etmem, Cicero'nun bu maksatta olmadığına kanaat getirmeme neden oldu. Şu bir hakikat ki sonuna kadar katılıyorum: Gençlik insanın hırslarının, şehvetinin, ihtiraslarının ve arzularının yarattığı bir açlığın zirvede olduğu bir dönemdir. Bu sebeple bir gencin kararlarına aklından öte, bedeni ve ihtirasları yön verir. Bu sebeple o genç bir sürü yanlış karara vararak hayatını berbat eder. Fakat ihtiyarlık bunların nispeten kaybolduğu, aklın ise özgür olduğu bir dönemdir. Özellikle Cicero gibi olgun bir zihne sahip olabilirsek, kendimizi bu çağa en iyi şekilde hazırlayabilir, devamında karşılaşacağımız ölümü büyük bir metanetle karşılayabiliriz. Evet ihtiyar bir insanın beden gücünü kaybetmesi hoş bir durum değildir ve bunun övülecek bir yanı da yoktur elbette ama o beden gücünün başımıza açtığı belaları düşünürsek ihtiyarlık gençlikten, ölüm ise yaşamdan yeğdir diyebiliriz. Bu da ömrümüzün son perdesini daha huzurlu geçirmemizi sağlayabilir. Ve sonuçta kitapta bahsi edildiği gibi, geçmekte olan bir ateşin sönüşü gibi usulca bu yaşama veda edebiliriz.

https://www.youtube.com/watch?v=QphglQu3oL0