Yaşlı Şef

·
Okunma
·
Beğeni
·
270
Gösterim
Adı:
Yaşlı Şef
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057482310
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap At Yayınları
Baskılar:
Yaşlı Şef
Yaşlı Şef
Bir tarafta gökdelenler; bir tarafta hayat kokan yemyeşil dağlar...
Bir tarafta lüks tekne ve yatlarıyla limanlar; bir tarafta masmavi göller ve berrak sular...
Bir tarafta gümüş fincanlarla gelen bin bir türlü hazlar; bir tarafta közü yeni harmanlanmış kara demlikten çaylar...
Bir tarafta bulanık bir gökyüzü altında yapay parıltılar; bir tarafta gökyüzünün elli tonu ve huzur kokan topraklar…
Gökdelenlerden havalanıp yemyeşil dağlara, masmavi göllere kanat çırpan bir kartalın hikayesinin anlatıldığı bu romanda; bu kartalın hayatının ne kadarından vazgeçebildiğine şahit olacaksınız ve onun zamana meydan okuyan ölümsüz aşkını, kalbinizin en ücra köşesinde bir yangın misali hissederek yaşayacaksınız...
264 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yaşlı Şef
Ebubekir Uğur
UYANIŞ YAYINEVİ
Kitap Sayısı: 264
Bir tını mı çalındı kulağınıza?
Eminim ki o içinizdeki sesin, senfoniye doğru yön tutmuş olan gıcırtısından gelmekte...
Buna fazlasıyla inanmış kendi halinde biri olarak; tamamen çıldırmış, raydan çıkmış bir dünyanın hiç de gerçekçi olmayan gerçeklerinden uzakta yürümekteyim ve şu an zihninizde canlanan bu hayalin tam ortasındaki boşlukta...
“Çıkmak üzere olduğunuz bu yolculuğun çıkmaya ve yürümeye fazlasıyla değer olduğuna bütün kalbim ile inanıyorum...”

KİTAP YORUMUM:

Hicran ve Kılıç'ın hikayesinden anlatmaya başlanılan hikaye okuru öyle yerlere götürüyor ki, insan geriye dönüp Hicran ve Kılıç'a üzülmekten çok doğanın müthiş onarıcı, şifalandırıcı gücünü hissedip bir an önce bir şeyler hayatınızda yapmak istiyorsunuz.
Hicran ve Kılıç Göl evine tatile giderler. Orada yaşadıkları tatili yıllar geçse de unutmazlar. Orada bir kez bile görmüş olmalarına rağmen Hasan'ı ikisi de unutmaz ve onun yalın temiz maskesiz halini görünce kendilerine doğada aslında bir yaşam arzularlar ama bazen geç kalırmış insan oturduğunda, hemen harekete geçmediğinde.
Ama yazar okura ölürken bile nasıl ölürsek mutlu ölünülür sorusunun cevabını vermiş adeta.
Birilerine koşulsuz sevgi beslediğimizde, yardımcı olduğumuzda, kan bağı olmadan yardımcı olup evladımız, kardeşimiz, akrabamız kabul ettiğimizde belki de hayatın özüne doğanın yardımı ile ulaşır ve sonsuzluğa gittiğimizde de değerli bir şeyler bırakabiliriz geride. Tıpkı Maya'nın miras kalması gibi. Miras deyince insanın aklına paha biçilemez maddiyatı yüksek şeyler geliyor değil mi? En güzel hediye belki de kendimizin öncü olduğumuz derin bir güzelliği miras bırakabilmek ve onlara günlük gibi rehber bırakmak. Günlükte bana göre en değerli mirastı çünkü.
Hicran ve Kılıç çok az gördükleri kişilere olan sevgileri ile yıllar geçse de bir çok insanın hayatına ışık olmaya devam edeceklerdi.

Şimdi büyük yıldızın kayması ile gerçek dostluğun kalbi acıması ile yaşlı şef'e olan görevlerini yapmak zorundaydılar. Ama bu zorunluluk sevgiden kaynaklıydı. Öyle günümüz bir çok insanı gibi çıkar ilişkisi ile alakaları yoktu. Onun bıraktığı derin miras günlük ve Maya'ya kendilerince sahip çıkmaya çalışacaklardı.
YAŞLI ŞEF 2 "ORAO" eserini de okudum aslında. Çok yakında ona da yorumu mu paylaşacağım.
İçim üzüntüden çok kıpır kıpır büyük bir heyecan ile okudum. Ölüm hayatın gerçeği ama peki biz neler bırakıyoruz gittiğimizde, bırakacağız? Şimdi bu sorunun anlamı önemli. İşte onun cevabını bulduğumuz da belki de kendimizi bulup paradan çok maneviyatın hayatları kurtardığına şahitlik edeceğiz.
DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
264 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
YAŞLI ŞEF

“İçinde bir gıdım huzur hissediyorsan mutlaka geride kalmış hayatında doğru yaptığın şeyler olmuştu.”

Hicran, Kılıç (Yaşlı şef), Hasan, Amar, Bekçi Muharrem, Necip amca, Cemal, Yılmaz, Hayri, Metin, Duran ve Sevda ile yıllar önce yaşanmış hayatlarda beraber yol aldık. Yaşlı şefin adlandırdığı Yeşil göz, testi pınarı, örgülü madam ve maya da beraber gezdik. Doğanın güzelliğini beraber izledik, okurken doğayı adeta içinizde hissediyorsunuz. Resmen doğa ile baş başa kaldığımı hissettim. Doğanın kokusunu, mis gibi havasını içime çektim. Benim de emekliliğimde olan hayallerimi yaşlı şef yaşadı bende onla birlikte yaşayıp hissettim.

Hicran’ın Amerika’daki hala ziyaretine gidişinde taksi beklerken Kılıç’a sarılması gözlerimi dolu dolu yaptı. Hicran’ın o sarılışının altında neler olduğunu bilse Kılıç onu yolcu eder miydi? Çok kızdım Hicran’a, kızdım söylendim yapma dediysem de olmadı. Bu eser gerçek yaşam mı bilmiyorum ama ben gerçek gibi hissettim… Genç çiftin derin saygısı ve derin sevgisine hayran kaldım.

Amar’ın göl evinin yakınlarında gördüğü karacanın güzelliğini Hicran’a anlatmasından sonra onları avlanmanın yasak olduğunu ancak avcıların kaçak olarak ve bilinçsiz bir şekilde avlanmaya devam ettiklerini, bazı türlerin de bu yüzden yok olması konusunu yazarın eserinde işlemesi güzeldi. Umarım insanlarımız avcılık konusunda bilinçlenir ve doğadaki hayvanların nesli tükenmez. Eserin sonuna doğru Hasan ve Yaşlı şef’in yaşadığı duygu dolu anlar, geçmişte olanlar ilgili konuşmaları yüreğime farklı dokundu. Yaşlı şefin Hasan’dan öğrendikleri aynı anda beni de üzdü. Birbirlerini fazla tanımasalar da gerçek dostluğun nasıl olduğunu satırlarda işlemesi güzeldi. Eserde biraz yazım hataları olsa da fazla rahatsız etmedi okurken. Yazarımızın eline yüreğine sağlık diyorum ve Yaşlı Şef 2 devam kitabını okumaya başlıyorum.

#ebubekiruğur #yaşlışef #okudumbitti
264 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba...
Değerli dostum ve kalemdaşım Ebubekir Uğur'un serisinin ilk kitabı olan Yaşlı Şef ile birlikte sizlerleyim.

Bir tını mı çalındı kulağınıza?
Çıkmak üzere olduğunuz bu yolculuğun çıkmaya ve yürümeye fazlasıyla değer olduğuna bütün kalbim ile inanıyorum.
264 syf.
·Beğendi·10/10 puan
#Kitapyorumu
#EbubekirUğur
#Yaşlışef
Birbirlerini seven Hicran ve Kılıç evlenmektedir.
Balayı için göl kenarında sessiz sakin yeşilliğin ve oksijenin bol olduğu bir pansiyon seçerler.Burada bol bol gezerek vakit geçirirler.
Bir gün mide bulantisiyla uyanan Hicran ve biricik eşi bu durumdan şüphelenerek doktora giderler.Hicranda amansız bir hastalığın belirtileri görülmektedir .Tabiki hicran bu durumdan habersizdir.Kaderin cilvesi bu olsa gerek...Doktordan geldikleri zaman üzülürler .Haberler iç açıcı değildir.
*Hicran bu hastalıktan kurtulacak mıdır?
*Yoksa hayata veda mı edecektir ?
*Kılıç ile kurdukları hayaller yarım mi kalacaktır ?
Okuduğum çok güzel bir hayat hikayesi ..Yazarın gercek bir hikayeyi ele aldığını düşünüyorum .Kitap hakkında anlatılması gereken çok şey var spoi vermek istemedim.Okunmaya değer sade ve akıcı üslupla yazılmış .Ben çok etkilendim.Okurunun bol olmasını diliyorum
264 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bu kitabı okuduğum da doğa ile başbaşa kaldım.... Aşkın küllerinden yeniden doğması diyebiliriz. Kılıç ve Hicran' ın sevgisi edebi bir tutkuya dönüşür Hicran'ın ölümü üzerine birlikte kurdukları hayalleri yaşatma mücadelesi....
Çok severek okuduğum bir kitap.....
Betimlemeler tamamen kitabın içerisindeki hareketleri yaşamanıza vesile oluyor.....
264 syf.
·Beğendi·10/10 puan
#Kitapyorum
YAŞLI ŞEF
EBUBEKİR UĞUR

“Bir serçenin gözyaşında buldum seni,
Kavrulan bir çölün kızgın kumunda,
Ve o çölde kanat çırpan
Bir kuşun susuzluğunda...

Bakışların tatlı bir anının masumiyetinde mi gizli desem,
Gözlerin,zaten o değil miydi ki beni benden eden,
Ya,seni sevmek...
Bir ömür yeter mi bilmem?

Şu bunaldığım hayatın kör ettiği gözlerde
Benim gözlerimin göreni olmuş güzel;
Bırakma ellerimi
Gözlerini bir an dahi çevirme gözlerimden
Yeter ki,seni sevmeme izin ver;
Hiç düşünmeden bu ömrü sana vermeye razıyım
“BEN”

Kim istemez ki sevgiliye bu cümlelerle evlilik teklifi yaparken yüzük takmayı

Kitabımızın kahramanları KILIÇ VE HİCRAN tutkuyla birbirlerine bağlılar ve sonsuza dek sürmeyi arzuladıkları birlikteliğe adım atarlarherşey olması gerektiğinden daha güzel ve romantik bir şekilde devam eder.Kılıç eşine muhteşem bir süpriz yapmak için doğayla başbaşa bir yerde tatil ayarlar.Buranın cazibesine kapılmamak mümkün değildir ve bu yer için bir sürü ileriye dönük planlar yaparlar.

Hicran ve Kılıç sevgi dolu yuvalarını bir bebekle taçlandırmak isterken beklenmedik bir durumla karşılaşır HicranÖnemli bir hastalığa yakalanmış ve tedavi için geç kalınmıştır.Biricik eşine bu durumdan bahsetmek istemez ve eşinin hayallerini yakalayabilmesi adına ona Amerikaya gideceğini söyleyerek bir hafta tatil yaptıkları yere gelir ve buraya yerleşir.

Kılıç eşinin dönmesini beklerken acı gerçekle yüzleşir kendisini terk ettiğini düşünür ve yaşamdan kopar.Belli zaman sonra kendini toparlaması gerektiğini düşünerek şehri terk etmeye hayallerini gerçekleştirmek için yola koyulur..Nereye mi?Tabiki de tatil yaptıkları muhteşem doğa manzaralı mekana

Sonrasında neler mi oluyor?Asıl hikaye burada başlıyor fakat daha çok yorum yapmak istemiyorum kitabı okuyan arkadaşlarımız var

Kitabı okurken mayada ki kulübede sanki yaşıyormuşum gibi hissettim

Yaşlı Şef; var mıdır senin gibi seven?Ömrünü Hicranına adayan?Her baktığı yerde onu gören?Keşke..!!!

Kitaptan Alıntılar;

“En sonunda Kılıç bu düşünce sessizliğini bozmuş ve “buldum” diye bağırmıştı.Hicran,meraklı gözler ile ona bakıyordu.Sabırsızlıkla “hadi söylesene!”diye seslendi Kılıç’a.O da”Buranın adı;hayat çeşmesi olsun!”dedi.Bu isim Hicran’ın da hoşuna gitmişti.O da gülerek “Tanam olsun!Bizim gibi aşıkların ve doğaya susayanların susuzluğuna çare olsun!”dedi..

Yaptığı bu seçimle ne kadar zor olursa olsun yeniden doğacağını biliyordu.Bir an yaptığı seçim ona ünlü filozof Hegel’in bir sözünü hatırlatmıştı;”Minervanın kuşu,alacakaranlıkta uçar!..”

“Homo Homini Horizon..”
(Yine görüşmek üzere)

”Hayatını geri kazanmış,yemyeşil vadilerde bir kartal misali kanat çırpan cesur bir adama;”

“Maya nerede?”Yaşlı şefin ise cevabı oldukça manidardı,”Kendini ait hissettiğin ve gerçekten sen olabildiğin her yerde..”

Ve en son yazabileceğim cümle

“GÜLE GÜLE YAŞLI ŞEF”

Değerli yazarımız Ebubekir Uğur beyefendiye her satırını okurken beni diyardan diyara sürükleyen muhteşem kitabı için çok teşekkür ediyorumemeğinize ve yüreğinize sağlıkumarım birgün filmini izleyebilme imkanımız olur
264 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Şimdi size harika mı harika bir kitaptan bahsedeceğim.Okumaktan o kadar zevk aldım ki bitsin istemedim ama her güzel şeyin sonu var malesef.Kesinlikle sinema filmi olması gereken bir kitap.Öncelikle bu konuda yazarımız Ebubekir Uğur Bey'e çok ama çok teşekkür ederim.Gelelim kitabın konusuna:

Hicran ve Kılıç birbirlerine o kadar aşıktırlar ki ne aşk.Her şeylerini paylaşırlar,birlikte hep vakit geçirirler,hep birbirine karşı anlayışlıdırlar,gözlerinin içine bakmaya kıyamazlar.Bu yoğun,gürültülü şehirden biraz uzaklaşmak için ve evlilik yıldönümleri olduğu için tatile çıkarlar.O kadar güzel bir yere gideceklerdir ki çok heyecanlıdır bu doğa severler.Vardıklarında göl evine gidecek vasıta bulmaya çalışırlar ve Hasan adında bir at arabası sürücüsüyle tanışırlar onları göl evine götürür.Harika zaman geçirirler tatil boyunca fakat eve döndüklerinden bir süre sonra Hicran rahatsızlanır,sürekli kusmaya başlar.Başta hamile olduğunu düşünürler ve doktora giderler.Doktor hamile kalmasının zor olduğunu söyler ve iki çift buna çok üzülür.Eve kasvet çöker.Hicran sürekli ağlar.Bir zaman sonra Hicran'ın rahatsızlığı artar.Kılıçtan gizli doktora gider ve duyduğu şey karşısında şok olur,karamsarlık kaplar,Kılıç'a bunu nasıl söyleyeceğini düşünür.Sizce Hicran ne yapmıştır? E tabiki her zaman olduğu gibi gerisi sizde.Sorunun cevabını ve daha fazlasını öğrenmek için her şey sizin elinizde.Bu kitabı herkesin okumasını kesinlikle istiyorum.Muhteşem ama muhteşem bir kitap.O sonlarına gelince varya yürek falan kalmıyor.Emeğinize, yüreğinize sağlık hocam
264 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bir tını mı çalındı kulağınıza?

Eminim ki o içinizdeki sesin, senfoniye doğru yön tutmuş olan gıcırtısından gelmekte...

Buna fazlasıyla inanmış kendi halinde biri olarak; tamamen çıldırmış, raydan çıkmış bir dünyanın hiç de gerçekçi olmayan gerçeklerinden uzakta yürümekteyim ve şu an zihninizde canlanan bu hayalin tam ortasındaki boşlukta...

“Çıkmak üzere olduğunuz bu yolculuğun çıkmaya ve yürümeye fazlasıyla değer olduğuna bütün kalbim ile inanıyorum...”
264 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kılıç ve Hicran birbirini çok seven ve doğa aşığı bir ciftir. 1. Evlilik yıldönümlerinde çok güzel bir göl evi keşfederler. Herşey yolunda gitmekteydi ta ki Hicran ın biranda ortadan kaybolmasıyla değişiyor. Kılıç önce büyük bir boşluğa düşüyor , sonrasında herseyini bırakıp yeniden bir hayat kurmak için göl evi civarına tekrar döner. Ve beklemediği birşeyle karşılaşır. Daha fazla anlatmıyım siz okuyun.Kitabın başındaki rivayeti gerçekten çok sevdim. Bence Kılıç da o rivayetteki kartal gibi yeniden doğdu.
264 syf.
·7 günde·7/10 puan
Kitaptaki olay kurgusu güzel denebilir yani akıcı. O yüzden kolay bitiyor. Ancak -de ekinin yazımında çok fazla basit hatalar var. Bu sebeple kitap yeni baskısına çıkarken gözden geçirilerek düzeltip basılmalı. Ayrıca doğa olaylarına nispeten fazla yer verilmiş.
264 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
" Bir serçenin gözyaşında buldum seni,
Kavrulan bir çölün kızgın kumanda,
Ve o çölde kanat çırpan bir kuşun susuzluğun da...
Bakışların tatlı bir anının masumiyetinde mi gizli desem,
Gözlerin zaten o değil miydi ki beni benden eden,
Ya, seni sevmek...
Bir ömür yeter mi bilmem?
Şu bunaldığım hayatın kör ettiği gözlerde benim gözlerimin göreni olmuş güzel;
Bırakma ellerimi
Gözlerini bir an dahi çevirme gözlerimden
Yeter ki seni sevmeme izin ver; hiç düşünmeden bu ömrü sana vermeye razıyım."
Kılıç, elindeki bu yazıyı sonsuz aşkla bağlı olduğu Hicran'a evlilik yüzüğünü takarken okudu. Birbirlerini o kadar çok seviyorlardı ki herkes onlara gıpta ediyordu. Harika bir balayı geçirmişlerdi. Gittikleri yer daha önce kimsenin kesfetmedigi, müthiş bir doğa manzarasına sahip, huzurlu bir yerdi. Burasiyla ilgili gelecek icin güzel planlar, hayaller kurdular. Önlerinde maddi manevi hiç bir sorun yoktu ve tek istedikleri bu mutluluklarını bir çocukla taçlandırmaktı. Tam buna hazırlanırken Hicran'ın sağlığıyla ilgili öğrendikleri onları öyle zor durumda bıraktı ki hayatlarının akışını 360 derece döndürdü.
Peki neydi bu sorunlar ve fedakarliklar ? İnsan böyle bir durumla karşı karşıya kalınca sağlıklı kararlar alabilir mi? Kılıç ve Hicran'ın aşkı nasıl sonlandı? Tüm soruların cevapları kitapta. Yazarın hayal gücüne bayıldım. Okurken kendimi o muhteşem yerlerde hissettim. Karakterlerin yaşadıklarını birebir yaşamış gibi oldum. Sonu biraz hüzünlü olsa da beni farklı düşüncelere iten bu kitabı okumam için vesile olan .....çok teşekkür ediyorum.
264 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10 puan
#kitapyorum
#yaşlışef
#ebubekiruğur
#2019
-26.kitap
#sayfasayısı 261
İlk başlarda biraz sıkılsakta yazarımızın kalemine alısmakla birlikte kısa sürede son safasını gördük.Doğal yaşamayı,doğa ile iç içe olmayı şimdi bende istiyorum.Sıradışı bir aşka da evsahipliģi yapan eserimiz köy hayatı ile şehir hayatı arasındaki farkları çok güzel yakalamış.Sadakati,dostluğu ,özveriyi iliklerinizde hissetmek için bu kitap faydalı olabilir.Bizi de bambaşka diyarlara yaşlı şefin hayatını anlatırken götürdü.Guzel bir kitaptı tavsiye edebilirim.kitapla ve esen kalınız.
Diğer gecelere oranla kesintisiz ve sarsıntısız bir uyku çeken yaşlı şef, yeni güne aynı şekilde ve aynı zaman diliminde merhaba diyordu. Onun için rutin bir güne uyanmak gibiydi ancak o her yeni güne uyanmanın kendine bahşedildiğini düşündüğünden dolayı oldukça huzurlu ve minnettardı. Yine güneş doğmadan uyanmıştı ve yine ilk işi kulübenin kapısını açıp artık iyice sabırsızlanan haylaz oğlağı dışarı çıkarmak olmuştu.

Ebubekir Uğur #ebubekiruğur Uyanış Yayınevi #uyanışyayınevi #yaşlışef #okuyorum #kitapalıntısı
Bir eliyle karşısında duran ve üzerindeki endişeliliğini henüz tam anlamıyla tamamlayamayan Hicran’ın elini tutarak; “Bunları düşünme, hayallerimizin hepsini gerçekleştireceğiz. Daha önce kimsenin keşfetmediği o yerlere gidip güzelliğiyle saklı bir cennet gibi olan yerde ömrümüzün sonuna kadar yaşayıp yaşlanacağız ve o küçük yatağımızda beraber hayata gözlerimizi yumacağız.” diyebildi. Bunu derken genç adam, muhteşem bir hayale sahip olmanın gururunu taşıyordu ancak daha önce hiç neredeyse düşünmediği bir konu olan yalnız kalma gerçeğiyle yüzleşme korkusunu iliklerinde ilk defa hissetmeye başlamıştı.

#ebubekiruğur #yaşlışef #okuyorum #kitapalıntısı
Yaşlı şefe göre; içinde bir gıdım huzur hissediyorsan, mutlaka geride kalmış hayatında doğru yaptığın şeyler olmuştur...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşlı Şef
Baskı tarihi:
Ocak 2021
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057482310
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap At Yayınları
Baskılar:
Yaşlı Şef
Yaşlı Şef
Bir tarafta gökdelenler; bir tarafta hayat kokan yemyeşil dağlar...
Bir tarafta lüks tekne ve yatlarıyla limanlar; bir tarafta masmavi göller ve berrak sular...
Bir tarafta gümüş fincanlarla gelen bin bir türlü hazlar; bir tarafta közü yeni harmanlanmış kara demlikten çaylar...
Bir tarafta bulanık bir gökyüzü altında yapay parıltılar; bir tarafta gökyüzünün elli tonu ve huzur kokan topraklar…
Gökdelenlerden havalanıp yemyeşil dağlara, masmavi göllere kanat çırpan bir kartalın hikayesinin anlatıldığı bu romanda; bu kartalın hayatının ne kadarından vazgeçebildiğine şahit olacaksınız ve onun zamana meydan okuyan ölümsüz aşkını, kalbinizin en ücra köşesinde bir yangın misali hissederek yaşayacaksınız...

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0