Yaşsız Zaman : Kendi Etnolojini Yapmak

10,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
64 gösterim
‘‘Kısacası, en derinde bana ait olan, zaman içerisinde beni ölüme, kendi ölümüme yaklaştıran ilerleyişimin derecesi kayıt altına alınmış, çerçevelenmis¸, düzenlemelere, özel izinlere, istisnalara tabi tutulmus¸tur. Eğer yaşımsam ve sadece yaşımdan ibaretsem, özümde, herkesin tanıdığı kurallar tarafından sıkıca belirlenmiş, sosyal ve kültürel bir varlığımdır. Fakat bu kurallar yığını beni gerçekten ilgilendirir mi? Ben gerçekten yirmi bir yaşıma geldiğimde reşit oldum mu? Bu dönüşüm şimdilerde benimkinden üç yıl önce mi gerçekleşiyor? Emekli olunca başka biri mi oldum? Altmış beş, yetmiş ya da seksen yaşımdan sonra söyleyecek bir şeyim kalmadı mı? Bu bir özgürlük meselesidir ve uzayan yaşam süresi daha çok kişiyi çemberin dışına atabilir.’’
Fransız düşünür Marc Augé’den yaşam, yaşlanma ve kendini tanıma üzerine bilgece bir kitap: Yaşsız Zaman.
Augé, yaşam koçluğu ve kişisel gelişim teorileriyle boğulmuş çağımızda, her türlü kurtarıcı ideolojiden uzakta, adeta okurla sohbet edercesine, kediler ve kitaplarla birlikte olgunluğun yollarını arşınlıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2017
  • Sayfa Sayısı:
    72
  • ISBN:
    9789750838866
  • Çeviri:
    Öncel Naldemirci
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
DESTİNA ÖYKÜ 
30 Ara 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Marc AUGE – Yaşsız Zaman
Ne yazık ki insanların zaman kavramı yaşı ile alakalıdır, diye düşünülür ama işte bu tabuyu yıkan bir eser ile karşı karşıyayız. Antropolog Marc Augé “Yaşsız Zaman" adlı kitabında yaşlılık kavramı üzerinden dünya bakışımızı değiştirmeye gelmiş.‘’İnsan yaşlanmayı kabul ederse iyi eder çünkü o alıngan bir hayvandır, kendisini tanımamazlıktan gelene sessizliğini pahalıya ödetebilir.’’ der Marc Auge… Zaman kavramı asla yaş ile ilgili değildir. Bu eser ile hayata her yaşta sımsıkı tutunmak gerektiğini gördüm ve yaşadım. Ve diyoruz ki; ‘’Düşmanım yaşlılık’’ Eserin başında çocuk iken baktığı kedinin gençlik ve yaşlılık arasındaki duygusunu insana empoze etmiştir ve çok ince şekilde anlatmıştır. Marc Auge bu konuda ne diyor bir kulak verelim bence; ‘’Kedi insan için bir metafor değil, ama zaman ile, yaşı hesaba katmamayı başaran bir ilişkinin sembolü olabilir. Zamanın içindeyizdir, bazı anların tadını çıkarır, kendimizi zamana yansıtır., onu yeniden icat eder, onunla oynarız. Zamanın kıymetini bilir, acele etmeyiz ya da geçip gitmesine izin veririz. Hayal gücümüzün hammaddesi zamandır. Yaş ise, geçen günlerin titizce hesaplanması, yılların sadece birbirine eklenmesidir ve biriken miktar dile getirildiğinde bizi şaşkınlığa düşürür. Yaş, her birimizi, en azından Batı’da, emin olduğumuz bir doğum tarihi ile genelde farklı olmasını dilediğimiz bir ölüm tarihi arasına sıkıştırır. Zaman bir özgürlüktür; yaş ise sıkıntı, bir zorlamadır. Kediler böyle bir baskıyı bilmez görünür.’’Bu kısmı okuduktan sonra kedi korkumu bile yendim ve komşumuzun kedisi ‘’ÇILGIN’’ı tüm içtenliğimle sevdim, dokundum (Kedi korkusuna sahip olduğum itirafını da yapmış olmanın dayanılmaz hafifliği) Eserde birçok yazarın da adı geçmekte ve yaş ile ilgili söylemleri anlatılmaktadır. Bu da ayrıca keyifli ve çok eğlenceli idi.Kesinlikle şöyle düşünüyorum, yaşlanmak yaş ile alakalı değildir. Yaşlanmak ruhsaldır ve asıl sıkıntı bedenen değil ruhen yaşlanmaktır. Ruhen yaşlanmamaya çalışmak ve her yaşın güzelliğini sonuna kadar yaşamak gerektiğini düşünmekteyim.70 sayfalık çok keyifli bir kitap idi ve sayfaları arada nefes almak adına açılıp, okunacak.
Herkese YAŞSIZ okumalar