Yaşsız Zaman : Kendi Etnolojini Yapmak

·
Okunma
·
Beğeni
·
329
Gösterim
Adı:
Yaşsız Zaman : Kendi Etnolojini Yapmak
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750838866
Çeviri:
Öncel Naldemirci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
‘‘Kısacası, en derinde bana ait olan, zaman içerisinde beni ölüme, kendi ölümüme yaklaştıran ilerleyişimin derecesi kayıt altına alınmış, çerçevelenmis¸, düzenlemelere, özel izinlere, istisnalara tabi tutulmus¸tur. Eğer yaşımsam ve sadece yaşımdan ibaretsem, özümde, herkesin tanıdığı kurallar tarafından sıkıca belirlenmiş, sosyal ve kültürel bir varlığımdır. Fakat bu kurallar yığını beni gerçekten ilgilendirir mi? Ben gerçekten yirmi bir yaşıma geldiğimde reşit oldum mu? Bu dönüşüm şimdilerde benimkinden üç yıl önce mi gerçekleşiyor? Emekli olunca başka biri mi oldum? Altmış beş, yetmiş ya da seksen yaşımdan sonra söyleyecek bir şeyim kalmadı mı? Bu bir özgürlük meselesidir ve uzayan yaşam süresi daha çok kişiyi çemberin dışına atabilir.’’
Fransız düşünür Marc Augé’den yaşam, yaşlanma ve kendini tanıma üzerine bilgece bir kitap: Yaşsız Zaman.
Augé, yaşam koçluğu ve kişisel gelişim teorileriyle boğulmuş çağımızda, her türlü kurtarıcı ideolojiden uzakta, adeta okurla sohbet edercesine, kediler ve kitaplarla birlikte olgunluğun yollarını arşınlıyor.
72 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Toplumsal yaşamın doğurduğu dünya tutkuları ile günleri yaşayarak geçmişe, anları yığarız. Geçmişi de olduğu gibi değil hafızamızda ekleyerek kabul ettiklerimizle hatırlarız.
Fransız düşünür Marc Auge, kendini tanıma üzerine yaşam ve yaşlanmayı irdeleyerek farkına varılası harika bir kitap yazmış.
Algılamamız gereken yaş değil zaman, zamanın içinde yaptıklarımızın yoğunluğu ve bizlere hissettirdiği doygunluk düzeyi.
Var olan zamanların yoğunluğu, yaş sınırlamasını kaldırır, zamanı 'yaşsız' kılar.
72 syf.
·Beğendi·10/10
Bu "yaş" dediğimiz kavram niye var?
Kahve fincanlarına hatır biçmek için mi?
Ne kendine ne dünyaya yakın, arafta yaşayan insanların seneden bir kez kendini iyi hissedecekleri doğum günleri için mi?

Bankaların babaların ev alma umutlarını "5. Yıla Özel %0.19 Faiz" reklamlarıyla tazelemek için mi?

Birine kaç gösterdiğini söylemeden önce, "Tutturamazsam, ya fazla söylersem?" diye kasılmak için mi?

Bir emeklinin aradan geçip giden zamana şöyle bir baktığında; sayıların insanda yücelik, hayret duygularını harekete geçirme etkisinden yararlanmak için mi?

Bu soruları sordum bir nevi kitabı okurken kendime.

Halbuki ilkbahar kıştan sonra gelir, diyor Marc Augé. Yaşlanmak ve ölüm niye bu kadar dert?

İncelememi Augé'nin şu sözüyle bitiriyorum: "Herkes genç ölür."
72 syf.
·6 günde·10/10
Marc AUGE – Yaşsız Zaman
Ne yazık ki insanların zaman kavramı yaşı ile alakalıdır, diye düşünülür ama işte bu tabuyu yıkan bir eser ile karşı karşıyayız. Antropolog Marc Augé “Yaşsız Zaman" adlı kitabında yaşlılık kavramı üzerinden dünya bakışımızı değiştirmeye gelmiş.‘’İnsan yaşlanmayı kabul ederse iyi eder çünkü o alıngan bir hayvandır, kendisini tanımamazlıktan gelene sessizliğini pahalıya ödetebilir.’’ der Marc Auge… Zaman kavramı asla yaş ile ilgili değildir. Bu eser ile hayata her yaşta sımsıkı tutunmak gerektiğini gördüm ve yaşadım. Ve diyoruz ki; ‘’Düşmanım yaşlılık’’ Eserin başında çocuk iken baktığı kedinin gençlik ve yaşlılık arasındaki duygusunu insana empoze etmiştir ve çok ince şekilde anlatmıştır. Marc Auge bu konuda ne diyor bir kulak verelim bence; ‘’Kedi insan için bir metafor değil, ama zaman ile, yaşı hesaba katmamayı başaran bir ilişkinin sembolü olabilir. Zamanın içindeyizdir, bazı anların tadını çıkarır, kendimizi zamana yansıtır., onu yeniden icat eder, onunla oynarız. Zamanın kıymetini bilir, acele etmeyiz ya da geçip gitmesine izin veririz. Hayal gücümüzün hammaddesi zamandır. Yaş ise, geçen günlerin titizce hesaplanması, yılların sadece birbirine eklenmesidir ve biriken miktar dile getirildiğinde bizi şaşkınlığa düşürür. Yaş, her birimizi, en azından Batı’da, emin olduğumuz bir doğum tarihi ile genelde farklı olmasını dilediğimiz bir ölüm tarihi arasına sıkıştırır. Zaman bir özgürlüktür; yaş ise sıkıntı, bir zorlamadır. Kediler böyle bir baskıyı bilmez görünür.’’Bu kısmı okuduktan sonra kedi korkumu bile yendim ve komşumuzun kedisi ‘’ÇILGIN’’ı tüm içtenliğimle sevdim, dokundum (Kedi korkusuna sahip olduğum itirafını da yapmış olmanın dayanılmaz hafifliği) Eserde birçok yazarın da adı geçmekte ve yaş ile ilgili söylemleri anlatılmaktadır. Bu da ayrıca keyifli ve çok eğlenceli idi.Kesinlikle şöyle düşünüyorum, yaşlanmak yaş ile alakalı değildir. Yaşlanmak ruhsaldır ve asıl sıkıntı bedenen değil ruhen yaşlanmaktır. Ruhen yaşlanmamaya çalışmak ve her yaşın güzelliğini sonuna kadar yaşamak gerektiğini düşünmekteyim.70 sayfalık çok keyifli bir kitap idi ve sayfaları arada nefes almak adına açılıp, okunacak.
Herkese YAŞSIZ okumalar
72 syf.
·Beğendi·10/10
Ne yazık ki insanların zaman kavramı yaşı ile alakalıdır, diye düşünülür ama işte bu tabuyu yıkan bir eser ile karşı karşıyayız.
Antropolog Marc Augé “Yaşsız Zaman ‘Kendi Etnolojini Yapmak’” adlı kitabında yaşlılık kavramı üzerinden dünya bakışımızı değiştirmeye gelmiş. Ona bu konuda izin vermelisiniz bence
‘’İnsan yaşlanmayı kabul ederse iyi eder çünkü o alıngan bir hayvandır, kendisini tanımamazlıktan gelene sessizliğini pahalıya ödetebilir.’’ der Marc Auge… Zaman kavramı asla yaş ile ilgili değildir. Bu eser ile hayata her yaşta sımsıkı tutunmak gerektiğini gördüm ve yaşadım. Ve diyoruz ki; ‘’Düşmanım yaşlılık’’
Eserin başında çocuk iken baktığı kedinin gençlik ve yaşlılık arasındaki duygusunu insana empoze etmiştir ve çok ince şekilde anlatmıştır. Marc Auge bu konuda ne diyor bir kulak verelim bence; ‘’Kedi insan için bir metafor değil, ama zaman ile, yaşı hesaba katmamayı başaran bir ilişkinin sembolü olabilir. Zamanın içindeyizdir, bazı anların tadını çıkarır, kendimizi zamana yansıtır., onu yeniden icat eder, onunla oynarız. Zamanın kıymetini bilir, acele etmeyiz ya da geçip gitmesine izin veririz. Hayal gücümüzün hammaddesi zamandır. Yaş ise, geçen günlerin titizce hesaplanması, yılların sadece birbirine eklenmesidir ve biriken miktar dile getirildiğinde bizi şaşkınlığa düşürür. Yaş, her birimizi, en azından Batı’da, emin olduğumuz bir doğum tarihi ile genelde farklı olmasını dilediğimiz bir ölüm tarihi arasına sıkıştırır. Zaman bir özgürlüktür; yaş ise sıkıntı, bir zorlamadır. Kediler böyle bir baskıyı bilmez görünür.’’
Bu kısmı okuduktan sonra kedi korkumu bile yendim ve komşumuzun kedisi ‘’ÇILGIN’’ı tüm içtenliğimle sevdim, dokundum (Kedi korkusuna sahip olduğum itirafını da yapmış olmanın dayanılmaz hafifliği ile )
Eserde birçok yazarın da adı geçmekte ve yaş ile ilgili söylem ve durumları anlatılmaktadır. Bu da ayrıca keyifli ve çok eğlenceli idi.
Kesinlikle şöyle düşünüyorum, yaşlanmak yaş ile alakalı değildir. Yaşlanmak ruhsaldır ve asıl sıkıntı bedenen değil ruhen yaşlanmaktır. Ruhen yaşlanmamaya çalışmak ve her yaşın güzelliğini sonuna kadar yaşamak gerektiğini düşünmekteyim.
70 sayfalık çok keyifli bir kitap idi ve ara ara sayfaları nefes almak adına açılıp, okunacak.
Herkese YAŞSIZ okumalar dilerim edebiyat sever güzel insanlar.
"Yaşınız kaç?" Bu soru uzun zamandır beni utandırıyor. Her şeyden önce, bu soruyu soranlar için utanıyorum, nezaketsiz olarak görünen bir soruyla muhatap olduğum için. İkincisi cevap vermeden düşünmem gerektiği için utanıyorum. Nasıl diyeyim ki? Yaşımı biliyorum, söyleyebilirim ama buna inanmıyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaşsız Zaman : Kendi Etnolojini Yapmak
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750838866
Çeviri:
Öncel Naldemirci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
‘‘Kısacası, en derinde bana ait olan, zaman içerisinde beni ölüme, kendi ölümüme yaklaştıran ilerleyişimin derecesi kayıt altına alınmış, çerçevelenmis¸, düzenlemelere, özel izinlere, istisnalara tabi tutulmus¸tur. Eğer yaşımsam ve sadece yaşımdan ibaretsem, özümde, herkesin tanıdığı kurallar tarafından sıkıca belirlenmiş, sosyal ve kültürel bir varlığımdır. Fakat bu kurallar yığını beni gerçekten ilgilendirir mi? Ben gerçekten yirmi bir yaşıma geldiğimde reşit oldum mu? Bu dönüşüm şimdilerde benimkinden üç yıl önce mi gerçekleşiyor? Emekli olunca başka biri mi oldum? Altmış beş, yetmiş ya da seksen yaşımdan sonra söyleyecek bir şeyim kalmadı mı? Bu bir özgürlük meselesidir ve uzayan yaşam süresi daha çok kişiyi çemberin dışına atabilir.’’
Fransız düşünür Marc Augé’den yaşam, yaşlanma ve kendini tanıma üzerine bilgece bir kitap: Yaşsız Zaman.
Augé, yaşam koçluğu ve kişisel gelişim teorileriyle boğulmuş çağımızda, her türlü kurtarıcı ideolojiden uzakta, adeta okurla sohbet edercesine, kediler ve kitaplarla birlikte olgunluğun yollarını arşınlıyor.

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • Nly
  • Yusuf Cem
  • Yaren Öztürk
  • Irem cebeci
  • Özge
  • Merve Toprak
  • Buse Koparal
  • Aysee
  • Müge
  • Yağmur kostul

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%62.5 (5)
9
%12.5 (1)
8
%12.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%12.5 (1)
3
%0
2
%0
1
%0