Yatak Odasında Felsefe

6,7/10  (63 Oy) · 
169 okunma  · 
41 beğeni  · 
2.549 gösterim
"Evet, ben bir libertenim, itiraf ediyorum, bu konuda akla gelebilecek her şeyi düşündüm; ama düşündüğüm, tasarladığım şeyleri elbette yapmadım ve kesinlikle de yapmayacağım. Ben bir libertenim, adi suçlu ya da katil değil." Tüm zamanların en lanetli yazarı Marquis de Sade kendini böyle ifade etmişti. O, ömrü boyunca tüm Fransız politik rejimlerinin zindan müdavimiydi. Monarşi koşullarında demokrat, 1789'da devrimci bir aktivist... olan bu müebbet isyancı, hep orta yolu reddetmenin peşinde koştu.
G. Apollinaire, A. Breton, O. Wilde, O. Mirbeau ve M. Heine gibi edebiyat devleri sayesinde gün ışığına çıkmış olan Sade'ın eserleri, yirminci yüzyılda felsefe, düşünce ve edebiyat alanında vazgeçilmez bir referans noktasına dönüşmüş; Dostoyevski dahil sayısız yaratıcının ilham kaynağı olmuştur. Başyapıtı olan Yatak Odasında Felsefe ise tüm dünya dillerine çevrilerek milyonlarca adet basılmış, birçok kez sinemaya uyarlanmış, özgür ve özgün düşüncenin doruğu olarak kabul edilmiştir.
Genç bir kıza teorik ve pratik libertenlik eğitiminin verildiği Yatak Odasında Felsefe, metafiziğin, ahlâkın, tarihin, felsefenin sık sık araya girdiği 1795 tarihli yedi diyalogdan oluşur. Diderot ve Rousseau'nun natüralizminin mirasçısı, Pascal'ın savunucusu olan Sade, bu eserinde on sekizinci yüzyılın düşünce akımlarına saldırır; özgür düşünceye sonuna kadar bağlı biri olarak doğayı yüceltir, şiddet de dahil her şeyin doğallığını savunur. Yalnızca cinselliği değil aynı zamanda etik, metafizik ve estetik algıyı da altüst eder. Ona göre "hayal gücü düzenin düşmanıdır."
Baştan sona neşe ve kara mizah duygusunun egemen olduğu yapıt, fikir ve edebiyat tarihinde bir başyapıt olarak kabul görmüştür.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2002
  • Sayfa Sayısı:
    187
  • ISBN:
    9789755393469
  • Orijinal Adı:
    La Philosophie dans le boudoir
  • Çeviri:
    Kerim Sadi
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
. 
20 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Öncelikle müjde;bu kitabı okuyup katil ya da sapık olmuyorsunuz! İstediğiniz kadar marquis de sade ile ahlak ve hayat anlayışınızın benzemediğini düşünün ama benziyor işte! Onun sadece olayları ele alış şekli hepimizden farklı kitapta ensestten pedofiliye oradan hırsızlığa her türlü ahlak dışı kavram övülürken aslında anlatılmak istenilen apayrı.. Bize anlatılmak istenilen daha birçok felsefi düşünce var fakat marquis de sade o kadar akıllı ki bizleri sıkmadan bütün bu düşünceleri anlatmanın yolunun '' seks''ten geçtiğini biliyor. Ve unutmadan yazar da ekliyor' 'Büyük fikirler yüzünden ahlakı bozulacak kişiye yazıklar olsun! Felsefi düşünceler içinden yalnızca kötü olanları çekip almayı bilen, ahlakı her şeyle bozulan bu kişilere yazıklar olsun! Bunların ahlakının Seneca ya da Charron okuyarak bozulmadığını kim ileri sürebilir? Ben asla onlara hitap etmiyorum! '' Okurken ince ince işlenen düşünceyi cımbızla çekip özümsemek gerektiren bir kitap. '' Bir kitap okudum hayatım değişti! '' demek istiyorsanız, bir bakın derim.