Yavuz Sultan Selim ve Kutsal Emanetler

·
Okunma
·
Beğeni
·
2547
Gösterim
Adı:
Yavuz Sultan Selim ve Kutsal Emanetler
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054766123
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayınları
... Cesarete aşık olan yeniçeriler bu cesaret gösterisinden sonra, Padişah'ı takip etmeye başladılar. Nihayet ordular Çaldıran Meydanı'nda karşılaştı. Kanlı bir savaş sonucu Yavuz Padişah, Çaldıran Zaferi'ni (23 Ağustos 1514) kazandı. Bu zafer sadece Anadolu'yu değil, İstanbul'u da kurtarmıştır. Daha da önemlisi hilafetin yollarını Osmanlı'ya açmıştır.
Yavuz'un amacı, kendi sözlerinde şöyle ifadesini bulmaktadır: "Ben bu saltanatı, ümmete hizmet içün pederumun elinden aldum ve ıslah-ı alem (İnsanların ıslahı ile mutluluğu) uğruna birader ve biraderzadelerimi (Kardeşlerimi ve çocuklarını) feda eyledum...
Ben uykularımı, rahat ve huzurlu terk ile din-i mübinin te'ydine uğraşıyorum. Eğer İslam'ı ihya etmek (geliştirmek hayata geçirmek, yaşamak ve yaşatmak) maksudumuz (isteğimiz, niyetiniz) değilse, benum de nefs-ül emirde saltanata kat'a hevesum yoktur." (Eğer bu yoldan hedefe gidemeyeceksem, sizin de böyle bir amacınız bulunmuyorsa, padişahlıkta gözüm yoktur.) ...
İkikalp
İkikalp Yavuz Sultan Selim ve Kutsal Emanetler'i inceledi.
248 syf.
·Beğendi·9/10
Tarihin yazdiği en guzel zamanlar... Bu kitapta anlatilan olaylar insana cok sey katiyor. Kitabi okudukca okuyasi geliyor insanin... Yavuz Beyin bu kitabi yazarken neler duşundugunu cok merak ediyorum.kitabi sevdim
248 syf.
·Puan vermedi
Yavuz Bahadıroğlu dini değerlerine bağlı ve Osmanlı hayranı bir adam. Bunu bilerek kitaba başladım. Ne kadar objektif bir yapıda olmasa da Yavuz Sultan Selim'in hayatını okumak keyifliydi. Ki zaten tarih kitapları okumayı severim. Onca iyi ve göğüs kabartıcı şeyi okumak iyi gelse de Yavuz hakkında daha objektif bir kitap okumayı aklımın bir köşesine not edip yazarın başka bir kitabına geçiyorum. Herkese iyi okumalar.
248 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tarihimizi yeni okumaya başlamış genç ya da yaşlı her yaşta ki insanın okumaktan hem zevk alıp hem de tarihimiz hakkinda bir şeyler öğrenmesini sağlayan harika kitaplardan sadece biri. Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.
248 syf.
·18 günde·Puan vermedi
Bu kitabı seminer döneminde can sıkıntısı ile elime aldım. Taraflı bir kalemle yazıldığını kitap incelemelerinden ve yorumlardan okumuştum. Ancak Yavuz’u taraflı da olsa tanımak anlamak adına tavsiye edebileceğim bir kitap. Tarihin sıkıcılığından arındırılmış, akıcı bir dille yazıldığından çabucak bitirilecek bir kitap.
248 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Daha tarafsız bakış açısıyla yazılabilirdi bence ama yine de tadı hoş bir tarih biyografisi

Ve de, derslerde okutulan kronoloji esaslı tarih kitaplarını anımsatan yerleri biraz soğutucu da olsa aktüel hayatla kıyaslama yapılmış olması güzel yanlarından
248 syf.
·Puan vermedi
Kitap tarihi araştırma niteliğinde bir kitap olup bazı bilgileri sunmaktadır. Ancak kitap da herhangi bir akıcılık mevcut olmadığı gibi bazı bölümler de birbirinin tekrarı olduğu için okuyucuyu yormaktadır. Tabii ki benim kendi kanaatimr.
248 syf.
·Beğendi·6/10
Yavuz Bahadıroglunun bu eseri güzel alıntılar ile donatılmış ve Osmanlı imparatorluğunun ilk halifesi Yavuz Sultan Selim subjektif bir şekilde anlatılmış. 8 yıla 80 iş sığdıran bu padişaha doğrusu hayran olmamak mümkün değil. Yazar tarihi o zamanın düşünce yapısı ile değerlendirilmesi gerektiğine her daim değiniyor fakat cumhuriyet dönemi yakındığı olaylar için zamanın sıkıntılı durumunu göz ardı ettiği kanaatimdeyim. Genel olarak yazarımız Yavuz Sultan Selim hakkında güzel bilgilere değinmiş araştırmaları için teşekkür ederim.
248 syf.
Yavuz Bahadıroğlu'nun diğer kitaplarına yaptığım yorumdan pek farkı olmayacak bu yorumum, kitap genel olarak güzel; II.Bayezid döneminden başlayarak dönemin kargaşa ortamını, isyanları ve daha çok şahkulu isyanlarını ve şah ile maktuplaşmasını anlatıyor ve II.Bayezid devrini Fatih devrine kıyas eden bi bakış var. Aslında bu bakış diğer tarihçi ve yorumcuların tenkitleri üzerine yapılmış. Artı ve eski yöneriyle Bayezid devrini ve daha sonrasında şehzadelerin arasındaki çekişmeleri Selim'in tahta çıkışına kadar anlatıyor. Buraya kadar ki en önemli gördüğüm noktalar ise tarihi bakış açısından Yavuz'un babasının elinden tahtı almak istemesindeki gayretinin haklılığının anlaşılmasının aktarılmak istenmesindeki yazarın gayreti oldukça takdir istiyor. Yavuz Hoca'yı bu yüzden seviyor ve öneriyorum. Sonrası ise II.Bayezid'ın Uğraş Deresi Savaşına kadar babalık ve padişahlık arasındaki seçimidir. Bunu bugünün bakışıyla anlayabilmek neredeyse imkansız, bugün hiç kimse devlet için bir damla kanını dahi veremezken bir babanın devletin bekası uğruna oğluyla cenk tutması büyük fedakarlık. Kitap daha sonrasında ise asıl konusu olan Yavuz dönemini ve Halifelik yolundaki verdiği mücadeleleri anlatıyor. 8 yıla sığdırılan her yılı bir devir olan muhteşem zamanlar sonucunda ağzına kadar dolu bir hazine, muazzam bir devlet sınırı, sefer sonucunda on günlük istirahat ve yine devlet mücadelesi için verilen uğraşlar. Sonunda bir çıban ve Yavuz'un saltanatının sonu, kitapla anlatılamayacak kadar büyük şeyler. Küpe olayı malum yazar Yavuz Bey de bunu doğru bulmuyor fakat kitabın kapağındaki küpeli resim sanırım ya yayınevi yahut kapak tasarımcısı ile alakalı bir şey olsa gerek. Diğer kitap yorumlarınada yazmıştım kitap içi tekrarlar pek hoş değil ve hatta sanırım Harem kitabındaki konunun bu kitapta da olması sıkıcı bundan sonra Kanuni kitabını okumayı düşünüyorum muhtemelen ondada bazı kısımlar tekrara düşmüştür neyse.. Fakat Yavuz Hoca güzel anlatıyor tavsiye olunur.
"Hayır! Ben haremeynin hâkimi değil, hadimiyim, hizmetkârıyım. Hatip efendi, hutbeyi 'Hadimü'l-Haremeyn' şeklinde değiştiriniz."
Herkes şaşkın...
Bu engin tevazu, Harem-i Şerifte gösterilen bu derin hürmet, gözyaşlarını çağlayana döndürmüş. Herkesin içinde kabaran duygu dünyası, göz pınarlarına vurmuş. Tekbir çınlıyor kubbelerde. Sonra sessizlik...
Sessizlikte yine hatibin sesi:
"Hadimü'l-Haremeyni'ş-Şerifeyn Sultan ibn-i Sultan Selim Han!"
Rahatça söyleyebiliriz ki, tarihinde övünebileceği bunca şey olan, ama övünmek şöyle dursun, hatta dövünen başka bir millet yoktur.
Çıkarın abide şahsiyetlerimizi, ellişer yıllık kesitlere oturtun; bakalım her elli yıla kaç abide şahsiyet, kaç cihangir, dünya örneği kaç insan düşecektir?
Bir de son yüzyılımıza, devletin izmihlâl dönemine bakın! Ve kafalarınızı çatlatırcasına düşünün: Redd-i miras, bu milletin nelerine mal oldu?
Madde 30 : "Def'i mefâsid, celb-i menâfiden evlâdir "
(Kötülüklerin giderilmesi , iyiliklerin elde edilmesinden önde gelir. )
Osmanlı toplumu yaşlılarına "saygı" gösterirken geçmişine , çocuklara " ilgi" gösterirken geleceğine sahip çıkıyordu.
Böylece geçmiş gelecekle bütünleşip başarıyı inşa ediyordu.
Bugün Balkan milletleri Yunanistan ,Bulgaristan ,Sırbistan ,Romanya , Macaristan vs. Dünya siyasî haritasında yer alıyorsa ,bunu Osmanlı 'nin adaletine, müsamahasina, kılıçla fethedip kalemle hükmetme anlayışına borcludurlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yavuz Sultan Selim ve Kutsal Emanetler
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054766123
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayınları
... Cesarete aşık olan yeniçeriler bu cesaret gösterisinden sonra, Padişah'ı takip etmeye başladılar. Nihayet ordular Çaldıran Meydanı'nda karşılaştı. Kanlı bir savaş sonucu Yavuz Padişah, Çaldıran Zaferi'ni (23 Ağustos 1514) kazandı. Bu zafer sadece Anadolu'yu değil, İstanbul'u da kurtarmıştır. Daha da önemlisi hilafetin yollarını Osmanlı'ya açmıştır.
Yavuz'un amacı, kendi sözlerinde şöyle ifadesini bulmaktadır: "Ben bu saltanatı, ümmete hizmet içün pederumun elinden aldum ve ıslah-ı alem (İnsanların ıslahı ile mutluluğu) uğruna birader ve biraderzadelerimi (Kardeşlerimi ve çocuklarını) feda eyledum...
Ben uykularımı, rahat ve huzurlu terk ile din-i mübinin te'ydine uğraşıyorum. Eğer İslam'ı ihya etmek (geliştirmek hayata geçirmek, yaşamak ve yaşatmak) maksudumuz (isteğimiz, niyetiniz) değilse, benum de nefs-ül emirde saltanata kat'a hevesum yoktur." (Eğer bu yoldan hedefe gidemeyeceksem, sizin de böyle bir amacınız bulunmuyorsa, padişahlıkta gözüm yoktur.) ...

Kitabı okuyanlar 127 okur

  • Nursel Dayı
  • Nevfel ANKA
  • Betül
  • Yaren
  • Fatih yazıcı
  • Kerem Dağ
  • Yasin ÖZER
  • Kürşad GARİPOĞLU
  • Sümeyye
  • Hatice sütcü

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%15
18-24 Yaş
%30
25-34 Yaş
%15
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%15
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.1
Erkek
%50.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.8 (14)
9
%11.4 (5)
8
%13.6 (6)
7
%15.9 (7)
6
%9.1 (4)
5
%4.5 (2)
4
%4.5 (2)
3
%0
2
%2.3 (1)
1
%6.8 (3)