Yayıncılık ve Medya Sözlüğü

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
8 gösterim
Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın
Redaksiyon Kurulu Başkanı

Ortak bir çalışmanın ürünü olan Yayıncılık ve Medya Sözlüğü, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun ilgili birimlerinde kullanılan terimlerin sözlüğüdür. Terimler bilim, teknik, sanat, meslek dallarıyla ya da çeşitli konularla ilgili özel ve belirli kavramları karşılayan sözcüklerdir. Dilin söz varlığı içerisinde yer alsalar da genel sözcükler gibi değildir terimler... Bütün konuşurların anladığı, bildiği, kullandığı sözcüklerden farklıdır. Belirli bir alanda çalışan araştırmacılarca, sanatçılarca, meslek mensuplarınca bir uzlaşma sonucunda benimsenmiş, yalnızca bu kişiler için bir anlam bildiren özel adlandırmalardır. Bu yönüyle terimler özel adlara benzer. Çocuk dünyaya geldiğinde ona verilen ad nasıl sorgulanmadan ve tartışılmadan benimsenirse, bu ad yalnızca o kişiyi tanıyanlar için bir anlam ifade ederse kavramlar için türetilen terimler de böyledir. Terimlerin yaygınlaşması için benimsenmeleri, benimsenmeleri için de uzlaşmayla belirlenmeleri esastır.

Osmanlı Türkçesinde terim için kullanılan sözcük ıstılah idi... Sözlüklerimizde Arapça kökenli ıstılah sözünün karşılıkları arasında “ittifak” da yer almaktadır. İttifak sözü de ıstılah da anlaşma, uzlaşma, bağlaşma ve oy birliği demektir. Istılah sözünün kökeninde ise sulh vardır. Terimler bir uzlaşmayla, bir anlaşmayla, kısacası sulh ile verilen adlar olduğu için ıstılah diye adlandırılmıştır.

Terimlerin uzlaşma sonucu verilmesi, bildirdiği anlamın ilgililerce kavranması onları bilimsel çalışmalarda, iş ilişkilerinde anahtar sözcük konumuna getirmektedir. Bir kurumda çalışanların, iş akıcılığı ve iş güvenliği sağlanması için aynı terimleri kullanması, aynı meslek dilini konuşması gerekir. Aynı kavramdan söz eden kişilerin farklı adlandırmalar, dolayısıyla farklı terimler kullanması yanlış anlamalara yol açabileceği gibi düzeltilemeyecek olumsuzluklar da ortaya çıkarabilir. Bu bakımdan kurum ve kuruluşlarda, işletmelerde terim ortaklığının sağlanması, çalışanların sağlıklı bir iş ilişkisi ve iletişimi kurması, verimliliğin artması için gereklidir.

Aslında terim birliğinin daha yükseköğretim aşamasında sağlanması ve bütün bilim dallarında ortak terimlerle öğrenim yapılması gerekir. Ancak ne yazık ki üniversitelerimizde bilim dallarında terim birliği yeterince sağlanamamaktadır. Farklı üniversitelerde terim birliği sağlanamadığı gibi aynı fakültede hatta aynı bölümde farklı terimlerle öğretim yapıldığına tanık olunabilmektedir. Öğrenimleri sonrasında bir işletmede çalışma hayatına başlayanlar aynı konudan söz etseler bile farklı terimler kullandıkları için yeterince etkin ve hızlı bir iletişim kuramamaktadır. Terimler yalnızca öğrenim hayatında ve bilimsel çalışmalarda değil çalışma hayatında da büyük bir öneme sahiptir. Kurumlarda, kuruluşlarda ve işletmelerde çalışma alanlarıyla ilgili terimlerin bir araya getirilmesi, çalışanların ittifakla benimsediği terimlerin esas alınması, farklı adlandırmalar varsa bunların ortaya çıkarılması, aralarında ince anlam ayrılıkları bulunanların belirlenmesi, yaygın yabancı dillerdeki karşılıklarının gösterilmesi ve nihayet bütün bu terimlerin tanımlarının yapılması kurumsallaşmanın bir gereğidir. Bu, bütün çalışanlarının aynı dili konuşması demektir. Kuruma yeni katılanlar, mevcut iletişim ortamına kolayca uyum sağlayabilecek ve onlar da kısa sürede aynı dili konuşur hâle gelecektir. Bu sayede sağlanacak hızlı ve etkili iletişim, verimliliği de artıracak; en üst düzeydeki yöneticiden en küçük kadroya, merkezden en ücradaki birime kadar bütün çalışanlar ortak bir dil kullanacaklardır.

İşte Yayıncılık ve Medya Sözlüğü ile TRT’nin bütün birimlerinde kullanılan terimler bir araya getirilmiş, bilimsel ölçütlerle değerlendirilmiş ve bunların doğru tanımları yapılarak elinizdeki sözlük hazırlanmıştır.

Böyle bir sözlüğün hazırlanmasındaki temel amaç, yayımcılık alanındaki terimleri bir araya getirerek çoğunluğun anlayabileceği, etkili bir biçimde kullanabileceği ortak bir yayımcılık dili oluşturmak ve sürekli geliştirilmesinin önünü açmaktır. Çalışmada öncelikle TRT’nin her biriminde oluşturulan kadrolar tarafından kurum içinde kullanılan terimler belirlenmiş, bunlar tanımlanarak bir veri tabanı hâline getirilmiştir. Temel yayımcılık terimlerini derlemenin yanı sıra birimlerde çalışanların aralarında konuşarak geliştirdikleri meslek dili de derlenmiştir. Böylece kamera, ses, ışık, stüdyo, naklen yayın birimlerinin hızlı çalışma temposu içinde başlangıçta küçük gruplar arasında zaman içinde oluşan ve yeni kuşaklara aktarılan dil de ilk kez kayıt altına alınmış olmaktadır. Ardından konuyla ilgili basılı kaynaklar, akademik ve mesleki çalışmalar, yasa ve yönetmelikler taranarak elde edilen terimler de veri tabanına eklenmiştir. Böylece farklı çevrelerde kullanılan terimler, mevzuat dili, yaşayan ve konuşulan dil bir arada değerlendirilerek etkileşimli ve işlevsel bir veri tabanı oluşturulmuştur.
Gelişmeye açık teknolojik alanlarda yaşanılan terim sorunlarının yayımcılık alanında da yaşanmakta olduğu bu çalışmayla ortaya çıkmıştır. Yayımcılık gibi zamana karşı yarışılan bir ortamda İngilizceden geçen terimler Türkçe karşılıkları düşünülmeden ya olduğu gibi ya da Fransızcalaştırılıp kısmen Türkçenin ses yapısına uygun bir biçime dönüştürülerek kullanılmaktadır. Çalışmada önceliğimiz Türkçe terimlerin madde başında esas alınarak kullanımının yaygınlaştırılması yönünde olmuştur. Bunun için birimlerden gelen dizelgelerde ya da farklı kaynaklarda aynı kavram için kullanılan terimler içerisinde yabancı kökenli olanların yanında Türkçeleri varsa öncelikle Türkçe terimler tercih edilmiştir. Türkçe terim bulunamaması durumunda ilgili birimlerdeki kadrolara danışılarak Türkçe karşılıklar önerilmiştir. Bu konuda hem kurulumuz hem de ilgili birimlerdeki üyelerimiz yayımcılıkla ilgili bu terimleri Türkçeleştirmek için özel çaba göstermişlerdir.

Karşılık bulunamaması durumunda Türkçeleşmiş biçimlerin Türkçe söylenişleri esas alınarak yazılması kuralı benimsenmiştir. Türkçe ve alıntı terimin her ikisinin de yakın yaygınlıkta kullanıldığı durumlarda yabancı kökenli terim bk. kısaltması ile Türkçe karşılığına gönderilmiş ve tanım Türkçe madde başında yapılmıştır. Yabancı kökenli kimi terimlerin Türkçenin yazım ve söyleyiş özelliklerine uymuş biçimleriyle yaygınlaşmış olmasına karşın kurulumuz, bunlara da karşılıklar önermiştir.
Bütün çabalara karşın Türkçe karşılığı bulunamayan ya da Türkçeleşmiş yazımlarıyla yerleşmeyen yabancı kökenli terimlerin özgün biçimleriyle yazılmaları gerektiğinde bunlar eğik yazıyla gösterilmiştir. Başta sözlüğümüzün adında da geçen medya gibi kimi sözlere aradan geçen bunca zamanda herkesçe benimsenebilecek bir karşılık bulunamaması ve bu türden sözlerin neredeyse toplumun bütün kesimlerine yayılmış olması yüzünden bunlar Türkçede kullanıldıkları biçimleriyle korunmuştur.
Tanımlamalarda bilimsel anlatıma yer verilmekle birlikte iletişim, yayımcılık vb. alanlarında öğrenim gören genç kuşaklar ile bu alanlara ilgi duyan kişiler göz önünde bulundurularak anlaşılabilir bir dil kullanılmıştır. Tanımların, sözlükçülüğün temel ilkelerinden biri olan efradını cami, ağyarını mani olacak (içermesi gerekenleri içine alan, dışarıda bırakılması gerekeni dışta bırakan) bir biçimde, yapılmasına özen gösterilmiştir. Eserin terim sözlüğü niteliğinde olması dolayısıyla tanımlamaların kısa, öz ve yalın bir dille yapılmasına çalışılmış, ansiklopedik bilgiden kaçınılmıştır.
Aynı kavram için birkaç karşılık bulunması durumunda en yaygın olanı madde başı yapılmış, tanımlama burada yapılmış, daha az kullanılanlar ise söz konusu madde başına gönderilmiştir. Az ya da çok işleklik alanına sahip yabancı kökenli terimler de yaygın kullanılan Türkçe madde başına gönderilmiştir. Bu durumda sözlükçülük ilkesi gereği, tanımlamadan sonra konulan virgülün ardından madde başına gönderilen diğer maddeler yazılmıştır. Böylece madde başına bakan okuyucunun ilgili terimin eş anlamlı karşılıklarını da görmesi sağlanmıştır.

Türkçe yayın sözünün sıklığını artırıp yayım yerine de kullanılır olması terimlerde de kendisini göstermiş, yayıncı kuruluş gibi mevzuata da girmiş kavramlarla kullanım alanını genişletmiştir. Bu gibi durumlarda yaygın kullanımlar esas alınmıştır.
Kimi terimlerin açık biçimlerinden başharfleştirilerek yapılan kısaltmalarının yaygın olarak kullanılması durumunda bu maddeler de açık biçimlerine gönderilmiş ve tanım burada verilmiştir. Ancak yabancı kökenli terimlerden yalnızca kısaltmalarının kullanıldığı, bunların açık biçimlerinin bilinmediği ve herhangi bir Türkçe karşılığının bulunmadığı durumlar da saptanmıştır. Yaygınlık kazanan yabancı kökenli kısaltmanın kullanıcılar tarafından sözcük gibi algılandığı ve kısaltmanın âdeta sözcükleştiği bu durumlarda kısaltma madde başı yapılmış, tanımlama bölümünde açık biçimi de gösterilerek tanım verilmiştir.

Telekomünikasyon altyapısı, vericiler ve yayımcılık teknolojileri gibi üç önemli teknik alanın temel terimleri bu sözlükle gün ışığına çıkmaktadır. Vericilerden yayına çıkan görüntünün alıcılara nasıl ulaştığına yönelik yayımcılıkla ilgili terimler ve bilgiler de ilk kez bu sözlükte bir araya gelmiş bulunmaktadır.

Yürütülen bu çalışmayla TRT’nin bütün birimlerinde kullanılan terimler kayıt altına alınmış böylece Kurumun gelecekteki çalışanlarına da bir başvuru kaynağı ortaya konulmuştur. Bu bakımdan sözlüğün geleceğe değerli bir kültürel ve mesleki miras olarak kalacağını ve hızla gelişen yayımcılığın ortak dilini oluşturmaya katkı sağlayacağını umuyoruz.

Bu çalışma ile ülkemizin en köklü ve en güçlü yayın kuruluşu olan TRT, yayımcılığın bütün dallarıyla ilgili bilgi birikimini özel yayıncı kuruluşlar, yayıncılar ve kamuoyu ile paylaşıma açmaktadır. Kamu yayımcılığı yapan TRT, bu yolla yarım asrı aşan bilgi birikimini paylaşarak ülkemiz yayımcılığına katkıda bulunmuş olmaktadır. Bilgi teknolojileri, yeni medya, üç boyutlu yayın gibi günümüzün en gelişmiş yayımcılık teknolojisiyle ilgili terimlerden haber, müzik, sinema, yapım gibi yayımcılığın temel alanlarındaki her terimle ilgili bilgi bu çalışmada yer almaktadır. Yalnızca günümüz teknolojisi ve günümüzün yayımcılık terimleri değil elli yılı geride bırakan TRT’nin geçmişte kullandığı, bugün artık müzesinde sergilediği teknolojilerle ilgili birtakım terimler de kayıt altına alınması amacıyla bu çalışmaya dâhil edilmiştir. Böylece ülkemizdeki yayımcılığın tarihini araştıracaklar, bugün artık kullanılmayan teknolojilerle ilgili ilk bilgilere de bu çalışma aracılığıyla erişeceklerdir.

Çalışmada TRT’nin elli yılında oluşan meslek dilinin derlenmesine ve kayıt altına alınmasına da özen gösterilmiştir. Hemen her meslekte olduğu gibi zamanla yayımcılık ile ilgili konularda TRT’de özel bir dil gelişmiştir. Kimileri teknolojik terimlerin kimileri kavramların kimileri de yaşanılan durumların adlandırılmasında kullanılan bu sözcükler ve deyimler ilk kez bu eserle yazıya geçirilmiş ve gün yüzüne çıkarılmış olmaktadır. Çoğu, genel dilin söz varlığındaki bu sözcüklerin örtmece anlatım için kullanılması ve eğretilemeye başvurulması böyle bir yayımcılık meslek dilinin oluşmasını sağlamıştır.
Adlandırmanın dayandığı temeller ve örnekler, bu alanda çalışan dil bilimciler için de ilgi çekici ve zengin malzeme sunacak niteliktedir.

Türkçenin bilim dili olarak daha da geliştirilmesi çalışmaları, terim varlığına güncel yayımcılık ve medya terimlerinin katılmasıyla önemli bir kazanım elde etmiştir. Bir araya getirilen yaklaşık altı bin madde ile sağlam bir veri tabanı oluşturan sözlük, TRT’deki hizmet içi eğitimlerine ve sektördeki eğitim programlarına önemli bir yardımcı kaynak niteliğindedir. Bu sözlük yayımcı kuruluşların yanı sıra iletişim fakülteleri, iletişim liseleri ile benzeri okullar ve özel eğitim veren kurumlar için yardımcı kaynak olmasının yanı sıra sağlam bir soru bankası veri tabanı da olabilir.

Türkçe yayımcılık terimlerinin derlenmesi, yabancı kökenli olanlarına Türkçe karşılıklar bulunması Türkçenin söz varlığı için de önemli bir kazanımdır. Güncel yayımcılık ve medya terimleri, Türkçenin bütün söz varlığını kapsayan Büyük Türkçe Sözlük’e anlamlı bir katkı oluşturacaktır.

Hiçbir sözlüğün tam olmadığı gibi bu sözlük de eksiksiz değildir. Bütün araştırmalarımıza karşın dikkatten kaçan ve sözlüğe alınamayan terimler olmuştur. Defalarca okunmasına karşın gözden kaçan yanlışlar da bulunabilir. İlk kez yapılan bir çalışma olması dolayısıyla eksikliklerin, yanlışlıkların hoş görülmesini isteyecek değiliz. Bu yayın, bir ön çalışmadır. Dilimiz bütün konuşurların sahip çıkması gereken bir değerimizdir. Bütün meslektaşlarımızın, bütün toplumun, okuyan yazan düşünen herkesin değer ve katkı vermesi gereken bir alandır. Eksikliklerin ve gözden kaçan yanlışların bildirilmesi, takdirle karşılanacak ve sonraki ilk baskıda bunların giderilmesi sağlanacaktır.

Yayıncılık ve Medya Sözlüğü, pek çok kişinin bilgi birikimini yansıttığı; emeğiyle, göz nuruyla katkıda bulunduğu ortak bir çalışmadır. Bu anlamlı çalışmanın başlatılması, yürütülmesi ve sonuçlandırılması için TRT Genel Müdürlüğü destek vermiş, böylece kurum kültürünün somut bir biçimde gözler önüne serilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda yeni bir adım atmıştır. Bu bakımdan TRT Genel Müdürlüğüne, Eğitim Dairesi Başkanlığına teşekkür borçluyuz. TRT’nin her biriminden konuya sahip çıkan ve bu birimlerin kullandığı terimleri derleyip tanımlayarak veri tabanını oluşturan kurul üyelerimize, olağanüstü bir çabayla bu terimleri gözden geçiren ve kurul gündeminde tartışılmaya hazır hâle getiren sevgili Muzaffer Evci, Devrim Ünlü ve Savaş Ferhat’a çok teşekkür ederim.

Sözlüğün herkes için yararlı olmasını dileriz.