Yaz Geçer

·
Okunma
·
Beğeni
·
24,5bin
Gösterim
Adı:
Yaz Geçer
Baskı tarihi:
1994
Sayfa sayısı:
89
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Yaz Geçer
Yaz Geçer
Yaz Geçer
89 syf.
·2 günde·8/10 puan
Yaz Geçer Murathan Mungan'ın şiirlerinin bulunduğu üç bölümden oluşan, Metis Yayınları tarafından basılmış, bir solukta okunabilecek bir eser.

Eserin kimi yerleri dizeler halindeyken kimi yerleri ayrılığın ardından kaleme alınmış bir mektubu andırıyor. Bazı dizeleri ziyadesiyle tanıdık. Şiirlerin altında yazıldığı tarihlere de yer verilmiş.

Ayrılık, yalnızlık, unutulamayan bir aşk, geride kalan izler şiirlerin teması niteliğinde.

Oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim.

Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını

Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.

Senelerce, senelerce evveldi;
sen yoktun
bu aşk başladığında

yaz bitti
bitmeyen şeyler kaldı geride

Eser, içindeki şiirlerin nerede yayınlandıkları ile ilgili verilen bilgiyle son buluyor. Duygusal, gönle kitap eden dizeler var. Sıkılmadan okuyabilirsiniz diye tahmin ediyorum.
96 syf.
·Beğendi
Murathan Mungan ile ilk olarak "Yalnız Bir Opera" şiir videosuyla tanışmış ve çok sevmiştim, ama düne kadar bir türlü kitabını okumaya fırsat bulamamıştım. Daha kitabın ilk dizelerini okumaya başladığım anda bilinç altıma ne kadar işlemiş olacak ki sanki kitabı bana Video'daki ses okuyormuş hissine kapıldım ve kitaptan daha çok zevk aldım.

Kitabın genelinde anlatılan konunun bütünlüğü sizi başka şiir kitaplarında yaşadığınız kopmalardan alıkoyuyor. İçinde Yaz bitti ,Bilardo topları ,Yalnız bir opera ,Terastaki havlu ,Kadırga gibi başlıklarla birçok şiir olmasına rağmen ben en çok Bilardo toplarıyla Yalnız bir Opera şiirini sevdim. Aşkı, ayrılıkları bu denli güzel anlatabilmek imrenilecek şey doğrusu..Başucu kitaplarımdan biri olmayı fazlasıyla hak ediyor.

Normalde şiir kitaplarına inceleme yazmak gibi bir alışkanlığım olmadığı halde bu kitaba kayıtsız kalamadım. Ben yandım eller yanmasın demiyorum. Sizin de Murathan Mungan'ın kelimelerinin gücünden yanmanızı (şaka tabii :)) nasibinizi almanızı istiyorum. Ve diyorum ki;

Hiç şiir sevmeyen arkadaşlar, önyargılarınızı kırın ve bu kitabı okuyun.

Yalnız Bir Opera şiirinin Video'sunu da izlemeyi unutmayın lütfen.

https://youtu.be/hqPtDlj56UA
96 syf.
Hayat, sizler için nasıl devam ediyor bilemiyorum ama benim için şu anda yağan , tarif edilemeyecek güzellikte yağmur damlalarının altındaki serçeler , gözlerinizden öpüyor ben de avuçlarınızdan su içiyorum.
Meğerse nadasa salmışım kendimi , bağrımdan bereketli ürünlerin hasadını yapmak kaygısıyla , tırnaklarını saban , sevgisini tohum, nefesini ılıman bir iklim yapacak bir rençber gelir mi derken "Yaz Geçer" e düşmüş yolum... Yazılan bir mısranın, bazen günlerce kulağımda tınılarını duyarak yürüdüm...Bazen de gecenin çaresizliğinde , sessizliğimde yüreğimde sürükledim.. Ve İşte bazen dizeler sizi yalnız bırakmıyor, kime gittiyseniz o sizle oluyor kitap bitinceye kadar... Ama bitince bitiyor işte... Bir an gelir ve toparlanıp gider insan; yaşanmış yaşanmamış her ne varsa geride bırakarak. Birlikte olabilmek için aynı olmak gerekmiyor . Doğru yerde olmak kadar doğru, dürüst ve içten olmak da önemlidir değil mi ?
Diyeceğim o ki ; aşklar hiç bitmesin, her daim kalbimizin istikametinde devam etsin güzelliklerle..
Keyifli okumalar.
96 syf.
·9/10 puan
DİKKAT DİKKAT!
Bu bir kitap incelemesinden ziyade kitabın içindeki bir şiirin incelemesidir. Çünkü bence sadece o şiiri kitabın tamamına bedeldi :)
Başlamadan önce bu etkinliği (#31053074) düzenlediği için Ged'e teşekkür ediyor ve bu incelememi de ona armağan ediyorum. Ayrıca bu kitabı okumak henüz aklımda olmadığı halde bunu okumamı sağlayan Hakan'a da teşekkür ediyorum.
NOT: Şiirin SPOİLER'e olur mu? Herkesin bir şiirden aldığı his farklıdır, o yüzden olmaz diye düşünüyorum...
Yalnız bir operaya başlarken ben bilmiyordum hiç, sevgilin kim? Yorgun ve kirli bulduğun geçmişinin sevdiğinle aranda olduğunu söyledin? Ve her şeyi yine onunla temize çektiğini. Kelimelerin acıyordu sanki. Belli çok fena canını yakmış birisi, hayır hayır sanırım yetim bırakmış kalbini. Varlığını ele geçirmiş senin dediğine göre. Sahi neden korumasını bilmemiş? Terk ettin beni tüm kazananlar gibi diyorsun sen oysa tam aksine kendisini bu kadar seven birini kaybetmiş o her kimse... Onun yokluğu kimsesiz hissettirmiş ya seni, bilemezsin tüm varlığıyla yanında olsun istedim o an senin, bir mevsim beklediğine değsin diye, yüzünün ayrıntılarından bahsettiğini, liriği ne denli ona benzettiğini bilsin diye düşledim. Onu düşündüğünde şiire olanları bilseydi eğer yaz başıydı gittiğinde diyordun ya hani eminim en geç yaz sonuna kadar gelirdi. Zamanı ikinize düşman ettin. Tam şu dizelerini
"Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını" okuduğumda nasıl içerledim?

Hani koca bir yazdan sonra dönmüştü sonra. Hiçbir şey eskisi gibi değildi söylediğine göre. Biraz eksik, biraz yarım. Söyler misin, ne olmuştu size? Gerçekten zaman mıydı bu olanların sorumlusu, uzaklık yaramamış mıydı ikinize?
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık ne de ben kapıyı açabilirim sana dediğinde. Bilmiyorum olur muydu, gidip onu dönmesi için ikna etmek ve sana da kapıyı açtırmak? Tüm kalbimle mümkün olsun istedim, ikinize bunu yaptırmak...
İki yorgun ve yalnız yıldızdınız belki. Düşündüm yıldızlar yorulmazlar ki, tek sorun uzak olmanızdı birbirinizden takım yıldızı olsaydınız dedim keşke.
İkimizden ne kalacak geriye diye sordun ona. Bu şiirler belki ve sana bunu yazdıran o anılar. Bir soru daha gelmişti sonra senden ona
" Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi." O an koşup bir çocuğun başını okşamak belki, depremin içinden, yıkıntıların arasından çekip çıkarmak o yaralı bedenleri ve en çok da yıkıntıların üzerinde kalmış olanlar için bulamadıkları bir türlü, belki de bulamayacakları yakınlarına ağlamasınlar diye daha fazla kalplerine içimdeki tüm umudu son zerresine kadar aşılamak istedim. Kış başlıyor dedin, hoşnutsuzdun. Bahar gelsin istedim, onu getirmek, hoşnut ederdi belki seni, ama beceremedim. İyi bak kendine demenle, her veda cümlesinde olduğu gibi mahzun bir hüzün sardı yüreğimi. Aynalara bakamamak dedin, sessizlikten korktuğunu da söyledin. Neden korkuyorsun ki sanki sessizliğinde bile içindeki sesin yok mu sana eşlik eden? Hem bilmez misin aynalara korkmadan bakmak ne güzeldir. Saatin tik takları ve duvarlar, koca yalnızlığı anlatan imgeler kullanıp sonra da "denemeseniz de, bilirsiniz hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar" dedin ya inan bana ne kadar çok kızdım sana. Yaşamak varken hâlâ niye öyle dedin bir anlam veremedim. Yüreğinin bir şeyleri unuttuğundan bahsettin ve bir gün bununla yüzleşmenin ne kadar zor olduğundan, zamanın bir şeye çare olmadığından. Zordur ne diyebilirim ki sana ama güzel dizelerine rağmen böyle umutsuzca konuşman yakıştıramadım pek kusruma bakma. Bu şiire başladığında nerdesin, şimdi nerde? Bu defa ben soruyorum sana. Yarandan bahsettin, iyileşmesini diledim. Şiirlerin solmuş, aşk bitmiş. Hayır olamaz, diye söylendim. Aşk seni bulsun, ve açsın o şiirler diye devam ettim. Aşk YALNIZ BİR OPERA dedin. Şiirin adını söyledin. Sorguladım iki kişilik olanı daha hoş değil miydi? Uyuyup uyanmadığını söylediğinde, bir kez daha anladım. Uyumak zordu, uyanmak daha beter. Gökyüzünde yıldız arayan o gözlerin, gördü mü peki geceyi güzel yapan hilali... Bitmemiş bir şiirde yoluna devam ederken sen izledim ve ben de hiç bitmesin istedim sonu mutlu bile olsa son olmamasını diledim. Senin dönüp ardına baktığında bulamadığın sanatı, yanıbaşıma koydum ben şimdi.
Sevgili dostlarım kısacası okuyun mutlaka bu şiiri...
YALNIZ BİR OPERA şiirini dilerseniz sesli olarak da dinleyebilirsin.
Buraya kadar sabırla okuduğunuz için çok teşekkür ederim.
Sevgiyle ve tebessümle kalın :)
89 syf.
·10 günde·7/10 puan
Uzun bir aradan sonra hepinize tekrardan merhaba dostlar. İnceleme ve alıntı atma sıklığım ruh halime göre değişebiliyor. Bundan olmalı ki son iki üç kitaptır inceleme yapamıyorum. Artık şeytanın bacağını kırayım dedim. Çok uzatmadan başlıyorum.
Murathan Mungan 'dan okuduğum ilk kitaptı. Fakat son olmayacak. Şairimizin kalemine tek kelimeyle' 'ba yıl dım' '.
Hele ki o ilk şiir... Öyle bir başladım ki kitaba sindire sindire, tadını ala ala okumak istedim ve öyle de yaptım...
Çok güzel seviyor şairimiz. O güzel sevgisini mısra mısra, hece hece hissediyorsunuz. Bu güzel adam yazdıklarıyla hiç sevmediğim yaz mevsimini dahi sevdirdi bana, gerisini siz düşünün :))
Üslup kaygısı yok, o kadar belli ki. İçinden geleni, gideni, gidip de dönmeyeni yazmış. Bir nevi iç döküş, bir nevi özleyiş...
Nazım biçimine, türüne, redifine, kafiyesine dikkat edemedim bile. Öyle şiirler vardır ki hata kollarsınız, öyle şiirler vardır ki dalar gidersiniz.
Ben dalıp gittim.
Sizin de bu deryaya dalıp gitmenizi şiddetle tavsiye ederim.
Sağlıkla, mutlulukla, sayfalarla kalın güzel insanlar :))
96 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Murathan Mungan'dan okuduğum ilk kitaptı.Elimden düşürmeden bir gecede bitirdim oldukça sürükleyici oldu benim için.

Kitapta 1986-1992 yılları arasında yazılmış ayrılık temalı on farklı şiir yer alıyor.

Tüm şiirlerin her cümlesinde ayrı bir yere sürüklendim okurken.Her kelimesinde farklı hisler tattım.Beni en çok etkileyen şiir ise "Yalnız Opera" oldu.

Mungan'ın özgün bir üslupla yazılmış şiir kitabı eğer duygularınızı ruhunuza kelime kelime nakşettirecek,her zerresine kadar hissettirecek bir şiir kitabı istiyorsanız en sevdiğiniz fon müziği ile birlikte mutlaka okuyun derim.

Son olarak küçük bir dize bırakıyorum. Keyifli okumalar.Sevgi ile kalın.

"Sense kendini hâlâ hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim."
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
"Yaz Geçer"

Hakikaten yazınca geçer mi?
Sanırım geçmese bile hafifletir değil mi?
Konuşmak da bu kategoriye girer mi acaba? Sanırım girer.
Ya susmak?

Murathan Mungan da sanırım geçmesi için yazmış, geçmese bile hafifletmiştir.
İlk şiir "Yalnız Bir Opera" resmen kendine aşık etti ve şiir bittiğinde direkt diğer kitaplarını da sipariş ettim. Böyle etkinlendiğim bir durumu uzun zamandır yaşamamıştım. Bu şiiri mutlaka okuyun. Bulmak çok zor değil. 16 sayfa falandı sanırım. Okuyamam diyorsanız bari dinleyin ( https://www.youtube.com/watch?v=2u_sN9jifgY) Şöyle ışıkları kapatın, gözlerinizi de kapatın, uzanın yatağınıza sonrası muallak...

Kelimeler öyle güzel yan yana gelip birliktelik oluşturmuş ki; ulan işte bu yaa dediğim anların sayısı bir hayli fazlaydı.
Tabii kitap sadece bu şiirden ibaret değil ama beni en çok etkileyen bu oldu. İlk defa Mungan okuyacaklar önce bu şiirini okusun zaten sonrasında ister istemez okumaya devam edecekler.
Kadırga şiiri de baya etkiliydi. Uzun şiirlerini daha çok sevdim. Birçok duyguyu barındırıyordu o uzun şiirler. Okurken kapılıp gidiyorsunuz zaten. Olduğunuz yerde kalmanız mümkün değil. Kim bilir nerelere doğru yolculuğa çıkacaksınız.
Yani demem o ki Mungan okuyun arkadaşlar en çok da "Yalnız Bir Opera" şiirini.
89 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Murathan Mungan, bir yaz ayinda ayriliği anlatiyor.Kalbinizde hissettiğiniz ayrilik acısini mevsimlerle dile getirmiş,belkide dışa vuramadiğiz birçok hisse tercuman olmus da diyebiliriz.
Şiirler düz yaziya benziyor fakat sebest sekilde şiir yazdıği icin duz yazilar siirin icinde harmanlanmiş.
Şiir severlerin kesinlikle begeneceği ve bir solukta okunabilecek bir kitap,kesinlikle tavsiye ederim.
89 syf.
·2 günde·Puan vermedi
oysa bilmedigin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim...

Şairin Romanı kitabı ile tanışmıştım Murathan Mungan'la.O romandaki şiirsel anlatımı şimdi daha iyi anlıyorum .

"Yaz Geçer" yaz aşkları ve ayrılık temalı şiirlerden oluşmuş .Genelde uzun ,bir olay hikaye anlatır gibi ama sizi içine alıveren cümleler var şiirlerinde.Yaz mevsiminin güzelliklerini ve yaz aşklarının tadını hissediyorsunuz.

Yalnız Bir Opera en sevdiğim şiir oldu.O yüzden incelemenin giriş ve sonunu o şiirle tamamladım :))

Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır....

Severek okudum ama.Ama roman ve öykülerini daha çok sevmiştim galiba :)))
96 syf.
Yazınca geçecek mi? Peki ya okuyunca...

Sevgili Murathan Mungan'ın okuduğum ikinci kitabı oldu, bu kitabı daha çok sevdiğimi itiraf edebilirim.

Ayrılık, insanı kendi dünyasından alıp bir çöl ortasında bırakıyor. Veya yazarın da dediği gibi:

"Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
Her şeye iyi gelen Zaman sizi kanatır.."

Herkes farklı sever ve üzülür. Ama kitabı okurken, siz de Mungan kadar hissediyorsunuz ayrılığı, unutulmayan anıları. Ben severek ve üzülerek okudum. Ayrılık acısı yaşıyorsanız, biraz da tuz basmak isterseniz sizin de okumanızı tavsiye ediyorum.

Bana zamandan söz ediyorlar.
Gelip size zamandan söz ederler.
Yaraları nasıl sardığından ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler.

Bu yüzden yapılacak en güzel şey, Mungan'ın da dediği gibi, "Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak..."
Gittin.
Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.
•••
gözlerimizdeki hüzne "dinginlik" adını verir
"seni iyi gördüm," diyenler
biz de iyi hissederiz kendimizi
elimizden başka ne gelir ki...
gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
gözlerim
aşkın kuzey yıldızıdır bu
yazları daha iyi görülen
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
ilerlerim
zamanla anlarsın bu bir yanılsama
ölü şairlerin imgelerinden kalma
Sen de değilsin. O da değil
Kuzey yıldızı daha uzakta
yeniden yollara düşerler
düşerim
bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
ben yoluma devam ederim.
Adım onların adının yanına yazılmasın diye acı çekecek yerlerimi yok etmeden acıyla baş etmeyi öğrendim.
- Yoksa bu kadar konuşabilir miydim?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yaz Geçer
Baskı tarihi:
1994
Sayfa sayısı:
89
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Yaz Geçer
Yaz Geçer
Yaz Geçer

Kitabı okuyanlar 3.121 okur

  • Ömür Hanım
  • halimoviç tiryakovski
  • tuba
  • humeyra28
  • Mikail Balcı
  • Melek Kaymazalp
  • Mebrure
  • Engin Bulut
  • Zeyn
  • Centrum Permanebit

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.8 (60)
9
%7.2 (64)
8
%10.2 (90)
7
%6.1 (54)
6
%3.3 (29)
5
%2.4 (21)
4
%0.9 (8)
3
%0.5 (4)
2
%0.2 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları