Yazılamamış DestanlarMehmed Niyazi

·
Okunma
·
Beğeni
·
795
Gösterim
Adı:
Yazılamamış Destanlar
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-437-047-7
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
"Rusya Balkanlar'da savaş çıkmayacağına dair garanti verince, Rumeli'deki yüz yirmi taburumuzu terhis etmiştik. Akabinde bizden alacakları toprakların bölüşülmesinde doğabilecek anlaşmazlıkları Rus Çarı'nın hakemliğiyle çözebileceklerinde anlaşan dört Balkan devletinin hücumuna uğradık. Ordumuz yenildi ve Büyükçekmece Gölü yakınındaki Muratlı Tepelerine çekildi. Alman Kayseri'nin estirdiği hava ile Bulgarlar İstanbul'a girmenin hazırlığını yaşıyorlardı. İstanbul'u bir hücumla işgal edebileceklerinden ve hatta onları Anadolu'nun herhangi bir yerinde de durduramayacağımızdan endişe eden Hükümetimiz ve paşalarımız, Enez-Midye hattının ilerisini bırakıp andlaşma istiyorlardı.. Böyle bir ortamda bir avuç gönüllü devreye girdi. Bunlar hem Bulgar ordusu ve çeteleriyle, hem de bizim resmî makamlarımızla boğuşarak, hiçbir milletin evlâtlarına nasip olmayan bir destan yazdılar. "Yazılamamış Destanlar" işte bu çelik yüreklilerin hikâyesidir."
Okurken kitabın içinde bir kahraman oluyorsunuz. Kimi zaman bir komutan kimi zaman o asil komutanların gönüllü askerleri oluyorsunuz. Onlarca duygu karmaşası içinde kalıp gözyaşlarınıza hakim olamıyorsunuz. Kitapta adı geçen her komutana büyük saygı duyacaksınız ancak ben Selim Sami'yi kalbimde çok başka yere koydum. Edirne için Trakya için verilen mücadeleyi gördükçe damarlarınızdaki asil kanı hissedeceksiniz. Çok güzel bir tarihi roman tavsiye ederim.
Gerçekten Yazılmamış bir destan olan Batı Trakya Türk Cumhuriyetini ve onun kurulmasından önce ilk milis şeklinde sonra gayet düzenli olan Balkan savaşını anlatan ve bu anlatımı Mehmet Niyazı gibi usta tarafından yapılan harika bir kitap.

Milletimin sayısız adsız kahramanı olduğunu ve bunları bırakın, ismini mezarını bildiklerimize bile sahip çıkmadığımız...üzülerek belirttiğimiz bir durumdur. Oysa onlar milletimizi (yani bizi) Vatanımızı (yaşadığımız toprakları) karşılıksız sevmiş uğruna şehit olmuş ve mertebesine yükselirken bile yüreğinde ki vatan aşkı azalmamış insanlardır. Bu kitap işte böyle kahramanların kumandanı olan Eşref Beyi bize aktarıyor. Çoğumuz Eşref beyi bilmeme gafletinde bulunuruz. Oysa Eşref Bey Trabursgarp’da İtalyanlara verilen İmkansız mücadele ve sonucu olan galibiyetin asıl sahibidir. Üstüne üstlük Trabusgalp’de gönüllü savaşmış olan Yüce Önder Atatürk’ün de çok sevdiği komutanı ve Onun Milletimize bir kez bağışlayan biridir. Zira Atatürk İtalyanlara karşı verilen amansız mücadeleler sırasında gözüne kaçan kireç nedeni ile az kalsın kör olacaktı. Gerekilen Ameliyat Eşref Bey tarafından sağlanmıştır. Düşünün bir eğer Ata’ya bu adi emperyalist savaşta bir şey olsaydı. Ne Çanakkale’de nede kurtuluş savaşımızda savaşabilirdi. Daha sonrasında Eşref Bey Balkan savaşında elimizden çıkan toprakları geri almak için Balkanlara kendisine inanan subaylar ve gönüllü askerlerle geçmiş ve bu toprakları tek tek Düşman elinden temizlemiştir. Dönemin Osmanlı Hükümeti Büyük devletlerden korktuğundan bu topraklara sahip çıkmamıştır. Bu durumda tek çıkış yolu olarak Bir devlet kurmayı düşünen Eşref Bey Batı Trakya Türk Cumhuriyetini kurmuştur. Çekilen acıların ve İslam’ın rengi olan Yeşil ve siyah bayrak rengi olarak seçilmiş Üzerine de Türklüğümüzün sembolü Ay-Yıldız işlenmiştir. Bu devlet Avrupa’da yankılar uyandırdığı sırada birinci dünya savaşına müttefik olduğumuz Bulgarlara peşkeş çekilmiş ve Osmanlının emri ile belirli bir kısmı Osmanlıya bırakılmak üzerene Bulgarlara bırakılmıştır. Eşref Bey milletinin zaruri hali olmasaydı Adriyatik’te nefesi alırdı diye düşünüyorum. Altmış günlük ömrü ile birinci balkan savaşlarında vatan toprağından ayrılan topraklara bir nefes aldıran bu devlet Türk tarihinin altın satırları olmasına rağmen pek bilinmez ve tarihimizde ikinci balkan harbi olarak geçer. Oysa bir efsane yazıldığını yetişen Türk gençlerine anlatılması ilerisi için büyük bir adım olabilir.

Akıcılığı bir Mehmet Niyazi klasiği olan kitap, işlediği konu bakımından da okurken okuyucuyu sıkmayacak nitelikte. Onun dışında insanı duygulandıran ve bu sırada ehlileştiren harika bir kitap. Keşke Tarihimizi bu altın satırlarla, yokluktan varoluşlarımızla okusak. Belki şimdiki durumumuzdan bir kurtuluş yolu bulabiliriz.
Balkanlarda,Trakya'da müslümanlara yapılan zulüm ve her türlü iç,dış engellemelere rağmen Eşref Bey (kuşçubaşı) ve gönüllülerinden oluşan inanmış askerlerin mücadelelerinin anlatıldığı,bu yaşanmış romanı okumanızı tavsiye ederim. Bazı yerlerdeki betimlemelerde sanki o anı yaşıyormuş havası veriyor,akıcı bir anlatımı olan bu kitabın kesinlikle kitaplığınızda yer edinmesi gerek!
Mehmet Niyazi ile bir tarih yolculuğu daha olumlu yönlerinden ziyade bir eksiklik göze çarpıyor. Eser karşıladığı konu itibariyle daha hacimli ve daha ayrıntılı olmalı mıydı? diye sormadan geçemiyorum. Tabi ki yazarın fikrine de saygı duyulmalı okuyacak arkadaşlar için istifade edeceklerini söyleyebilirim.
Millet olarak heryerde destanlar yazmisiz lakin cok azi kaleme alinmis. Bu kitaptada balkan savaslari donemindeki osmanlinin durumu ve birkac subayin gonullulerle birlikte trakyada gosterdigi kahramanliklar anlatiliyor. Tarihi oykulestirilmis srkilde okumak istiyorsaniz hic kacirmayin derim. Okurken insanin tuyleri diken diken oluyor bildigin cephede askerlerle birlikte mevzi aldiginizi hissediyorsunuz. Kalemine yuregine saglik yazarin
Eşref Sencer Kuşçubaşı ve arkadaşlarının kahramanca mücadelesini anlatan bir eser. Batı Trakya Türk Cumhuriyetini kuran ve çoğumuzun ismini bile duymadığımızı bu vatan evlatlarının kahramanlıklarını okumaya değer.
Süleyman Askeri, Selim Sami, Cihangiroğlu İbrahim için bu bir galiplerin mağlubiyetiydi, hazmedilmesi güçtü.
Savaşlarda galibiyet ve mağlubiyet de vardı; elden gelen yapılmalıydı. Vatan parçası savaşsız verilemezdi.
Mehmed Niyazi
Sayfa 45 - Ötüken Yayınları
Halbuki bizler Avrupa'nın ne medeniliğine, ne de insafına inanıyoruz. ''Batılı milletlerin içinde azınlık var mıdır? Varsa durumları nedir?'' diye siz kendinize sorunuz. Endülüs'teki Müslümanlar, İspanya'daki Yahudiler ne oldu? Avrupa zalimlerin saltanatı, mazlumların mezarıdır.
Mehmed Niyazi
Sayfa 154 - Ötüken Yayınları
Savaş bir mânâda meşru müdaafadır; kuvvete karşı,kuvvettir. Silahsız insanların,çoluk çocuğun öldürülmesi ise katilliktir. Katilin cezası ise idamdır.
Mehmed Niyazi
Sayfa 201 - Ötüken Yayınları
Derin bir sessizlik sisler arasında hedefe ilerlerken yüzlerini okşayan rüzgar değişik duyguların insanları olmalarına sebep oluyordu. Zafere inanmış insanların kimisi uçsuz bucaksız dünyada kendini yalnız hissediyor; kimisi gönüllü olarak iştirak etmekte iyi mi kötü mü yaptığının kararına varmaya çalışıyor; bazısı da göğüs göğüse çarpışmanın sabırsızlığını duyuyordu.
Mehmed Niyazi
Sayfa 94 - Ötüken Yayınları
Hangi devlet menfaati olmadan müttefiki için arzularından vazgeçer? Devletlerarası ittifak ancak menfaatlerin meczolduğu hususlarda mümkündür. Buraları Bulgarlara bırakırsak Rusya'nın ne menfaati olacak? Rusya'nın gücü yetiyorsa; dünyadaki dengeler müsait ise, Doğu Anadolu'yu isgal eder.
Mehmed Niyazi
Sayfa 244 - Ötüken Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yazılamamış Destanlar
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-437-047-7
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken
"Rusya Balkanlar'da savaş çıkmayacağına dair garanti verince, Rumeli'deki yüz yirmi taburumuzu terhis etmiştik. Akabinde bizden alacakları toprakların bölüşülmesinde doğabilecek anlaşmazlıkları Rus Çarı'nın hakemliğiyle çözebileceklerinde anlaşan dört Balkan devletinin hücumuna uğradık. Ordumuz yenildi ve Büyükçekmece Gölü yakınındaki Muratlı Tepelerine çekildi. Alman Kayseri'nin estirdiği hava ile Bulgarlar İstanbul'a girmenin hazırlığını yaşıyorlardı. İstanbul'u bir hücumla işgal edebileceklerinden ve hatta onları Anadolu'nun herhangi bir yerinde de durduramayacağımızdan endişe eden Hükümetimiz ve paşalarımız, Enez-Midye hattının ilerisini bırakıp andlaşma istiyorlardı.. Böyle bir ortamda bir avuç gönüllü devreye girdi. Bunlar hem Bulgar ordusu ve çeteleriyle, hem de bizim resmî makamlarımızla boğuşarak, hiçbir milletin evlâtlarına nasip olmayan bir destan yazdılar. "Yazılamamış Destanlar" işte bu çelik yüreklilerin hikâyesidir."

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • Mehmet Aydoğdu
  • Fatih
  • Yasemin
  • Kitap Bahçesi
  • Aydolu
  • Yusuf Emre Şen
  • Hamide Kanar
  • Ömer Efeoğlu
  • Yusuf Emre Şen
  • Sydney Carton

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (4)
9
%16.7 (2)
8
%16.7 (2)
7
%16.7 (2)
6
%8.3 (1)
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0