Yazı'nın Dili / Prehistorya'ya Bakış, İlkel İnsanlığın Yazı ve Dilinin Menşeine DairOlcas Süleyman

·
Okunma
·
Beğeni
·
165
Gösterim
Adı:
Yazı'nın Dili / Prehistorya'ya Bakış, İlkel İnsanlığın Yazı ve Dilinin Menşeine Dair
Baskı tarihi:
Nisan 2001
Sayfa sayısı:
316
ISBN:
9754981515
Çeviri:
Arif Acaloğlu
Yayınevi:
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları
Tarihsel dilbilim öyle bir malzeme denizidir ki, her türlü araştırma burada boğulabilir. Kendi kendime dedim ki, eğer bilim, fikirler dramı ise, neden araştırmalar dramaturji kurallarına (zaman, mekan ve hareket birliği) tabi tutulmasın. Başka türlü davranılırsa işin içinden çıkılamaz. Araştırmakta olduğum Türkçe kelimelerin kullanılış alanını, Türklerin tarihen yaşamış oldukları bölgelerle sınırlamaya gayret ettim: Moğol bozkırları, Altay, Orta Asya, İdil Boyları, Güney Kafkas, Anadolu... Ama artık oluşmuş bir kanatim vardı ki, 8. Yüzyıl Orhon yazılarında görülen eski Türk dili, bu aşamaya daha önceki dönemlerde oluşmuş bir kelime hazinesi ve mükemmel bir gramerle varmıştır; zira böylesine bir zenginlik iki-üç yüzyıl içinde oluşturulamazdı. Dil, sonraki yüzyıllar içeresinde de değişmemiştir. Okur yazar olan herbir Türk; çıplak Moğol bozkırlarında, Orhon nehri yakınlarına dikilmiş taş anıt üzerine büyük hakan Kül Tigin'in anısına yazılmış olan hatıra yazılarını anlamak durumundadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yazı'nın Dili / Prehistorya'ya Bakış, İlkel İnsanlığın Yazı ve Dilinin Menşeine Dair
Baskı tarihi:
Nisan 2001
Sayfa sayısı:
316
ISBN:
9754981515
Çeviri:
Arif Acaloğlu
Yayınevi:
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları
Tarihsel dilbilim öyle bir malzeme denizidir ki, her türlü araştırma burada boğulabilir. Kendi kendime dedim ki, eğer bilim, fikirler dramı ise, neden araştırmalar dramaturji kurallarına (zaman, mekan ve hareket birliği) tabi tutulmasın. Başka türlü davranılırsa işin içinden çıkılamaz. Araştırmakta olduğum Türkçe kelimelerin kullanılış alanını, Türklerin tarihen yaşamış oldukları bölgelerle sınırlamaya gayret ettim: Moğol bozkırları, Altay, Orta Asya, İdil Boyları, Güney Kafkas, Anadolu... Ama artık oluşmuş bir kanatim vardı ki, 8. Yüzyıl Orhon yazılarında görülen eski Türk dili, bu aşamaya daha önceki dönemlerde oluşmuş bir kelime hazinesi ve mükemmel bir gramerle varmıştır; zira böylesine bir zenginlik iki-üç yüzyıl içinde oluşturulamazdı. Dil, sonraki yüzyıllar içeresinde de değişmemiştir. Okur yazar olan herbir Türk; çıplak Moğol bozkırlarında, Orhon nehri yakınlarına dikilmiş taş anıt üzerine büyük hakan Kül Tigin'in anısına yazılmış olan hatıra yazılarını anlamak durumundadır.

Kitap istatistikleri