Adı:
Yazma Cesareti
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053759539
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Yazma Cesareti
Yazma Cesareti
Yaratıcılığı her boyutuyla ele alan ilk Türkçe kaynak olma özelliğini koruyan Yazma Cesareti, yeniden okurla buluşuyor.

En sağlıklı içgüdümüz, yaratıcı içgüdümüzdür. Her birimizde doğuştan var olan bu içgüdü biteviye kendisini gerçekleştirmek için çalışır. Ne var ki aynı zamanda kendimizi gerçekleştirme güdüsü olan yaratıcı içgüdüyü dünya dört bir yandan baskılar.

Hayat hiç kimsenin yazmasını, herhangi bir alanda yaratıcı olmasını istemez. Doğduğumuzda nasıl bir hayat yaşayacağımız çoktan belirlenmiştir ve bizim için belirlenmiş bu hayatın dışına çıkmadığımız sürece yaratıcı olamayız.

Yaratıcılık nedir, yaratıcı sürecin önündeki engeller nelerdir? Her insan acı çeker, ama neden her insan acısını yaratıcılığa dönüştüremez; Yaratıcı insanların ortak özellikleri nelerdir? Sanatı sanat yapan nedir? Sanatsal değerin objektif ölçütü olabilir mi? Sanatçı, toplumla uzlaşırken bir yandan ondan nasıl ayrılır? Sanat neden aykırıdır? Sanat neden “ifade” değildir? Sanat ve yaratıcılık hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir? Yaratıcılığın psikolojisi, sanat ile benlik ilişkisi ve çok daha fazlası bu kitapta…
Yazma cesareti, yaratarak yaşayan herkesin kütüphanesinde olmalı. Ağır ağır, altını çizerek okuyorum. Okurken durup tekrar okuduğum , anlamaya, sindirmeye çalıştığım satırlarla ; kendimle tekrar tekrar karşılaşmanın tadını çıkarıyorum. Utanmasam bütün kitabı alıntı olarak paylaşabilirim. Ruhuma dokunan, neden yazmadan duramadığımı bilimsel yönden incelediğim, kendi denizimde yüzmekle kalmadan derinlere daldığım nefis bir kitap. Dalış için uygun kıyafetler şart... Yalnızlık, sessizlik, kahve, kalem, alıntı defteri... Bitirince detaylı yorum yazacağım.

"... yani yazma halinin yazarın bedenindeki yansımasına karşılaşma adını veriyor."

"Jung potansiyel olarak var olan enerjiyi #ruhsalenerji , onun eyleme dönüşmüş biçimini ise ruhsalgüç olarak tanımlamıştır; aynen, potansiyel yaratıcılık enerjisini yetenek , yaratıcı enerjinin eyleme dönüşmüş biçimini yaratıcıeylem olarak tanımlayan Rollo May gibi."

"Hayat hiç kimsenin yazmasını istemez. Hayat, herkesin yataktan sabahları kalktığı, kravat ve takım elbise giydiği, dokuzda başlayıp beşte biten bir işe gittiği, akşam televizyon karşısında karpuz çekirdekleri ayıkladığı ve böyle mutlu olduğuna inandığı bir yaşam sürmesini ister."
272 syf.
·Beğendi·10/10
Bulmak, derin arayışların yükleminde kendini. Yanarken hiç uğurlarına feda ettiğin zaman menfumlarına, yıl, ay, hafta, gün, saat, dakika, saniye hatta ve hatta salise salise. İçinde bir yerde varlığından habersiz seni bekleyen BEN DE VARIM EY HAYAT gerçekliğinin keşfidir bu kitap. Teşekkürler Nihan KAYA bekleyin geliyorum yanınıza.
........................................................................................(A.TAŞ)
344 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Yazarı daha önce duyup okumadığım için hayıflandım. Dolu dolu bir kitaptı. Bana çok şey kattığına inanıyorum. İçinizdeki sanatçıyı keşfetmek için ya da beslemek için okumalısınız. Diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Teşekkürler Nihan Kaya.
344 syf.
·3/10
Kitabın başlığı ve kapağın üstüne basılan alt başlığı ya da sloganı diye bileceğimiz sözlerle içeriğin ilişkisini zayıf buldum. Aynı durum kitabın bölümlerindeki başlık ve bölümlerinin içeriği konusunda da geçerli.

Anlatımda çok fazla teknik dil kullanıldığına inanıyorum ve ben kavramaya gönüllü bir okurumdur, zihin tembeli olmadığımı düşünüyorum.

Yabancı kökenli sözcüklerin bu sıklıkta kullanımı da beni rahatsız ediyor. Bu kitap bir kurgu değil tabii ki. Yazarlar, düşüncelerin daha iyi açıklayacağına inandığı için bazı sözcüklerin yabancı kaynaklı halini kullanmayı tercih edebiliyorlar. Ama bu kadar fazla olması gerekir miydi?

Ayrıca konu anlatımının dağınık olduğunu düşünüyorum. İlk bölümlerde dile getirilen konular, ileriki bölümlerde de aynı şekillerde dile getirilmiş. Önemli bir referans görevi görmediği sürece ya tekrar gündeme gelmemeli, ya da üstüne yeni bir şeyler eklenerek gelmeli.
En mutlu insanlar, evlerinde oturup bir şeyler üretmekle meşgul olanlardır. Mutsuzlar dışarı çıkar, güzel kıyafetler giyer, kafelere, gece kulüplerine gider, eğlenir, dostlarla sohbet ederler. Mutsuzluğun semptomu mutsuzluğun kendisi değil, eğlenme ihtiyacıdır.
Jung’a göre “her şey bir enerji hadisesidir.” Hatta “bir enerji biçimi olmayan bir şeyi düşünemeyiz bile.” Jung hayatı dahi bir “enerji süreci” olarak tanımlar. Ürettiği enerji kavramının “hayat hadisesinin kantitatif (nicel) formülü” olduğunu söyler. Hayat enerjidir; hatta, enerji “a priori“dir.
“Biz evvela kelimeleri öğreniriz. Sonra yaşadıkça teker teker manalarını.”
Sahnenin Dışındakiler - Ahmet Hamdi Tanpınar
Acı kelimesini öğrendiğimizde acının anlamını biliriz elbet ama yeni acılar yaşadıkça bildiğimiz bu anlam da derinleşir, acı kelimesini tekrar ve tekrar keşfederiz. Bildiğimiz kelimelerin anlamlarını öğrenme sürecimiz , yaşadığımız sürece sonra etmeyecektir. Hatta yaşamak aslında kelimelerin anlamlarını öğrenme sürecinin kendisidir.
“Acı” kelimesini öğrendiğimizde acının anlamını biliriz elbet; ama yeni acılar yaşadıkça bildiğimiz bu anlam da derinleşir, acı kelimesini tekrar ve tekrar keşfederiz. Bildiğimiz kelimelerin anlamlarını öğrenme sürecimiz, yaşadığımız sürece sona ermeyecektir. Hatta yaşamak aslında kelimelerin anlamlarını öğrenme sürecinin kendisidir.
"Bir insanın gerçek değeri, kendisini kendisinden ne ölçüde ve nasıl bağımsızlaştırdığına bakarak anlaşılır."

Einstein
Aktif olmadığımız müddetçe aslında ölü olarak yaşamaktayızdır. Heidegger'in burada aktif olmaktan kastı , Read'in "yaratmaya cüret etme" ya da "varoluşun kabul gören çizgisinden öteye gitmeye cüret etme" dediği yaratma eylemi ile son derece ilişkili.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yazma Cesareti
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053759539
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Yazma Cesareti
Yazma Cesareti
Yaratıcılığı her boyutuyla ele alan ilk Türkçe kaynak olma özelliğini koruyan Yazma Cesareti, yeniden okurla buluşuyor.

En sağlıklı içgüdümüz, yaratıcı içgüdümüzdür. Her birimizde doğuştan var olan bu içgüdü biteviye kendisini gerçekleştirmek için çalışır. Ne var ki aynı zamanda kendimizi gerçekleştirme güdüsü olan yaratıcı içgüdüyü dünya dört bir yandan baskılar.

Hayat hiç kimsenin yazmasını, herhangi bir alanda yaratıcı olmasını istemez. Doğduğumuzda nasıl bir hayat yaşayacağımız çoktan belirlenmiştir ve bizim için belirlenmiş bu hayatın dışına çıkmadığımız sürece yaratıcı olamayız.

Yaratıcılık nedir, yaratıcı sürecin önündeki engeller nelerdir? Her insan acı çeker, ama neden her insan acısını yaratıcılığa dönüştüremez; Yaratıcı insanların ortak özellikleri nelerdir? Sanatı sanat yapan nedir? Sanatsal değerin objektif ölçütü olabilir mi? Sanatçı, toplumla uzlaşırken bir yandan ondan nasıl ayrılır? Sanat neden aykırıdır? Sanat neden “ifade” değildir? Sanat ve yaratıcılık hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir? Yaratıcılığın psikolojisi, sanat ile benlik ilişkisi ve çok daha fazlası bu kitapta…

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Ö২lεო
  • H. Havva Ergün
  • Alternatifin Gediklisi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (2)
9
%16.7 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%16.7 (1)
2
%0
1
%0