Yazma / Sevgi Duvarı (Bütün Eserleri 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
283
Gösterim
Adı:
Yazma / Sevgi Duvarı
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
Şubat 1992
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757432074
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Papirüs Yayınevi
Başka türlü bir şey benim isteğim,
Ne ağaca benzer, ne buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız !
Rengi başka, tadı başka.
118 syf.
·1 günde·8/10
Okuduğum kitapları arasında en iyi diyebileceğim şiirleri bulunan güzel bir eserdi. Şiir kitaplarına yorum yazmak diğer kitaplara göre daha zordur. Çünkü anlatılan bazen 3-5 mısrayla insanın derinlere dalmasını sağlar. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
118 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Can baba, ahmet kaya ve tuncel kurtiz siz bu işe girişirken bizim karaciğeri hiç mi düşünmediniz?

başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.

Sevgi duvarı 1973 te can yücelin kalemiyle yazılmış bir şiir kitabıdır. Sevgi duvarı kitabını okurken mutlaka sesli okuyun. Cümlelerde ki noktalama işaretlerine uyarak ve biraz da düz yazı okuyormuşcasına okunduğunda anlamı iyice meydana çıkıyor

1990 yılında çıkarılan albüme de adını veren muazzam eser. ahmet kaya'nın bu şiiri besteledikten sonra can yücel'le paylaşma hikayesi de çok güzeldir.

''kaya’lar, çok sevdikleri bu can yücel şiirinin mutlak şarkılaştırılması ve ahmet’i sevenlerle paylaşılması gerektiğine karar verdiklerinde, iki şey onları çok korkutur;
birincisi şiirin hakkını verememek,
ikincisi, can baba’nın bu işe ne diyeceği?
bir tedirginlik daha vardır; ahmet kaya, düzenlemelerin kendi ekibinden ahmet koç tarafından yapılmasına, genç ve yetenekli arkadaşlara da yol açılmasına gerektiğine ve bu albümü osman işmen’siz gerçekleştirmeye karar vermiştir. stüdyo değiştirilir ve melih kibar’ın stüdyosunda kayıtlar başlar…

sevgi duvarı bittiğinde, can baba’ya dinletmek için onun kuzguncuk’taki evine gidilecektir. akşam 21.00 gibi sözleşilir. kuzguncuğa gelindiğinde, can baba’yı bilen esnaf “ahmet bey yandınız! baba saat 5’ten beri buralarda yolunuzu bekliyordu (buluşma saatini yanlış anlamış) ve tabii beklerken boş durmadı ve içti” derler. eve gidildiğinde ilk ‘merhaba’ gün yüzü görmemiş bir küfür olmuştur. bütün hiddetiyle ve çocuk gibi sevimliliği ile saldırıya geçmiştir bile. “neyimizle dinliycez bu şarkıyı, bu evde teyp var mı güleerrr”? sevgili güler abla tüm sükunetiyle “yok tabii” der. panikler ahmet. gülten, yanlarındaki asistanı koşturur bir yerlerden teyp satın alıp getirmesi için ama o saatte açık yer de bulunamaz. çözümü, can baba’yı bir kat aşağıya, arabaya indirmekte bulmuşlardır. o heybetli gövdesini ahmet’e yaslar ve güler abla ile arabanın arka koltuğuna yerleşirler. kaya çifti önde, ‘sevgi duvarı’ teypte, sessizce ve sonuna kadar dinlerler şarkıyı. can baba’nın gözleri nemli, iltifatını yine geleneksel küfürleri ile yapar. ahmet mutludur ve artık sabaha kadar hazırdır bu yakışıklı küfürlere… şiirler okur can baba geç saatlere kadar ve ayrılırlar.

ve/fakat can baba bu, sistemin saçmalıklarını adeta üzerine çeken bir dev muhalif! kültür bakanlığı ‘sidikli’ kelimesine takar ve şarkı denetime takılır. kaya çifti bunu can baba’ya kim izah edecek diye kura çekerler aralarında ve bu defa sisteme yönelik yepyeni küfürlerin muhatabı gülten olur. can baba telefonda gürlemekte ve “ ne demeliyim yani, çişli mi yapıcaz bu kelimeyi bu saatten sonra”? gülten ne diyeceğini bilememektedir, tüm tedirginliği şarkının iptali olasılığına dönüktür ama, şarkının melodik yapısını da dikkate alarak, farkında olmadan telefonda kelime türetmeye başlarlar can baba ile ve kurtarıcı kelime bulunur; ‘pasaklı’!! gülten hüzünle kapatır telefonu, çünkü şarkıyı dinledikleri gece, can baba bu şiirin güler abla ile ilgili samimi öyküsünü anlatmıştır onlara…

milyonlarca şiir severin dağarcığındaki ‘sidikli kontes’ bir anda ‘pasaklı kontes’ olmuş ve bir devasa şairin tevazusu ile denetim yasasının anekdotları arasına girmiştir bile…''
Her şey kendi dilince konuşur;
Karanlık örtse de üstünü
Gecede devam eder renk
Ağacın dalında, rüzgârda;
Her şey kendi rengince konuşur.
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere,
Yaşadığından uzun;
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere.
Can Yücel
Sayfa 14 - Papirüs
Kolay değil tavlamak bulutları
Ozanı var hoyratı var toyu var
Usul usul güzellikle ökse otları
Göz etmenin raconu var yolu var.
Can Yücel
Sayfa 91 - Papirüs Yayınları, 19. Baskı, 1999

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yazma / Sevgi Duvarı
Alt başlık:
Bütün Eserleri 1
Baskı tarihi:
Şubat 1992
Sayfa sayısı:
118
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757432074
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Papirüs Yayınevi
Başka türlü bir şey benim isteğim,
Ne ağaca benzer, ne buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız !
Rengi başka, tadı başka.

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Mikâil ByLk
  • PORTRE
  • dussemre
  • yasin a.
  • Aziz Erdoğan
  • Mıstefa
  • Dilek Gedik
  • Betül
  • Deniz kargı
  • Rahmi Tice

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.4 (2)
9
%23.1 (3)
8
%46.2 (6)
7
%15.4 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0