Yedi Güzel Adam

·
Okunma
·
Beğeni
·
111,9bin
Gösterim
Adı:
Yedi Güzel Adam
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754735413
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Baskılar:
Yedi Güzel Adam
Yedi Güzel Adam
Cahit Zarifoğlu'nun şiiri bunca anlaşılmaz, kapalı ya da zor anlaşılır bulunmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir aklı başında şiir okuyucusu (eleştirmen ya da okuyucu olarak) bu şiirleri reddetmek, yok saymak cesaretini gösterememiştir.
-Rasim Özdenören-

Cahit Zarifoğlu'na ait hangi metin olursa olsun, O'nun dünyasına, bir iklime geçer gibi girerseniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz.
-Alim Kahraman-

Kendinden sonra yazmaya başlayan genç Müslüman şairlere, hangi özellikleriyle yol göstermiş olursa olsun, O'ndan sonrakiler, O'nda ders alınacak bir taraf bulacaklardır. Hem şiirin kendine mahsus kaliteleri bakımından, hem Müslüman bir şairin dünya hayatındaki temayülleri bakımından.
-İsmet Özel-

Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman, onu hemen anında şiire döküverirdi.
-Erdem Bayazıt-

Kanaatimce Cahit'in şiiri belli bir kalıp içerisinde hemen formüle edilebilecek, anlatılabilecek bir hüviyet taşımıyor. Cahit, eski tabirle şair-i maderzat, anadan doğma şair idi.
-Akif İnan-

Türkçe'de hem ahenge ulaşmak hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna 'avucunda kor tutmayı' eklemişti. 'Hâl'ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, 'şiir'ni de yeni 'hâl'ine uydurma savaşımında idi.
-Prof. Dr. Hüseyin Hatemi-

Ece Ayhan'a sordum, ona göre "Cahit Zarifoğlu" şiirde yapı sorunun en iyi kavramış bu konuda örnek gösterilebilecek sanatçılardan biri. Kolsuz Bir Hattat'ta da ayrıca belirtmiş bunu.
-Cemal Süreya-

Cahit Zarifoğlu'nun şiirini ve düzyazısını o uzaklık, ayrılık gayrılık içinde ancak kendi uzlet köşemden izleyebiliyordum. Kamplaşma havasında kendine yer bulamayacak bu ince şiir, kapalı ama mutlaka sanatkârca düzyazı, kendine özgü değerleri daima korurdu.
-Selim İleri-

Cahit Zarifoğlu'nun şiiri, bütün diğer yapıp ettiklerini de, hatta müstear adla yazdığı 'okuyucuya cevaplar'a varıncaya kadar bir çok şeyi aydınlatan veriler olarak alınabilir sanıyorum. Bu şiir, insanı çok yalın halinde kavrayan bir şiir.
-Nâbi Avcı-
(Tanıtım Bülteninden)
136 syf.
·Puan vermedi
Leval 1 : Televizyonu açıyoruz
Leval 2 : Kanalı değişiyoruz.


__Kanalın birinde ağa dizisi var.

Oldum olası bitmeyen diziler.
Cello ağası gider, Bello ağası gelir.
Aynı senaryo, aynı hamam.

__Kanalın diğerinde aile dizisi var.

Aile derken aklınıza Adile Naşit ile Münir Özkul'un oynadığı 'Neşeli Günler veya Bizim Aile' tarzı filmler gelmesin. Sözde Aile yani...

__Üçüncü kanalda yarışma programı var.

İçeriği tiyatro, adı yarışma olan.
Kanal kapandıktan sonra akılda birşey kalmayan.

Velhasıl liste uzayıp gidiyor.
Değişen birşey yok.
Kendimi bildim bileli bu senaryo devam ediyor.


İçeriği siz belirlemek isterseniz,
bu süregelen totemin aksine 'Yedi Güzel Adam' dizisini izlemenizi tavsiye ederim.

Şair ruhlu hissetmenizi sağlayacak.
Şiir gibi bir dizi...


*

Yedi Güzel Adam
okumalarına devam ediyorum.

Üstad Sezai Karakoç'dan sonra ikinci durağım olan Cahit Zarifoğlu' nda misafirim...

*

Yedi Güzel Adamdan birisi
birgün bir kitap yazdı.
Adını 'Yedi Güzel Adam' koydu.

Zarifoğlu'nun şiirleri zor oluyor, anlayarak,
üzerine durarak okumamız gerekiyor...

Bu şiir kitabında'da aynı zorluğu hissediyoruz, ama kendine has üslubuyla derin ve farklı perspektifden şiir dünyasına bakmanızı sağlıyor.

Sanırım Zarifoğlu'nu farklı kılan noktada bu işte. Kendi imgeleriyle düşünmeye sevk etmesi.

Okudum ve beğendim.
Okunması gereken bir eser diye düşünüyorum.
Sizlerede tavsiye ederim.


*
Okumadığın Gün Karanlıktasın.

Aydınlığınız kitaplar olsun.
Keyifli okumalar dilerim
136 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Nasıl başlayacağımı bilmiyorum ama köyden indim şehire filminde bir replik var hani "Himmet abey ben heç doymadım" diyor ya o deyişle "ben bu kitaptan heç bi şey annamadim."
Anlamadım derken biliyorum ki yediğim bir gıda gibi beynimde ve gerektiğinde bana bir sekilde dönecektir. Zarifoğlu kisi ve olaylari öyle sembollerle ifade ediyor ki anlarsanız zaten kafayı siyirirsiniz.
Söylediği veya anlatmak istediği her neyse en dogrusunu kendi biliyor. Kitabın akışı icinde once dize sonra şiir ve nihayetinde kitap bütünlüğüne baktığınızdaysa aynı kelimenin çok farklı anlamlarda hatta okuyucunun anlık psikolojisine göre farklı anlamlarda kullanıldığını görüyorsunuz. Aklımda kalan tek bir misra bile yok ama biliyorum ki uzun bir süre aklimi meşgul edecek bir kitap.
Kan, dağ, mızrak, toprak kelimelerinin çok yoğun kullanıldığına sahit oldum. Bunları birer sembol sayarsak dağ dünyayı kan hayatı mızrak insanı, toprak ise ölümü temsil ediyor bence. Bunun yani dira bebek, kadın doğurmak ve bir kaç yabancı isim varki hiç bir zaman içinden çıkamayacağım sekil ve durumlarda geçiyor.
Etkinlik kapsamında okumama vesile olan arkadaşlara beni böyle bir kaosa attıkları için teşekkür ediyorum. Okuyacaklara tavsiyem öyle aceleye getirip ayak üstü okumayın. Yoksa çok yorar sizi bu kitap. Her satırı düşüne düşüne, sindire sindire, sakin sakin okuyun. Çünkü bu adam beyin yakan adam Cahit Zarifoğlu.
136 syf.
·3 günde·9/10 puan
Bu inceleme, kitabı bana Kitap Paylaşma Etkinliği ( #31517587) kapsamında hediye eden https://1000kitap.com/1Burak Bey'e ithaftır. Aldığım hediye kitapların içinde en güzellerinden.. Teşekkür ederim :)



Siteye kaydolmama vesile olan kitaptır Yedi Güzel Adam. "Yedi Güzel Adam kim yahu? Herkes onları konuşuyor" derkeeenn bir bakmışım buradayım. Aslında etkinliği ( #31574561) kayıt olduğum ay olan Kasım'da mı yapsaydım, bilemedim. Hem ne demişler: "Kasım'da aşk, başkadır." :D

İnternette şiiri okurken kısa bir şey sanmıştım da oku oku bitmemişti. Hiçbir şey de anlamamıştım şiirden. Hatta bi arkadaşıma "şunu bi okusana" dediğimde bana "bu ne biçim şiir?" demişti. "Ya anlamıyoruz ama altında çok derin manalar yatıyor" dediğimde de gülüp "başkalarına sorsan, onlarda diyecekler bu şiirin çok garip olduğunu. Ama sana sorsan 'anlamıyoruz ama çok anlamlı.' " demişti.

Hakikaten babam da der hep bana: "normal insanlar gibi ol." Ama ben olamıyorum :D Her şey fazla anlamlı değil mi sizce de? :D

Kitaba gelince.. Kitaba gelinmiyor :D Çünkü anlaşılmıyor. Çoğu zaman okumuş olmak için okumak zorunda kalıyorsun. Ama yinede yarım bırakmıyorsun, bırakamıyorsun çünkü çıldırtan bir uyum ve güzelliği var..

Kitap bir yönüyle bana Risale-i Nur'u anlattı. Bilen bilir. Risale'ler de ilk okuyuşta anlaması zordur. Okudukça açılır. Bu kitapta okudukça açılacak gibi. İlk okuyuşta "o neydi gız" şaşkınlığı bırakıyor. Bir yönüyle de Risale'den farklı. O da şu ki, Risale-i Nur'un müellifi Said Nursi, döneminde kullanılan Türkçe ile yazdığı için, kitap o kadar kapalı kalmış. Yani Zarifoğlu gibi, anlatımı özellikle muğlak hale getirmek istediğini sanmıyorum. Cahit'cim Zarifoğlu ise adeta anlaşılmamak için uğraşmış. :))

Yinede üstün zekâm sayesinde anladığım bazı yerler oldu. :D Ya da anladığımı zannettiğim. Bunlardan birkaç örnek vereyim:

- 29. Sayfa da Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ebubekir, Ömer ve Osman Radiyallahu Anhum arasında geçen hadisenin anlatıldığını zannediyorum:

"Dağ bu
Yılanla kımıldanırdı
Yılanla kımıldanırdı

Yedi güzel adamdan biri
Bir gün bir dağ göreni
Durdu değmeden bilmeden devinirken
Durdu durdu seyreyledi

Sordu:
dağ nicesin
günde mi gecede misin
geçmişte şimdide
yoksa gelecek bir düşte misin

Dağ serpildi
Atıldı yeniden yer tuttu
İlk kez yılanla kıpırdanmadı"

Kaynak olarak şu iki hadis-i şerif'i sunacağım:

1) “Uhud öyle bir dağdır ki, o bize muhabbet eder, biz de ona muhabbet ederiz”
(Müslim, Hac, 504)

2) Bir gün Habîbullah Efendimiz, EbûBekir, Ömer ve Osman radiyallahu anhum, Uhud Dağının üzerine teşrif edince, Uhud Dağı onların aşkıyla çoşar ve sallanmaya başlar. Bunun üzerine Rasûl-i Kibriyâ sallallahu aleyhi ve sellem, kadem-i şerifi ile uyararak, onu teskîn için şöyle buyurur: “Sâkin ol ey Uhud! üzerinde bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehîd var.”
(Tirmizi, Menakıb, 18)

- 32. Sayfada Yedi Uyur olarak bilinen Ashab-ı kehf'in anlatıldığını düşünüyorum:

"Yedi adamdan biri
Bir gün bir dağ göreni
Yeni bir soluk çekti içine
Değişti aynı kalarak
İndi kente
Dağıyla
Esen başı"

Bakınız: https://sorularlaislamiyet.com/...adisler-hangileridir

- 37. Sayfada Arşın Gölgesinde Gölgelenecek Yedi kişiden birisinin anlatıldığını görüyorsunuz, ya da belki Yusuf aleyhisselam'ı..

"Sen melek uyarmalarıyla
Uyarılan erkek
Bu gece bir şehvet azarladın
Hayvan kovdun
Yatağını yüceltenlerden oldun"


1) Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teala, yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır:
...
- Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine "Ben Allah'tan korkarım" diye yaklaşmayan yiğit,
...
(Buhari, Ezan 36, Zekat 16, Rikak 24, Hudüd 19; Müslim, Zekat 91. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesaî, Kudat 2)

2) Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek 'Haydi gelsene!' dedi. O ise, 'Allah’a sığınırım, çünkü o (kocan)...bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler.' dedi.

- 100. Sayfada İbrahim aleyhisselam'ın ateşe atılıp yanmadığı hadisesi:

"Tanrı adıyla renk değiştiren mavileşen ateşe
Örtü yayıp otururlar ateşten ateş ve yanmazlar
Güvercin teslimiyeti içinde
Bakın istiyorsak"

° ° ° °

Anladığım kadarıyla, bu Yedi Güzel Adam ifadesi sadece Sezai Karakoç, Rasim Özdenören vd için değil, ayet ve hadislerde bahsedilen yedişerli gruplar için de kullanılmış. Tam bir ince zekâ ürünü. "Akşam Sofrasında Yedi Kişilik Bir Aile Oyunu" başlığından sonra sahneye Abdulhamid Han'ı almış. Sanıyorum ki onu da Yedi Güzel Adam'dan bilmiş Zarif Şair.

Hoşuma giden birkaç alıntıyı da buraya bırakıyorum:

» Güzelin düşmanı güzel olur
Güzelin yari güzel olur
(12. sf)

» Halk aşksızsa sokaklar
banka dükkanlarıyla doludur
(35. sf)

» Yanıldım avrupalanmakla çün bizde
Kadını kelimeyle kurarlar saklarlar örtülerle
(93. sf)

» Sürüyü çobansız bırakan çobanın
Hep içilmez sulara varan koyunların
(110. sf)

» Her doğdu
Bir ölendi
(119. sf)


Son olarak Cahit Zarifoğlu'nun ağzından bir itiraf duyacaksınız:

» » 121. Sayfa

- eyeski sevdiklerim -

Sizi şaşırtıyorum. Sanatım
Fakat ben korkutuldum

Bana öyle geliyor ki Zarifoğlu (hayat hikayesini fazla bilmiyorum) geçmişinde kalan ("yanıldım avrupalanmakla" 93. sf) kişiler tarafından, gelecekte olmak istediği yaşam şekli yüzünden tehdit edildi. Bu yüzden anlatacaklarını mümkün oldukça kapalı anlatmaya çalıştı. Bu sadece bir tahmindir. Elbette en doğrusunu Allah bilir.

Okuduğunuz için teşekkür, okumanız için tavsiye ederim Bol yıldızlı, hayırlı geceler dilerim.
136 syf.
·2 günde·9/10 puan
Şiirleri kapalı olan şair Cahit Zarifoğlu...

Eser, sır gibi şiirlerle dolu. Anladım dediğinizde bile tekrar okuyorsunuz. Bir çok şiir de şairin ne demek istediğini, dizelerinde yazdıklarından çıkaramıyorsunuz. Ahengi güzel olsa da, derinliğini kavramak zor...

Cahit Zarifoğlu, alışılmışlığın dışında şiirler yazmış. Acaba bu özellik sadece bu kitabında mı böyle, yoksa tüm şiirleri mi bu kadar kapalı? İlk kez okuduğum bir şair. Sanki bizlere şiirlerinde bilmeceler soruyor ve cevabını bulun diyor...

Okurken, duygu derinliğini her şiir de alamadım fakat sıkılmadım hatta merak edip tekrar tekrar okuduklarım oldu...

Şiirler her konu üzerine yazılmış ama benim en çok dikkatimi çeken sayfa 129'ta ki baba konulu şiiriydi. Bu şiirin bu kadar gizemli olmasını istemezdim...
136 syf.
·7 günde·7/10 puan
“Kırılır
-en çok onlar mı
-en çok onlar”

Yedi Güzel Adam her daim gözlerimin önünde olan bir kitaptır. Okundukça mana kazanan ve her okuyuşumda farklı farklı cümlelerle karşılaştığım ender eserlerden birisidir. Yeniden okumama vesile ise #31574561 ‘de bulunan “okuma etkinliğidir.” Teşekkür ederim.

“Özümü kullan
Çünkü aşktır.”

Divanın bittiği yerde Yedi Güzel Adam başlar. Keza Sezai Karakoç şiirlerinden aldığım tadı ACZ’den alamıyorum ama olsun. Yine de konuşturuyor cümlelerini. Hiç tarzım olmadığı halde, şiirlerini değil de şiir içerisinde kullandığı cümlecikleri seviyorum. Diğer türlü bana hiç ama hiç hitap etmiyor.

“Susuyor sessizce
Aşkla ilerliyorum.”

Şiir anlayışı bulunduğu dönemde usta kalemler ile aynı çatıyı paylaştığı için, kendi tarzını çizdiğine inanıyorum. Büyük risk alıp kendi yolunda yürüyüp, belli bir kitleye hitap etmek takdir edilecek bir durumdur. Boşuna lakabını “artist” olarak dillendirilmemiştir.

“…göç içinizedir.”

Ayrıca Zarifoğlu fanlarını da lütfen daha ılımlı olmalarını rica ediyorum. Buz dağının görünmeyen kısmı bana hitap etmiyor dedikçe, sen anlamazsın deyişleri beni gerçekten üzüyor. Benimkisi kendi fikrim ve kendi görüşüm. Şiirleri kalıp olarak bana manasız geliyor, lakin serpiştirdiği bazı cümleler çok derin ve manalı.

“Kim çizebilir senden başka senin yaşamını.”

Kitap genel olarak karma karışık, algılamak için dikkatle okumak gerektirir. Bir çırpıda okuyup bitirebileceğiniz şiir kitapları ile kesinlikle mukayese etmeyiniz. Şahsen ben şiir kitaplarını daha iyi anlamak için biten bölümün ardından yeniden tekrar ediyorum ve kaçırdığım yerlere yine, yeniden bakıyorum. Çok ender kelimeler ile karşılaştığım oluyor. Size de tavsiye ederim. Tek atımlık bir eser değildir şiir kitapları. Okundukça mana kazanır.

“…
Yar kurbanın olam
dola yaşmağını bileğime
Ki düşmanı güzel vuram
…”

Sözün özü; şiir kitabı olduğu için devamlı okunulası ve tavsiye edilesi. Bir kere de bitirip rafa kaldırılmaması gereken bir eser.

Sevgi ile kalın.
Cahit Zarifoğlu’nun okuduğum ilk kitabıydı ilk okuduğumda şiirlerinden pek bir şey anlayamadım daha sonra okuduğumda şiirleri daha iyi anlamaya başladım.Tekrar tekrar okunması gereken bir kitap
136 syf.
·Puan vermedi
Cahit Zarifoğlu'nun şiirlerinden bir kısmı var eserde. Kitaba ismini veren Yedi Güzel Adam şiiri öne çıkıyor diğer şiirlere göre. Yedi Güzel Adam şiirinde anlatılan kişiler hakkında da kesin bir bilgi yok; kimileri Cahit Zarifoğlu'nun arkadaşlarını simgelediğini kimileri de aslında hepsinin Cahit Zarifoğlu'nun bir yönü veya parçası olduğunu söylüyor. Şiirlere gelince yoğunluk had safhada anlaşılabilmesi için bir süre kafa yormak gerekiyor. Bununla beraber ayrı bir tat var Zarif Adam'ın şiirlerinde, cümle yapısı, seçilen kelimeler ve özenli bir anlatım göze çarpıyor. Erken yaşta kaybettiğimiz bir edebiyat üstadı Cahit Zarifoğlu ve benim için her daim özel bir yerde bulunuyor. Okunmalı tüm eserleri tavsiye ederim. Sevgiler :)
136 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Yedi Güzel Adam - İşaret çocukları şiir kitaplarını uzun zaman önce almıştım ama okuma cesareti gösterememiştim ... Okuyup da Zarifoğlunun buz dağını anlayamam diye korktum.. Şimdi nasipmiş meğer ...zaman uyumu ve sözler en derin haliyle iliklerimde hissettim bazı cümlerde hüznümle tekrar tekrar okudum..
Okudukça bir çoğunu ezberimde oluşuna hayret ettim ... ama parça olarak değil bütün olarak bilmek miş Yedi Güzel Adamı .
#Hüzün ki bize ençok yakışandır...
136 syf.
·4 günde·8/10 puan
İlk kez okudum arkadaşlar Cahit Zarifoğlu’nu. 133 Sayfalık bu eser minik çerez gibi gözükebilir ama bilin ki bu kitabı okuyan mutlaka bir kez daha okuyacaktır veyahut okudum anlamadım bu nasıl kitap diyecektir.
Çok çok kapalı anlatımdan oluşan, çok ZARİF mısralar. İlk kez bu kadar ağır bir şiir kitabı okudum. Okuyorum bir şeyler anlıyorum ama tam anlamadım deyip tekrar başa dönüyorum. Anlamadım deyip tekrar başa dönüyorum. Öyle bir kitap işte. Okudukça düşündüren bir eser. Seçilen kelimeler, cümle yapısı güzel ve özenli. Dili akıcı ama anlatımı kapalı.
Okumak için okunmamalı arkadaşlar. Şiir sevmeyenler eline almasınlar şiirden soğuyabilirler. Konusu gündelik yaşam içerisindeki tüm konulardan oluşuyor. Sergen Özen kardeşim ve EMRE YAMAN kardeşim çok güzel yorumlar yapmışlar. Mutlaka onları da okumanızı öneririm. İleride tekrar okuyabilirim.
136 syf.
Bu kitap beni alıp götürdü. Şiire bakış açımı değiştirdi . filmi kitap kadar güzel olmasa da güzel .... Herkesin okumasını tavsiye ederim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedi Güzel Adam
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754735413
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Baskılar:
Yedi Güzel Adam
Yedi Güzel Adam
Cahit Zarifoğlu'nun şiiri bunca anlaşılmaz, kapalı ya da zor anlaşılır bulunmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir aklı başında şiir okuyucusu (eleştirmen ya da okuyucu olarak) bu şiirleri reddetmek, yok saymak cesaretini gösterememiştir.
-Rasim Özdenören-

Cahit Zarifoğlu'na ait hangi metin olursa olsun, O'nun dünyasına, bir iklime geçer gibi girerseniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz.
-Alim Kahraman-

Kendinden sonra yazmaya başlayan genç Müslüman şairlere, hangi özellikleriyle yol göstermiş olursa olsun, O'ndan sonrakiler, O'nda ders alınacak bir taraf bulacaklardır. Hem şiirin kendine mahsus kaliteleri bakımından, hem Müslüman bir şairin dünya hayatındaki temayülleri bakımından.
-İsmet Özel-

Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman, onu hemen anında şiire döküverirdi.
-Erdem Bayazıt-

Kanaatimce Cahit'in şiiri belli bir kalıp içerisinde hemen formüle edilebilecek, anlatılabilecek bir hüviyet taşımıyor. Cahit, eski tabirle şair-i maderzat, anadan doğma şair idi.
-Akif İnan-

Türkçe'de hem ahenge ulaşmak hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna 'avucunda kor tutmayı' eklemişti. 'Hâl'ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, 'şiir'ni de yeni 'hâl'ine uydurma savaşımında idi.
-Prof. Dr. Hüseyin Hatemi-

Ece Ayhan'a sordum, ona göre "Cahit Zarifoğlu" şiirde yapı sorunun en iyi kavramış bu konuda örnek gösterilebilecek sanatçılardan biri. Kolsuz Bir Hattat'ta da ayrıca belirtmiş bunu.
-Cemal Süreya-

Cahit Zarifoğlu'nun şiirini ve düzyazısını o uzaklık, ayrılık gayrılık içinde ancak kendi uzlet köşemden izleyebiliyordum. Kamplaşma havasında kendine yer bulamayacak bu ince şiir, kapalı ama mutlaka sanatkârca düzyazı, kendine özgü değerleri daima korurdu.
-Selim İleri-

Cahit Zarifoğlu'nun şiiri, bütün diğer yapıp ettiklerini de, hatta müstear adla yazdığı 'okuyucuya cevaplar'a varıncaya kadar bir çok şeyi aydınlatan veriler olarak alınabilir sanıyorum. Bu şiir, insanı çok yalın halinde kavrayan bir şiir.
-Nâbi Avcı-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 10bin okur

  • Şeyda Arslan
  • Aslı Yıldız
  • Fatih Baskan
  • ayşegül inal
  • Sevde Nur
  • Fatıma Eryiğit
  • Kerem Özcan
  • berra
  • esma
  • Büşra Yamanel

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%7.1
13-17 Yaş
%10
18-24 Yaş
%39.2
25-34 Yaş
%32.6
35-44 Yaş
%6.9
45-54 Yaş
%1.7
55-64 Yaş
%0.2
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.9
Erkek
%29.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.4 (768)
9
%16.3 (326)
8
%20.2 (403)
7
%10.9 (218)
6
%4.6 (91)
5
%2.9 (58)
4
%1.2 (23)
3
%0.7 (13)
2
%1 (19)
1
%1.1 (21)

Kitabın sıralamaları