Yedikıta Dergisi - Sayı 123 (Osmanlı'da Çocuk Olmak)

·
Okunma
·
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Yedikıta Dergisi - Sayı 123
Alt başlık:
Osmanlı'da Çocuk Olmak
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Maziye ait hatıralarımızda; gözümüz gibi baktığımız, maddeten ve manen iyi bir insan olsun diye çabaladığımız çocuklarımızın ve hatta kendi çocukluğumuzun yeri bir başkadır. Hayatın babadan oğula ve dededen toruna aktarılan bir değerler bütünü olduğunu da düşünürsek, çocukluğumuza dair bu hatıralar ve evladımızı yetiştirirkenki tavrımız, aslında bizlere büyük büyük dedelerimizden, ninelerimizden miras.

Peki, Osmanlı vatandaşı olan bu dedeler, nineler nasıl bir çocukluk geçirmiştir hiç merak ettiniz mi? Kendilerine değer verilmemiş mi yoksa doğduklarında, “oğlum falan efendi”, “kızım filan hanım” dünyaya geldi diye daha bebekken birer efendi ve hanım mı olmuşlar? Hepsi cahil miymişler, yoksa daha 4-5 yaşlarında eğitime başlayıp temel dinî ve dünyevî ilimleri öğrenmişler mi? Bu eğitime nasıl başlamışlar peki? Öyle zannedildiği gibi zorla ve korkarak mı yoksa bütün mahallenin katıldığı, daha küçük çocukları da mektebe teşvik eden “Âmin Alayı” veya “Bed-i Besmele” denilen bir merasimle mi?

Ahmet Apaydın tarafından kaleme alınan bu ayki dosyamız, doğumundan mektep yıllarına, oynadığı oyuncaklardan okuduğu kitaplara ve en nihayetinde bir yetişkin olmasına kadar “Osmanlı çocuğu”nu ana hatlarıyla sizlere tanıtmayı hedefliyor. Doç. Dr. Selim Hilmi Özkan, Osmanlı'nın en hassas olduğu konulardan Ehl-i Sünnet itikadının nasıl korunduğuna dair misaller veriyor. İstanbul'un işgalinin 100. yılı dolayısıyla Tunahan Kanıcı, işgal İstanbul'undan insan manzaraları sunuyor. Ayrıca; Enver Paşa'nın, Beyazıt'a uçak inip inmeyeceğini sormasının arkasında yatan düşünceyi Emre Boyacı; Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'ndeki kûfi besmelenin, Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nin girişini de süslediğini Recep Kankal yazdılar.
Bilvesile, Mevlid Kandili'nizi tebrik eder, gelecek sayımızda da buluşmayı dileriz…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İşgalin en acı taraflarından biri mülke el koyma idi.
Herhangi bir düşman zabiti beğendiği evin içindekileri kapı dışarı edebilme hakkını kendinde bulabiliyordu. Hatta istediği kimseleri meçhul diyarlara gönderme yetkisinde.

***Bu el koyma hadisesi o kadar arsız boyutlara ulaşmıştı ki İtilaf güçleri dahi kendi aralarında çatışmalar yaşıyordu.***

•••Hatta bu çatışmaları önlemek için "Müttefikler arası el koyma bürosu" adında bir kurum bile oluşturulmuştu•••

Sadece özel mülkiyeliler değil, birçok kamu binası da işgalden nasibini almıştı. kendilerini Medeni(!) addeden bu devletlerin alenî gasplarıyla binlerce İstanbullu Müslüman evsiz kalmıştı.
1914 Nisanında İstanbullular garip bir hadiseye şahit oldu. Beyazıt semâlarından süzülerek gelen bir tayyâre, halkın heyecan ve korku dolu bakışları altında, meydandaki Harbiye Nazırı ( günümüzde Istanbul Üniversitesi) önüne iniverdi. Günlerce konuşulan bu hadisenin perde arkasında ise bambaşka bir plan vardı..
'Halka, konuşacağı mevzu vermeliyiz' diyen Enver Paşa'nın imdadına, Türk pilotu yetişmişti...
Osmanlı'da çocuklar kıymetliydi. Korunur ve kollanır, ömürleri bereketli ve mübarek olsun diye nice dualar okunur, hatimler indirilir, kurbanlar kesilir, sadakalar dağıtılırdı.
Mektepte hocasının karşısına oturan çocuk, hocası ile birlikte önce Besmele-i Şerife'yi ardından da yine birlikte 'Rabbi yessir vela tüassir, Rabbi temmim bil hayr' duasını söyleyerek elif-ba cüzünü okumaya başlardı.
Berceste
ترك راحت ايت كه ، راحت آنده در
Terk-i rahat et ki, rahat andadır.

Rahatı terk et ki, rahatlık bulasın.
Keçecizâde İzzet Molla

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta Dergisi - Sayı 123
Alt başlık:
Osmanlı'da Çocuk Olmak
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Maziye ait hatıralarımızda; gözümüz gibi baktığımız, maddeten ve manen iyi bir insan olsun diye çabaladığımız çocuklarımızın ve hatta kendi çocukluğumuzun yeri bir başkadır. Hayatın babadan oğula ve dededen toruna aktarılan bir değerler bütünü olduğunu da düşünürsek, çocukluğumuza dair bu hatıralar ve evladımızı yetiştirirkenki tavrımız, aslında bizlere büyük büyük dedelerimizden, ninelerimizden miras.

Peki, Osmanlı vatandaşı olan bu dedeler, nineler nasıl bir çocukluk geçirmiştir hiç merak ettiniz mi? Kendilerine değer verilmemiş mi yoksa doğduklarında, “oğlum falan efendi”, “kızım filan hanım” dünyaya geldi diye daha bebekken birer efendi ve hanım mı olmuşlar? Hepsi cahil miymişler, yoksa daha 4-5 yaşlarında eğitime başlayıp temel dinî ve dünyevî ilimleri öğrenmişler mi? Bu eğitime nasıl başlamışlar peki? Öyle zannedildiği gibi zorla ve korkarak mı yoksa bütün mahallenin katıldığı, daha küçük çocukları da mektebe teşvik eden “Âmin Alayı” veya “Bed-i Besmele” denilen bir merasimle mi?

Ahmet Apaydın tarafından kaleme alınan bu ayki dosyamız, doğumundan mektep yıllarına, oynadığı oyuncaklardan okuduğu kitaplara ve en nihayetinde bir yetişkin olmasına kadar “Osmanlı çocuğu”nu ana hatlarıyla sizlere tanıtmayı hedefliyor. Doç. Dr. Selim Hilmi Özkan, Osmanlı'nın en hassas olduğu konulardan Ehl-i Sünnet itikadının nasıl korunduğuna dair misaller veriyor. İstanbul'un işgalinin 100. yılı dolayısıyla Tunahan Kanıcı, işgal İstanbul'undan insan manzaraları sunuyor. Ayrıca; Enver Paşa'nın, Beyazıt'a uçak inip inmeyeceğini sormasının arkasında yatan düşünceyi Emre Boyacı; Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi'ndeki kûfi besmelenin, Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nin girişini de süslediğini Recep Kankal yazdılar.
Bilvesile, Mevlid Kandili'nizi tebrik eder, gelecek sayımızda da buluşmayı dileriz…

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mücahit Tekin

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0