Yedikıta Dergisi - Sayı 131 (2019 Temmuz)

·
Okunma
·
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Yedikıta Dergisi - Sayı 131
Alt başlık:
2019 Temmuz
Baskı tarihi:
29 Haziran 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771308537017
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Camlıca Basım Yayın
Dünyadaki en büyük Müslüman azınlığın yaşadığı bir ülkedir Hindistan. Buradaki 200 milyondan fazla Müslüman, 1947’deki bölünmeden sonra çok eziyet çekmiş ve dünyanın diğer Müslümanları tarafından unutulmuş olmakla beraber, bugün yine bu devasa coğrafyada yaşamaya devam ediyor.
Hâlbuki Hint ülkesinin çok güçlü bir İslâmî arka planı vardır. Ve bu resmin en güzel detayları, başta Serhend ve Delhi’de yaşanmış tasavvufî hayattadır.
Çiştiyye, Sühreverdiyye, Kâdiriyye derken, neredeyse Bâbürlülerin tarih sahnesine çıktıkları tarihlerde, Nakşî silsilesinin bir sonraki halkası, Asya’nın ortalarından güneye doğru bağlanır ve Nakşibendîlik, Delhi’de de filizlenir.
Bu devir; bölgedeki Müslümanların bid‘atlere düştükleri, Ehl-i Sünnet’e düşmanlık edenlerin Bâbür sarayında nüfuz sahibi oldukları, Din-i İlahî fikriyle şirke düşüldüğü bir devirdir. Bu durumun en büyük müsebbiplerinden olan Bâbürlü Sultanı Ekber’e ve etrafındakilere karşı tek başına, en büyük mücadeleyi veren zât, İmam-ı Rabbanî (k.s.) Hazretleri olur. Bu sebeple o, Müceddid-i Elf-i Sânî diye anılmaktadır.
Tam da bu sıfatın ifade ettiği mana çerçevesinde, kendisinden sonraki Nakşî şeyhleri de aynı hassasiyetle mücadeleye devam etmişlerdir. Fakat bir farkla ki artık, başta Evrengzîb Âlemgir olmak üzere Bâbür sultanları, kendileriyle dostane münasebetler kurmuşlar, hatta müridliklerine talip olmuşlardır.
Hindistan’da, tarihin gördüğü en büyük fitnelerden birine karşı verilen en büyük mücadele, bu ay dergimizin kapak dosyası olarak sizlerle. İstifadeli okumalar dileriz.

Konu Başlıkları: Dün Neydi, Bugün Ne? Kadı Yetiştiren Medreseden Nadir Eserler Kütüphanesi’ne/Yasin Odabaşı; Hindistan’da Nakşîler ve Bâbürlüler/Kemal Erkan; Delhi’nin Derinliklerine Yolculuk/Ahmet Apaydın; Biri Hindistan’da Diğeri Anadolu’da Bâbürlüler; Mescid-i Nebevî Kubbelerinde Osmanlı Zarafeti/Fatih Karaboğa; Bir Ehl-i Sünnet Müdafii İmam Birgivî/Prof. Dr. Selim Hilmi Özkan; Kültürümüzün Köklü Birikimi Türk Evi/Kayıhan Çağlar…
80 syf.
·Beğendi·10/10
- Bu sayıda Hindistan'a, Delhi'ye gittik. Oradaki Nakşî damarından gelen manevi havayı nacizane teneffüs ettik. İmamı Rabbânî Hazretleri'nin hizmetlerine şahit olduk.
- Türk evlerinin özelliklerine değinildi. Evlerdeki mahremiyet hassasiyeti ruhumuza dokundu resmen. İslamiyet'in nasıl dikkat edilerek yaşandığı gösterildi bizlere. Rabbim o şekilde yaşamayı bizlere de nasip etsin inşallah.
- Mescid-i Nebevî'deki kubbelerin çoğunda Osmanlı'nın izinin olduğunu öğrendik. Ve o kubbelere verilen emekleri...
- Özellikle İmam Birgivî Hazretleri anlatılmış. Ehli Sünnet'e olan hizmetleri, 56 yılda 56 kitap yazdığı, medreselerde senelerdir kullanılan Avamil ve İzhar kitaplarını yazdığı, kendini talebe yetiştirmeye vakfettiği anlatılmış. Rabbim hiç değilse yazdığı kitaplardan ders almayı, okuyup okutmayı nasip etsin.
Keyifli okumalar...
İslamiyet'in ve Ehli Sünnet yolunun fütursuzca çiğnenmeye çalışıldığı bir devirde İmam-ı Rabbânî (k.s), tek başına ve korkusuzca Ekber Şah'a ve nüfuzları altındaki Şiilere karşı, adeta kelle koltukta mücadele etmişti.
Kapı tokmakları da mahremiyetin birer timsaliydi. Evin giriş kapısında farklı ses çıkaracak şekilde tasarlanmış, iki tokmak bulunurdu. Bunlardan büyük olan ve tok ses çıkaranını erkekler, küçük ve daha ince ses çıkaranını ise kadınlar kullanırdı. Böylece hane halkı, gelenin durumuna göre vaziyet alırdı.
İlk inşasından itibaren Müslümanların büyük hürmet besledikleri Mescidi Nebevî, asırlar boyu bir takım tamiratlar görmüştü. Ama en muhtevalı ve itinalı tamir; hürmette, edebe rivayette ve adalette emsali görülmemiş bir çalışma ile Osmanlı'ya nasip oldu.
Ömrünü medreselerde talebe yetiştirmeye vakfeden İmam Birgivî Hazretleri, halk arasında yayılan bid'atler karşısında rahatsızlık duymuş, şahit olduğu itikâdî bozuklukları eleştirmiştir. Öte yandan halk diliyle kitaplar telif ederek insanlara "Ehli Sünnet itikâdı"na muvafık bir hayat yaşamaları hususunu aşılamaya çalışmıştır.
Türk evinde İslamiyet'in tesirini çokça görürüz. Mekânlar, haremlik-selamlık diye erkekler ve kadınlar için ayrı odalara bölünmüşlerdi.
İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi olarak kullanılan Medresetü'l Kuzat binası, binlerce yazma ve matbu kitap ve Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın Yıldız Fotoğraf Albümü'ne ev sahipliği yapmasıyla oldukça önemli bir mekandır...
"Nefsin tavanı yoktur" sözünün en güzel misallerinden biridir Ekber Şah. Zira O, Müslüman bir devletin başına geçmişken İslam'ı ve mensuplarını hiçe sayıp maiyetindeki birkaç Ehli Sünnet düşmanının tesiriyle bütün dinleri birleştirdiğini açıklayacak ve kendine ilahi haller atfedecek kadar nefsinin esiri olmuştur...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta Dergisi - Sayı 131
Alt başlık:
2019 Temmuz
Baskı tarihi:
29 Haziran 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771308537017
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Camlıca Basım Yayın
Dünyadaki en büyük Müslüman azınlığın yaşadığı bir ülkedir Hindistan. Buradaki 200 milyondan fazla Müslüman, 1947’deki bölünmeden sonra çok eziyet çekmiş ve dünyanın diğer Müslümanları tarafından unutulmuş olmakla beraber, bugün yine bu devasa coğrafyada yaşamaya devam ediyor.
Hâlbuki Hint ülkesinin çok güçlü bir İslâmî arka planı vardır. Ve bu resmin en güzel detayları, başta Serhend ve Delhi’de yaşanmış tasavvufî hayattadır.
Çiştiyye, Sühreverdiyye, Kâdiriyye derken, neredeyse Bâbürlülerin tarih sahnesine çıktıkları tarihlerde, Nakşî silsilesinin bir sonraki halkası, Asya’nın ortalarından güneye doğru bağlanır ve Nakşibendîlik, Delhi’de de filizlenir.
Bu devir; bölgedeki Müslümanların bid‘atlere düştükleri, Ehl-i Sünnet’e düşmanlık edenlerin Bâbür sarayında nüfuz sahibi oldukları, Din-i İlahî fikriyle şirke düşüldüğü bir devirdir. Bu durumun en büyük müsebbiplerinden olan Bâbürlü Sultanı Ekber’e ve etrafındakilere karşı tek başına, en büyük mücadeleyi veren zât, İmam-ı Rabbanî (k.s.) Hazretleri olur. Bu sebeple o, Müceddid-i Elf-i Sânî diye anılmaktadır.
Tam da bu sıfatın ifade ettiği mana çerçevesinde, kendisinden sonraki Nakşî şeyhleri de aynı hassasiyetle mücadeleye devam etmişlerdir. Fakat bir farkla ki artık, başta Evrengzîb Âlemgir olmak üzere Bâbür sultanları, kendileriyle dostane münasebetler kurmuşlar, hatta müridliklerine talip olmuşlardır.
Hindistan’da, tarihin gördüğü en büyük fitnelerden birine karşı verilen en büyük mücadele, bu ay dergimizin kapak dosyası olarak sizlerle. İstifadeli okumalar dileriz.

Konu Başlıkları: Dün Neydi, Bugün Ne? Kadı Yetiştiren Medreseden Nadir Eserler Kütüphanesi’ne/Yasin Odabaşı; Hindistan’da Nakşîler ve Bâbürlüler/Kemal Erkan; Delhi’nin Derinliklerine Yolculuk/Ahmet Apaydın; Biri Hindistan’da Diğeri Anadolu’da Bâbürlüler; Mescid-i Nebevî Kubbelerinde Osmanlı Zarafeti/Fatih Karaboğa; Bir Ehl-i Sünnet Müdafii İmam Birgivî/Prof. Dr. Selim Hilmi Özkan; Kültürümüzün Köklü Birikimi Türk Evi/Kayıhan Çağlar…

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Çᥲყ kitᥲρ
  • •~Seçkin Okur, Seçerek Okur~•
  • Arif Öztürk
  • kariân-ı kütüp
  • Okuyan, yazar.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0