Yedikıta - Sayı 078 (2015 Şubat)

·
Okunma
·
Beğeni
·
40
Gösterim
Adı:
Yedikıta - Sayı 078
Alt başlık:
2015 Şubat
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
Dünya genelindeki denizcilik tarihinde ‘deniz haydudu’ ve ‘korsan’ kelimelerinin kullanımında bir karışıklık mevcuttur. İtalyanca ve İngilizce gibi yabancı dillerde bu manayı ayırt etmek için iki ayrı kelime olsa da kullanımda buna pek dikkat edilmediği gibi bizde de bu iki kavram karıştırılmaktadır. Zira, batıdaki haydut, yağmacı, eşkıya manasındaki korsan kelimesi Osmanlı’da denizlerde gönüllü olarak, donanmadan bağımsız hareket eden levend reisler için de kullanılagelmiştir. Bu sebeple, üslendikleri bölgelerde sahil muhafaza görevi yapan, denizlerde güvenliği sağlayan, gerektiğinde devlet donanmasına katılarak büyük yararlıklar sağlayan Osmanlı korsanlarının eşkıyalıkla uzaktan yakından alakaları yoktur. Hatta, Osmanlı Devleti gaza ve cihad maksadıyla denizlere açılan bu levend reislere karışılmasını istememiş, gemi yapmalarına izin vermiş; Osmanlı sahillerinde istedikleri yerlerden erzaklarını parayla almalarına mani olmamıştır. Öyle ki; Deniz Kuvvetleri’nin kumandanı olan kaptan-ı deryaların korsanlıktan yetişmiş olmasını tercih etmiştir. Belirli bir hukuka tabi olan korsanların, Osmanlı’yla barış halindeki devletlerin gemilerine saldırmaları yasaklanmış ve aksine hareket eden korsan levendler devlet tarafından cezalandırılmıştır.

Bir bakıma karadaki akıncı birliğine benzeterek ‘deniz akıncıları’ diyebileceğimiz Osmanlı korsanları, yazılı ve görsel kanallarla kamuoyuna batıdaki eşkıya denizciler gibi yansıtılmaktadır. Bu yanlış telakkinin düzelmesi için doğrusunu, Osmanlı denizcilik tarihi uzmanı Prof. Dr. İdris Bostan Yedikıta okurlarına anlattı.

Bu ay, her zamanki gibi birbirinden orijinal konuları sayfalarımıza taşıdık. Osmanlı arşivi uzmanı Kasım Hızlı, Krasnoyarsk Esir Kampı’ndaki oğlunu arayan bir babanın feryat mektubunu; Tarihçi-Yazar Önder Kaya, Kudüs’ü işgale giderken Göksu’da boğulan Alman İmparatoru’nun enteresan hikâyesini; Tarihçi-Yazar Akif Pamuk, ithal oyuncakların gelmesiyle tarih olan Eyüp oyuncakçılığını; Tarihçi-Yazar Hüseyin Şen, korsanlara kaptırdığı kütüphanesinin peşine düşen Fas Hükümdarı Mevlây Zeydan’ın mücadelesini Yedikıta okurları için yazdı. Bu ay, Tecrübe Konuşuyor bölümünde, iktisat tarihi uzmanı Dr. Mehmet Genç’i misafir ettik. Dr. Genç, kendi çalışma anlayışını, eğitim sahasına bakışını, yerlive yabancı tarihçilerle ilgili fikirlerini okurlarımız için anlattı.

Bu bölümü ilgiyle takip eden okurlarımızın ısrarları üzerine hocamızın ders niteliğindeki sözlerini daha az kısaltarak yayınlıyoruz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta - Sayı 078
Alt başlık:
2015 Şubat
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
Dünya genelindeki denizcilik tarihinde ‘deniz haydudu’ ve ‘korsan’ kelimelerinin kullanımında bir karışıklık mevcuttur. İtalyanca ve İngilizce gibi yabancı dillerde bu manayı ayırt etmek için iki ayrı kelime olsa da kullanımda buna pek dikkat edilmediği gibi bizde de bu iki kavram karıştırılmaktadır. Zira, batıdaki haydut, yağmacı, eşkıya manasındaki korsan kelimesi Osmanlı’da denizlerde gönüllü olarak, donanmadan bağımsız hareket eden levend reisler için de kullanılagelmiştir. Bu sebeple, üslendikleri bölgelerde sahil muhafaza görevi yapan, denizlerde güvenliği sağlayan, gerektiğinde devlet donanmasına katılarak büyük yararlıklar sağlayan Osmanlı korsanlarının eşkıyalıkla uzaktan yakından alakaları yoktur. Hatta, Osmanlı Devleti gaza ve cihad maksadıyla denizlere açılan bu levend reislere karışılmasını istememiş, gemi yapmalarına izin vermiş; Osmanlı sahillerinde istedikleri yerlerden erzaklarını parayla almalarına mani olmamıştır. Öyle ki; Deniz Kuvvetleri’nin kumandanı olan kaptan-ı deryaların korsanlıktan yetişmiş olmasını tercih etmiştir. Belirli bir hukuka tabi olan korsanların, Osmanlı’yla barış halindeki devletlerin gemilerine saldırmaları yasaklanmış ve aksine hareket eden korsan levendler devlet tarafından cezalandırılmıştır.

Bir bakıma karadaki akıncı birliğine benzeterek ‘deniz akıncıları’ diyebileceğimiz Osmanlı korsanları, yazılı ve görsel kanallarla kamuoyuna batıdaki eşkıya denizciler gibi yansıtılmaktadır. Bu yanlış telakkinin düzelmesi için doğrusunu, Osmanlı denizcilik tarihi uzmanı Prof. Dr. İdris Bostan Yedikıta okurlarına anlattı.

Bu ay, her zamanki gibi birbirinden orijinal konuları sayfalarımıza taşıdık. Osmanlı arşivi uzmanı Kasım Hızlı, Krasnoyarsk Esir Kampı’ndaki oğlunu arayan bir babanın feryat mektubunu; Tarihçi-Yazar Önder Kaya, Kudüs’ü işgale giderken Göksu’da boğulan Alman İmparatoru’nun enteresan hikâyesini; Tarihçi-Yazar Akif Pamuk, ithal oyuncakların gelmesiyle tarih olan Eyüp oyuncakçılığını; Tarihçi-Yazar Hüseyin Şen, korsanlara kaptırdığı kütüphanesinin peşine düşen Fas Hükümdarı Mevlây Zeydan’ın mücadelesini Yedikıta okurları için yazdı. Bu ay, Tecrübe Konuşuyor bölümünde, iktisat tarihi uzmanı Dr. Mehmet Genç’i misafir ettik. Dr. Genç, kendi çalışma anlayışını, eğitim sahasına bakışını, yerlive yabancı tarihçilerle ilgili fikirlerini okurlarımız için anlattı.

Bu bölümü ilgiyle takip eden okurlarımızın ısrarları üzerine hocamızın ders niteliğindeki sözlerini daha az kısaltarak yayınlıyoruz.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Muharrem Okumuş

Kitap istatistikleri