Yedikıta - Sayı 081 (2015 Mayıs)

·
Okunma
·
Beğeni
·
22
Gösterim
Adı:
Yedikıta - Sayı 081
Alt başlık:
2015 Mayıs
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
Tarih, imkânsız gibi görünenleri başaranları asla unutmuyor. Fakat hadiselere kırık aynalardan bakanların her biri farklı bir şey görüyor, yorumlar ve hükümler değişiklik arz ediyor. Diğer taraftan, tarihî meselelere kiminin at gözlüğü, kiminin o eski tek camlı gözlükler ile, kiminin de gözlüksüz baktığı düşünülürse bu normal tabi. Tarih ise ancak; bugünden o güne değil, o günden bugüne ve fakat çok boyutlu gözlüklerle bakılırsa daha net ve pürüzsüz canlanacaktır zihinlerde.

İşte karada gemi yürütmek de bu kabilden bir vaka. Daha erken tarihli örnekler olsa da işin merkezinde İstanbul kuşatmasındaki var. Bu coğrafyada önce Gazi Umur Bey’in bir harekâtı oldu, sonra asıl büyük teşebbüsü, üstelik 21 yaşındayken Sultan İkinci Mehmed gerçekleştirdi. Hatta birkaç kere.

En büyük destekçilerinin ilim ve irfanları olduğu muhakkak olan bu iki kumandan dağları taşları deryaya çevirirken bugün bazıları, onların bu kabiliyetlerini kabullenmekte zorlanıyor. Halbuki, yapılan ilmî araştırmalar ve tartışmalar bu hadiselerin gerçekliğini tamamen ispat ediyor.

Fethin; Miladi 562, Hicri 579. senesine tekabül eden bu ay kapağımıza, Prof. Dr. Feridun Emecen ve Seyfullah Aslan’ın değerlendirmeleriyle Fatih Sultan Mehmed ve Aydınoğlu Gazi Umur Bey’in karada yürüttükleri gemiler konusunu taşıdık. Bu cüretkâr teşebbüslerin arka planlarını, nasıl gerçekleştiğini ve etkilerini içeride bulabileceksiniz.

Bu mayıs, aynı zamanda Diyarbakır’ın Halid b. Velid (r.a.) tarafından 27 Mayıs 639’da fethinin 1376. senesi. Bu fethi, Soner Demirsoy’un “Beşinci Harem-i Şerif Diyarbakır Ulu Camii” makalesiyle tekrar hatırlıyor; bir vakit Osmanlı mülkü olan Bosna’daki Osmanlı hasretini, Doç. Dr. Hamit Pehlivanlı’nın seyahat notlarından öğreniyoruz.

Tecrübe Konuşuyor bölümünde ise, Bursa’da ziyaret ettiğimiz Prof. Dr. Mertol Tulum, Türkiye’deki metin neşirleri ve dil bilimi çalışmalarını değerlendirip, bizzat şahit olduğu hadiselerden anekdotlar naklediyor.

Bilvesile, Miraç Kandili’nizi tebrik ederiz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta - Sayı 081
Alt başlık:
2015 Mayıs
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
Tarih, imkânsız gibi görünenleri başaranları asla unutmuyor. Fakat hadiselere kırık aynalardan bakanların her biri farklı bir şey görüyor, yorumlar ve hükümler değişiklik arz ediyor. Diğer taraftan, tarihî meselelere kiminin at gözlüğü, kiminin o eski tek camlı gözlükler ile, kiminin de gözlüksüz baktığı düşünülürse bu normal tabi. Tarih ise ancak; bugünden o güne değil, o günden bugüne ve fakat çok boyutlu gözlüklerle bakılırsa daha net ve pürüzsüz canlanacaktır zihinlerde.

İşte karada gemi yürütmek de bu kabilden bir vaka. Daha erken tarihli örnekler olsa da işin merkezinde İstanbul kuşatmasındaki var. Bu coğrafyada önce Gazi Umur Bey’in bir harekâtı oldu, sonra asıl büyük teşebbüsü, üstelik 21 yaşındayken Sultan İkinci Mehmed gerçekleştirdi. Hatta birkaç kere.

En büyük destekçilerinin ilim ve irfanları olduğu muhakkak olan bu iki kumandan dağları taşları deryaya çevirirken bugün bazıları, onların bu kabiliyetlerini kabullenmekte zorlanıyor. Halbuki, yapılan ilmî araştırmalar ve tartışmalar bu hadiselerin gerçekliğini tamamen ispat ediyor.

Fethin; Miladi 562, Hicri 579. senesine tekabül eden bu ay kapağımıza, Prof. Dr. Feridun Emecen ve Seyfullah Aslan’ın değerlendirmeleriyle Fatih Sultan Mehmed ve Aydınoğlu Gazi Umur Bey’in karada yürüttükleri gemiler konusunu taşıdık. Bu cüretkâr teşebbüslerin arka planlarını, nasıl gerçekleştiğini ve etkilerini içeride bulabileceksiniz.

Bu mayıs, aynı zamanda Diyarbakır’ın Halid b. Velid (r.a.) tarafından 27 Mayıs 639’da fethinin 1376. senesi. Bu fethi, Soner Demirsoy’un “Beşinci Harem-i Şerif Diyarbakır Ulu Camii” makalesiyle tekrar hatırlıyor; bir vakit Osmanlı mülkü olan Bosna’daki Osmanlı hasretini, Doç. Dr. Hamit Pehlivanlı’nın seyahat notlarından öğreniyoruz.

Tecrübe Konuşuyor bölümünde ise, Bursa’da ziyaret ettiğimiz Prof. Dr. Mertol Tulum, Türkiye’deki metin neşirleri ve dil bilimi çalışmalarını değerlendirip, bizzat şahit olduğu hadiselerden anekdotlar naklediyor.

Bilvesile, Miraç Kandili’nizi tebrik ederiz.

Kitap istatistikleri

  • 22 defa gösterildi.