Yemende Türkler (Tarihimizin İbret Levhası)

·
Okunma
·
Beğeni
·
9
Gösterim
Adı:
Yemende Türkler
Alt başlık:
Tarihimizin İbret Levhası
Baskı tarihi:
14 Aralık 2001
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757321453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitabevi
Gösterilen sağ yandaki yamaca tüylerim ürpererek bakıyorum. O munis, fedakar, o sevimli Anadolu çocuğunun meymenetsiz Yemen uğruna ölmesine yandığım kadar çıplak, sevimsiz, verimsiz dağ yamaçlarında gömülü kalmasına da içim yanıyor. Etrafa dikkatle bakıyorum, mezar denecek küçük bir işaret bile görülmüyor. Belli ki bu geçit vermeden dimdik yükselen başı dumanlı çıplak dağın morarmış toprakları Türk çocuklarını timsahlar gibi sindire sindire yutmuş bu müthiş gaddarlığın izi kalmasın diye de her yeri dümdüz etmiş. Çanakkale, Dumlupınar şehitlerini bütün milletçe tebcil edilen şerefli hatıraları yanında, yine mukkaddes bir vazife uğruna can vererek buralarda gömülü kalan, hatıraları bile unutulmağa yüz tutan bu zavallı yavrulara nasıl yürek yanmasın? Gayesizlik uğruna feda edilen bu Türk çocuklarının hatırasını ve akıbetini düşündükçe içim burkuluyor, gözlerim yaşarıyor.
316 syf.
·7/10 puan
Bir Osmanlı subayının ağzından dönemin Yemen'inde yerli halkın yaşayışı ve Türk askerinin savaş döneminde yaşadığı zorluklardan bahsediliyor. Kitap oldukça eski. Bulmak güç.
Fakat Yemen nasıl yerdir? Orada nasıl yaşanır? İhtiyaçlar nasıl temin edilir? Hastalıklarına karşı ne gibi tedbirler alınmalıdır? Bunlara dair hiç bir şey öğrenmemiştik. O zamanki okutma programlarından ve elimize geçen kitaplardan nasıl ki Fransa'yı Anadolu'dan daha iyi bellediysek Tibet ve Dalaylaması hakkında az çok bilgi edindiğimiz halde bir vilâyetimiz olan Yemen ve İmam'ını öğrenmek fırsatım bulamamıştık. Eminim, bize Yemen coğrafyasını okutan hocalarımız da bilmiyorlardı. Zaten Yemen meçhul kalmış bir diyardır.
Zeki Ehiloğlu
Sayfa 30 - KİTABEVi ☪ KASIM 2001
Böyle kâh hayaller kurarak, kâh İranlı arkadaşımla anlaşmağa çalışarak, bazen kitap okuyarak İskenderiye limanına yaklaşacağımız sırada iki adamın İstanbul şivesiyle ve yavaş sesle Türkçe konuştuklarını işittim. Şimdiye kadar vapurda bu adamlara rastlamayışıma hayret ettim. Sevinçle yanlarına yaklaştım. Kendimi tanıttım. Bunlardan biri işaretle beni kenara çağırdı. İnsanlara görünmekten çekinen bir hali vardı. Merakım arttı. Gittiği köşeye doğru yürüdüm. Yavaş sesle kim olduğumu, nereye gittiğimi kısaca sordu. Ondan sonra:

- Biz ikimiz de zabitiz. Trablusgarp'a gidiyoruz. Hüviyetimizi kimseye belli etmek istemedik. Gerçi Akdeniz'i geçtik ama daha yerimize ulaşıncaya kadar yolumuz uzun. Olabilir burada İtalyanlar vardır. İhbar ederler. Bunun için vapurda bizimle konuşmamanızı rica ederim. Sizin de yolunuz açık olsun, dedi. Hararetle el sıkışarak ayrıldık.

İsimlerini bile soramamıştım. Gizlenmekte hakları vardı, çünkü geçecekleri mıntıka İtalyanların kontrolü altında biz ise İtalya ile harp halinde idik. Onlar harp mıntıkasına, Garp Trablus'a gidiyorlardı. Tehlike yalnız onlar için değil, benim için de vardı.
Zeki Ehiloğlu
Sayfa 33 - KİTABEVi ☪ KASIM 2001
Öğrenmekten ürken tarihin dili:
«Yemen'de ölen Türklerin sayısını tarih bilmiyor, öğrenmekten de ürküyor.»
(Hayat Ansiklopedisi)
Zeki Ehiloğlu
Sayfa 19 - KİTABEVi ☪ KASIM 2001
Vapurda konuşacak bir arkadaş arıyordum. Vapuru birkaç defa baştan başa dolaştım. Fransızca, Almanca, italyanca, Romence her dilden konuşuluyor, yalnız Türkçe işitmiyorum Kendi kara sularımızda iken koca vapurda tek başıma kalmışım gibi yalnızlık hissediyor, çocuklar gibi her şeyi yadırgıyorum. Hele sofrada iki yanıma oturmuş Romen kızlarının sağdan soldan benim kulağıma fısıldarcasına birbiriyle konuşup gülüşmelerinden almıyorum. Benimle alay ediyorlarmış gibi geliyor. Bir Türk görsem nerede ise sevinçten boynuna sarılacağım, kendi kendime söyleniyorum:
Zeki Ehiloğlu
Sayfa 31 - KİTABEVi ☪ KASIM 2001
Yazılarımı okur, benimle birlikte yolculuk etmek zahmetine katlanırsanız Yemen'in ne olduğunu, demirin nasıl eridiğini beraberce görürüz.
Zeki Ehiloğlu
Sayfa 27 - KİTABEVi ☪ KASIM 2001
Üç konak çöl ötesi aşılımız dağlar;
Mimi cennet yaylalar;
Şirin yüzlü kasabalar;
Gök delen tip yüksek binalar;
Gat'a, cinsiyetine ve silâhına düşkün halk...
İşte 400 yıl cenkleştiğimiz Yemen.
Zeki Ehiloğlu
KİTABEVi ☪ KASIM 2001
Zamanla bizim görüşümüz, düşünüşümüz, nesillerimiz elbet değişecek; lâkin «YEMEN'DE TÜRKLER» in canlan ve kanları ile yaptıkları tarih asla değişmeyecektir. Ben bunu mürekkeple yazarak bir kitap halinde derlemeğe çalıştım.
Zeki Ehiloğlu
Sayfa 29 - KİTABEVi ☪ KASIM 2001

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yemende Türkler
Alt başlık:
Tarihimizin İbret Levhası
Baskı tarihi:
14 Aralık 2001
Sayfa sayısı:
316
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757321453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitabevi
Gösterilen sağ yandaki yamaca tüylerim ürpererek bakıyorum. O munis, fedakar, o sevimli Anadolu çocuğunun meymenetsiz Yemen uğruna ölmesine yandığım kadar çıplak, sevimsiz, verimsiz dağ yamaçlarında gömülü kalmasına da içim yanıyor. Etrafa dikkatle bakıyorum, mezar denecek küçük bir işaret bile görülmüyor. Belli ki bu geçit vermeden dimdik yükselen başı dumanlı çıplak dağın morarmış toprakları Türk çocuklarını timsahlar gibi sindire sindire yutmuş bu müthiş gaddarlığın izi kalmasın diye de her yeri dümdüz etmiş. Çanakkale, Dumlupınar şehitlerini bütün milletçe tebcil edilen şerefli hatıraları yanında, yine mukkaddes bir vazife uğruna can vererek buralarda gömülü kalan, hatıraları bile unutulmağa yüz tutan bu zavallı yavrulara nasıl yürek yanmasın? Gayesizlik uğruna feda edilen bu Türk çocuklarının hatırasını ve akıbetini düşündükçe içim burkuluyor, gözlerim yaşarıyor.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • lazcuk
  • Hasan Korkmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0