Adı:
Yeminli Kitap
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
138
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055702892
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
İncecik yumurta kabuğunu içgüdüsel gücüyle kıran canlılara hayretle bakarız. Bir de insanın en büyük serveti olan aklını kullanmayanlara...
Bazen de kat kat (Toplumsal baskı ve yanlışlarıyla) sarmalanmış ve granitleşmiş kabuğu kırmak için canını dişine takan nadide insanlara... Böyle nadide birinin zoru başararak yazdığı kitaba iki satır yazı yazmak benim için onurdur. Beni onurlandırdınız. Sağ olun. Azminizin ve çalışmanızın devamı dileğimle...

Fevzi YAVUZ / Emekli Eğitimci / Dörtyol'un Sesi Gazetesi

Kül üflendikçe cevher çıkar meydana, yazar oldu köyde yetişen bir ana.
Teşvik olsa külü deler her kadın, fırsat olsa üretebilir her kadın.
Olanaksızlıklar arasında kendine bir ışık arayan ve emeğini ortaya seren,
Hatice Peköz’ü kutluyor, edebiyat yaşamında başarılarının devamını diliyorum.

Mehmet Işıkoğlu / Şair - Yazar

Sevgili Hatice Peköz’ün neleri başarabileceğini tahmin etmek olanaksız. Azim ve kararlılıkla her geçen gün yeni başarılara doğru yürüyor. Daha güzel ve yaşanabilir bir çevre, doğayla uyumlu bir yaşam, kalıcı bir dünya barışını yaratma yolunda kendisine başarılar diliyorum...

A. Oktay Demirkan / Türkiye Çevre Platformu Dönem Sekreteri

Gılgamış Destanı’nda ''kıyamete kadar yıkılmayacak bir ev yapabilir misiniz?” der. Afrika’da bir kişi öldüğü zaman ''Bir kütüphane öldü'' denir. Kıyamete kadar ölmeyecek bir eserse kitaptır. Söz uçar ,ama yazı kalır. Ölenle bilgi, birikim tecrübe de onunla birlikte gömülür. İşte kitabın önemi buradadır. Bölgemizin son yıllardaki keskin kalemlerinden biri olan Hatice Peköz'ün ''Yeminli Kitap''la geleceğe verdiği mesaj takdire şayandır.
Kutlarım...

Ahmet Hintoğlu / Şair - Yazar
Küllerdeki Resimler
Canım annem benim! “Vicdan sahibi olmanın başlıca kuralı adaletli yapıcı ve paylaşımcı olmaktı. İnsan olmanın ilk koşulu ise hoşgörülü merhametli ve adil olmakla başlar” derdi.
O, aç insanlar kadar aç olan bütün canlıları düşünürdü. Sofrada çok zaman ekmek parçacıkları bulundurur, pencere kenarı duvar diplerine ekmek kırıntıları bırakırdı.
Kışlar sert ve soğuk geçerdi bizim oralarda. Oysa sevgili anemin varlığıyla sıcacık olurdu küçük yuvamız.
Şimdi ise küllerdeki resimler, öykülerin saklısında kaldı. Yaşamımı şekillendiren, renklendiren ve izdüşümde kalan mutluluk resimleri…
O ise, içinde bulunduğu şartlara göre haillerini, umutlarını, özlemlerini, düşlerini, kırıklıklarını, hayallerini ve çocuklarının mutlu geleceğini çizerdi küllere. Sonra umudu vaat eden öyküler anlatırdı. Onun küllere çizdiği resimlerle, evimiz bir cümbüş bir şenlik havasına dönüşürdü.
Resimlerin, her mevsimde bir başkaydı rengi. Bir ressamın tablosundan çıkmışçasına manalı bir derinliğe sahipti. İnsanın düş ve hayal gücümüzü genişleten, masalsı düş dünyasının kapılarını aralayan ve ressamları bile kıskandıran, anlatım gücüne sahip olan imzasız resimler…
“Anne bak” dedi Damla; pencere yanındaki yatağından uzakları göstererek. Eliyle, bütün vücut diliyle yağmur sonrası berraklaşan ve bir soluk gibi yakınlaşan dağları gösteriyor ve ekliyordu:

“Çocuklar neden kanser olur ve neden felçlik geçirip ölüyor anne? Ne vardı, şu susamış topraklara hep yağmur yağsa” derken, annesine yalvaran gözlerle bakıyor ve şöyle diyordu:
Sayfa 6
“Şu kuşlara bak anne; nasıl da güzelleşirler. Bir an için ayağa kalkıp yürüyecek, çıkıverecekmişim gibi oluyorum dağların en yücelerine! İnsanlar bir adım yürüyebilmenin, sağlıklı olmanın kıymetini biliyor mu sence? Ah ben de bir yürüyebilirsem; oralara, zirveye doğru koşar adım yürürdük seninle. Dağların öyle yakın oluşu ne güzel! Şifa dağıtan doktorun elleri, umudun gerçeğe dönüşü gibidir anne?”

ISBN 978-605-5702-54-0
Hatice Elveren Peköz
Sayfa 6 - İkinci Adam Yayınevi ISBN 978-605-5702-54-0
Adam: “bizim aşkımız, tıpkı filmlerdeki gibi değil miydi?
Kadın; “ya ne demesiniz!” dedi.
Adam; “O günden sonra sizi ne çok düşümdüm, bilemesiniz” diye ekledi.
Sonra, Yarı esprili bir ifadeyle; “şiirlerinizi yeniden bana okumanızı benim için yazmanızı ne çok isterdim” diyerek, şiir gibi konuşuyordu.
Bir ara ikisi arasında kısa bir sessizlik oldu.
Sonra adam; “Dilara Hanım, biliyor musunuz? Doktorlar; yakın zamanda öleceğimi söylüyorlar. “Yalnızca üç ay bir ömrüm kalmış,” diyor biri. Fazla uzun yaşayamazmışım. Ya kışın ortasında bitermiş, ya da bahara çıkmazmışım! Ah baharda ölmek, sizce haksızlık değil mi? Oysa sonbaharda öleceğimi düşünürdüm” derken, birden masumlaşıverdi gözleri…
Kadın adamın söylediklerini pek ciddiye almamıştı. Onun yine bayat şakalarından birini yaptığını düşündü.
Ona; “güle güle ölebilirsiniz. Fazla düşünmeyin, üzülmeyin lütfen. Ardınızdan helvanızı yapar, Yasinler okuturum! Bir de zahmet olmazsa oradaki yakınlara da selamımı söyleyin”, diye bir de espri yaptı.
Adam; “anlaşıldı, demek ki bana inanmıyorsunuz? İki gözüm, size öleceğim diyorum, üç ay ömrüm kaldığını söylüyorum. Siz hala kayıtsızca, bir de dalga geçiyorsunuz! Ölürsem üzülmez misiniz yani? Biliyorum, bana çok kırgınsınız! Bunun için üzgünüm! Yaşadığımı anlatsam yıllar, yollar yetmezdi. Yazık, size tam da kavgaların ortasında rastlamak talihsizlikti!”
Hatice Elveren Peköz
Sayfa 53 - İkinci Adam Yayınevi
Bazen geceye açılan bütün pencerelerden şiirler okumak isterdi Dilara Hanım. Ama kadının seslenişine kimse anlam vermiyor, oralı olmuyordu. Yüzyıllardır “küf odalı şehirler,” derdin uykulardaydı. Kim ne zaman uyanırdı, belli değildi?
Oysa politikacıların sesi televizyonlardan daha sık duyuluyordu. Medya ise onların baş sözcüsüydü.
Hatice Elveren Peköz
Sayfa 53 - İkinci Adam Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeminli Kitap
Baskı tarihi:
Kasım 2010
Sayfa sayısı:
138
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055702892
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
İncecik yumurta kabuğunu içgüdüsel gücüyle kıran canlılara hayretle bakarız. Bir de insanın en büyük serveti olan aklını kullanmayanlara...
Bazen de kat kat (Toplumsal baskı ve yanlışlarıyla) sarmalanmış ve granitleşmiş kabuğu kırmak için canını dişine takan nadide insanlara... Böyle nadide birinin zoru başararak yazdığı kitaba iki satır yazı yazmak benim için onurdur. Beni onurlandırdınız. Sağ olun. Azminizin ve çalışmanızın devamı dileğimle...

Fevzi YAVUZ / Emekli Eğitimci / Dörtyol'un Sesi Gazetesi

Kül üflendikçe cevher çıkar meydana, yazar oldu köyde yetişen bir ana.
Teşvik olsa külü deler her kadın, fırsat olsa üretebilir her kadın.
Olanaksızlıklar arasında kendine bir ışık arayan ve emeğini ortaya seren,
Hatice Peköz’ü kutluyor, edebiyat yaşamında başarılarının devamını diliyorum.

Mehmet Işıkoğlu / Şair - Yazar

Sevgili Hatice Peköz’ün neleri başarabileceğini tahmin etmek olanaksız. Azim ve kararlılıkla her geçen gün yeni başarılara doğru yürüyor. Daha güzel ve yaşanabilir bir çevre, doğayla uyumlu bir yaşam, kalıcı bir dünya barışını yaratma yolunda kendisine başarılar diliyorum...

A. Oktay Demirkan / Türkiye Çevre Platformu Dönem Sekreteri

Gılgamış Destanı’nda ''kıyamete kadar yıkılmayacak bir ev yapabilir misiniz?” der. Afrika’da bir kişi öldüğü zaman ''Bir kütüphane öldü'' denir. Kıyamete kadar ölmeyecek bir eserse kitaptır. Söz uçar ,ama yazı kalır. Ölenle bilgi, birikim tecrübe de onunla birlikte gömülür. İşte kitabın önemi buradadır. Bölgemizin son yıllardaki keskin kalemlerinden biri olan Hatice Peköz'ün ''Yeminli Kitap''la geleceğe verdiği mesaj takdire şayandır.
Kutlarım...

Ahmet Hintoğlu / Şair - Yazar

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Hatice Elveren Peköz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0