Yeni Bir Pencere Aç

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.248
Gösterim
Adı:
Yeni Bir Pencere Aç
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059367387
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Kitap fuarında bir okur ‘’Hocam ben kitap okuyorum ama bende bir değişim olmuyor, bir de unutuyorum” demişti. Yemek yemek gibi, kitap okumak milim milim büyütür seni.

Pınar gibi yazarların kitapları ise doğal, içten yazıldığı için Ege çipurası kadar lezzetli ve yararlıdır. Amerikan kitapları kolalı, hamburger menüsü gibi, hem şişmanlatır hem yapay ürün içerir hem de yanında kolonyalı mendil bile vermezler.

Pınar’la ilgili hep güzel cümleler duydum. Bunun anlamı, kitap size cesaret ve adım atma fırsatı verecek.



Ülkenin en entelektüel evlerinden birinde yaşıyor Pınar, eşi Bora Özkent de yazar. Metrekareye 2 yazar düşen ev dünyada az bulunur. Ellerine, beynine sağlık Pınar Özkent. Ülkede sizin gibi aileler çoğalır inşallah

-Ahmet Şerif İzgören-



- Yeterince iyi değilim.

- Ya başarısız olursam?

- Elâlem ne der?

- Kendimi sıkışmış hissediyorum.

- Ne yapsam olmuyor. Sorun bende galiba!



İç sesinden yansıyan cümlelerini duyabiliyorum. Özellikle profesyonel yaşam yolculuğumda, zaman zaman benzer duyguları derinden hissettim. Kısacası ben de senden biriyim.

Bugünden sonraki yaşamına cesaretle sahip çıkabilmen için sana bir mektup yazdım. Satır aralarında kendini bulabilmen dileğiyle...

- Pınar Özkent-

(Tanıtım Bülteninden)
192 syf.
Herkese Merhaba

Okuduğu bir kitaptan ne bekler okuyucu? Okurken kendi hayatını anlatan satırları görmek mi, hayal ettiklerini o satırlarda bulmak mı, nedenini kendi de bilmese de o kitabı okurken iyi hissetmek mi?

Kitabı elime alıp ön ve arka kapağına bir göz atıp, sayfalarını şöyle bir kokladığımda hala nasıl bir kitabın beni beklediğini bilmiyordum.

İtiraf ediyorum; okumaya başlayınca her zamanki kişisel gelişim kitaplarından biri diye düşünüyorumdum ama kitabı bitirdiğimde yanıldığımı ve bu kitabın defalarca okunabilecek bir eğitim (başucu) kitabı olduğu kanısına vardım.

Ve ben kitabın belki de benim için en önemli cümlesi ile devam etmek istiyorum: " Önemli olan kaç kere düştüğüm değil, ne kadar hızlı ve kuvvetle ayağa kalktığım! "
Kitapta bu cümlenin hemen yanına not düşmüşüm ve not aynen şöyle:Aslında bu o kadar önemli ki! Mesela yürümeye ilk başlayan bir bebek doğal olarak sık sık yere düşer ve anne-baba hemen onu kaldırmaya çalışır. Hayır bu yanlış bana kalırsa daha o yaşlardan kişinin özgüvenini zedeliyor. Hayatta her zaman düşüşler olacak önemli olan yerden kalabilmektir.

Hepimiz günlük yaşantımızda çeşitli sorunlarla karşılaşıyoruz ve genellikle sorunları çözmeye değil de içinde bulunulan durumdan sanki hiç kurtulmayamayacağımız hissi üzerinde yoğunlaşıyoruz. İşte bu kitapta doğal olarak her insanın hata yapabileceği, başarısız olabileceği, hayal kırıklıkları yaşayabileceği gerçeği anlatılıyor. Hayatımızda her zaman inişler çıkışlar vardır. Çünkü yaşam sen bir şeylerle ilgilenirken başına gelmeye devam ediyor.

"Tek bir yaşamımız var! Hepimiz eşsiziz, bizden bir tane daha yok!"
"Öldüğümde, gerçekten yaşamamış olduğumu hissetmek istemiyorum."
Bu iki cümleyi bir arada düşündüğümüzde hayat aslında ne kadar da anlamlı hale geliyor değil mi? Kitapta 14 bölüm halinde anlatılanlar aslında doğduğumuz andan itibaren başlayan yaşam mücadelesini anlamlandırmaya daha doğrusu yaşamdan nasıl keyif alabiliriz, karşılaştığımız sorunlarla nasıl baş edebiliriz sorularının yanıtlarını bizlere sunuyor.

Kitapta çok sayıda ibretlik hikayeden(yazarınkiler de dahil) bahsedildiğini de belirtmek isterim. Ayrıca Avustralya'daki evlerine ölümü bekleyen hastalarla çalışan hemşire Bronnie Ware'ın "Ölmeden Önce En Çok Pişman Olduğunu 5 Şey" adlı kitabında beş madde halinde hazırlanmış itiraflar beni gerçekten etkiledi diyebilirim.

Kitaptan elimden geldiğince alıntılar paylaştım. Sayfalara çok sayıda notlar aldım. Aslında bu kitapla ilgili hissettiklerim hakkında çok şey yazmak istiyorum ama bir türlü yazmak istediklerimi toparlayamıyorum. Bu konuda beceriksizim. İşte bu yüzden yazarlara hayranım :)

Not:Kitapta son söz kısmını okurken 7. cümleden sonra kalbimden tam olarak şu geçti:"Bu kitap gerçekten sık sık elime alacağım, en azından işaretlediğim yerleri defalerca sıkılmadan okuyabileceğim bir kitap!"
Ve tam ben bunu düşünürken bir kaç cümle sonra o satırda aynen şu yazıyordu: "Kitabı ara ara aç ve yeniden oku." Bu nasıl bir tevafuk diye gülümsedim kendi kendime :) (Kalbim temiz sanırım ya da tam tersi yazarın kalbi temiz) :)

Son olarak; kitabın sonunda yer alan İlham Aldıklarım kısmında benim çok sevdiğim yazar Fernando Pessoa'yı görünce de kitaba ve yazara ayrı bir sempati duydum.
Fernando Pessoa demişken:#30752856
192 syf.
İster bir şirkette çaycı olun ister temizlikçi. İster bir şirkette müdür olun ister genel müdür.İster öğrenci olun ister Öğretmen. İster manav olun ister bakkal; Bu kitapta herkes için bir pencere vardır.

Hayatın neresindesiniz, hayatın size sundukları nelerdir, gelecekte sizi ne bekliyor. yürüdüğünüz yollar, çıktığınız merdivenler nereye varıyor, yürüyebilecek misiniz? çıkabilecek misiniz? Düştüğünüzde kalkabilecek misiniz? kaybetmeyi göze alabiliyor musunuz? kazanabilecek misiniz? Kendinizi tanıyor musunuz? siz ne düşüyorsunuz elalem ne düşüyor....

Sorular sorular sorular...

Kendinizi bulmanın pusulası
Kendinizi görmenin aynası

Kendinize bir şeyler katmanız dileğiyle

İyi okumalar...
192 syf.
"Her gün yeni bir pencere açmak için yarından daha gencim" (Pınar Özkent)

Kitabı bitirdiğimde hissettiklerim;
Benzer duyguları hisseden bir çok insan olduğunu,
Cesaretle yaşamına sahip çıkamam gerektiğini,
Kendime daha fazla haksızlık etmeyeceğime,
Başka bir yol denemem gerektiğini,
Ve ne olursa olsun yeniden inançla devam etmem gerektiğine...
Onay aramam gereken tek kişinin kendim olması gerektiğini...

Yazarın kendisinden kitabın özeti;
Bazı yerleri tekrarladığımı biliyorum ama bazen değişebilme azmini körüklemek için birçok şeyi tekrar duymayı ihtiyacımız oluyor.
Bazen biliyoruz ve yapamıyoruz.
Bazen biliyoruz ve içimizden gelmiyor.
Bazen biliyor ve adım atamıyoruz.
Bazen biliyor, adım atmaya çabalıyor ve sonra ne yapsak olmadığını hissediyoruz...

Genelde kişisel gelişim kitapları okumam, bu kitap başka geldi samimi cümleler vardı ben öyle hissettim...

Kitabı imzalı olarak hediye edip gönderdiği için, Pınar Hanım'a çok teşekkür ederim, Başarılarınızın devamını dilerim...
192 syf.
"Artık yaşamına yeni bir pencere açma zamanı! Pencereni sonuna kadar aç, içeri gün ışığı girsin. Azminle dönüştürdüğün bir yaşamı kucakla. Hepimiz güneşi hak ediyoruz!"
Çoğumuzun daha önce okuduğu, bildiği, duyduğu, hayata dair ve hatta hayatın ta kendisini anlatmış Sevgili Pınar Özkent.
Iyiki de anlatmış. Çok severek okuduğum bir Motivasyon kitabı oldu. Bildiğim şeylerin bir kez daha üzerinden geçtim, tazelendim.
"Her gün yeni bir pencere açmak için yarından daha gencim."
Pınar Özkent
192 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Bugüne kadar hiçbir kitaba inceleme yazmamıştım, Pınar Hanımın ilk kitabı olduğu gibi benim de ilk incelemem olacak.

Öncelikle kitabı kişisel gelişim kitabı olarak nitelendirmek istemediğimi belirtmeliyim. Size bir yol gösterici ya da zaten bildiklerinizi, yüzleşmek istemediğiniz gerçekleri anlatarak size hatırlatan bir ses. Pek çok kişisel gelişim kitabı size hep bir şeyler vaad eder; tabiri caizse altı boş, temelsiz motivasyon araçlarıdır: "İstersen her şeyi yapabilirsin, yeter ki iste." Halbuki sevgili Pınar Özkent kitabında iş yaşamınızdan duyduğunuz tatmini arttırmakla ve hayatınızın anlam arayışıyla ilgili olarak şunu söylüyor: "Her şeyi yapamazsın, her şeyi yapabilirsin yeter ki iste gazına gelme lütfen. Yapmak istediklerimiz ve bir de yeteneklerimiz vardır. Yeteneklerimizi keşfedip yapmak istediklerimizle birleştirmeliyiz. Güçlü olan yönlerimizi parlatmalıyız. Yaşamımızın liderliğini elimize almalıyız ve kendi değerimizi kendimiz biçmeli, bunun profesyonel yaşamdan ibaret olmadığının farkında olmalıyız." Tabii tüm bunlar kitapta Pınar Hanımın kendi tecrübelerinden ve danışanlarının tecrübelerinden gerçek olaylarla aktarılarak verilmiş. Kitabın sizi kendinize getiren en güçlü yönü de bu. Yalnız olmadığınızı bilmek.

Anlatılan pek çok örnek içerisinde yüzümü gülümseten, en çok etkilendiğim ve henüz 26 yaşında olan bana bir ders niteliğinde olan Ayla hanımın öyküsü oldu. Kendi kendime içerledim. Umarım sizler de okurken bahsettiğim o sıcacık tebessüm yüzünüze yerleşir. Ek olarak kendimize sormaktan kaçındığımız ve cevapları bulma sürecinin çok sancılı olduğu hayati önem taşıyan, çözüm niteliğinde pek çok soruyla da karşılaşacaksınız. Cevaplarınızı tüm dürüstlüğüyle bulabilmeniz dileğiyle...

Özetle bitirecek olursam sevgili Pınar Özkent ile iletişimde olan ve benim de yaşadığım sıkıntıları bilen bir arkadaşımın "Sana ilaç gibi gelecek" tavsiyesiyle okuduğum kitap, iş yaşamında sıkışıp kalmış ve hayattan genel tatminsizlik içerisinde olan beyaz yakalı Y kuşağı bizlere, hayatın gerçeklerini ve anlam arayışının profesyonel hayattan ibaret olmadığını hatırlatıyor. "Ve cesaretiniz olsun yeter ki yeteneklerinizi bilin, karar verirseniz, yeteneklerinizle istediklerinizi birleştirirseniz kendinize yeni bir pencere açabilirsiniz" diye de ekliyor. Kitabın kolayca okunmasının yanı sıra yazarın kendisinin de söylediği gibi hep aynı şeyleri tekrar eder gibi olmasının sebebi aslında içten içe hepimizin bildiği şeyleri vurgulayarak sadece bize hatırlatmak.
192 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle kapak tasarımı çok anlamlı ve Pınar Hanım’ın samimi dili beni çok etkiledi.Kitabı okurken sanki beni tanıyan ve bilen bir arkadaşımla konuşuyormuşum hissi uyandırdı.Sözler ve alıntılar muhteşem
Kesinlikle okunması gereken bir kitap
Önemli olan kaç kere düştüğümüz değil ; ne kadar kuvvetli ve hızlı ayağa kalktığımız...
192 syf.
·Beğendi·10/10
Okunmasını muhakkak önereceğim kitaplardan.
Hatta ara ara okunmasının kesinlikle fayda getireceğini düşünüyorum.
Yeni bir Pencere açmanın samimiyetle ve örneklerle çok iyi anlatıldığı bir kitap.
Ayrıca kullanılan akıcı dil okuyana keyif veriyor.
Okuduğum her sayfanın zihnimde yer edinerek ilerlediğini hissettim.
192 syf.
Hani bir söz vardır, derler ki "insanın ruhu hasta olmadan bedeni hastalanmazmış".
O kadar doğru ki..öyle bi zamana gelmişiz ki yürüyen hastalıklı ruhlar olmuşuz bir çoğumuz bu hengamenin içinde. Oysa o kadar çok şey var ki herbirimizin içinde bir yerlerde keşfedilmeyi bekleyen sessizce..
Peki biz ne yapıyoruz..? Her seferinde biraz daha biraz daha ekleyerek üstünü örtüyoruz içimizdeki her bir ışığın,kıvılcımın..çünkü toplumun genel algısına uymaz diye korkuyoruz. Ya da yanlış başladığımız yoldan yol yakınken dönmek varken biz
" başkadık bi kere diyip " vazgeçemiyoruz. Kitapta da geçtiği gibi "Kendimize uzak bir 'ben' yarattık, onu adam etmeye çabalıyoruz." İşte bu yüzden hayatlarımızdaki asıl noktayı göremeden yok ediyoruz benliğimizi, kimsenin farketmediği bir çiçeğin solup gitmesi gibi..ve daha da kötüsü çiçeğin de bihaber olması bu yokoluştan.
Eminim ki herkesin bir keşkesi, bir bilinmezi vardır derinliklerinde.. Ve işte şimdi kaldırma zamanı onların üstündeki tozları.. Kimse kimseyi onaylamak zorunda değil, kimse kimseyi kaldırmak zorunda da değil düştüğümüzde.. Her şey bizim içimizde.. Sadece sen tutabilirsin sıkıca kendi elini, hiç bırakmacağına söz verircesine.. Ve o sebeple, sadece sen bilebilirsin bu satırların ne katacağını benliğine..
Küçük bi tavsiye; her kişisel gelişim kategorisindeki kitabı açıp da ciddiyetle okuma bence..hele ki bu kitabı kesinlikle.. Sanki ablamızdan gelen bir mektubu okurcasına, usul usul ama hiç unutmayacak gibi değer verircesine..
Ve küçük bir teşekkür sevgili yazar Pınar Hanım'a; böyle güzel bir yola çıkıp, deneyimlerini bizle paylaştığı..ve de aslında içimizdeki bizi ortaya çıkarmak için yazdığı güzel satırları için...
192 syf.
·7 günde·8/10
Genellikle kişisel gelişim kitapları okumam, kütüphanemde de tutmam. Eşimin ısrarlı tavsiyeleri üzerine aldım ve bir göz atayım dedim. İnsanı cesaretlendirici cümlelerle dolu bir kitap olmuş. Tam şu anda ne yapmak istiyorum diye kendime sorduğumda şu anda yaptığım işten çok uzak bir kariyer hedefim olduğunu anlıyorum. Bu işin biraz cesaret işi olduğunu biliyordum ama anlatılan olaylar beni daha da cesaretlendirdi. Hayatta hiçbir şey için geç kalmış değiliz. O hayalini kurduğun kafeyi mi açmak istiyorsun? Peşinden koşacaksın. Hayallerindeki sahaf’ı her gün düşlüyor musun? Düşlemeyin! Bu kitap biraz daha beni hayallerime yakınlaştırdı diyebilirim.

Tatlı diliyle Pınar Hanım mükemmel bir iş çıkarmış. Umarım bu yolda devam eder ve hayallerimizi gerçekleştirmek adına bizi teşvik eder.

Bu kitabı yazdığı için ona teşekkür ederim. Kişisel gelişim kitapları konusunda da önyargım olduğun için kendisinden özür dilerim
192 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
İçimizi sıkan, bizi standartlığa sürükleyen, rutinin sıradanlığa kısılmış olduğumuz düşüncelerin ve anların farkındalığını sağlayan güzel bir kitap. Keyifli okumalar
192 syf.
·2 günde·9/10
Kitabı elime alıp 24 saat içinde bitirdim. Konular gayet güzel örneklerle , akıcı ve özellikle belirtmek isterim ki insana dokunacak şekilde işlenmiş. Herkesin bende iş yaşamımda bunu yaşamıştım diyeceği ve kendinden birşeyler bulacağı bir yapıt olmuş. Bu tarz kitaplardan hoşlananların mutlaka okuması gerekir. Büyük bir zevkle okuyacaksınız.
Bir yere ait olmadığını hissettiğinde kendini yoksun ve eksik hissetmen de yine insan olmanın bir parçası. Ancak aidiyet ihtiyacını karşılayabilmek için kendini ne kadar eksilttiğin ve bir topluluğa kabul edebilmek için olmadığın birini ne kadar oynadığın tamamen seninle ilgili.
Maslow da İhtiyaçlar Hiyerarşisi'nde insanın temel ihtiyaçlarından birinin aidiyet olduğunun altını çizer. Arkadaşlık, anlamlı ilişkiler kurabilmek, bir aileye sahip olmak, çalıştığımız yere ait hissetmek gibi, ilkel benliğimizin köküne kadar işlenmiş vazgeçilmez bir ihtiyaçtan söz ediyorum.

Bir yere ait olmadığını hissettiğinde kendini yoksun ve eksik hissetmen de yine insan olmanın bir parçası. Ancak aidiyet ihtiyacını karşılayabilmek için kendini ne kadar eksilttiğin ve bir topluluğa kabul edilebilmek için olmadığın birini ne kadar oynadığın tamamen seninle ilgili.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeni Bir Pencere Aç
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059367387
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınevi
Kitap fuarında bir okur ‘’Hocam ben kitap okuyorum ama bende bir değişim olmuyor, bir de unutuyorum” demişti. Yemek yemek gibi, kitap okumak milim milim büyütür seni.

Pınar gibi yazarların kitapları ise doğal, içten yazıldığı için Ege çipurası kadar lezzetli ve yararlıdır. Amerikan kitapları kolalı, hamburger menüsü gibi, hem şişmanlatır hem yapay ürün içerir hem de yanında kolonyalı mendil bile vermezler.

Pınar’la ilgili hep güzel cümleler duydum. Bunun anlamı, kitap size cesaret ve adım atma fırsatı verecek.



Ülkenin en entelektüel evlerinden birinde yaşıyor Pınar, eşi Bora Özkent de yazar. Metrekareye 2 yazar düşen ev dünyada az bulunur. Ellerine, beynine sağlık Pınar Özkent. Ülkede sizin gibi aileler çoğalır inşallah

-Ahmet Şerif İzgören-



- Yeterince iyi değilim.

- Ya başarısız olursam?

- Elâlem ne der?

- Kendimi sıkışmış hissediyorum.

- Ne yapsam olmuyor. Sorun bende galiba!



İç sesinden yansıyan cümlelerini duyabiliyorum. Özellikle profesyonel yaşam yolculuğumda, zaman zaman benzer duyguları derinden hissettim. Kısacası ben de senden biriyim.

Bugünden sonraki yaşamına cesaretle sahip çıkabilmen için sana bir mektup yazdım. Satır aralarında kendini bulabilmen dileğiyle...

- Pınar Özkent-

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Ş. Serda KAYMAN
  • Oğuzhan TAŞCI
  • Salih Melih Doğansoy
  • Yüksel
  • Dilara Akıncı
  • Nefes
  • Mehmet Baker
  • Hasan Uysal
  • ÇAĞATAY KARAMAN
  • Lovebrain

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%52 (13)
9
%24 (6)
8
%4 (1)
7
%12 (3)
6
%0
5
%4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4 (1)