Yeni Dünya Düzeni'nin Av Sahası

·
Okunma
·
Beğeni
·
539
Gösterim
Adı:
Yeni Dünya Düzeni'nin Av Sahası
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750524721
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Baskılar:
Bosna Hersek
Yeni Dünya Düzeni
Bosna Hersek
“Oyunlar oynuyoruz. Üçüncü kez üzerinde kucaklaşabileceğimiz ve gözyaşları içinde sözbirliği, kardeşlik, birlik için yemin edebileceğimiz yıkıntıları hazırlıyoruz... Bugünkü Bosna gibi bir memlekette nefret etmeyi bilmeyen ya da çok daha zor olanı, nefret etmeyi bilinçli olarak istemeyen, bir yabancı gibidir, düşmandır ve kimi zaman da işkence edilendir...”

Drina Köprüsü romanıyla bilinen Bosnalı yazar İvo Andriç’in
1920’lerde kaleme aldığı notlarından
341 syf.
"Yeni Dünya Düzeni'nin Av Sahası Bosna-Hersek", 1994 yılında piyasa çıkmış bir kitaptı. Yazarı Tanıl Bora, iyi bir sosyolog ve yazardır. Bu kitabının yeni baskısı olmadığı için, uzun süredir arıyor, kendisinde dahi bulamıyordum. Neyse ki yeni baskı yapılmış. TÜYAP’ta görünce hiç duraksamadan alıverdim. Kitap, savaş devam ederken yazılmıştı. Yeni bir önsöz ve Kosova için yazılan ikinci baskı yazısı dışında hiçbir müdahale yapılmamış.

Şunu hemen ifade edeyim ki, Tanıl Hoca beni yanıltmadı, çok başarılı bir dönem kitabı oluşturmuş. Üstelik dediğim gibi, kitap Bosna Savaşı devam ederken, acılar ve olaylar çok taze iken yazılmıştı. ( Bu nedenle 1995 yılına ait her şey gibi, Srebrenica Katliamı ve Dayton Barış’ı gibi konular kitapta yok. ) Bora’nın, kitabı henüz 30 yaşında iken kaleme aldığını da ifade etmeliyim.

Bosna benim için çok kıymetli, ilgi çekici bir bölge. İlkgençlik yıllarıma denk gelen o dönemi milliyetçi-muhafazakậr hislerle yaşamış biri olarak nispeten objektif bir bakış açısıyla yazılmış bu kitabı merak ediyordum.

Bu anlamda kitabı biraz da yüreğim pırpır ederek okudum. Öyle ya, yıllarca doğru bildiğim pek çok şey şehir efsanesi çıkabilir miydi? Hadiseler bize anlatılan gibi olmayabilir miydi? Çok sevdiğim Aliya İzzetbegoviç, gerçekten benim kafamdaki portreye uygun muydu?

Cevap vereyim; evet… Bora’nın farklı ve nispeten objektif bir pencereden yazdığı kitap sona erdiğinde Bosna ve Bosna Savaşı ile ilgili hemen her şeyin yerli yerinde olduğunu hissettim. Mesela Bogomillik ile ilgili bildiklerim, Bosna tarihi, Güney Slavları… Osmanlı dönemi Bosna’sı; Bosnalıların din algıları… 20. Asırda yaşananlar… Keza Aliya İzzetbegoviç’in fikir dünyası ile ilgili düşündüklerimin, gerek Sırp gerekse de İslamcı çevreler tarafından bir siyasal İslamcı gibi gösterilme çabalarının beyhude oluşunu gördüm…

Kitap Bosna tarihiyle başlıyor. Tarihi süreçte Bosna ve Boşnak kimliğini anlatan bölümden sonra iç savaş dönemine geçiliyor. Maalesef o acı yılları tekrar hatırlamak zorunda kalıyoruz. Bu sırada her Sırp aynı mıdır sorusunun cevabını alabiliyoruz ve savaş ile ilgili pek çok şeyin de…

Diğer bölümlerde Sırbistan ve Hırvatistan’da milliyetçilik ile Bosna-Hersek’in durumu işleniyor. Akabinde ise önce dünyanın Bosna Savaşına bakışı ve son olarak da Türkiye kamuoyu ve devletinin Bosna meselesindeki durumu anlatılıyor.

Kitapta altını çizdiğim çok fazla yer oldu. Bazılarını paylaşmak isterim:

“Bosna-Hersek her şeyden önce halklar arasında, hele "yüzyıllarca bir arada yaşamış" halklar arasında milliyetçi kışkırtmaların nelere yol açabileceğine dair bir büyük "derstir."
“Zira Bosna-Hersek -ki onun Yugoslavya'nın etnik ve kültürel mozayiğinin minyatürü olduğu söylenmiştir...Yugoslavya'da "birlikte yaşama pedagojisi" açısından en tecrübeli ve "gelişkin" toplumsal gerçeklik, Bosna-Hersek'inkiydi... Dolayısıyla Bosna-Hersek'in 'yitişi', herhangi bir dini-milli taraf ( öncelikle, sistematik bir etnik kırımın seçilmiş ve ağırlıklı mağduru olan Müslümanlar) adına bir kayıp, bir yenilgi olmaktan öte bu umudun yitişidir, yenilgisidir.”

“Cinayetler özellikle genç nüfusu hedef aldı. Genç erkeklerin öldürülmesi ve genç kadınların ırzına geçilmesi, Bosna-Hersek'te Sırp olmayan nüfusun ve özellikle Müslümanların kökünü kurutmaya dönük bir strateji idi...Prijedor'da kentin Müslüman belediye başkanı Muhamed Celayic işe yakalanan bütün öğretmenler ve hekimler toplama kamplarında öldürülmüştü.”

“İslamcılığa sempati duyduğu söylenemeyecek olan pek çok Batılı gazeteci ve yazar, İzzetbegoviç'in gerek demeçlerinde gerekse kendisiyle yapılan mülakatlarda uluslararası cihad ve İslami totalitarizm perspektifinden uzak bir tutum sergilediğine dair karşı kanıtlar ve izlenimler sunmuşlardır.”

Ve son olarak, acılardan daha acı olan şu şey:

“Bosna-Hersekliler için belki de en büyük travma, saldırının, cinayetin, işkencenin, eziyetin düne kadar iç içe yaşadıkları komşularından, iş arkadaşlarından gelmesi oldu.“

Özetle, Bosna Savaşı ile ilgili bilgi sahibi olmak ve yetkin bir eser okumak isteyenler için, yıllar sonra yeni baskısının yapılmasının elzem olduğunu ispatlayan, çok iyi bir çalışma bu kitap.
1992 yaz başında, Drina Nehri'nde yine, Foça'da ve Vişegrad'da öldürülen insanların cesetleri yüzdü. Tanıklar, 30 bin nüfuslu Vişegrad'da, kaçabilenler dışında genç erkek nüfusun tamamının kurşuna dizilerek Drina Köprüsü'nden nehre atıldığını anlattılar.
Tanıl Bora
Sayfa 150 - İletişim
... Kimisi Bosnalılığı veya Sarajevolu olmayı etnik kimliğinin önünde tutarak silahlı direniş mücadelesine de katılıyordu. Saraybosna direnişinde savaşanların %30'a yakını Sırp idi. Bosna-Hersek Ordusunun Saraybosna bölgesindeki 2. komutanı Jovan Dvijak da Sırp'tı. Bir çok Saraybosnalı Sırp, Bosna-Hersek devletinin kurumlarında çalışmayı sürdürdü.
Tanıl Bora
Sayfa 162 - İletişim
Cinayetler özellikle genç nüfusu hedef aldı. Genç erkeklerin öldürülmesi ve genç kadınların ırzına geçilmesi, Bosna-Hersek'te Sırp olmayan nüfusun ve özellikle Müslümanların kökünü kurutmaya dönük bir strateji idi.
...
Prijedor'da kentin Müslüman belediye başkanı Muhamed Celayic ile yakalanan bütün öğretmenler ve hekimler toplama kamplarında öldürülmüştü.
Tanıl Bora
Sayfa 150 - İletişim
İslamcılığa sempati duyduğu söylenemeyecek olan pek çok Batılı gazeteci ve yazar, İzzetbegoviç'in gerek demeçlerinde gerekse kendisiyle yapılan mülakatlarda uluslararası cihad ve İslami totalitarizm perspektifinden uzak bir tutum sergilediğine dair karşı kanıtlar ve izlenimler sunmuşlardır.
Tanıl Bora
Sayfa 73 - İletişim
Bosna-Hersek her şeyden önce halklar arasında, hele "yüzyıllarca bir arada yaşamış" halklar arasında milliyetçi kışkırtmaların nelere yol açabileceğine dair bir büyük "derstir."
Tanıl Bora
Sayfa 20 - İletişim
Biyelyina ilinde kırsal nüfusun çoğunluğu Sırp, ilin merkezindeki kentin çoğunluğu ise Müslümandı. Burası Bosna-Hersek iç savaşındaki ilk büyük katliama sahne oldu: Beş bine yakın insan öldürüldü.
...
Doğu Bosna'da birbiri ardına ele geçirdikleri veya kırım uyguladıkları Foça, Vişegrad, Vlasenica, Bratunac ve Srebrenica, hep Müslüman çoğunluklu kentler ve illerdi.
Tanıl Bora
Sayfa 95 - İletişim
Nüfusunun % 10’undan fazlasının bu savaşta hayatını kaybettiği Bosna-Hersek’te vahamet, sadece çok fazla kan dökülmesinden, yüz binlerce insanın yersiz yurtsuz kalmasından kaynaklanmıyor.

Bosna-Hersek’te belki bunlardan da kahredici olan, etnik veya millî esasa dayanmayan, çokuluslu, çokdinli, çokkültürlü bir toplum modeli seçeneğinin, henüz bir ihtimal, bir umut halinde iken boğulmuş olmasıdır. Bosna-Hersek, parçalanan “eski sosyalist” coğrafyalarda kotarılmaya çalışılan “yeni” devletlerin herhangi birisi olmaktan öte, çoğulcu (en azından millî ve dinî toplulukları içermesiyle, milliyet ve din unsurları itibarıyla çoğulcu) bir toplum tasarımının oluşturulması umudunu en fazla vaadeden ülke idi.
Tanıl Bora
Sayfa 15 - İletişim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeni Dünya Düzeni'nin Av Sahası
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750524721
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Baskılar:
Bosna Hersek
Yeni Dünya Düzeni
Bosna Hersek
“Oyunlar oynuyoruz. Üçüncü kez üzerinde kucaklaşabileceğimiz ve gözyaşları içinde sözbirliği, kardeşlik, birlik için yemin edebileceğimiz yıkıntıları hazırlıyoruz... Bugünkü Bosna gibi bir memlekette nefret etmeyi bilmeyen ya da çok daha zor olanı, nefret etmeyi bilinçli olarak istemeyen, bir yabancı gibidir, düşmandır ve kimi zaman da işkence edilendir...”

Drina Köprüsü romanıyla bilinen Bosnalı yazar İvo Andriç’in
1920’lerde kaleme aldığı notlarından

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Seyma Nur
  • mehmet şener

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0