Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti

7,7/10  (3 Oy) · 
22 okunma  · 
7 beğeni  · 
978 gösterim
Rasim Özdenören, edebi kişiliğinin yanı sıra, Müslümanca düşünmek ve yaşamak meselesi etrafındaki özgün yaklaşımlarıyla da tanınmış bir fikir adamıdır. Elinizdeki kitapta Özdenören demokrasi, küreselleşme, yeni dünya düzeni, liberalizm, insan hakları ve laiklik kavramlarının Müslümanca bir eleştirisini yapıyor. Ülkemizin tartışma gündemini çeşitli dayatmalarla işgal eden bu kavramlar karşısında İslami düşünüş gereken fikri ve ahlaki tavrı ortaya koyan yazar, kitabı boyunca ısrarla yükselen değerlerin sefaletini vurguluyor.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    978-975-355-187-8
  • Yayınevi:
    İz Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Rasim Özdenören, düşünce itibariyle benimle pek uyuşmayan bir yazar olmasına rağmen düşünce ağırlıklı bu kitabını okumak konusunda çok yorulmadım. Yazarın sohbet havasında güzel bir anlatımı var. Değindiği konular biraz ağır olmasına rağmen kaldırabilmem bundan kaynaklı olabilir.

20 ve 21. yüzyıl insanının ya da bu yüzyılda 'Müslümanım' diyen bireylerin neler yapması gerekiyor, bu yüzyılda ortaya fırlamış hangi düşünceleri kabul etmeli Müslüman, bunu sorguluyor ve cevabını veriyor, Rasim Özdenören.

Kendine Müslümanım diyen her 21. yüzyıl insanın okuması gereken bir kitap diyemeyeceğim ancak aklınızın bir köşesinde durmalı, okumadan geçmemelisiniz.

Kitaptan 7 Alıntı

"İslâm, başka ideolojilere irca edilebilir sanılıyor. İnsanların bu düşünceleri de eskiyor ama İslâm, gene ayakta kalmayı başarıyor. Çünkü o, kim ne derse desin başkalarının ona biçtiği yerde değil fakat kendine mahsus bir yerde duruyor."

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 65 - İz Yayıncılık)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 65 - İz Yayıncılık)

"Burada, İslâm'ın demokrasi ile liberalizm ile veya benzeri başka izm'lerle uzlaştırılamayacağını,çünkü bunların farklı kaynaklardan neşet ettiğini söylemenin onun siyasette despotlukla,iktisatta kumanda ekonomisi ile özdeşleştirildiği anlamına gelmediği fikrini tekrarlayalım."

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 63 - İz Yayıncılık)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 63 - İz Yayıncılık)

Küreselleşme, evrenselciliğin ve emperyalizmin yeni adı olarak vaz' edildi/ ediliyor. Şu farkla ki, evrenselciliğin ve emperyalizmin özneleri belliyken küreselleşme özensinden soyutlanmış bir kavram olarak takdim edildi. Böylece küreselleşmeye karşı çıkmak isteyen kimse, karşısında muhatap bulamamak gibi veya muhatap olarak bütün dünyayı karşısına almak gibi olmayacak bir şeyle karşı karşıya kaldı. "Küreselleşme" bu ad altında kendisine direnmeye karşı koyuyor: kendisine karşı alternatif geliştirme teşebbüsünü zayıflatıyor.

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 19)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 19)

Türkiye'de halen demokratik bir yönetim biçimi olduğu söyleniyorsa, bundan, sadece halkın seçimlerde oy kullanıyor olması olduğu anlaşılsa gerektir. Ama demokrasi aynı zamanda halkın idare üzerinde denetimini gerçekleştirebildiği mekanizmaların varlığını da işaret ediyorsa, bu tür mekanizmaların henüz kurulmamış olduğu; var olan mekanizmanın ise, halkın yönetimi denetlemesi biçiminde değil, fakat yönetimin halkı denetlemesi biçiminde işlendiği söylenebilecektir.

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 33)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 33)

...Demokrasi sınıflı, köleci, sömürgeci, ayrımcı kültürlerin toplumsal ve siyasal hayatlarının hâsılası olarak ortaya çıkmıştır.

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 75)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 75)

"1970'li yıllarda Komünist Çin'e coca-colanın girmesiyle birlikte Çin'de Batı usulü dans da başlamıştır. Batılılar, Çin gençlerinin dans etmeye başlamalarından övgüyle söz açmışlar,Çinlilerin ne kadar mahir ve zeki insanlar olduklarını öve öve bitirememişlerdir. Tabii Batı usulü dans edebilmek için Mao'unun uyguladığı tek tip elbiseyi ve gene tek tip postalları çıkarıp atmak gerekiyordu.Çinlilerin dans etme husunda ne kadar zeki ve mahir insan oldukları söylenip teşvik edilirlerken, Batı tezgahlarında dokunmuş kumaşlardan yapılmış elbise ile gene Batı tezgahlarında üretilmiş iskarpinler satabilmek hedefleniyordu."

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 90 - İz Yayıncılık)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 90 - İz Yayıncılık)

Türkiye ile ilgili bütün raporlar, uyarılar, talepler bazılarına artık dünya siyasetinin küreselleştiği, dolayısıyla ülkelerin birbirine olan bağımlılığı çoğaldığı, bütün bunların sonucunda ve daha da önemli olarak artık ülkelerinin birbirlerinin "iç işlerine karışmama" kavramının geride kaldığı gerekçesiyle yadırgatıcı görünmeyebilir, hatta doğal görünebilir. Fakat insan hakları uygulaması uluslararası düzlemde politikadan arındırılmış değildir. Bu yüzden de çifte standart geçerliliğini bu alanda da ve özellikle bu alanda geçerliliğini sürdürmektedir. İnsan hakları konusu, ülkelerin siyasal ve ekonomik çıkarları doğrultusunda bazı ülkelerin aleyhinde kullanılabildiği gibi, bazı ülkelere göz yumulabilmektedir. Bu durum, o ülkenin dünya siyasasında oynadığı rolün hacmine göre değişebilmektedir. Büyük sayılan devletler insan haklarını ihlâl konusunda mazur pozisyonda bulunmaktadırlar.

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 169 - İz Yayıncılık)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 169 - İz Yayıncılık)

İslâm, eğer demokrasi ile veya liberalizm ile veya ırkçı ve ayrımcı zihniyetin ürünü olan insan hakları ile aynı derekede düşünülüyorsa, kendisine Müslümanım diyen bir insanın İslâm'dan anladığı şey ne olabilir ve insanı Müslüman olmaya özendirecek şey olarak geriye ne kalır? Değindiğim bu noktaya akıl erdirebilmenin güçlülüğü yüzünden, bu hususu Müslümanların önünde duran darboğazların en darı ve vahimi olarak görüyorum. Çünkü bu noktada, İslâm'ın demokrasiden ve liberalizmden daha fazlasını vaat ettiğini kavramış olmak da gerekiyor.

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 17)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 17)

Herkes kendi görüşünü, kanaatini dile getirmek için demokrasi istiyor, fakat aynı haktan başkasının yararlanmasına sıra gelince, bunu, üstelik demokrasinin geleceğinin tehlikeye düşebileceği gerekçesiyle önlemeye çalışıyor. Niçin?

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 26)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 26)

"Liberalist ortamdan Müslümanların da yararlanarak İslâmi bir hayat gerçekleştirebileceklerini düşünmek, İslâm'ın araçlar konusunda Makyavel'in görüşlerini paylaştığına kani olmayı gerektirir. İslâm, amaca ulaşmak için kullanılacak tüm araçlar mübahtır, demeli ki, bu kabulün sonucu olarak liberalist ortamdan yararlanarak bu dünyada kendini gerçekleştirebilsin (yürürlüğe girsin).
Oysa bu düşünme biçiminin İslâm nezdinde kabul edilmediğini biliyoruz. Allah'ın Rasulü (s.a.v)ne, din konusundaki iddiasından vazgeçmesi şartıyla Mekke'nin reisliği teklif edildiğinde, makyavelist zihniyete göre (amaçların araçları mübah kılacağı görüşüyle ) hareket edilseydi, teklif kabul edilir, bilâhare Mekke'nin reisi olarak din konusundaki iddialarına devam ederdi."

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 114 - İz Yayıncılık)Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti, Rasim Özdenören (Sayfa 114 - İz Yayıncılık)
2 /