Yeni Dünya Düzeninin SefaletiRasim Özdenören

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.291
Gösterim
Adı:
Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
232
ISBN:
9789753551878
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Rasim Özdenören, edebi kişiliğinin yanı sıra, Müslümanca düşünmek ve yaşamak meselesi etrafındaki özgün yaklaşımlarıyla da tanınmış bir fikir adamıdır. Elinizdeki kitapta Özdenören demokrasi, küreselleşme, yeni dünya düzeni, liberalizm, insan hakları ve laiklik kavramlarının Müslümanca bir eleştirisini yapıyor. Ülkemizin tartışma gündemini çeşitli dayatmalarla işgal eden bu kavramlar karşısında İslami düşünüş gereken fikri ve ahlaki tavrı ortaya koyan yazar, kitabı boyunca ısrarla yükselen değerlerin sefaletini vurguluyor.

 
Rasim Özdenören, üstadın gerçekten her satırının altını çizmekten kendimi alıkoymadığım bir kitabı. Biz müslümanların, müslüman düşüncesi içinde hereket eden bireylerin Avrupadan İthal edilmiş, Avrupa yaşantısının bir sonucu olarak ortaya çıkan küreselleşme, yeni dünya düzeni, liberalizm ve laiklik insan hakları gibi kavramların bizim için neleri ifade etmesi gerektiği ve ettiğini bu denli güzel anlatımıyla bize sunmuş.
öncelikle bu kavramların bize müslüman ülkelere tepeden inme olarak getirildiğini ve dayatıldığını vurgulamış. Daha sonra demokrasi ile islami düzenin sağlanması noktasını çok güzel şekilde açıklamış ; egemenliğini insandan alan bir sistemin egemenliğini İlahi bir kitaptan alan bir sistemin bir arada olamayacağını ve demokrasiyle şeriatın gelmesini demokrasi ile yönetilen bir şeriat olacağını ve islam bu düzenin sahiplerince, onların uygun gördükleri bir yere yerleştirilecektir.
'' Bir müslüman içinde yaşadığı toplumun niteliğini islam belirlemediği sürece Müslümanla o toplum arasında uzlaştırılmaz bir açıklığın ve hatta çelişkinin bulunduğunu söylemiş oluyoruz.''

Liberalizm ve kapitalist kavrramların açıklamasını ve bizdeki yerini belirtmiştir.
insan haklarının sadece batı insanına karşı insan hakları olduğunu ve bu yasaları yapanların emperyalist ülkeler olduğu ve insan hakları bildirgesine imza atan yine bu devletler olması da trajı komik bir olaydır. İnsan haklarının eşitlik kime göre eşit oldugunu batının tam ortasında Bosna hersek'e yapılan katliamdan afganistanda keşmirde, kızılderelilere yapılanlarda sessiz kalışlarında gördüğümüzü belirtıryor.

laiklik üzerinde Türkiyedeki yanlış anlaşılmayı aslında laikliğin batıda kliseye karşı olarak çıktığını belirten bizde direk islama karşı algılaşını ve vicdan özgürlüğünü söyleyen batı kız çocuklarımızın başı kapalı şekilde okula alınmadığı zamanda sessizliğe gömülüşünü işine gelişinden olduğunu anlatıyor.

Yeni dünya düzeninin yükselen değerlerinin:
Eş aldatma
Cinsel sapıklık
Nikahsız beraberlik
Teşhircilik
Uyuşturucu iptalası
Fuhuş
İntihar vb..
Yeni Dünya Düzeninin Yükselen Değerlerinin Sefaleti...

Mutlaka okunması gereken Kitaplardan...
Selametle...
Üstadın okuduğum 4. Kitabı ve şu güne dek 1K' da en çok alıntı yaptığım kitap oldu kendisi :) bu eserinde de yine bakış açımı oldukça geliştirdiğini düşünüyorum. Demokrasi - Liberalizm - İnsan Hakları ve Laiklik konularını ' Müslümanca' Düşünerek yorumlamış ve biz muhafazakarların bakış açımızı bu yönde tutmadıkça Batı'nın oyunlarına gelip, istedikleri gibi düşünebilmemizin ne kadar kolay olduğunu farketmemi sağladı. Bu terimlerin ülkemizde ne kadar saçma durduğunu ama yine de onu savunanların, o terimlern membaalarını bilmeden körükörüne onları savunanların bulunduğunu çok güzel gözler önüne seriyor.

Benzer kitaplar

Kitapta demokrasi , liberalizm , kapitalizm , insan hakları ve laiklik ve bu terimlerin Türkiye ve İslam'da ki konumu ve kullanımından derince bahsedilmiş. Okuyunca anlıyoruz ki "biz tamamen yanlış anlamış hatta hiç anlamamışız." İthal kelimeleri kavramadan tepeden inme kabul etmiş , kullanmışız. Savunduğumuz ideolojileri neye göre savunuyoruz. Değinmiş olduğu konuların ( demokrasi , insan hakları vs.) Yeni Dünya Düzeni'nin yükselen değerleri olamayacağını, zaten bilindiğini vurguluyor . Peki Nedir Bu Yükselen Değerler ?
Kendisinin demokratik bir hayat ortamı içinde "özgür" hisseden Batılı insanın ortaya çıkardığı profil acaba nasıl bir kimliğin habercisidir?
Aslında dünya için yeni sayılmayacak fakat hızla yükselen değerler ;
-Eş aldatma
-‎Cinsel sapıklık
-‎Nikahsız beraberlik
-‎Teşhircilik
-‎Akıl ve ruh hastalıkları
-‎İntihar
-‎Nesepsiz çocuklar
-‎Çocuk yaşta anneler
-‎Kirlenmiş çevre
-‎Sefalet ve sefahat
gibi başlıklar halinde belirtilmiş.Bütün bu değerler , yüceltilmiş bir söylemle dile getiriliyor.Mesela çevre kirlenmesi aslında uygarlığın (!) göstergesidir; nikahsız birliktelik özgürlüğün (!) ifadesidir.(syf. 219)

Okurken yorulacağınız (yorulmaya tabiki değer), elinizden kalemi not defterini düşüremeyeceğiniz , bir cümleyi okuduktan sonra beş dakika duvara bakıp düşüneceğiniz , tekrar okunması gereken ve ' ihtiyaç ' niteliğinde bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir.
İslam'a göre araçlarımız da amaçlarımız kadar ve onlar gibi meşru ve mukaddes ve temiz olmalıdır.
İslam'da zenginlik yoksulluktan üstün tutulmuştur ama, zenginlik hedef olarak tayin edilmemiştir.
Insanın insanı ezmesindeki bağıntı kişiden kişiyedir ve alttakiler düpedüz üsttekilerin malıdır!
İnsanlar karınca olmadığı için karınca gibi yaşamaya özenmelerine nasıl gerek yoksa, Müslümanlar da hiç bir zaman Hıristiyan olmamışlardır ve Hıristiyani bir hayat tarzına ve onlar gibi düşünmeye özenmelerine gerek olmamıştır.
Eğer hedefinizi sizin adınıza belirleyen biri varsa, o hedef artık belirleyen kişinin olur; sizin değil.
Müslüman insan, amentüsünün belirlediği bir düzlemde gündelik hayatını sürdürecektir.

Fakat bu hayat tarzı, bazılarının sanabileceği gibi, Müslüman'ı, daraltılmış, kısıtlanmış, hürriyeti elinden alınmış bir dünyada yaşamaya hükümlü kılmıyor .
Türkiye Cumhuriyeti'nin öteki her türlü siyasal kurumu gibi, demokrasiside Batı kaynaklıdır; demokrasi bu ülkenin kendi kültürel kaynaklarındanve tarihsel şartlarından beslenerek ortaya çıkmamıştır. Dolayısıyla ancak onu getiren gücün iradesi istikametinde işlemeye istidatlı bir yapıdadır. Türk demokrasisi daha baştan İslam'a karşı örgütlendiğinden, halihazır şartlar itibariyle ondan İslamî partilerin kurulmasına müsaade etmesini beklemek eşyanın tabiatına aykırı olur.
Şimdi cümlemizin bu noktasında ayrı bir soru orataya koyuyoruz.: Türkiye'de yaşanmakta olan demokrasi İslamî partilerin kurulmasına müsade etse bile, Müslümanlar bu müsade çerçevesinde kendi partilerini kurmaya razı olacaklar mıdır ?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
232
ISBN:
9789753551878
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Rasim Özdenören, edebi kişiliğinin yanı sıra, Müslümanca düşünmek ve yaşamak meselesi etrafındaki özgün yaklaşımlarıyla da tanınmış bir fikir adamıdır. Elinizdeki kitapta Özdenören demokrasi, küreselleşme, yeni dünya düzeni, liberalizm, insan hakları ve laiklik kavramlarının Müslümanca bir eleştirisini yapıyor. Ülkemizin tartışma gündemini çeşitli dayatmalarla işgal eden bu kavramlar karşısında İslami düşünüş gereken fikri ve ahlaki tavrı ortaya koyan yazar, kitabı boyunca ısrarla yükselen değerlerin sefaletini vurguluyor.

 

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • Cezmi şeker
  • sana ne oluyor tolstoyevski
  • Salih Zileli
  • Kitap Sever
  • Elif
  • Ahmet
  • Sercan Akbayrak
  • Mavirani
  • ⠀ོ ÖğreNim Görevlisi  (Dr) F.i. ⠀ོ⠀
  • .

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%26.3
25-34 Yaş
%31.6
35-44 Yaş
%26.3
45-54 Yaş
%5.3
55-64 Yaş
%5.3
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.3
Erkek
%58.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.7 (4)
9
%26.7 (4)
8
%26.7 (4)
7
%13.3 (2)
6
%0
5
%0
4
%6.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0