Yeniçeri Ocağı

·
Okunma
·
Beğeni
·
41
Gösterim
Adı:
Yeniçeri Ocağı
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054781171
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akademisyen Yayınevi
Edirne'nin Osmanlı güçleri tarafından fethedilerek Sultan Muray tarafından payitahtın oraya taşınmasından sonra, Avrupa iyice telaşlandı. Tek düşündükleri şey Bizans'tı. Şayet orası da fetih olursa doğuyla irtibatları tamamen kesilecekti. İstanbul yolunu kesmek isteyen Bizans, Osmanlı padişahını geriye döndürecek gayret ve manevralar peşine düşmüştü. Bizans kayserinin dayısı Davua Kontu Ameda, kalabalık bir donanmayla Gelibolu'yu kuşatarak Sultan Murat'ı meşgul etmek istedi.

Ameadea'nın donanmasında yer alan deniz korsanları, karadan şehri korumaya çalışan Osmanlı muhafızlarını diskalifiye etmek için Grejuva Rum Ateşi'yle tüm Gelibolu sahillerini ateşe verdiler. Günlerce yanan ateş sebebiyle düşman askerine yaklaşamayan Osmanlı muhafızları, Amedea'nın eğitimli korsanlarının tuzağına düşerek şehit olmuş, kaleyi muhafaza edecek bir güç kalmayınca da, Gelibolu Bizans'ın işgali atına girmişti.
80 syf.
·1 günde·3/10 puan
Kitapta tarihi şahsiyetler doğru, gerçeğe uygun bir şekilde yansıtılmıştı. Kitabın içeriğini başlığıyla bağdaştıramadım, çünkü içerikte yeniçerileri anlatan hiçbir şey yoktu. Genellikle savaşlar, padişahlar, hocalar anlatılmıştı.

Kitaba 10 üzerinden 3 puan verme sebebimse İslam'da büyük şahsiyetler olarak bilinen insanların aşırı abartılmış olmasıydı. Bu insanlar öyle bir anlatılmış ki zannedersiniz Allah'ın ta kendisi! Buna örnek şunu söyleyeyim eserde birkaç insan bir "alimin" kerametlerini hor görüp, dalga geçmek için sihirbaz çağırıyorlar. Sihirbaz "çok kıymettar alim efendiyle" dalga geçince "alim efendi" keramet gösteriyor, duvardaki aslan resmi canlanıp sihirbazı canlı canlı yiyor. Ben bu tarz Allah dostu insanların abartılmasına çok karşı olduğum için bu kitabın çocuklara uygun olduğunu düşünmüyorum.
Ayrıca yazar bu kadarla da yetinmeyip, çocuklarımızı bu "alim" denilen zatların eline bırakmamızı ve onların eğitimini bu zatlara verdirmemizi öğütlüyor. Bana göre kitap tam bir "biatçı kafa" örneği.

Okuyacaklara iyi okumalar.
Mimarlık tarihi, insanlık tarihiyle yaşıttır. Yeryüzündeki ilk mimari eser, ilk insan ve ilk peygamber Âdem aleyhisselamın, Allahü tealanın emriyle inşa ettiği Kâbe’dir.
İnsanlara her zaman balık tutup veremezsiniz ama balık tutmayı öğretebilirsiniz. Önemli olan balık vermek değil, balık tutmayı öğretmektir. Bu anlayışla hareket eden Osmanlı her gittiği yerde öncelikle teşkilatlanmaya önem veriyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeniçeri Ocağı
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054781171
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Akademisyen Yayınevi
Edirne'nin Osmanlı güçleri tarafından fethedilerek Sultan Muray tarafından payitahtın oraya taşınmasından sonra, Avrupa iyice telaşlandı. Tek düşündükleri şey Bizans'tı. Şayet orası da fetih olursa doğuyla irtibatları tamamen kesilecekti. İstanbul yolunu kesmek isteyen Bizans, Osmanlı padişahını geriye döndürecek gayret ve manevralar peşine düşmüştü. Bizans kayserinin dayısı Davua Kontu Ameda, kalabalık bir donanmayla Gelibolu'yu kuşatarak Sultan Murat'ı meşgul etmek istedi.

Ameadea'nın donanmasında yer alan deniz korsanları, karadan şehri korumaya çalışan Osmanlı muhafızlarını diskalifiye etmek için Grejuva Rum Ateşi'yle tüm Gelibolu sahillerini ateşe verdiler. Günlerce yanan ateş sebebiyle düşman askerine yaklaşamayan Osmanlı muhafızları, Amedea'nın eğitimli korsanlarının tuzağına düşerek şehit olmuş, kaleyi muhafaza edecek bir güç kalmayınca da, Gelibolu Bizans'ın işgali atına girmişti.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Ayşenur Paça
  • Buğra Atasoy
  • Kendince Bir Okur
  • | Ayşenur |
  • Apca
  • Fatmanur GENÇ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%33.3 (1)
2
%0
1
%0