Yeniçerilerin Bektaşiliği ve Vaka-i ŞerriyeReha Çamuroğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
115
Gösterim
Adı:
Yeniçerilerin Bektaşiliği ve Vaka-i Şerriye
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
105
ISBN:
9789758950843
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bir toplumun özgürlük ölçütü, içinde bir arada barışçı bir şekilde yaşattığı özgünlüklerdir. Özgünlüklerin yaşaması o toplumda şu ya da bu şekilde katılımcılığı da teşvik edici olarak özgürlüklerin geliştirilmesinde iki yönlü bir rol oynayacaktır. 1826'da Bektaşilik, Osmanlı toplumunda, puta tapanlarla tapmayanları, şarap içenlerle içmeyenleri, domuz yiyenlerle yemeyenleri, bilmek isteyenlerle inanmak isteyenleri, her ikisini birden yapmak isteyenleri bir arada tutan ve boğazlaşmadan uzaklaştıran bir faktördü. Vaka-i şerriyye bu faktöre vurdu. Kısacası, garip bir hayır anlayışımız var. Bu anlayışa son vermek gerekiyor. Böyle bir hayır anlayışına son vermenin bir yolu da, niçin Vaka-i Hayriyye'ye artık hak ettiği adı vermekten geçmesin?
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bu nedenle biz, yeniçerilerin 16. yüzyıldan başlayarak bektaşileşme sürecine girmiş olabileceklerini, fakat özdeşleşmenin büyük ölçüde 18. yüzyılla birlikte olduğunu ileri sürüyoruz.
Reha Çamuroğlu
Sayfa 43 - ANT Yayınları, 2. Baskı, 1994 İstanbul
Bektaşilik tarikatının ilk "tüzük" yazıcısı Kaygusuz Abdal oluyor. Fakat bu olay yine de Balım Sultan'ın tarikatın örgütleyicisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor olacak ki, Bektaşiler O'na hala "pir-i sani" adını veriyorlar.
Reha Çamuroğlu
Sayfa 45 - ANT Yayınları, 2. Baskı, 1994 İstanbul
Tarihte yenilenler her zaman olumsuzluklarıyla anlatılır, olumsuzluklarıyla hatırlanır.
Reha Çamuroğlu
Sayfa 66 - ANT Yayınları, 2. Baskı, 1994 İstanbul

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeniçerilerin Bektaşiliği ve Vaka-i Şerriye
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
105
ISBN:
9789758950843
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Bir toplumun özgürlük ölçütü, içinde bir arada barışçı bir şekilde yaşattığı özgünlüklerdir. Özgünlüklerin yaşaması o toplumda şu ya da bu şekilde katılımcılığı da teşvik edici olarak özgürlüklerin geliştirilmesinde iki yönlü bir rol oynayacaktır. 1826'da Bektaşilik, Osmanlı toplumunda, puta tapanlarla tapmayanları, şarap içenlerle içmeyenleri, domuz yiyenlerle yemeyenleri, bilmek isteyenlerle inanmak isteyenleri, her ikisini birden yapmak isteyenleri bir arada tutan ve boğazlaşmadan uzaklaştıran bir faktördü. Vaka-i şerriyye bu faktöre vurdu. Kısacası, garip bir hayır anlayışımız var. Bu anlayışa son vermek gerekiyor. Böyle bir hayır anlayışına son vermenin bir yolu da, niçin Vaka-i Hayriyye'ye artık hak ettiği adı vermekten geçmesin?

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ismail Özdoğan
  • Çağdaş İncesu
  • Sadık Doğan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%50 (1)
4
%0
3
%50 (1)
2
%0
1
%0