Yeraltından Notlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
164.824
Gösterim
Adı:
Yeraltından Notlar
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
City Publishing
144 syf.
·Beğendi·1/10
Dostoyevski neden okunur ya da neden kitap yazmış bu kadar ben çözemedim. Bir insan anlatmak ya da anlaşılmak istemenin ötesinde berisinde gerisinde yada hangi farklı nedenle yazmak ister. Elime aldığım tüm kitaplarını ya yarım bıraktım ya da bitirmek için özel gayret gösterdim.
Yeraltından notlarda inanın bir mucize falan yok. Ne derin bir psikolojik analiz nede beynin dehlizlerinde gezinen bir akıl ışıltısı. Okuduklarım arasında en sıkıcısı.
Satın aldığım 3 kitabı daha rafta bana bakıyor. Bu kadar meşhur olmasa zorlamayacağım.
Kitap yorumlarına bakıyorum şaşkınlık içindeyim. Bu meşhuru ben mi anlamıyorum.
#okuduğunkitabıpaylaş
#bilgiylekalın
#Allahkitabınızıversin
#arasinkitapligi
158 syf.
·5 günde·Beğendi
Öncelikle bu kitabı 1 hafta kadar bir sürede okuduğum için ve Dostoyevski okumayı hep ertelediğim için başta Dostoyevski sonra kendimden özür dilerim.(:


Yeraltından Notlar, iki bölümden oluşan bir kitap. İlk kısmı Yeraltı ; Yalnız bir adamın kendi görüşleri arasında çatışması, insanlar arasında farkedilmeyişi, kendini hor görüşü, hakaretlerini konu alıyor. İkinci kısım ; daha çok itiraf ettikleri ve notlardan oluşuyor.

Dostoyevski'ye ilk bu kitaptan başlamak istedim. Bir sonraki kitabımda, bu kitaptan sonra yazdığı, devamı dedikleri Suç ve Ceza olacak. Kitabı okumadan önce yazarın hayatını araştırdığımda aslında kitapta bir olumsuzluk bekliyordum. Kitaptaki olumsuz karakter beni olumsuz etkiledi diyebilirim, ama daha çok o insanı anlamaya çalıştım. Kitapta ne kadar olumsuz karakter olursa olsun, Dostoyevski bu karakterleri ustalıkla anlatmış bir yazar. Kitabı bitirdiğimde sanki geçmiş zamana gitmişim, Dostoyevski ile sohbet edip geri gelmişim, işte tam olarak aynen böyle hissettim. Kitapları sindire sindire, yavaş yavaş okunmalı. Çünkü her yazdığı biraz düşündürüyor. Bir cümleyi okuduğumuzda "Ya acaba yazar burda ne demek istedi?" diyorsak zaten bu da yazarımız Dostoyevski'nin büyük bir başarısıdır. İyi okumalar dilerim :)
158 syf.
·27 günde·Beğendi·10/10
Klasikler her zaman ilgimi cekmistir ve beni yanıltmamıştır. Bu kitapta farklı olan şey ise tasvirlerin beni asla bunaltmadıgi oldu. Kişinin kendi iç dünyasına yönelik muazzam detayların olduğu bir başyapıt
140 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Dostoyevski’den ve hatta klasiklerden ilk kitabım. Ortaokulda öğretmenimin zorlamasıyla Suç ve Ceza’yı okumuş hatta uzun uzun özetini bile çıkarmıştım ama tek bir kelime bile hatırlamıyorum desem abartmış olmam. Öğretmenimden kötü bir hediye olarak kalan klasik korkusunun arkasına sığınmaya devam etmek istemedim ve başlangıç için Yeraltından Notlar’ı seçtim. Dostoyevski’ye ve hatta dünya klasiklerine başlamak için harika bir seçim olduğunu şimdi daha net görebiliyorum. Çok sevdim ve etkilendim. 19.yy’da değil de 21.yy’da yazılmış gibi. Çok şey değişmemiş. İnsanların kibri, para ve mevkii düşkünlükleri, kirli çıkar ilişkileri, çıkar gütmeyenleri ‘öteki’ olarak görerek aşağılamaları... Sevgi, dostluk, samimiyete dair en ufak fikirlerinin olmaması. Ne kadar da aynı her şey. Bu konuyu uzun zamandır düşünmemiştim, üstelik durumun bu kadar vahim olduğunu da fark etmemiştim. Çok şaşırdım ve üzüldüm. Oysa tam iki yüzyıl ileride olmalıyken yeraltında kitaplarına sığınan daha çok insan biriktirmekten ileri gidemiyoruz, ne acı.
158 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
*Ara ara spoiler olabilir.

     150 yıldır okurlarının sevgilisi, varoluşçuluğun ilk romanı, ilk çağdaş roman, yalnız ve inatçı insanların başucu kitabı...

     Dostoyevski'nin dünyasına "merhaba" dediğiniz  bu eser iki bölümden oluşuyor: yeraltı, notlar.

     'Yeraltı' kısmı adeta 'derin insan analizi' diyebileceğim, yazarın hayata dair çözümlerinin olduğu, tüm samimiyetiyle 'insan gerçeğini' insanın yüzüne çarptığı, anlattıkça anlattığı, kendi ve kendinin diğerleriyle inatlaşarak yazdığı bölüm. İnsanların nankörlüğünü, kendi  çıkarları için göze alabileceklerini; ve erdem, doğruluk, dürüstlük gibi kavramların bir aldatmaca ve kandırmaca olduğunu, insanların kendi istediklerini yaptırmak için  bu şekilde davrandığını söyler, anlatır.

     'Notlar' kısmı ise ilk bölümdeki düşüncelerinin yaratıcısı olan anılarından, gençlik yıllarına dayalı birkaçını anlattığı bölüm. Mesela hikayelerden birinde... Meyhaneden çıkar çıkmaz canı serserilik yapmak ister ama yapamaz, kendini kandırıyordur. Ve hatta yolda bir subay, kaslı yapılı bir subay, omzuna çarparak onu yok sayarak geçmiştir yanından. Onun intikamı için yine bir gün yolda onu denk getirir ve kendi de çarpar, gururunu kendi çapında korumak için. Bir diğerinde... Eski akadaşlarıyla -sadece kahramana göre en azından arkadaş olanlarla- askere gidecek arkadaşları için verilen yemeğe kendini zorla kabul ettirmiş, yemek boyunca kendisiyle alay edilmiş, o gururundan dolayı kalkıp gidememiştir. Kendisi yok sayılmıştır. Yine bir intikam planı vardır ama bu sefer işlemez. Hatta yemek çıkışı, inadına o yemeğe katılmak için bir kuruşu kalmadığından, arkadaşı Simonov'dan 6 ruble istemiş, kendisine para rezil bir dilenci gibi verilmiştir.

     Belki kendini kabul ettirme çabası, umutsuzluk, kıskançlık... Sevilmemek, sevmemek. Nefret etmek, alay etmek, öfkelenmek, kırılmak... Ya da kafa bulandırmadan söylenebilecek şey "dünyasına sığmamak" ya da acı ama gerçek olan "dünyasından reddedilmek"... İstenmemek... Garip olan bunca duygu karmaşası ve kafanın içinden anlık geçen binbir türlü fikir... Kendinden bağımsız kendini yönlendirmek...

     Yazarın sürgünden sonra yazdığı roman, yer altında yazdığı, delirmiş vaziyette... Altı ruble için gururunu ayaklar altına alıp kendisini hiç sevmeyen birinden dilenmesi... Böylesine bir yazarın para görmemiş biri olarak hayatında yaşadıkları, dokunuyor. Ancak mezarında şöhret olup paraya para demeyecekti Fyodor Mihayloviç Dostoyevski.

     Yazar, kahramanı, kendisini; edebiyata, bilime, okumaya ve öğrenmeye düşkün aydın biri olarak görürken çocukluktan beri çevresindekilerin tek amacının para, ün, şöhret olduğunu; ve hatta kendisinin aklının kıskanıldığını söyler.

     Farklıydı onun durumu. Evet, farklıydı diğerlerinden. En zekisiydi o ve  hep kendisi haklıydı, nasıl oluyordu? Nasıl anlamazdı bu sözde okumuş cahil sürüsü... Onlar aslında ayaklarına çökmeliydi. Yalvarttıracaktı onları, bizi affet diye. Tabii kafasından böyle geçiyordu. Realitede hep anlaşılmaz, saçmalayan, umursanmayandı o; görünmez adam. Herkesin hiçbir şeyiydi. Sıkça insanların kendinden iğrendiğini yazmıştı.

     Kendisiyle öyle bir çatışma içindedir ki bu çatışmalar birçok çelişkiler doğurmuştur, yazar hem kendini çok zeki ve bilinçli diye anlatıyor hem de başına gelenlerin sebebinin bunlar olduğunu söyleyip, diğer insanları suçluyor. Bir yandan da kendinden nefret ediyor, kendine hiç güvenmiyor.

     Roman boyunca "aynı ben, görüyor musun!" gibi toplara gireceksiniz, eminim. Bu romanda kendine pay biçmemek imkansız olabilir. Herkes eminim kendinden bir parça bulacak burada.

     Unutamayacağım, mutlaka tekrar okuyacağım bu kitabı şiddetle tavsiye ederim. Hele Dostoyevski okumamışsanız henüz, müthiş bir tanışma fırsatı diyebilirim.
   
#AEC
158 syf.
·Beğendi·7/10
Kişinin kendisini açık bir şekilde sorgulaması anlatılır. Fakat bu sorgulamada topu sadece kendisine atmaz. Çevresindeki insanları ve davranışlarını da yerden yere vurur. Kitapta duygu ve düşünceler çok açık ve net bir şekilde ifade ediliyor.
140 syf.
·Beğendi·8/10
Kendini toplumdan soyutlayan, adeta kendi dünyasında, yeraltında yaşayan ana karakter bana çok fazla Albert Camus’nün Yabancı’sını hatırlattı. Varoluşculuğun izlerini her iki romanda da görmek mümkün. Dostoyevsky, Camus’yü epey etkilemişe benziyor.
125 syf.
·Puan vermedi
Yeraltından Notlar'ı okurken sadece bir kitap okumadım; beni kendimle yüzleştirdi Dostoyevski. Sanki o belki de saçma denilecek davranışları yapan bendim, kendini küçük düşüren bendim, kalp kıran bendim. Orada Dostoyevski'nin kendisiyle verdiği savaşta ben de vardım. Yaşadım benzerlerini çünkü. Bu kitap bana beni gösterdi. Bir yandan ruhumu tatmin etti, diğer yandan acı verdi. Yorum yapamam daha fazla. Alın ve okuyun.
140 syf.
Dostoyevski'nin diğer eserlerinin anahtarı Yeraltından Notlar'dır. Kitap muazzam akıcı ve muazzam çıkarımlarla dolu. Tartışmasız bir dünya klasiği. Kitabın son birkaç sayfasında bütün yazılış amacı, ana fikri açıklanıyor. Her dünya gencinin, edebiyat severin muhakkak okumasını tavsiye ederim. İnsan ruhunun derinliklerini bu kadar güzel anlatan bir başka yazara zor rastgelebilirsiniz. Yeraltından Notlar gerçek dünyadan kendini soyutlamış, iç çatışmaları olan kişiler için bir ilaç niteliğindedir. İyi okumalar...
158 syf.
·Beğendi·10/10
Fevkalade. Benim en çok değer verdiğim yabancı yazardır. Tüm eserlerini herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Edebiyat dünyasının lokomotifi kim sorusunun cevabıdır kendisi.
158 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İsimsiz bir adamın kendi iç alemindeki düşünceleri, konuşmalarını, yalnızlığın dibinde olmasına rağmen bunu kendince elitliğine bağlayan bir dediğini hemen yalanlayıp sonra yalanladığını yalanlayıp başka bir bahane ortaya koyarak beni çileden çıkartan ruh halini konu alıyor. Bu gitgel hali içinde yalnız kalmış bir adam ve duyguları çok iyi işlenmiş.
140 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle çok etkilendiğimi söylemeliyim. Daha önce Yer Altından Notları neden okumadığım ise tam bir muamma. Defalarca okunacak bir başucu kitabı, her okuyucunun kendinden ve çevresinden bir şeyler bulacağına inanıyorum
“Nasıl olsa eldeki malzeme yabana atılacak gibi değil! Bunu gülünç, kokmuş bir milliyetçiliğin etkisinde söylemiyorum.”
Huzur istiyorum ben. Kimsenin beni rahatsız etmemesini istiyorum. Beş kepiğe satarım ben dünyayı. Bana "Dünyanın batmasını mı yeğlersin yoksa çay içmemeyi mi?" diye sorsalar, her zaman, çay içebilmem için "Dünyanın batmasını." derim.
“aydınlanan insanın gerçek çıkarını görünce, kötülük yapmayı hemen bırakıp iyi ve onurlu biri olacağını, çıkarının sadece iyilik yapmakta olduğunu anladığı ve hiç kimse de kendi çıkarına aykırı davranmayacağı için hep iyilik yapmak zorunda kalacağını ilk kim uydurdu?”
“Tembel!” Şaka değil, bu bir unvan, bir mevki, başlı başına bir istikbaldir efendim”
"Ne olur iyi insanlar, bırakın da yeryüzüne çıkıp biraz daha yaşayayım!" diye bağır, "Dünyayı bilmeden yaşadım, hayatımı paçavraya çevirdim, Sennaya meyhanelerinde tükettim; izin verin iyi insanlar, bir kere daha yaşayayım!"
"Bir kavgadan sonra barışmak, sevgiliden özür dilemek ya da onu affetmek ne doyulmaz zevktir!"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeraltından Notlar
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
City Publishing

Kitabı okuyanlar 18.741 okur

  • Nur
  • Mehmet Ali Pınar
  • nava
  • Mevlüde Gökmen
  • HAGY
  • Burak Yıldırım
  • Sümeyye Korkusuz
  • Rümeysa Ertuğrul
  • ironik
  • Arefe Bacak

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.7
Erkek
%33.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (3)
9
%0 (1)
8
%0
7
%0.1 (3)
6
%0 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları