Yerdeniz Büyücüsü (Yerdeniz Üçlemesi 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
29,3bin
Gösterim
Adı:
Yerdeniz Büyücüsü
Alt başlık:
Yerdeniz Üçlemesi 1
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420570
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Wizard Of Earthsea
Çeviri:
Çiğdem Erkal İpek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Yerdeniz Büyücüsü
A Wizard of Earthsea
Dəniz Torpaqlarının Cadugəri
"Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı, konusu: Büyümek.
Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım-ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek."
188 syf.
Bu kitabı gece veya uyumadan hemen önce okuyacak olursanız. Yağmurda sırılsıklam kalabilir ve üşütebilirsiniz.

Çünkü benim gibi kitabın etkisinde kalıp yağmurlu bir izmir gecesi kendinizi sıcacık yatağınızı bırakıp, damda rüzgara ve yağmura yön verirken bulabilirsiniz. 🤭

Ay ışığında yürürken kendi gölgenizden ve karanlıktan korka korka sağınıza, solunuza, önünüze ama arkanıza bakmadan koşarak kaçabilirsiniz ...‍️‍️

Kitaba benim gibi kendinizi fazla kaptırırsanız. Bir kış günü denizin ortasındaıslanmış ve üşümüş hissedebilirsiniz. 🤷‍️

Öte yandan hayal gücünüzü yorabilir belki ama, geçmişimizde yapmış olduğumuz bazı hataların ne zaman nerde karşımıza çıkacağını ömür boyu nasıl bir gölge gibi bizi izlediğini fark edebilirsiniz.

Korkularınızdan kaçmak yerine, yok etmek için peşinden gidip, yüzleşmemiz gerektiği gerçeğinin farkına varabilirsiniz.

Ve ya kitabın bize vermek istediği mesajı anlamayıp kitabı sıkıcı bulabilirsiniz.

Yada kitabı size tavsiye eden kitabın baş kahramanı ile aynı ismi tasiyan Ged gibi bir kardeşiniz olduğu için şanslı olduğunuzu düşünüp, benim gibi belki sizde kendisine teşekkür edebilirsiniz.

Kitaplarla, sevgiyle, güzellik, huzur ve saglicakla kalin emi ...‍️
188 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz adlı kitabını okuyorum. Bu kitap 6 kitaptan oluşan bir serinin bir araya getirilmiş hâli. Her gün bir bölüm okuyarak on gün içerisinde tamamlamış oldum birinci kitabı.

Yerdeniz Büyücüsü, Yerdeniz diyarının en büyük büyücüsü olan, halkın bildiği adıyla Çevik Atmaca'nın ya da gerçek adıyla Ged'in öyküsü. Tipik bir Le Guin özelliği olarak mekân, diyar ve karakter isimleri yine yazara özgü. Kitabın tamamına yayılmış olan kendine özgü üslûp hiç teklemiyor; yazar bu yeni dünyayı ağır ağır kuruyor önümüzde; Yerdeniz biz bakarken, okurken varolmaya başlıyor. Yine bir Le Guin özelliği olarak acele etmeyen dil, folklorü önemseyen ve bütün ağırlığını insana, insanın hikâyelerine, kendi hikâyelerini anlatan doğaya ve fantastik kurgunun vazgeçilmezi olan doğaüstü canlılara ya da örneğin ejderhalarına can veriyor, onları gerçekçi kılıyor, öyle ki konuşan ejderhalar da en az susan insanlar kadar gerçek geliyor bize. Le Guin bunu ağırdan alan, acele etmeyen, ikna etmek, inandırmak için karalamayan, sıkış tıkış bir üslûptan itinayla uzak duran o anlatım diliyle, edebi süsüyle yapıyor. Gördüğüm şey, bu dilin ve üslûbun okuduğum diğer kitaplarında da aynı olduğu yazarın.

Yerdeniz Büyücüsü bir büyücünün öyküsü evet, ama bir yandan da büyüyen bir çocuğun öyküsü; onun çocukluktan ergenliğe, ve oradan delikanlılığa geçişinin öyküsü. Bu öykü bir yandan da kendi karanlığına, gölgene temas etmenin, o karanlıktan ve kötülükten güçsüz kalmanın, yarım kalmanın öyküsü. Ged'in Yerdeniz'in nice adasına, toprağına uzanan yüzleşme ve cesaret öyküsünde nice dinin, inancın bize söylediği bir hakikati görüyoruz: bizler kötülüğümüz ve iyiliğimizle bir bütünüz ve tamız, bizi insan yapan da bu. Kötülük kınansa ve yerilse de varlığı daha iyi ve daha güçlü olmanın kaçınılmaz bir vasıtası belki de. Ged'in hakikate doğru akıp giden öyküsünde çok güzel bir yüzleşme, çok güzel bir idrak etme süreci de anlatılıyor. Ve bu, söylediğim gibi, Ursula K. Le Guin'in fısıltılı, bize anlattığı o rüzgârlarla taşınan, diyardan diyara uzanan güzel diliyle anlatılıyor; kitabın sonuna dek oldukça iyi bir lezzetle yazılmış çok güzel bir öykü okuyoruz. Ben çok beğenerek okudum.

Yerdeniz'i okuyan herkesin çok sevdiği Çevik Atmaca, yani Ged kusurları ve zaaflarıyla yüzleşebilen, yaşadıklarının sorumluluklarını alabilen, kendisine emanet edilen sırrı ya da sırları lâyıkıyla taşımaya çalışan ve bu uğurda gayretini esirgemeyen bir genç büyücü.Serinin diğer kitaplarında da Ged'in yetişkinlik dünyasından hikâyelerin anlatıldığını düşünüyorum. Seneler önce izlediğim Yerdeniz'den Hikâyeler adlı animasyonda izlediğim buydu. O filmde de Ged'i çok sevmiştim. Ged, yazarın anlattığı en güzel karakterlerden birisi gerçekten de.

Kitabı herkese öneriyorum.
188 syf.
·52 günde·Puan vermedi
Kitabı büyük bir istekle aldım ama aynı istekle okuyamadım. Okumam bayağı uzun sürdü ama bu kitabın akıcı olmadığı anlamına gelmez. Sakin ilerliyor fakat ağdalı bir dili yok.

Kitabın en sevdiğim yönü büyücülüğün nasıl bir şey olduğunu tarif etmesi. İzlediğim veya okuduğum çoğu eserde büyücüler neredeyse her şeyi buyüyle yapabilen, yarıtanrı gibiler. Fakat bu kitapta büyücü bile bir insan. Her şeyi büyüyle yapamaz. Bir dengeden bahsediliyor, her yapılan büyü dengeyi bozabilme potansiyeline sahip. O yüzden çok dikkatli olunmalı. Çoğu durumda da büyü yapmayı tercih etmiyorlar.

İzlediğim suç, hapishane konulu dizilerde beni en dehşete düşüren şey özgürlüğün kaybolmasıydı. Bir hata yapıyorsunuz ve sorumluluğu çok ağır. Bu kitapta da Ged'in sırf gurur uğruna meydana getirdiği gölgesi beni dehşete düşürdü. Özgürlüğünü neredeyse tamamen kaybedecekti. Çok korkunç bir durum bu.

Diğer kitaplarını okur muyum bilmiyorum ama bu kitabın yeri bende farklı olarak kalacak.
188 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Aklımın ve kalbimin bir köşesinde bayâdır bu tarz bir eser okuma isteği yatıyordu aslında ama fantastik eserleri okumak benim için; gerçek dünyaya kısa bir mola niyetiyle başlayıp, fantastik kitabı okumaya başladığım andan itibaren, kendi hayal dünyamda,mola kavramından tamamen uzaklaştığım, uzun soluklu, gizemli bir maratona dönüşüyor.Ve fark ettim ki bu tarz kitaplar insanı duygusal olarak doyurduğu kadar, zihinsel olarak yorabiliyor.Çünkü okuduğunuz fantastik dünya yazarla beraber zihninize kuruluyor ve inanıp inanmamak tamamen size bırakılıyor.Ama her şeye rağmen okuduğumda mutlu olduğum türlerden biridir fantastique...

Gelelim kitabın ana temasına; olaylar kitap boyunca adalar diyarı olan (Bu adaların isimleri tek tek düşünülmüş hatta olayların geçtiği diyarın haritası bile çıkarılmış.) büyülü bir dünyada geçmektedir.Yazar kitabını tanıtırken konusunun: büyümek olduğunu belirtmiş ve büyümenin kendisi için hiçte kolay bir süreç olmadığını ,bu işlemi otuzbir yaşında anca tamamladığını (-tabi ne kadar tamamlanabilirse) vurgulamış.Ursula K. Le Guin için büyümek önemli bir kavram,ön okumadan anladığım kadarıyla bir sonraki kitapta da aynı konu işlenmiş. Kitap zaten ana karakter olan Gontlu Ged'in çocukluğunu anlatarak başlamış hikayeye. Bu tema kitapla bütünleştiği için mi bilmem kitap boyunca benim gözüme pek batmadı. Benim dikkatimi çeken durum ise Çevik Atmaca Ged'in gölgesi ile olan husumeti oldu. Kafamın içindeki gölge hâlâ gizemini korumakta.Ged'e karanlık dünyadan, gözünü hırs, gurur, kibir gibi duyguların bürüdüğü bir anda yaptığı bir büyü ile musallat olan bir gölge var ve bu gölge kitap boyunca Ged'in peşini bırakmamakta,
zamanla Ged'in en büyük korkusu hâline dönüşmekte.

Kitaptan yaptığım çıkarımlar ise; korkularımızla yüzleşmemizin ne kadar önemli olduğu, doğru arkadaşlık kurmanın faydaları, kuramamanı zararları, karanlığın ve aydınlığın bir bütün olması,birbirine dönüşebilmesi (yin yang) meselesi oldu.

Fantastik severlere tavsiye edebileceğim kendine özgün bir eser, sevilen yazar Ursula'nın başyapıtlarından biri.Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
188 syf.
·10/10 puan
Yerdeniz serisinin ilk kitabı . Bu seriyi yani 6 kitabı tek ciltte toplamış metis. Ben de kitabı o tek ciltten okuyorum aslında ama 6 kitabın sonunda inceleme yapmaktansa biten her kitabın peşinden yapmaya karar verdim.

Yazar ile ilgili bilgiyi seri bittiğinde şimdi okuduğum 6 kitap tek cilt olan kitabın sonunda vereceğim.

Yerdeniz büyücüsünden kısaca bahsedecek olursam; Gont adasında yaşayan küçük bir çocuk olan Çevik Atmaca’nın cadı teyzesinden öğrendiği büyülerle başlayan büyücülük serüveni anlatılıyor ilk kitapta. Hatta büyücülük serüveni kitabın yarısıysa diğer yarısı düşmanı gölge ile savaşı, kovalamacası. Cadı teyzesinden öğrendiği büyülerle köyünü bir savaştan kurtarır Çevik atmaca . Ünü yayılır ve Ogion adında bir büyücünün kulağına kadar gider. Ogion gonta gelir ve çevik atmacayı çırağı olarak alır. Adına Ged koyar ancak ona büyüden önce öğretmesi gereken şeyleri olduğunu düşünür. Çevik atmaca ise büyü öğrenmek istemektedir. Bu istekleri üzerine Ogion Gedi yani çevik atmacayı büyücü okulu olan Roke adasına yollar .

Ged zeki , kuvvetli ve çok güçlü bir sihirbazdır. Ancak kibir ve gurur onun zayıflığıdır. Okul hayatı boyunca kendini diğerlerinden üstün görür.

Kitabın ilk yarısı Ged’in hayatı,okulu,gücü ,dostları üzerine diğer yarısı ise kibirinin ve gururunun başına açtığı o dertle savaşması üzerinedir.

Ogion ve Ged den başka en önemli karakterlerden biri Vetch tir. Ged in kadim dostudur kendisi. Öyle ki Ged’e gerçek ismini (Estarriol) söyleyecek kadar güvenir.

Şu isim koyma ve gerçek isim mevzusuna gelirsek ; kitap da insanların garip isimleri var. Çevik atmaca, Ogion, civanperçemi, karabatak vb. Bunlar onların gerçek isimleri değil. Gerçek isimler ergenliğe ulaştıklarında veriliyor ve o ismi kendine veren kişi ve kişinin kendisinden başka kimse bilmemelidir çünkü ismi bilirlerse cadılar, kötü güçler vb. şeyler o insana büyü yapabilir, içine girebilir . Kısacası kötü şeyler olur. Gerçek isim çok gizlidir. Bilinirse felaket olur. Ogion da çevik atmacanın isim koyucusu oluyor ona ged ismini koyuyor. Kitap da sonra ondan ged diye bahsediliyor ama bu insanlar da ona Ged diyor anlamına gelmiyor tabii ki. Onu herkes çevik atmaca olarak tanıyor. Buda yazarın farklı hayal gücünden doğmuş bir ayrıntı.

Çok sürükleyici ve zevkle okuyacağınızı düşünüyorum. Fantastik bir kitap ve ben yazarın hayal gücüne hayran kaldım kesinlikle çok başarılı. Ülke , ada isimleri yazarın kendi koyduğu isimler ve metisin tek cilt olarak bastığı kitap da yazarın uydurduğu dünyanın haritasıda var . Büyük ihtimalle tek basımda da vardır bu harita.

Metisin bütün kitapları tek ciltte toplaması Harika olmuş. Bayağı kalın olmuş ama cildi ve kendisi Harika puntolar küçük değil.

Dediğim gibi tek cilt olan kitaptan okuyorum ve oradan her kitap bittiğinde inceleme yapacağım.
188 syf.
·4/10 puan
Ursula K. Le Guin sevdiğim yazarlardan biri. Açıkcası seriye kazandığı ün sebebiyle çekinerek başladım ve çekincelerim gerçek oldu. Büyü sistemi ve yaratılan dünyada potansiyel çok fazlayken hiçbir şekilde dünya açıklanmıyor. Karakterimiz bir yerlere gidiyor ve dönüyor. Tam olarak orada ne olduğunu bilmiyoruz. Kitap sanki karakterle iki üç yılda bir karşılaşmış biri tarafından yazılmış gibi. Karakterin nasıl geliştiğini anlamıyoruz ve şahsen bu kitapta bulmayı istediğim bir konuydu.
188 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Serinin ilk kitabı olan "Yerdeniz Büyücüsü" başlarda, özellikle büyücülük okulu mevzusunda, bir Harry Potter hissi yaratsa da sayfalar ilerledikçe yazarın asıl derdi ortaya çıkıyor.
Kendi yarattığımız korkular bize ömrümüz boyunca taşıyacağımız yaralar bırakabilir, biz kaçtıkça kara bir gölge gibi bizi takip eder ve hayatımızı yaşanılmaz kılar. Bazen bir insan şekline bürünür korkularımız, bazen şekilsiz ve soyut. Ne zaman ki korkularımızın üstüne gitmeye karar veririz o zaman kaçar bizden. Ve korkularımızla yüzleşmeyi başarırsak, işte o zaman BÜYÜRÜZ.
Asıl mevzuyu anlayınca da damakta hoş bir tat bırakıyor kitap.
188 syf.
·14 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ursula K. Le Guin ile tanışma kitabım oldu Yerdeniz Büyücüsü. Yazar kitabı için ;
"Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı, konusu :Büyümek.
Büyümek, benim yıllarımı olan  bir süreç oldu ; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım - ne kadar tamamlanabilirse ; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek. " diyor arka kapakta. Aslında kitabı çok güzel anlatan bir tanımlama.
Kitap ana karakter, Ged'in çocukluğundan başlayarak hem büyüme hem de büyücülük serüvenini anlatıyor. Büyüme çağındaki bir çocuğun, sonrasında bir ergenin hal ve hareketleri ile birlikte, içinde hissetmeye başladığı güç ile ne yapacağını bilemeyen bir büyücünün heyecan dolu, sürükleyici hikâyesi Yerdeniz Büyücüsü.
Yanlışlar yapa yapa, doğruyu bulmak zorunda kalan, Çevik Atmaca'nın, Ged olma yolculuğunu merakla ve keyifle okudum ve sıra serinin diğer kitaplarında...
Benden bu kadar. Sağlıcakla ve kitapla kalın.
Ursula Le Guin’in Yerdeniz serisi önce bir üçleme olarak planlanmış fakat Le Guin’in “düşlemeyi bırakmadığı bir düşü” olan seri altı kitaba ulaşmış. Bir çoğumuzun yapamadığını yapıp düşlerinden vazgeçmeyen Ursula‘ya bu öykü için minnettarım.

Çevik Atmaca, namı diğer Ged’in {kimseye söylemeyiniz!} öyküsü...
Ged henüz çocuk iken sahip olduğu büyü gücü ile her şeyi yapabileceğine inanıyordu ve bu sebeple kendini kanıtlamak istiyordu. Kendisinden varlıklı ve soylu olan büyücülere karşı bir keçi çobanı olarak üstün olabileceğini göstermek en büyük amacıydı fakat hırsla yaptığımız hataların bir ömür boyu peşimizi kovalayabileceğini henüz anlamamıştı. Yaşadıklarından ders alıp büyüyen Ged’in dirayetli esaslı bir karakter oluşunu okuyoruz bu kitapta. Ged kendi gölgesini yenerek kendisi ile yüzleşti, korkularından kaçarak değil ancak onlar ile savaşarak kurtulabileceğini anladı. Yaşadıkları ile çocukluk gururunu bir kenara bırakan biricik Ged’imiz dünyanın kendisinin etrafında dönmediğini, kendisinin evrenin bir parçası olduğunun farkına varıyor bu süreçte. Kitabı okudukça Ursula’nın bize yalnızca bir fantastik hikaye değil, aynı zamanda büyüyen bir çocuğun öyküsünü, hepimizin öyküsünü anlattığını görüyoruz. Evet bu bir büyücünün öyküsü fakat aynı zamanda kendi karanlığının farkına varışın ve onu kabullenişin öyküsü. En azından ben böyle hissetmiş bulunmaktayım. Ged öyle gerçek bir karakter ki sanki bizden biri :) Herkes en azından bir kere okumalı diye düşünüyorum...

Ayrıca kitabın ilk yayınlanış tarihini ne zaman düşünsem beni aynı miktarda şaşırtıyor, Ursula Le Guin’in gerçek dünyamız ile paralel olarak yarattığı ırklar ile ırkçılık sorununu ele alışı yine onun cinsiyet eşitliği görüşü kadar ırk ayrımına bakış açısını da yansıtıyor.

“Söz sessizlikte,
ışık karanlıkta,
yaşam ölürken;
bomboş gökyüzünde
uçarken parlar atmaca.”
188 syf.
·6 günde
Ana kahramanımız ejderhaların efendisi, büyücüler kralı Ged ya da diğer adıyla Çevik Atmaca. Çocukluğu huysuz, gürültücü, işten kaytarıp ormanın derinliklerine kaçan cinsten. Teyzesi büyücü olup onunda bu güçlere sahip olduğunu fark eder ve öğretmeye başlar, Ged gücünü dengeli kullanamadığından hastalanır ve gönlümüze taht kuracak Ogion amca yardıma gelir. Sakinliği, bilgeliği Ged'in kalbinde sevgi pınarcıkları oluşturur. Ogion amca bir teklif sunar ve der ki ''sen bana bağımlı değilsin istersen Roke adasına git ve bütün yüksek sanatları öğren istersen de benimle kal çünkü sen de olmayan şey ben de mevcut'' diyerek kendisinin karar vermesini ister ve Ged gençliğin verdiği heyecanla bir an önce zafere ve başarıya ulaşmanın sabırsızlığı neticesinde Roke adasını tercih eder .

Sonrasında maceralarla yoğrulup Ged'in hırsı dolayısıyla yaşadığı talihsizlik sonucu farkına varıp olgunluğa erişme süreci, dostluğu tatması , otakı( küçük faremsi bir hayvan) ile bağlılığı, kararlı duruşu, kendini bulma yolunda sükunetini koruyup cesurca yoluna devam etmesi kitabın içine gömülmemi sağladı ve bu sadece bir fantastik kitap değil felsefeyle yoğrulmuş büyüleyici bir durum diye iç sesimi konuşturuverdim.

Yeri geliyor Ged'in arkasında olup küreklerle kayığın ilerlemesine eşlik ediyor, Ged'in elinde porsuk ağacından yapılmış asayı görünce Ogion amca bana da yapabilir misin ricalarında bulunmayı, beraber ruşvaş çayı içmeyi( nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum ama :D :P), balıkçı kulübesinde balina barsağından yapılmış hamakta uyumayı istedim , Ogion amcanın Ged'e dair kendini bulma yolunda öğütlerini dinleyip değer verişindeki huzuru hissettim. Ah bir de Ged'in Vetch ile olan dostluğunun yıllar geçmesine rağmen sevginin değişmediğine, zorluklarla mücadele edişlerine tanık olunca ''işte buuuuu '' dedim. Tabi bir de dostunun kız kardeşinin '' elbisesinin kolundan, kanatlarıyla ve pençeleriyle, elinden daha uzun olmayan bir ejderha sallanıyordu.'' diye tabir edilmesi hem gülümsetip hem de hayal gücümüzü genişletmesi yazara olan sempatimi de artıran cinsten oldu.

Ayrıca kitabın her bölüm başlangıcında isimlere uygun çizimin olması da ayrı hoşuma gitti.1 puanı kırma sebebim ise sonunu daha heyecanlı ve aksiyonlu bekliyor oluşumdan idi, yüzeysel ve sanki acele bitmiş gibi bir hava sezinledim. Bu canımı sıktı biraz. Öyle olmasaydı bana göre 10 da 10 idi. Çevirmenin de emeği takdire şayan gerçekten çok başarılı idi bana göre, Yüzüklerin Efendisi kitabını da Çiğdem Erkal çevirmiş, ayrıca bir röportajında Guin'inin kitaplarını severek çevirdiğini ve ilk göz ağrısı olan Yerdeniz Büyücüsü olduğunu da belirtmesi başarısına yansımış bence ^_^
Kitabı okumanızı tavsiye ediyorumm :))


Son olarak okuduğum bir cümlenin tesir ettiği durumu yansıtıp notumu ve müziği ekleyerek sonlandırıyorum^_^
'' Gölge senin gerçek benliğini yok etmek için uğraşıyor. Seni bir şahinin benliğine sokarak bunu neredeyse başarmıştı da. '' (sy :131 )
Hepimizin önünde, ardında eşlik eden bir gölge yok mu uğrunda kendi benliğimizi yitirdiğimiz , karanlığa çekip ışığı yakalamamıza engel olan? Gölgenin bir çok adı var hayatımızda.. Kin, nefret, hırs, şöhret, bencillik gibi ruhumuzu ilmek ilmek karartıp, boğazımızı sıkarak yaşamımızı anlamsızlığa sürükler cinsten. O halde kendimizi hayatın derinliğinde binbir çeşit balıklarla karşılaşarak yeri geldiğinde nefesimizin kesildiği, yuttuğumuz suyun boğazımızda bıraktığı acı tatla, gözlerimizi kapayarak niyeti halis hislerimizle ve aklımızın da bize eşliğiyle yolumuzu ve kendimizi bulmanın sevincini tadan dalışlar yapmamız dileklerimle der sağlıcakla ve huzurla kalmanızı dilerim. ^_^

Therion - Lemuria https://www.youtube.com/...Jhacp9z9I&t=146s bu da benden sizlere gelsin. ^_^

Not: Bir de kitaplar insanın eline büyüleyici bir şekilde ulaşabiliyormuş, inandım buna ben :D Cem hocanın #27286805 güzel incelemesiyle bu kitabı tanımama vesile olduğu için tekrardan teşekkür ederim. Listeme ekleyip okumayı düşünüyor yaptım , ardından bir mesaj geldi önceden muhabbetim olmayan bir insandan . '' İstersen sana hediye edebilirim''diye incelikle samimi bir şekilde ardından kitaplar aracılığıyla sohbetimiz devam etti, dostluğumuzun tomurcukları yeşermeye başladı ve kalbimde neşe, tatlılık, huzur ve anlam katan bir dost olarak yer edindi, ilk fantastik kitabımı da onun vesilesiyle attım, çok teşekkür ediyorum tekrardan tatlı arkadaşım benim ^_^
188 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10 puan
Hepimizin vardır hevesle aldığımız, okumak için bir dönem can attığımız ama iş bu kitaplığımıza koyduğumuz anda unutulmaya başlanan kitaplarımız.
Aslında unutmayız onları, varlığını biliriz, o yüzden oradadır işte, okunmuş kitapların arasında. Biz heves ederken bir kısmını okumuşuz gibidir.
Benim de var elbet. İnce Memed, Yüzyıllık Yalnızlık gibi.. Ben değilim aslında onları bekleten, onlar beni bekletiyor. Doğru zamanı kolluyorlar karşıma çıkmak için, bir ‘garip’ misali diyorlar ki ‘öyle bir anda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.’
El mahkum bekliyoruz.
İşte Yerdeniz serisi de bu anı kollayanlardandı, geldi, çaldı zihnimin kapılarından birine, buyur ettim.
.
Hissettiklerimin başlangıcına Bülent Somay’ın 1998 yılında anlattıkları yani ben daha 7 yaşındayken anlattıkları tercüman oluyor:
‘Sonra Ged ile karşılaştım. Yaş olarak tam kaldığım yerde yakaladı beni Ged. Otuzuna yakın bir ergen olarak. Yerdeniz Büyücüsü büyüme üzerine bir roman, diyor Le Guin. Eh, artık büyüme vaktim de gelmişti. Ged'den büyü yapmayı öğrendim. Yazı yazmayı yani; yazı'nın büyüsünü. Sonra ergenlik çağımdan beri peşimde dolaşan canavarın, düşmanımın, "öteki"min kim olduğunu da ondan öğrendim. Bana onun adını Ged söyledi. Adıyla çağırdım, gelip karşımda durdu. Öpüşüp barıştık; o günden beri kâh itişerek, kâh anlaşarak yuvarlanıp gidiyoruz beraberce (kim olduğunu söylemeyeceğim, sizinkini kendiniz bulun).’
.
Ben de otuzuma önümüzdeki günlerde gireceğim. Bir büyümeye tanık olmak için ne doğru zaman değil mi?
Ursula Le Guin ile bir süre daha beraber olacağız. Somay gibi elime kalem alır mıyım bilinmez ancak adıyla çağıracağım birilerinin yaklaştığını hissediyorum.
.
Karmaşık bir dilden uzak Yerdeniz Büyücüsü, bazı olaylar göz açıp kapayıncaya dek bitiveriyor, uzun uzun anlatılsa daha mı iyi olurdu diye düşündüm, sonra aceleci yanıma güldüm. ‘Daha seri bitmedi Hülya!’
.
Çiğdem Erkal İpek çevirisiyle -
188 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bir an için gözlerimi kapatıp kendimi Yerdeniz' de hayal ettim. Özel güçlerle donatılıp bir amaç uğrunda gezinmek mi yoksa normal bir insan olup dünyanın tadını çıkarmak mı ikileminde kaldım. Fantastik bir romanda yer alıyorsam Ged gibi olup ejderhalarla savaşmak ve amansız düşmanıma karşı galip gelmek isterdim. Kesinlikle seriye devam diyorum.
Bazı kitaplar insana bilgi, beceri katar. Bazı kitaplar ise okuma sevgisi ve hayal gücü aşılar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yerdeniz Büyücüsü
Alt başlık:
Yerdeniz Üçlemesi 1
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420570
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Wizard Of Earthsea
Çeviri:
Çiğdem Erkal İpek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
Baskılar:
Yerdeniz Büyücüsü
A Wizard of Earthsea
Dəniz Torpaqlarının Cadugəri
"Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı, konusu: Büyümek.
Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım-ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek."

Kitabı okuyanlar 3.794 okur

  • Boran Karakuş
  • BÜŞRA KAHRAMAN
  • Umut Gök
  • Pırıl İlkiz
  • eren özdemir
  • Melis Tuğtepe
  • İnci Güvenli
  • İdil irem bulut
  • İlayda B
  • dila oş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%7.2
13-17 Yaş
%5
18-24 Yaş
%17.6
25-34 Yaş
%31.2
35-44 Yaş
%28.1
45-54 Yaş
%8.1
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%2.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.1
Erkek
%34.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.5 (413)
9
%23.1 (313)
8
%24.9 (337)
7
%14.4 (195)
6
%3.5 (48)
5
%1.5 (20)
4
%1 (13)
3
%0.5 (7)
2
%0.2 (3)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları