Yere Düşen DualarSema Kaygusuz

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.685
Gösterim
Adı:
Yere Düşen Dualar
Baskı tarihi:
Mart 2006
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111919
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Yere Düşen Dualar
Yere Düşen Dualar
Her insanda barınır hem gündüz hem gece, her insanın bedeninde şekillenir hem iyilik hem kötülük. Evrendir her insan. Koskocaman bir evren küçücük bir bedende…

Öyküleriyle tanıdığımız Sema Kaygusuz ilk romanı Yere Düşen Dualar da çok katmanlı, çok düşünen bir metne imza atıyor. Üzüm ve altın adını verdiği iki bölümden oluşan kitap, bir adada açılıyor, üzümün egemenliğinde gelişiyor. Sonra devreye, bilinmeyen bir zaman ve altın giriyor. Üzüm bölümünde kütüphanede çalışan, annesi tarafından terk edilmiş, alkolik bir babanın kızıdır asıl kahramanımız. Ve üzümdür, şarabı var eden, onu yapanın kişiliğini al, başlı başına bir karakter olan üzüm… Onun ekseninde günümüz insanıdır aynı zamanda, her el attığı yeri mahveden… İlişkiler, zaman, ölüm, korku gibi kavramların eşliğinde biraz da çağımızın yağmalayıcı zihniyetinin eleştirisidir bu. Kitaplar da nasibini almaktadır bu keskin gözlemden. Altın bölümü ise birinci bölüme ince göndermelerde bulunan, tek gözlü bir gencin çevresinde gelişir. Zaman, mekan belirsizdir, ancak hikaye edilen evrenseldir. Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar’da çok etkileyici bir metne imza atıyor. Aynı kahramanların iki kez hayat bulduğu, iki kalpli bir roman bu. Adanmışlık üzerine gerçek bir edebiyat örneği.
Selamlar;
Sema Kaygusuz'un ilk romanı benim üzerimde tam olarak  ''Ben ne okudum ya ?'' etkisi bıraktı. Yazarın ismini 1K İzmir buluşmamızda duydum, internette kendisi hakkında kısa bir araştırma yaptım,1972 doğumlu genç yazarımız esasında öykücüymüş, bu okuduğumuz kitabı ilk romanı aynı zamanda. Almanya’nın en prestijli edebiyatçı ödülüne layık görülen genç yazarımız, maalesef Türk okurlar arasında pek bilinmiyor. (Ben ilk kez duydum mesela,belki de benim cahilliğim bilemedim.)

Kitap iki bölümden oluşuyor, ilk bölüm bir Ege adasında, öğleden sonra insanın üzerine çöken bi mayışma havasında geçiyor. Lirik bir dille adeta, mitolojik bir efsaneden esinlenilerek yazılmış gibi. Yazar çok tumturaklı cümleler kurup,okuru adeta büyülemiş,düşsel bir yolculuğa çıkarmış gibi. Zaman,zaman ben de o ada da mahsur kalmışım da ,yitip gitmeyi bekliyormuşum gibi hissettirdi.

İkinci bölüm ,ilk bölüme göre biraz daha didaktik geldi bana. Bu sefer hikayecimiz bir takım olaylar silsilesinin ortasına bırakıp terketti beni. Bu kez dedim,evet bu kez mitolojik bir hikayenin tam ortasındayım. Son iki bölüme kadar büyük bir gizem içinde , varılmak istenen ereğin ne olduğunu anlamaya çalıştım. Her satırda yüzüme mistik, gizemli cümleler,kelimeler,sözcükler çarpıp durdu.

Aslında inceleme yazma niyetinde değildim, çünkü yazarın gerçekten tarife ihtiyacı yok. Akıcı,mistik bir dil, üzerinde kafa patlatılabilecek karmaşık cümleler, hayata dair minik minik anektodlar, son sayfaya koşar adım değil de demlenerek varan bir son.

Kitabı beğendim, yazarla tanışmamıza vesile olan İbrahim (Sisifos) ‘e de çok teşekkür ederim :) Yazar Türk olduğu için, orijinal dilde okuma avantajına sahip olduğuma ayrıca memnunum. Çünkü kitapta öyle cümleler,öyle kelimeler var ki okurken bu sözcüğü nasıl çevirdiler acaba demekten kendimi alamadım. Bir çok kitapta ,çeviri gazabına uğradığımızın farkına bile varamıyoruz bazen. Velhasıl kelam, yeni bir kalem, tanışmanızı isterim. Şimdiden keyifli okumalar.
Nihayet yarım bırakabildim. Kendimi çok özgür hissediyorum. :) Kitap gerçekten iyi olabilir. Okuduğum kısımda altını çizdiğim yerler de oldu. Fakat akıcı olmamasından dolayı bir türlü sarmadı. Bir umut bir yerinden sonra akıcı olur diye beklerken Ayşe'nin incelemesini (#28016639) okudum. Meğer daha da 'didaktik' oluyormuş. Benim gibi iyi bir okur değilseniz, daha popüler kitaplara yönelmenizi tavsiye ederim. :)
Giriş zaten sarmamıştı beni, ona rağmen 50 sayfa okudum ama yine de beni cezbetmedi. Ve okumayı bıraktım. Kaldığım yere bir ayraç yerleştirip kitaplığa kaldırdım, ilerde bol keseden harcayacağım zamanım olursa okurum diye
Sema Kaygusuz'la tanışma kitabım oldu Yere Düşen Dualar. Bir roman okuyacağımı düşünürken iki büyüleyici anlatıyla karşılaştım.
Sema Kaygusuz'un okuduğum ilk kitabıydı. 5 sene önce almıştım. O zaman okumaya başladığımda çok sıkıldığım için bırakmıştım. Bu kez elime alışımda bırakamadım ve keyif alarak okudum. Kitabın içindeki geçişleri yakalamak biraz zor fakat dikkatle takip edildiğinde bunu başarabiliyorsunuz. Sıradan anlatımlardan ve sıradan kurgulardan sıkılanlar için güzel bir liman.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yere Düşen Dualar
Baskı tarihi:
Mart 2006
Sayfa sayısı:
334
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111919
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Yere Düşen Dualar
Yere Düşen Dualar
Her insanda barınır hem gündüz hem gece, her insanın bedeninde şekillenir hem iyilik hem kötülük. Evrendir her insan. Koskocaman bir evren küçücük bir bedende…

Öyküleriyle tanıdığımız Sema Kaygusuz ilk romanı Yere Düşen Dualar da çok katmanlı, çok düşünen bir metne imza atıyor. Üzüm ve altın adını verdiği iki bölümden oluşan kitap, bir adada açılıyor, üzümün egemenliğinde gelişiyor. Sonra devreye, bilinmeyen bir zaman ve altın giriyor. Üzüm bölümünde kütüphanede çalışan, annesi tarafından terk edilmiş, alkolik bir babanın kızıdır asıl kahramanımız. Ve üzümdür, şarabı var eden, onu yapanın kişiliğini al, başlı başına bir karakter olan üzüm… Onun ekseninde günümüz insanıdır aynı zamanda, her el attığı yeri mahveden… İlişkiler, zaman, ölüm, korku gibi kavramların eşliğinde biraz da çağımızın yağmalayıcı zihniyetinin eleştirisidir bu. Kitaplar da nasibini almaktadır bu keskin gözlemden. Altın bölümü ise birinci bölüme ince göndermelerde bulunan, tek gözlü bir gencin çevresinde gelişir. Zaman, mekan belirsizdir, ancak hikaye edilen evrenseldir. Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar’da çok etkileyici bir metne imza atıyor. Aynı kahramanların iki kez hayat bulduğu, iki kalpli bir roman bu. Adanmışlık üzerine gerçek bir edebiyat örneği.

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • kyane

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0