Yerli Yersiz CümlelerNazan Bekiroğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.601
Gösterim
Adı:
Yerli Yersiz Cümleler
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
464
ISBN:
9786050826081
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Bu kitap önce “Yersiz Cümleler” adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı.

Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, “Yerli Cümleler”e de el attım.

Sonra? Bütün cümleler yerli-yersiz birbirine karıştı.

Böylece binlerce cümleyle baş başa kaldım. Hepsini mümkün mertebe temalara ayırarak bir senaryo dâhilince sıralamaya çalıştım.

İçlerinde nerede, ne zaman, nasıl yazdığımı bugün gibi hatırladıklarım vardı, avucumun içine mıh gibi çakılmış olanlar. Ve hiç de hatırlamadıklarım. Bana öyle karanlık geldiler ki. Bunları ben mi yazmışım, sahi, ne zaman? Neden yazdığımı unutmuşum çünkü, hiç unutmayacağım sandığım şeyi.

Üstelik tahmin etmediğim bir şey daha oldu ve yerinden edilen, bağlamından kopan cümleler yeni manalarla yüklendi, bambaşka tasniflere girdi. Yerinde doğaya ilişkin bir cümle aşk bahsine uygun düştü örneğin, yazıya ait olan insanlığa.

Yeni bir okuma, dahası yeni bir yazma.



(Tanıtım Bülteninden)
Yeni kitaplarını büyük bir merak ve özlemle beklediğim yazarlar vardır benim. Yeni bir eser yazdığında kayıtsız kalamadığım hemen okumak istediğim. Ancak bazen hemen mümkün olmaz bu, vaktini bekler yarım kalan kitapların, işlerin bitmesini ve daha geniş vakitleri. Bekiroğlu'nun son kitabı da epeydir elimde ancak daha verimli bir okuma için yarı yıl tatilini bekledim dört gözle ve beklediğime de değdi doğrusu.
Bekiroğlu bu kitabında, yazdığı ancak kıyıda köşede kalmış ve yayımlanmamış cümlelerini ve daha önce farklı kitaplarda yayımlanmış cümlelerini toplamış ve farklı bağlamlarda hoş bir bütün oluşturmuş. Buraya kadar olan kısım kiyabın tanıtımlarında da rahatlıkla bulabileceğiniz bilgiler.
Yazarın daha önce okuduğum cümlelerinin ve bunlara eklediklerinin bendeki çağrışımları ise şöyle:


Yazıcı cümlelerini sıralarken ardı ardına okuyucu yerli yersiz cümleleri kendi hayat hikayesindeki yerine oturtuyordu en güzeli de buydu.

İçindeki yangını gönülden hissettiğim yazdıklarıyla mekan ve zamanlar aşarak yolculuk ettiğim kâh lâ sonsuzluk hecesi dediğinde yaratılışın sırrına cân ile olmasa da kelâm ile erdiğim Yusuf u Züleyha da ibret aleminin kuyularına indiğim.

Neticede söyleyişindeki güzelliğe tutulup da vazgeçemediğim kelam sahibi Bekiroğlu.

Kendi deyişiyle: Kumaşım şiirden örülü ama elbisem nesir. Güftem şiir ama bestem düzyazı benim.
(İşte tam da bu yüzden bu denli çok sevdiğim )

Şiirleri seviyorsanız bu kitabı beğeniyle okursunuz şiirden hoşlanmıyorsanız sıkılabilirsiniz belki. Ancak yine de deneyip sizin karar vermeniz en doğrusu.

Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim kitabı okurken yazarın Nar Ağacı romanını ne kadar özlediğimi farkettim daha önce iki kez okudum tekrar okumaya niyetlendim. Okumadıysanız tavsiye ederim mükemmel bir kitap.
Raflarda yerini alır almaz dahil etmiştim kitaplığıma. Hani normalde liste yaparım, okurum. Yok bu sefer öyle olmadı. Kitabevine gittim. Bir telaşla aldım ve başladım okumaya.
Ne zaman ki Nazan Bekiroğlu alsam elime, içimde tuhaf bir heyecanla başlıyorum onu okumaya. Sanki daha okumadan kelimelerin kalbime çarpacağını hisseder gibi...
Bir dinginlik, bir kırılganlık..
İhtirastan uzak, iktifa eden, rikkatli bir ruha bürünüyor gönlüm her sayfada.
Yitip giden kelimelerimi yeniden bulmuşcasına mütebessim bir hâl alıyorum.

Satır aralarında bekleyip, duvarlarla bakışmalarımızı anımsıyorum hatta.
O anlarda şöyle geçmişti içimden; "Yine iyi hayatta kalmış bu kadın. Ölmemiş. Ya da delirmemiş. Bu kadar naif yaşamak, düşünmek için uygun bir yer değil çünkü dünya."

Yalnız hayıflandığım bir nokta vardı. Keşke bu zarif kalemin bütün kitaplarını okuyup, en son okusaymışım bu kitabını. Belki o zaman Nigar Hanım'ı daha iyi anlardım. Mor Mürekkibi... Bilemedim. Yine de pişman değilim. Kitapta Nar Ağacı'ndan, Mücella'dan, Kelime Defteri'nden izler bulduğumda biraz daha rahatladım. En azından ben bu kalemi tanıyorum dedim. Bir de altı çizili satırlarla burada rastlaşınca daha bir arttı mutluluğum. Kitap tekrirlerden ibaret değil, yanlış anlaşılmasın. Nazan Hanım bu defa daha çok gitmiş o satırların üstüne, daha bir açmış kalbini sanki. Kim bilir bu yüzden belki 'Yerli Yersiz Cümleler' için; "Benden geriye tek kitap kalacaksa bu o olsun isterdim" demişti.
Ezcümle kalbine temayül etmek isteyen, sığlıktan bunalan, kelime arayan, bulamamaktan yakınan, 'hayatımda bir incelik olsun' diyen tüm okurlar, vakit kaybetmeden alıverin kitaplığınıza.

Altı çizili satırlar;
"Söz hale yetmiyorsa, hal insanın içinde kalıyor, yetiyorsa edebiyat oluyor. "
"Ömrü boyunca hayatı, varlığı, oluşu bir imaj sağanağının arasından seyreden biri sonunda düz cümlelerle konuşmak istiyorsa o artık şiirle birlikte aşkı da kaybetmiş demektir. "
Yazarlığının yirminci yılında, bir yazar "Benden geriye bir kitap kalacaksa bu olsun istedim." diyorsa eğer o kitap gerçekten özeldir.

Nar Ağacı kitabı ile kendisini tanıdığım ve sonrasında hayranı olduğum Nazan Bekiroğlu'nun bu son kitabını büyük bir keyifle okudum. Bana kalırsa, bir solukta öyle okudum geçtim denecek bir kitap değil kesinlikle . Ben bölüm bölüm, sindire sindire yaklaşık bir ayda okudum. Bu kitapta yazarın daha önceki kitaplarından aşina olduğumuz bir çok bölüm de karşımıza çıkıyor. Yusuf ile Zülayha'dan, Habil ile Kabil'e, Nar Ağacı'nın Büyükhanım'ından Nun Masalları'nın hattatına kadar birçok kahramanının üzerinden; aşka, ölüme, hasrete, iyiliğe, kötülüğe, deliliğe, yaşama, tarihe ve birçok konuya yönelik çok anlamlı cümlelerle bizi tekrar etkiliyor.

Bunların haricinde yazarın " İçlerinde nerede, ne zaman yazdığımı bugün gibi hatırladıklarım vardı, avucumun içine mıh gibi çakılmış olanlar. Ve hiç de hatırlamadıklarım. Bana öyle karanlık geldiler ki. Bunları ben mi yazmışım, sahi, ne zaman ?" dediği binlerce anlamlı cümle bizleri bekliyor.

Hani diyorsunuz ya hocam, "Yazarken okuyucuyu hesaba kattığım tek nokta, ona karşı samimiyetsizlik etmemek bilincidir." diye, ben o samimiyeti sonuna kadar hissettim. Daha nice güzel eserler vermeniz dileğiyle...
Yerli Yersiz Cümleler, bir anda sizi bir dünyadan alıp bambaşka bir okyanusa taşıyor. Her bir cümle, Nazan Bekiroğlu külliyatı içinde sizi ordan oraya taşıyor.

Her ne kadar Bekiroğlu, “elimde hiçbir kapıya uymaz anahtarlar, şimdi size aşka, hayata ve ölüme dair yerli yersiz cümleler söyleyeceğim” dese de, cümlelerin her biri hedefini tam on ikiden vuruyor.

Herhangi bir yazarın herhangi bir kitabını okurken aslında o yazarla sohbet ediyor, dertleşiyor gibi hissedirim kendimi. Yeri gelir tartışır, yeri gelir hüzünle bakarız birbirimize. “Yerli Yersiz Cümleler”de bu karşılıklı sohbet biraz uzun bir süreye yansıdı: Yaklaşık 20 yıl.

Uzun bir yolculuğu birlikte yaptık Nazan Bekiroğlu ile her bir sayfada. Sayfaların anlattıklarından çok hissettirdikleriydi bana kalan. Hatta kitabı elime ilk aldığımda yavaş yavaş her güne bir sayfa şeklinde okuyacağım düsturu belirlemiştim fakat üçüncü gün o düstur bozuldu ve soluksuz okumaya başladım, çünkü okurken sayfaların söyledikleri değil hissettirdikleriydi bu düsturu bana bozduran.

Cümlelerin bazılarını defalarca okudum, bazılarını farklı birçok yere not ettim, kendime motto olarak belirlediğim birçoğunu. “Yerli Yersiz Cümleler” ismiyle müsemma yerli yersiz hatırıma gelmeye devam ediyor, devam da edecek gibi. Zihnim yorulduğunda rastgele bir sayfasını açıp okuyup farklı dünyalara gideceğim gibi gözüküyor.

Nazan Bekiroğlu, “Benden geriye tek kitap kalacaksa bu o olsun isterim.” diyor kitap için. Bu cümle öyle yabana atılacak, pazarlama stratejisi olarak geçiştirilecek bir cümle değil. Kitabın önemini yalınkat ortaya koyuyor.
Nazan Bekiroğlunu yıllar önce La kitabını kitapçıda görüp bir cümlesini okuduğumda hayatıma dahil ettim. Her eserini okuyup hepsinde günlerimi geçirdin. Bu eseride tanım olarak okuyup bitirdim. Lakin kaldırmak fikri bu esere uzak kalacak. Baş ucunda yerini alıp ufuklara dalınmak istendikçe açılıp bir iki cümle yutulmaya çalışılacak...
Nazan hoca’nın okuduğunuz ilk eseriyse her cümle size anlam bolluğunda tatlı düşünceler bırakacak. Fakat diğer eserlerini daha önce okuyan bir kişi olur olmadık yerlerde diğer kitapların düşüncesine dalacak. Bir yusuf okuduğunuzda ilk göreceğiniz züleyha olacak...
Mutlak belirtmeliyim ki okuyup geçilecek bir eser değil. Sayfaları defalarca açıp içinde kaybolacak cümleler seçmek isteyeceksiniz yıllar sonrasında bile...
Kitabın temel hususlarını anlatmayı sevmediğimden fazla bilgiden ziyade izlenimlerle paylaşmayı tercih ediyorum. Özel bilgi isteyenler olursa da bilhassa yardımcı olurum.
Nazan Bekiroğlu benim en sevdiğim, yeni tek bir cümlesini dahi hevesle beklediğim bir yazardır. Mücella'dan sonraki yanık bekleyişe su serpti Yerli Yersiz Cümleler. Nazan Hoca'nın daha önceki kitaplarında ya da gazete yazılarında yer alan kısa cümlelerin yanısıra hiç yayımlanmamış cümleler de var kitapta. Aşka dair, yazıya dair, insanlığa, dünyaya dair bir cümleler topluluğu Yerli Yersiz Cümleler.
Güzeldi, tavsiyedir her zaman. Ama içimde Nazan Bekiroğlu romanlarına olan susuzluğum halâ devam etmekte, inşallah yakın zamanda bir de romanın kelimeleri düşer yazıcının defterine...
Bir kitabın anlattıklarından çok hissettirdikleridir önemli olan. Ve çoğunlukla anlamak, öğrenmek için değil hissetmek için okuruz bazı kitapları.

Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/yerli-yersiz-cumleler/
Tüm insani duyguları tek kitapta toplamış Nazan Hoca. Zaman değişir, mekanlar değişir, insanlar değişir hatta fikirler bile değişir fakat duygular asla değişmez. Nazan bekiroğlu tüm duyguları somutlaştıran nadir yazarlardan. Bu kitapta kendinizden bir şeyler değil çok şeyler bulacaksınız. Her ne kadar Nazan Hoca'nın kitapları için inceleme yazmak haddim olmasa da kitapları hakkında konuşmadan geçemeyeceğim. Her cümlesi alıntı niteliğinde eşsiz bir lezzete sahipti. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Nazan Bekiroğlu kalbimin iyelik eki:) Yine çok güzeldi seninle vakit geçirmek.Her sayfasını her kelimesini sıkılmadan okudum.Bütün kitaplarından ayrı bir tat vardı içinde.Bir yemek yaparsın tüm malzemeleri katarsın ya yerli yersiz cümleler de öyle bir kitap oldu benim için.Benim söylemek istediğim her şeyi o bana söyledi...
Bu kitap önce "Yerli Yersiz" adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı.

Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, "Yerli Cümleler"e de el attım.
Sonra? Bütün cümleler yerli-yersiz birbirine karıştı, diyor yazar.
.
.
Birbirinden güzel cümleler var kitapta. Çabucak okuyanlar kısmında yer alamadım ben maalesef çünkü bu tür kitapları ben epey sallana sallana okuyorum. Sebebi kitabı sevmemek vs değil, kısa kısa cümleler olduğu için yavaş yavaş okuyorum. Zaten kitabın tamamı daha bitmedi. Ara ara okumaya devam edeceğim. Kitapla kalın dostlar.

#nazanbekiroğlu #timaşyayınları
Nazan Bekiroğlu sizi başka başka diyarlara götürür bazen tek cümlesiyle..Kalbinize ne de güzel siner bu cümleler..En sevdiğim kadın yazar, kalbimin derine dokunan dokunaklı cümleleri sayesinde...
Guzel bir kitaptı.Spoi içerebilir.Aşk,edebiyat,insan,insanlık,doğa,sanat ve şükretme konuları işlenmiş ve yazar kendini,hislerini o kadar güzel aktarmış ki..Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım ve her şeye çevrimdışı olmuştum.Keyifli okumalar.
Sabır ile tahammül arasındaki mesafe çok derindir ve sabır, çoğu kez zannedildiği gibi, boyun eğmeyi değil mücadeleyi gerektirir, ama ahlâkla mücadeleyi.
Elinde olan kıymetini bilmiyor, kıymetini bilecek olana da vermiyorlar. Felek işte!..
Şiir susmaktı. Sustum bu yüzden. Anlaşılmazlık yaftası boynuma asılı kaldı..
Doğruyu söylemek bazen sadece düşman kazandırıyor. Ama değmez mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yerli Yersiz Cümleler
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
464
ISBN:
9786050826081
Kitabın türü:
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Bu kitap önce “Yersiz Cümleler” adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı.

Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, “Yerli Cümleler”e de el attım.

Sonra? Bütün cümleler yerli-yersiz birbirine karıştı.

Böylece binlerce cümleyle baş başa kaldım. Hepsini mümkün mertebe temalara ayırarak bir senaryo dâhilince sıralamaya çalıştım.

İçlerinde nerede, ne zaman, nasıl yazdığımı bugün gibi hatırladıklarım vardı, avucumun içine mıh gibi çakılmış olanlar. Ve hiç de hatırlamadıklarım. Bana öyle karanlık geldiler ki. Bunları ben mi yazmışım, sahi, ne zaman? Neden yazdığımı unutmuşum çünkü, hiç unutmayacağım sandığım şeyi.

Üstelik tahmin etmediğim bir şey daha oldu ve yerinden edilen, bağlamından kopan cümleler yeni manalarla yüklendi, bambaşka tasniflere girdi. Yerinde doğaya ilişkin bir cümle aşk bahsine uygun düştü örneğin, yazıya ait olan insanlığa.

Yeni bir okuma, dahası yeni bir yazma.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 105 okur

  • Asena
  • Asuman Soyer
  • ŞEYMA DEMİR
  • Pınar Bozkına
  • Fatma COŞKUN
  • Melek
  • Büşra
  • Ayşegül Soycan
  • Özlem Tuğrul
  • Irmak Dönmez

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.4
14-17 Yaş
%8.1
18-24 Yaş
%21.6
25-34 Yaş
%43.2
35-44 Yaş
%16.2
45-54 Yaş
%5.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.6
Erkek
%26.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (24)
9
%21.4 (9)
8
%14.3 (6)
7
%4.8 (2)
6
%2.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları