Yeryüzü Ayetleri Seçme Şiirler

8,9/10  (120 Oy) · 
322 okunma  · 
122 beğeni  · 
3.172 gösterim
o günler geçip gitti
o günler, kirpiklerimin arasından

"Benim için en önemli şey şiirdir. Ve şiir, kendime ve kişiliğime karşı duyduğum en büyük sorumluluktur. Hayatıma vermek zorunda olduğum yanıtların en önemlisidir aynı zamanda."
- Furuğ

"Furuğ'un konuları genellikle hayat, ölüm, mutluluk, keder, doğanın güzelliği, toplumsal baskı ve çirkinlikler, umut, umutsuzluk gibi evrensel temaların yanı sıra kadın ve sevişmenin mistik güzelliğini de kapsar."
- Ayten Mutlu

"İçerik açısından Furuğ, İran ve dünyadaki ererkilliğe karşıtlığın doğrudan anlatımıdır. İran'da tamamen biriciktir, dünyada ise kadın biriciklerin arasında."
- Rıza Berahani
 
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2015
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9789750709142
  • Çeviri:
    Makbule Aras
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ce-mâ 
18 Şub 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Her yazarın,her kitabın 'doğru zamanı' var mıdır? Pek emin değilim, ama bazı yazarlarla,bazı kitaplarla doğru zamanda tanıştığımı düşünüyorum. Mesela Godot'yu Beklerken'i okuyabilecegim en dogru zamanda okudugumu düşünüyorum. Mesela Hayri İrdal ile tam vaktinde tanıştığıma eminim. Mesela Sait Faik'e geç kalmış olduğumu farkettim.
Ve Füruğ Ferruhzad... Onunla da malesef dogru zamanda karşılaştım. Neden mi malesef diyorum? Anlatayım;
Önce nasıl karar verdigimden bahsetmek istiyorum. Gecenlerde okudugum kitap ve yazarlara göz gezdirirken kadın yazarların epey az bir yer tuttuğunu gördüm ve biraz da kadınların dünyasına misafir olmak istedim. Buna önce Neval Es Saddavi'nin Sıfır Noktasında Kadın eseriyle başladım. Firdevs adında, kendisinden yaşça büyük biriyle evlendirilen 'çocuk gelinin' ,toplum tarafından suça oradan da dar ağacına sürüklenişini anlatıyor.
Sonra da Furuğ'u okumaya karar verdim. Bilenler vardır O da bir çocuk gelin. 16 yaşında evlendirilmis ,18 yaşında anne olmuş,toplumsal dayatmalara maruz kalmış ve özgürlüğü şiirde aramış, özgür bir hayatı şiirle yaşamaya çalışmış bir kadın.
Dün kitabı okuyacağım vakit etraf epey sessizdi, yukarı mahallede düğüne gitmiş çoluk çocuk. Tam kitaba başlayacagım vakit düğünün gelin ve damadının fotografı geldi telefonuma,uzun zamandır bir fotograftan bu kadar etkilendigimi hatırlamıyorum. 14-15 yaşında bir kız,bir erkek,bir gelin, bir damat... Kitabı kapattım ve kalakaldım çünkü elimde hayatı kararan bir kisinin kitabını okurken simdi iki cocugun daha kararacak hayatını haber almıştım.
Evet 16 yaşında bir cocuk gelin olan Furug ile karşılaşmamız malesef dogru zamana denk geldi.

'Muhafazakar bir toplumun icine dogmuştur Furuğ; despot bir asker olan baba,gelenekselliğin sınırlarından çıkmayı başaramamış baskıcı bir eş,toplumsal ikiyüzlülük,nesnelleştirilmeye çalışılan kadın...'
Yaşam gayesini şiir olarak belirlemis ve onu şu şekilde tanımlamış;
"Benim icin en önemli şey şiirdir ve şiir, kendime ve kişiliğime karşı duyduğum en büyük sorumluluktur."
Kendini 'akasya salkımlarının gelini' olarak tanımlayan Furuğ da degeri sonradan anlaşılanlardan. Bunu da şiirle anlatıyor tabi;
"Gül,bülbül ve siir ülkesinde
Yaşamak bir nimettir
Hele ki
Varlığın,yıllar yıllar sonra kabulleniliyorsa"

Velhasıl kelam çok uzattım farkındayım,Furuğ'un hayatından kesitler bulunan bu kitabı edebiyat sevenler mutlaka okumalı, sevmeyenler de okumalı tabi şiir bu :)

Esra İlter 
 13 Ara 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

20. yüzyılın en önemli Fars şairi bence Füruğ'dan başkası değil. Sadece şiirleri değil cesur yaşam hikayesiyle insanın yüreğine dokunuyor. Kitabında ifade rahatlığı, sadeliği ve içtenliği ile kadın sorunlarını ele almış, toplumsal eleştirilerde bulunmuştur.

Seher 
 30 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Füruğ Ferruhzad, en sevdiğim kadın şair belki de. Hüznün ve çaresizliğin şairi. Kısacık ömründe türlü acılarla uğraşmak zorunda kalmış acılı bir şair, bir kadın, bir anne. Şiiri yaşadığı acılara ortak, belki de bir dayanak olarak görmüş olacak ki mısralarında acıları pek derin hissedilir. Füruğ'u tanıyanlar bilir. Füruğ'un büyük acısı oğluna duyduğu hasrettir. Benim de içimi en çok sızlatan budur.
"Öğlene doğru oğlumu görmek için evden dışarı çıktım ama onu bulamadım. Bu görüşmeden korktum. Ama eve geri döndüğümde beklediğim gibi olmadı, onu masada, annem ve babamla birlikte yemek yerken gördüm. Küçük ve solgundu. Elleriyle yüzümü okşadı ve ben vücudumda bir şeyin parça parça eridiğini hissettim. Daha sonra onun yanına oturdum. Niçin yemek yiyemediğimi bilmiyorum. Ellerim buz kesmişti. Ellerimin uzun süre onun ellerine, yüzüne alnına dokunamayacağını düşündükçe vücudumu tepeden tırnağa dizginlenemeyen vahşi bir acı tırmalıyor gibiydi. Öğle yemeğinden sonra birlikte yatağa uzandık ben her zamanki gibi ona hikâye okudum. O durumda bile. Eğer ben gidersem kim onun saçlarını tarayacak? Kim ona güzel elbiseler dikecek? Kim ona fil, dumanlı araba ve üç tekerlekli bisiklet resmi çizecek? Kim onu benim kadar sevecek, diye düşünüyordum"
İşte Füruğ' un bütün hayatı oğlu Kamyar'a böyle hasret geçmiştir. Tüm bunlara rağmen Füruğ dik durmuş güçlü bir kadındır. Şiirlerinde bu kadın direnişini de görmek mümkündür. Bence Füruğ her yönüyle bilmemiz gereken değerli bir kadın, bir şair, bir kadın, bir anne...
"Kuş ölür, sen uçuşu hatırla!"

TARDİS 
02 May 20:29 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Furuğ --> Türkçesi soy, Osmanlıcası aydınlık, nur anlamına gelen kelime. Öncelikle bunu paylaşarak başlamak istedim.

https://youtu.be/HpKBlm-mQ2c
--->Kendi sesinden<---

Kitabın incelemesinden ziyade size yazardan bahsetmekle başlamak istiyorum. (Pek inceleme yazma deneyimim yoktur. Huzurunuza sunduysam kusurlarıyla affola.)

İranlı şair, yazar, oyuncu, yönetmen, ressam olan Furuğ Ferruhzad 5 Ocak 1935 yılında Tahran'da gözlerini açmış. Hayata tutunmak için şiirlerine anlam katan, onları canlandıran, ahenkle dans ettiren kadındır Furuğ. Bir kadın olarak kendi kararlarını veremeyen adeta paslanmış, örselenmiş bir kafes içine hapsedilmiş olan bu kadın o paslı kafes içinde kendi için şiirlerden oluşan bir pencere yapmıştır. -Hayata şiirleriyle tutunmuştur lafı burada devreye giriyor işte.-

Furuğ 16 yaşına geldiğinde aşık olur. Evde yaşadığı tutsaklığı bırakıp aşkı için başka bir tutsaklığı seçme kararı alır. Lakin ordu mensubu olan babası henüz 16 yaşında olmasından dolayı karşı çıkmış Furuğ'a eğer bir sene daha beklerse ressam olan Perviz Şapur'a kavuşabileceğini söylemiştir. 17 yaşına geldiğinde aşık olduğu Pervizle evlenir bir yıl sonra oğlu Kamyor dünyaya gelir. Oğlu iki yaşında iken "Günah" isimli şiiri yayımlanır bu şiirinin konusu (Bir kadının evli olmadığı bir adamla ilişkisinin olması) o dönemin yönetim ve ahlak kurallarına ters olduğu için ailesi ve toplum tarafından suçlamalara maruz kalan Furuğ bu suçlamalara dayanamaz ve intihar eder. Hastane tedavisinden sonraki süre zarfında eşi Pervizle aralarında çok büyük anlaşmazlıklar olur ve boşanma kararı alır. Boşanma sonrası oğlu Kamyor'un velayeti babaya verilir ve hayatının sonuna dek çocuğunu bir daha göremez. Bir süre Italya'da kalan Furuğ döndüğünde İbrahim Gülistan ile tanışır o dönemin ünlü şair ve yönetmenlerindendir. Üstelik evlidir yani Furuğ bir kez daha toplum tarafından onaylanmaz ve suçlanır.

Furuğ her anda şair olunması gerektiğini dile getirmiştir. Bunu da şu sözlerle ifade etmiştir:
 "Şair olmak,insan olmak demektir. Şiirleri, günlük yaşamıyla bağdaştıramayan kimilerini tanıyorum yani sadece şiir yazdıklarında şairlerdir. Sonra bitiyor... Kendi kendime 'Sanki bir tabak pilav için bağırmış olmasınlar' diyorum."

 Sessizliğe şiirlerindeki çığlıklar ile yanıt vermiş olan bu güzel kadın, 13 Şubat 1967 tarihinde öğleden sonra saat 14.30’da stüdyoya gitmek için hızla seyir halindeyken karşısına çıkan okul aracına çarpamamak için direksiyonu kırmış, aracından fırlayıp, boynunun kırılmasıyla 32 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Ardından o serviste kendi gibi yetişmesini istediği öğrenciler bırakmıştır.

Gelelim elimde tuttuğum kitaba incelemesini yazarken bile kapağından bana gözündeki ışıkla bir şeyler anlatmaya çalışan Furuğ ile birlikte yazıyorum bu satırları.
--Söylemeden geçemeyeceğim o kadar sıcak bir gülümseme ki bu altında derin anlamlar var bakarsan değil anlarsan görürsün der gibi bakıyor. Bu sıcak gülümseme damağımda sıcacık, acı lâkin yanında çifte kavrulmuş lokumu olan bir fincan türk kahvesi tadı bırakıyor adeta.--

Bu eserde Furuğ Ferruhzad'ın son iki eseri olan "Bir Başka Doğuş" ve "İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına" adlı eserlerinden seçmeler yapılmış. Öyle ki özgünlüğünün bozulmaması için bir tarafı Farsça bir tarafı Türkçe olarak verilmiş bir eser Yeryüzü Ayetleri. İsmi o kadar ilgimi çekmişti ki hemen bir boşluk yaratıp okumam gerekiyordu. Geç oldu ama öyle oldu. :) Kitapta betimlemelere o kadar kusursuz yer verilmiş ki okuduğum her dize zihnimde canlanıyordu. Bu betimleme yeteneği sayesinde ressam ve yönetmenliğe yönelmiştir Furuğ ya da ressam oluşu böyle güzel betimleme yapmasına sebep olmuştu kim bilir.

 Furuğ belki de onu anlamak istemeyen toplumun, sahteliklere kanmaya müsait ruhları, merhamete aç, emin oldukları, kesin kıldıkları gerçeklerin farkında değiller. Oysa Furuğ onların kalplerine kuşattığı zırhı tek bir kurşunla def edecekti.

Sadece Furuğ'un göreceği kalplerin anahtarını şuraya bırakıyorum. İçinizdeki Furuğ'un vedalardan önce geleceğine eminim. Hep beklemekteyim, güvenime düğüm atan Furuğlar geldiği vakit vedalara bir müddet veda edeceğimiz vakittir.

 Son dizesinde bile şu yazıyor;
"İNANALIM SOĞUK MEVSİMİN BAŞLANGICINA" daha ne kadar açıklayıcı olabilirim diye haykırıyor.

Furuğ'un ilhamlarının ardındaki zat-ı şahaneye selamlarımı iletiyorum... :)

Son olarak teşekkürümü sıralamam gereken bir Hemşolettam olamalı şuralarda bir yerlerde. Hahh gördüm bir köşede gülümseyerek izliyor beni, o gülümseme -Bak isteyince oluyormuş- der gibi artık anlayabiliyorum. Pek inceleme yazamadığımı bilir. Kendisi gibi güzel inceleme yazmayı beceremediğimi düşünürüm hep. Hemşo, mandalin dostum, bana doğum günümde bu kitabı hediye ettiğin, Furuğ'u biraz daha yakından tanıma fırsatı verdiğin için ne kadar teşekkür etsem az. İlhamlarından bir parça çalıp soframa ekledim. Afiyetler olsun. O halde bu incelemeyi sana hediye edeyim 24 ayar altın kalpli, Büyücü Howl :D

https://youtu.be/2u2st45dbW4
Bu da benden size dinlemenizi tavsiye ederim.

Furuğ'un gülümseyişi tadında kucak dolusu kavun çekirdeğiyle selamlıyorum...

Chemical Analyst 
27 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Eğer bir şiiri okuduğunuzda, sarsıntı geçirip ve o andan sonra eskisi gibi olamıyorsanız o şiir gerçek şiirdir" diye bir yerde okumuştum. Ben şimdiye kadar şiir okumadım daha doğrusu sevemedim, okuyamadım, . Sanırım bazı kitapların okunma zamanları var. O vakit gelmeden okunmuyormuş. Benim şiir için okuma zamanım da şimdiymiş. Ve bu şairmiş beni derinden sarsan ve elimde şiirleriyle kalakalmamı sağlayan...

Mavi Okur 
09 Oca 16:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kötü şiir yoktur bana göre, duygularını, düşüncelerini kötü aktarmış, kelimeleri dans ettirmeyi başaramamış şair vardır. Hissin ya da kelimenin suçu değildir bu. İyi bir şiir de yoktur bence, duygu ve düşüncelerini uygun renklere yükleyerek bir tuvale ya da kâğıda nakşetmeyi başarmış şair vardır. Şiiri şiir kılan ve özelleştiren de yaşanmışlık hissidir. Füruğ dağdağalı, hızlı, savruk ve yorucu ama bir o kadar da her manada -aşk, acı, ayrılık, ölüm vs.- dolu dolu geçen yaşama sahip bir kadın ve şair. Hani erkekler âşık olan, kadınlar âşık olunandır, şeklinde bir kâide vardır ya... İşte bu denge değiştiğinde Nigâr Hanımlar, Füruğlar çıkıyor ortaya. Bu elbette şiir açısından iyi bir durum. Lâkin bir kadının nasıl âşık olduğu gibi çetrefilli bir konunun açığa çıkması da kalben yorucu, üzücü ve çokça düşündürücü bir konu. Kadın şairler; kadının bir meta olmadığını, aksine hisleri nasıl da kalpten yaşadığını anlatan birer rehberdirler. Ve yazılacak bir yığın cümle, paragraf... Yeryüzü Ayetleri şiir seven, kadın hakları savunucusu olduğunu söyleyen herkesin mutlaka okuması, anlaması, irdelemesi gereken bir eser. Kadın yazınca kâğıda değil, kadını incitecen kalbe yazar. Bu yüzden çok değerlidir Yeryüzü Ayetleri ve benzeri eserler, şiirler. Şair Nigâr Hanım Feryâd şiiri ile Füruğ'un Sevmekten şiiri arasında dil farkından başka ne fark olabilir ki? Fâilâtün, fâilâtün, fâilât...

Aleyna Gerdan 
13 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İranlı bir yazarın bu kadar açık ve özgür düşüncelerini olması gereken incelikte getirebileceği en güzel noktadır fikrimce Furuğ. Acıyı, kederi, hüznü derinlerde hissettiren şair. Kocasından gördüğü zulmü, boşanmasını, çocuğundan ayrılmasını çok güzel işlemiştir. Kadın haklarına da değinen ve bunu değiştirmek için çabalayan şairin bu kitapta bazı dizeleri vardır ki buram buram Feminizm kokar. ''Erk ve erkekler evcilleşmiş, itaatkar, masum kadınlar isterler.'' diyerek de bunu desteklemiştir. Yakınmaları, serzenişleri hep kendine ve aşkına, aşık olduğu adamadır aslında. Kocasının aşık olduğu adamın gözünün önünde değişmesini analiz etmiştir şu dizlerinde; ''O bendeki adam, ne olduysa ansızın gözümde başkalaştı, değişti. Sanki gece soğuk elleriyle, takatsiz ruhumu alıp gitti.'' Bu kitabından önce biyografisinin okunması, sonrasında kitabı okunması tavsiye olunur.

Derya Sara 
13 Haz 2017 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · Puan vermedi

Furuğ'un ikliminde ilk defa dolaşmaktayım... Bu iklimin tadı diğer iklimlerden çok farklı... Furuğ benim gözümde çok güçlü bir kişilik oldu.. Kitabında Furuğ'un izlerine rastlamaktayız, yaşamını şiirleriyle dile getirmiş Furuğ.... Bu kitabın elime geçme öyküsünden yola çıkarak analizimi yapmak istiyorum... Yeryüzü ayetleri bana Furuğ'a benzetildiğim düşüncesiyle çok sevdiğim bir arkadaşım tarafından gönderildi. Kitabı çevirmeye başladığımda üç şiirin işaretlenmiş olduğunu gördüm, 'Karanlığın Ortasında, Kuş Sadece Bir Kuştu ve Yeryüzü Ayetleri'... Benim için çok manidar şiirlerdi nitekim Furuğ Karanlığın Ortasında ile sevgiliye en içten seslenişini dile getirmekteydi, sevgiliye ondan başka uzanacak elleri sevgiliden uzak tutmak için serzenişlerde bulunuyordu,Kuş sadece bir Kuştu ile masum, saf temiz duyguları ile eşini aramaya çıkmıştı ve Yeryüzü ayetleri ile hayata hayatta kalmaya çalışan insanlara serzenişlerde bulunuyordu Furuğ... Aşk Furuğ için olmazsa olmazken kimse düşünmüyordu aşkı, kimse duygudan bahsetmiyordu... Bu kitapta bana Furuğ'un hayata karşı güçlü tutumunu gösterdi. Ki bu kitabın veriliş amacı ona benzetilmemdi... Furuğ yaşadıklarını şiirleri ile gözler önüne sererek aslında bizlere güç veriyor, hayatta yalnız insan olarak kalmanın kapılarını aralıyor...Son olarak Furuğ'un iklimi farklı bir iklim herkesin bu iklimde kendini bulması dileğiyle....

Sisyphos 
27 Nis 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"O günler geçip gitti
O günler, kirpiklerimin arasından..."

Hayat, ölüm, keder, toplumsal baskı, umutsuzluk gibi temaları eşsiz benzetmeleriyle şiirlerinde adeta incinmiş ruhunun izlerini bulabilirsiniz. Tutsak, Duvar, İsyan, İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına, Yeniden Doğuş gibi seçme şiirlerinde oluşan bir kitap aynı zamanda en güzel şiirlerinin bir arada bulunduğu bir yapıttır. Maruz kaldığı baskılar, çocuğundan ayrılması babasının onu kabul etmemesinin ve hiç bitmeyen derin bir özlem her zaman şiirlerinde yer edinmiş.

Bazi şiirler var ki her okuduğunda o gün için yazılmıştır sanırsın…
işte furuğ Ferruhzad’ın yeryüzü ayetleri adlı şiiri de bu türden bir sestir
Furuğ’un hayatı, şiirden ayrı düşünülemez, şiirden ayrı tutulamaz bir hayattır. Bunun belirteyim öncelikle. Ancak, Furuğ’un hayatı, şiiri aşan bir hayattır. Hem şiiri hem de kendisini aşan bir hayat. Bu da bir başka yanıt olabilir Asuman Susam’ın sorusuna. “ben yüreğini yitirmiş bu zamandan korkuyorum” diye yazsa da zaman ona çoktan yenilmiştir.

3 /

Kitaptan 247 Alıntı

Kayıp...
bütün o çılgınlıklardan sonra
ah yazık inanasım gelmiyor,
akıllanmışım.
sanki “o” bende ölmüş ve ben bu yüzden
yorgun, suskun ve bomboşum

Yeryüzü Ayetleri, Furuğ FerruhzadYeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad

Yol aramıyorum gündüzün şehrine,
kuşku yok ki bir mezarın derinliklerinde uykudayım.
Cevherim var fakat onu korkudan
gönlümün bataklıklarında saklamaktayım

Yeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad (Can)Yeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad (Can)
Yasemin 
04 Şub 2017 · Puan vermedi

Ve bu böyledir
Biri ölür
Biri kalır
Hiçbir avcı, bir çukura dökülen hakir bir derede
İnci avlayamayacaktır.

Yeryüzü Ayetleri, Furuğ FerruhzadYeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad

***
Kuş sofanın kenarından
uçtu, bir haber uçtu ve gitti.
kuş küçücüktü,
kuş düşünmüyordu,
kuş gazete okumuyordu,
kuşun borcu yoktu,
kuş insanları tanımıyordu.
kuş havada,
tehlike ışıklarının üstünde,
bihaberliğin irtifasında uçuyordu
ve mavi anıları
çılgınca deniyordu
kuş ah, sadece bir kuştu...

Yeryüzü Ayetleri, Furuğ FerruhzadYeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad
Esra İlter 
29 Kas 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

kulak ver
duyuyor musun esişini karanlığın
ben yapayalnız, bu mutluluğu seyrediyorum
bağımlıyım kendi umutsuzluğuma

Yeryüzü Ayetleri, Furuğ FerruhzadYeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad
Esther. Sema 
 13 Şub 00:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Furuğ Ferruhzad ölüm yıldönümü nedeniyle tamda yerinde bir alıntı:/
gidiyorum; yorgun, solgun, ağlamaklı
viraneme doğru
sizin şehrinizden Tanrı'ya götürüyorum
perişan ve divane gönlümü.

Yeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad (Sayfa 31 - 13 Şubat 1967 ölümü)Yeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad (Sayfa 31 - 13 Şubat 1967 ölümü)

düşünüyorum ama biliyorum ki hiç
gücüm yok bu kafesten kurtulmaya,
gardiyan razı olsa bile
takatim yok kanatlanıp uçmaya.

Yeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad (Sayfa 34)Yeryüzü Ayetleri, Furuğ Ferruhzad (Sayfa 34)