Yeryüzü Ayetleri (Seçme Şiirler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
16,2bin
Gösterim
Adı:
Yeryüzü Ayetleri
Alt başlık:
Seçme Şiirler
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750709142
Kitabın türü:
Çeviri:
Makbule Aras
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yeryüzü Ayetleri
Yeryüzü Ayetleri
o günler geçip gitti
o günler, kirpiklerimin arasından

"Benim için en önemli şey şiirdir. Ve şiir, kendime ve kişiliğime karşı duyduğum en büyük sorumluluktur. Hayatıma vermek zorunda olduğum yanıtların en önemlisidir aynı zamanda."
- Furuğ

"Furuğ'un konuları genellikle hayat, ölüm, mutluluk, keder, doğanın güzelliği, toplumsal baskı ve çirkinlikler, umut, umutsuzluk gibi evrensel temaların yanı sıra kadın ve sevişmenin mistik güzelliğini de kapsar."
- Ayten Mutlu

"İçerik açısından Furuğ, İran ve dünyadaki ererkilliğe karşıtlığın doğrudan anlatımıdır. İran'da tamamen biriciktir, dünyada ise kadın biriciklerin arasında."
- Rıza Berahani
 
120 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Her yazarın,her kitabın 'doğru zamanı' var mıdır? Pek emin değilim, ama bazı yazarlarla,bazı kitaplarla doğru zamanda tanıştığımı düşünüyorum. Mesela Godot'yu Beklerken'i okuyabilecegim en dogru zamanda okudugumu düşünüyorum. Mesela Hayri İrdal ile tam vaktinde tanıştığıma eminim. Mesela Sait Faik'e geç kalmış olduğumu farkettim.
Ve Füruğ Ferruhzad... Onunla da malesef dogru zamanda karşılaştım. Neden mi malesef diyorum? Anlatayım;
Önce nasıl karar verdigimden bahsetmek istiyorum. Gecenlerde okudugum kitap ve yazarlara göz gezdirirken kadın yazarların epey az bir yer tuttuğunu gördüm ve biraz da kadınların dünyasına misafir olmak istedim. Buna önce Neval Es Saddavi'nin Sıfır Noktasında Kadın eseriyle başladım. Firdevs adında, kendisinden yaşça büyük biriyle evlendirilen 'çocuk gelinin' ,toplum tarafından suça oradan da dar ağacına sürüklenişini anlatıyor.
Sonra da Furuğ'u okumaya karar verdim. Bilenler vardır O da bir çocuk gelin. 16 yaşında evlendirilmis ,18 yaşında anne olmuş,toplumsal dayatmalara maruz kalmış ve özgürlüğü şiirde aramış, özgür bir hayatı şiirle yaşamaya çalışmış bir kadın.
Dün kitabı okuyacağım vakit etraf epey sessizdi, yukarı mahallede düğüne gitmiş çoluk çocuk. Tam kitaba başlayacagım vakit düğünün gelin ve damadının fotografı geldi telefonuma,uzun zamandır bir fotograftan bu kadar etkilendigimi hatırlamıyorum. 14-15 yaşında bir kız,bir erkek,bir gelin, bir damat... Kitabı kapattım ve kalakaldım çünkü elimde hayatı kararan bir kisinin kitabını okurken simdi iki cocugun daha kararacak hayatını haber almıştım.
Evet 16 yaşında bir cocuk gelin olan Furug ile karşılaşmamız malesef dogru zamana denk geldi.

'Muhafazakar bir toplumun icine dogmuştur Furuğ; despot bir asker olan baba,gelenekselliğin sınırlarından çıkmayı başaramamış baskıcı bir eş,toplumsal ikiyüzlülük,nesnelleştirilmeye çalışılan kadın...'
Yaşam gayesini şiir olarak belirlemis ve onu şu şekilde tanımlamış;
"Benim icin en önemli şey şiirdir ve şiir, kendime ve kişiliğime karşı duyduğum en büyük sorumluluktur."
Kendini 'akasya salkımlarının gelini' olarak tanımlayan Furuğ da degeri sonradan anlaşılanlardan. Bunu da şiirle anlatıyor tabi;
"Gül,bülbül ve siir ülkesinde
Yaşamak bir nimettir
Hele ki
Varlığın,yıllar yıllar sonra kabulleniliyorsa"

Velhasıl kelam çok uzattım farkındayım,Furuğ'un hayatından kesitler bulunan bu kitabı edebiyat sevenler mutlaka okumalı, sevmeyenler de okumalı tabi şiir bu :)
120 syf.
"Şiir acı yüklü sözdür."

Kendimi bildim bileli şiirle hemhal olmuş biri olarak şiir okurken hayli seçici davranıyorum. Çünkü şiir deyince insanın yürek yaralarına dokunan insan ile hemhal olabilmiş ruhta iz bırakabilen süslü olmayan sadeliği ile insanı yormayan sözcükler geliyor aklıma. Şiir bir düz yazı değildir hiçbir zaman. Şairin hissettiklerini hissetmemiz imkansızdır lakin şiiri okudukça insan kendi soluğunda hissedebilmeli diye düşünüyorum duygu yüklü kelimelerin tadını.

Her şiir okuyuşumda şairin ruhunda bir gezintiye çıkmış gibi hissederim kendimi. Her sözcüğün içinde saklı kalmış hüzünleri aşkları mutlulukları ve belki en çok acıyı aramaya çıkarım. Her mısrada bir iklim yaşanır sanki ve boşluklar yorgun ruhun nefes alış verişleridir.

Şairler karmaşık bir ruhi yapıya sahip şahsiyetlerdir kanımca. Kendi benliklerini arayış içinde olduklarından yazarken başka bir dünyadanmış gibi yazarlar ki bu şairimiz de kendine has dünyanın perdelerini aralamak istemiş ve derin bir nefes içine sığdırmak istemiş yaşadığı ve anlatamadığı ne varsa.

Şair çok acı çekmiş ki kelimelerin çoğu verdiği anlamın altında kaybolup gitmiş. Umuda dair kırıntılar kendini hissettirse de gecenin karanlığını mürekkep yapmış kendine. Sırtında özgürlüğün zehirli hırkası ve ruhunda açılmış derin yaraların sessizliği ile iyileşmek istememiş sanki. Daha çok kanatmış yaralarını şiirlerle. Öylesine pervasızca kurmuş ki bazen cümleleri bir idam mahkumun çaresizliğini ve umursamazlığını yaşar gibi yazmış..

Sığmamış yere göğe çoğu zaman. Sustukça çoğalmış yalnızlığı ve yalnızlığını göremediği çocuğu yerine koymuş. Özledikçe basmış bağrına canı yandıkça daha çok özlemiş..

Şiirler şairden şair ise şiirlerden yorgun. Okumalı evet ama güneş doğarken...

https://www.youtube.com/watch?v=fLJCaM8Qcvo
120 syf.
Sevgili https://1000kitap.com/incierdem 'nin okuduklarına latife olsun diye katılmanın haklı övüncünü yaşıyorum.Zira kendisi en zalım cümleleri başımıza belâ etmekte pek mahir :)

Dün gece birlikte başladığımız, 'Yeryüzü Ayetleri'ni dayanayıp bitirdim :) Evvelâ şiirin hükmettiği anların infilâk ettiği , o içinden konuşan dizelerin sızılarımıza deva olmak yerine, ağrı eşiğimize katkıda bulunduğu yadsınamaz bir gerçek...

Furuğ'un mânâsı, 'Işık'... Bana "EN KARANLIK GÖLGEYİ, EN PARLAK IŞIK DÜŞÜRÜR." Cümlesinde ki IŞIK'I anımsattı.Şöyle ki, bazen kendi karanlığımıza yabancı, o ışığın müptelâsı oluruz...Bu bahsi burada -KARANLIK ve IŞIK'ın gizil konuşmasında bırakalım ve esere dönelim.

Çok büyük acılarda kâlbini sırlamış bir şair Furuğ.Lakin bir şerh düşmek isterim, çok daha büyük acılardan geçmiş insanlarda bu derin izleri temaşa edemeyişimiz, Furuğ 'un ruhundan yükselen tutkuyla dağlanmış oluşu.Geleneğin katranına bulana bulana tüketilmiş inanca ve zorba bir doktrinler dünyasına başkaldırı ve kendi öz değerlerine sığınarak aşılan melankoli...

Cüretkâr dizelerin bende yarattığı üzüntü, bizzat bir kadının bilinç altında ki öfke kırıntılarının dâhi, şuuru ele geçirebileceğinin trajedisine şahitlik etmemdendi.Üzüldüm çünkü keder, eksiltilemediğinde yok sayılan habis bir hücre gibi, bulunduğu alanda ki bütün tasarrufu hasara uğratabiliyor.Geride kalan nefsin konuşması, yalnız nefsiyle dinleyenlerin hayranlık duyabileceği dizelere dönüşüyor.

Kendi lisanını edinebilmiş şairlerin şiirinde, düşünce ne kadar genişlerse genişlesin o tılsımlı serüven kesintiye uğramaz. 'Yeryüzü Ayetleri ' böyle bir hususiyete sahip bir eser.

İlk bölümde serâzer bir coşkuyla a'nı kucaklayan şiirler, daha sonra çetin, izbe ve derin bir yolculuğa çıkarıyor şiirseverleri, bir avluda Furuğ'un çocukluğunu seyrediyorsunuz...Sonra ölüm, şiirin gözeneklerinden karanlık bir su gibi sızmaya, sizi takâtsiz bırakmaya adeta and içiyor...

Doğa tasvirlerinin Furuğ'un şiirine verdiği nefes olağanüstü, daha güzelini okumadım dersem mübalağa etmiş olmam.

"Ah ...
Kavşaklarda kaza endişesi içinde Kıvranan onca insan
Ve bu dur düdükleri..."

Şairenin ölmeden evvel yazdığı bu dizeler oldukça mânidar, zira kendisi 33 yaşında elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Ben hep bir hislenme anında yazar ve şairlerin ölümlerinden sonrasına bir sesleniş bıraktıklarına inanırım.İster siz bunu duymak isteyin, isterseniz gerçekte böyle bir tevafuk yaşanmış olsun.Her iki durumda da beni hayrete düşürüyor.

Bir kadının dizelerin kırılgan avuçlarında nasıl yükseldiğine, bütün övünçlerini sığındığı bu derin boşluktan varettiğine şahitlik etmek isteyenlerin kütüphanesine katması gereken bir eser...

Şiirle kalın...
“Benim arzum İranlı kadınların özgürlüğü ve onların haklarının erkeklerle eşit olmasıdır. Ben bu ülkede erkeklerin adaletsiz dünyasında kız kardeşlerimin çektikleri sıkıntıları biliyorum. Sanatımın yarısını onların dert ve ıstırapları için kullanıyorum.”

Bu kitabı incelemeden önce epeyce şair hakkında birşeyler yazıp çizdim ruhunun derinliklerine inemedim ama ruh çözümlemeleri baya yaptim şiir benim için arayıştir dünya dondukce bu arayışta sürecektir
her şiir okuyuşunda kendi despot dunyasinin resmini çizmiş kendi güçsüzlüğünü umutsuzluğunu derbederliğini hayata bakış açısına dair epeyce fikir edindim hayati cok zorluklarla geçmiş bunu her defasina anlatarak güzellemeler çikarmiş hayatta her zaman güçlü bir kadin profili çizerken iran kadin harektenin sesi olmuştur henüz daha genç yaşta bir otomobil kazasında gözlerini yummuştur ardında gözü yaşlı şiirler bırakarak

Hakkında ne söylesek ne yazak az kalır asuman hocamın dediği gibi
Anne olup da cezaların en büyüğüne çarptırılmış bir kalbin yürek parçalayan isyanının soylu bir ağıta dönüşmesidir onun sesi Gencecik yaşında ölmeden öldürülen bir Sisifos gibi cezalandırılan bellek bir daha hiç iyileşmeyecektir

bu kitabı her okuyuşumda sanki masalsı tatli bir rüyaya dalar ilham perisi gelir kulagima fisildar yeni şiirler yazmaya heves ederim

bu kitap benim için yeri ayrıdır sizede tavsiye ederim iyi okumalar dilerim
120 syf.
·2 günde·10/10 puan
Özgür ruhlu bir kadın. Yaşadığı zamanın şartlarına boğun eğmekten bıkmış, çırpınan bir yürek... Nasıl anlatsam onu, hangi kelimelerle ifade etsem az kalır. Acıklı hayat hikayesine mi üzüleyim, içinde yaşadığı toplumun çıkmazlarına mı?
Furuğ her şeye rağmen mücadelesini sürdürmüş ve pes etmemiş. Bugün yazdığı her şey her yerde ilham kaynağı olmakta ve varlığını sürdürmektedir. Onun gibi ruha sahip kadınlara ne kadar teşekkür etsek az. Şiirlerinde, yaşadığı bütün acı, ızdırap ve aşkları sonuna kadar hissediyorsunuz. O dönemi düşünecek olursak ne gerek vardı bu kadar sıkmaya, bunaltmaya diye düşünüyorsunuz. Ben okurken acaba onun yerinde olsam bu kadar dayanabilir miydim sorusunu sormadan edemedim kendime. İnsanın bu kadar hayatından kısıtlanması, yarım kalması çok acı verici bir durum olsa gerek.
Şiirleri okumaya başlamadan önceki önsözü okumak, şiirleri daha iyi anlamak için güzel bir kılavuz olarak verilmiş. Önsöz mutlaka okunmalı şiirlere öyle giriş yapılmalı. Keyifli okumalar.
120 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
Güzel kadın füruğ feruhzad ve gözleri kadar derin şiirleri, her okuduğunuzda daha iyi anlayabileceğiniz ve yeni şeyler fark edebileceğiniz bir şair füruğ, dili biraz ağır gelebilir fakat sevgili Makbule Aras çok iyi çevirmiş bence. Bitmemesi için çok uğraştım asla sıkılmadım, ve çok şey gördüm şiirlerinde; direnişi gördüm, kadınlığı, anneliği, aşkı, dinî, özgürlüğü ve en çok kuşların pencereden özgürce uçup gidişini...
120 syf.
·Puan vermedi
Benim için şiir çok önemlidir. Ve kendime, kişiliğime karşı duyduğum çok büyük bir sorumluluktur. Hayatımda vermek zorunda olduğum yanıtların çoğudur aslında.. Ve ruhumuu doyuran en önemli şeylerden biridir.
Furuğ'un konuları genellikle hayat, ölüm, mutluluk, keder, doğanın güzelliği, toplumsal baskı, çirkinlikler ve umut, umutsuzluk gibi evrensel temaların yanı sıra kadın ve sevginin güzelliğini de kapsamaktadır..
Bu kitap Furuğ'un suskunluğunun sebebidir..
Benimde kendimle kalmak istediğim. Kendimi karşıma alıp konuşmak istediğim zamanlarda elime sıkça aldığım bir kitap oldu..
120 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Füruğ Ferruhzad, en sevdiğim kadın şair belki de. Hüznün ve çaresizliğin şairi. Kısacık ömründe türlü acılarla uğraşmak zorunda kalmış acılı bir şair, bir kadın, bir anne. Şiiri yaşadığı acılara ortak, belki de bir dayanak olarak görmüş olacak ki mısralarında acıları pek derin hissedilir. Füruğ'u tanıyanlar bilir. Füruğ'un büyük acısı oğluna duyduğu hasrettir. Benim de içimi en çok sızlatan budur.
"Öğlene doğru oğlumu görmek için evden dışarı çıktım ama onu bulamadım. Bu görüşmeden korktum. Ama eve geri döndüğümde beklediğim gibi olmadı, onu masada, annem ve babamla birlikte yemek yerken gördüm. Küçük ve solgundu. Elleriyle yüzümü okşadı ve ben vücudumda bir şeyin parça parça eridiğini hissettim. Daha sonra onun yanına oturdum. Niçin yemek yiyemediğimi bilmiyorum. Ellerim buz kesmişti. Ellerimin uzun süre onun ellerine, yüzüne alnına dokunamayacağını düşündükçe vücudumu tepeden tırnağa dizginlenemeyen vahşi bir acı tırmalıyor gibiydi. Öğle yemeğinden sonra birlikte yatağa uzandık ben her zamanki gibi ona hikâye okudum. O durumda bile. Eğer ben gidersem kim onun saçlarını tarayacak? Kim ona güzel elbiseler dikecek? Kim ona fil, dumanlı araba ve üç tekerlekli bisiklet resmi çizecek? Kim onu benim kadar sevecek, diye düşünüyordum"
İşte Füruğ' un bütün hayatı oğlu Kamyar'a böyle hasret geçmiştir. Tüm bunlara rağmen Füruğ dik durmuş güçlü bir kadındır. Şiirlerinde bu kadın direnişini de görmek mümkündür. Bence Füruğ her yönüyle bilmemiz gereken değerli bir kadın, bir şair, bir kadın, bir anne...
"Kuş ölür, sen uçuşu hatırla!"
120 syf.
İran'ın suskun şairi Furuğ Ferruhzad uzun zamandır okumak istediğim bir şair idi , o kadar istedim ki pdf formatında okudum kitabını,
bir kez daha anladım ki pdf veya ebup formatında okumak bana göre değil.
Bu nedenle nitelikli bir okumada gerçekleştirimedim.
Ama kitabı genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Genel olarak aşk , yanlızlık , herşeye ragmen umut , masum sevgi , ölüm , ayrılık temaları bulunuyor.
Şairin hayatınındaki dönütlerin simgeleri gibi şiirleri çoğu .
Okuyucuya samimiyeti ve yalın dilini çok net geçirebiliyor.
Her dizisinde kendine yenileyen
yeşeren umudu var .

İran devriminden yaşamış olması daha özgün oluşunu sağlamış gibi görünsede
kafesinde gökyüzüne hasret , yaralı bir kuş gibi Furuğ Ferruhzad .
Bana Yılmaz Odabaşının kitabı Şarkısı Beyaz hatırlattı.
Ah Nermin
Ah heryerde seni görüyorum!!

tüm varlığım karanlık bir ayettir benim seni
kendinde tekrarlayarak
yeşermenin ve çiçeklenm enin sonsuz gündoğumuna götürecek . (S.85)

Ve kendini ne denli betimlediginin şiiri

ve bu, benim
yalnız bir kadın
soğuk bir mevsimin başlangıcında yeryüzünün kirlenmişliğini
ve gökyüzünün yalın, kederli umutsuzluğunu
ve bu beton ellerin güçsüzlüğünü
anlamanın eşiğinde (S.103)

Kendi sesinden bir şiiri
https://m.youtube.com/...be&v=HpKBlm-mQ2c
Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar ..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeryüzü Ayetleri
Alt başlık:
Seçme Şiirler
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750709142
Kitabın türü:
Çeviri:
Makbule Aras
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Yeryüzü Ayetleri
Yeryüzü Ayetleri
o günler geçip gitti
o günler, kirpiklerimin arasından

"Benim için en önemli şey şiirdir. Ve şiir, kendime ve kişiliğime karşı duyduğum en büyük sorumluluktur. Hayatıma vermek zorunda olduğum yanıtların en önemlisidir aynı zamanda."
- Furuğ

"Furuğ'un konuları genellikle hayat, ölüm, mutluluk, keder, doğanın güzelliği, toplumsal baskı ve çirkinlikler, umut, umutsuzluk gibi evrensel temaların yanı sıra kadın ve sevişmenin mistik güzelliğini de kapsar."
- Ayten Mutlu

"İçerik açısından Furuğ, İran ve dünyadaki ererkilliğe karşıtlığın doğrudan anlatımıdır. İran'da tamamen biriciktir, dünyada ise kadın biriciklerin arasında."
- Rıza Berahani
 

Kitabı okuyanlar 1.839 okur

  • Nur Karakaş
  • HvvMhc
  • Melisa yiğit
  • Halis Dakmancı
  • tahir izci
  • Diphylleia Grayi
  • Kader Kemeç
  • ByChinaski
  • Sadece Okuyucu
  • Özgür

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.6
13-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%29.7
25-34 Yaş
%42.4
35-44 Yaş
%15.8
45-54 Yaş
%4.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.5
Erkek
%32.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34 (177)
9
%21.7 (113)
8
%14.8 (77)
7
%5.4 (28)
6
%2.1 (11)
5
%1.7 (9)
4
%0.8 (4)
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0.8 (4)

Kitabın sıralamaları