Yeryüzü Müzesi (Bilimkurgu Kulübü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
835
Gösterim
Adı:
Yeryüzü Müzesi
Yazar:
Alt başlık:
Bilimkurgu Kulübü
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757573
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Bilimkurgu Kulübü’nün, Türkiyeli yazarların bilimkurgu öykülerinden oluşan bir antoloji hazırlıyor olmasına çok sevindim. Bu zor zamanlarda tüm yazarlar, yaratıcılık ilkesine bağlı yaşayan diğer yazarlardan ve bu yazarlara, finansal beklentilerin zincirlerinden kurtulmaları konusunda destek veren yayınevlerinden güç alırlar. Her birimiz, dünyanın dört bir yanında, büyük bir karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz diyebilirim. Böyle eserler en ihtiyaç duyduğumuz vakitlerde yakılan, etrafımızdakileri ve gitmemiz gereken yolu aydınlatan lambalardır. Bu lambaların yakıtı da hayal gücüdür. Türkiyeli okurlarım, dostlarım ve yoldaş yazarlar, bu ışığın yanmasına vesile olduğunuz için size teşekkürü borç bilirim.”
312 syf.
·30 günde·7/10
Bilimkurgu edebiyatı hala ülkemizde çok başlangıç seviyesinde. Bu sebeple yerli bir bilimkurgu seçkisinden çok büyük beklentilerde bulunmak haksızlık olacaktır.
İçinde yer alan 18 öykü de birbirinden farklı bilimkurgu alt türlerini içeriyor. ilk kez bilimkurgu okuyacaklar için farklı tatlar sunuyor, bu kitabın artı yönü. Ancak bazı öyküler bilimsel bir zeminde zenginleştirilmek istenirken, tam tersi bir etkisi bırakıp iyice anlam kargaşası yarattı bende. Tamamen kişisel bir sorunum olabilir, zira ben de çok iyi bir bilimkurgu okuyucu olarak görmüyorum kendimi.
Kesinlikle ülkemiz bilimkurgu edebiyatı için öncü bir eser ve okunmalı, ancak başlangıç eseri olduğu unutulmamalı.
312 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Bilim-kurgu ilk olarak sinema ile ilgimi çekmiş olsa da bilim-kurgu edebiyatına, özellikle distopik destanlarla harmanlanmış gelecek tasavvurlarına inanılmaz değer veririm. Asimov'a olan düşkünlüğümün bunda büyük payı var.
Türk bilim-kurgu edebiyatı ise yeni yeni girmekte olduğum bir saha. Bunda yabancı eserlerin çok daha erken dönemlerde verilmiş olması ve cahilliğimi itiraf etmek gerekirse bu tarzda Türkiye'de kimlerin ön sıralarda yer aldığını bilmememin payı da var.

Tam da bu sebeplerle, özellikle içlerinde en sevdiğim Türk fantastik kurgu yazarlarından Murat Başekim de olunca kitaba karşı koyamadım. Açık söyleyeyim; böyle muazzam bir seçki beklemiyordum. Bunu kibire değil de, bilemeyişime versin emeği geçen herkes. 18 hikayenin her biri bilim-kurgunun farklı alt kollarında büyüyüp serpilmiş dört başı mamur ağaçlar gibi. Durağan bir şekilde takip edip, ağzımı açık bırakan hikayeler olduğu gibi, felsefi derinliği ve varoluşçu sorgulamaları, insanın kendine bakış açısını değiştirecek görüşleri barındıran inanılmaz keyifli bir seçki olmuş. Belki bir-iki hikâyede tam istediğimi bulamamış olabilirim; ancak onlar da kesinlikle bilim-kurgu edebiyatının kalburu üstüne çıkmış.
Uzaya bakınca en fazla mehtaba çıkan, teknoloji yarışında pek çok ülkenin ne yazık ki gerisine olan bir çoğunluğun içerisinden böyle hikâyeler çıkabilmesi açısından bakarsanız, kesinlikle alınıp defalarca okunması, baş tacı edilmesi gereken bir seçki olmuş.

Ezcümle, tavsiye edilir.
312 syf.
·4 günde·4/10
Beğenmedim. Herkes her telden bir şeyler yazacağına, bir hikâye tadında birbiri ardına bir konuyu işleselerdi daha güzel olacaktı bence. Zaten kolektif türü kitaplara da hep bu yüzden soğuk durdum. Nitekim tek bir ana kurgu üzerinden yapılmayıp da böylesine çeşit çeşit müstakil yazılar yazıldığı için sonuç da ister istemez kötü olabiliyor. Hele ki yazarlar da acemi ve toy olurlarsa işin acı boyutu daha da zirvelere çıkabiliyor. 18 Türk yazardan da sadece Orkun Uçar'ı tanıdım. O da eski zamanlarda okuduğum meşhur ''Metal Fırtına'' serisinden dolayı bir yakınlıktan tabii.

18 yerli yazarımızın oluşturduğu bu kulübün kapılarını şöyle bir araladım, baktım, gördüm fakat misafirliğim pek iyi geçmedi. Bilim-kurgu hudutlarının dışına çıkmalardan tutun da, alt türlerle yapılan kötü yazımlara kadar hep bir bocalama içinde geçti. Birkaç tane yazarın iyi olduğunu, işinde meraklı, bilim-kurgunun ne olduğunu bilen, onu aç bir kurt gibi arzulayan, bilim uzmanlığına soyunan kişilerin de olduğunu gördüm tabii. Ama bu dediğim gibi çok az kişiden ibaret. Gerisi gerçekten bir hobi niyetinde yazmış.

Bir de bilim-kurgunun tarihine bir yelken açarsak bu durum yıllar öncesinde başlıyor ve zaman aralıklarıyla daha bir değişken daha bir farklı bakış açılarıyla günümüze kadar gelmiştir. Lukianos'un bu türde babaların babası olduğunu biliyordum fakat bu türün ilk çıkış yerine hayret ettim ki onu da bu kitaptaki önsözle öğrenmiş oldum. Çıkış yeri Adıyaman'ın Samsat bölgesi olarak geçmiş tarih kitaplarına. Bu da bizim için önemli bir olaydır.

Sonuç olarak; her kesimden yaşlısı genci, acemisi tecrübelisi, kısa kısa öykülerle biz okuyuculara sunulan bu eseri 18 yazarın bir numune kaydı olarak görüyorum. İlerde daha güzel eserlere imza atacaklarını temenni ediyorum. Ne de olsa çoğu insanın gönüllerinde taht kurmuş bir tür olan bilim-kurgu her zaman en iyisine layıktır. O bizim geleceğimizdir. Bilim-kurgu umuttur...
312 syf.
·5 günde·7/10
Arka kapakta Ursula K. Le Guin'in kitap hakkındaki yazısını görmemle kitap bana kendisini sattı açıkçası.
Yeryüzü Müzesi, 18 Türk yazarın bilim kurgu hikayelerinden oluşuyor. Hem yazarların Türk olması hem de hikaye kitabı olması sebebiyle de dikkatimi cezbettiğini söyleyebilirim.
İçerisinde oldukça farklı konularda hikayeler barındırıyor. Ütopya, distopya, korku, dünya düzeni, insanın evrimi ve varoluş amaçları gibi birçok farklı konuda hikaye mevcut.

İsmail Yamaol'a ait "İlk Temas" isimli hikaye kitabın ilk hikayesi ve en beğendiğim hikaye oldu. Sürpriz sonlu diyeyim spoiler vermemeyim.
"Dünya Utanç Günü" Ruhşen Doğan Nar'a ait, biraz espri biraz yüzleşme içeren güzel bir hikayeydi.
"Bir Sobeski Deneyi" Selin Arapkirli'ye ait dikkat çekici bir hikayeydi. Kanseri önlemek isterken daha büyük bir felakete maruz kalan insanlığı anlatıyor.
"Q. I. A. P." Feraya Şahin'e ait insanın yaşam şartlarını değiştirip zorunlu bir evrimi konu alan bir hikaye. Sonuyla şaşırtıcı...
İsmail Yiğit'e ait "Robomorfoz", Asimov'un üç robot yasasına gözkırpan kısacık ama güzel bir hikaye.
"Gaita" Tevfik Uyar ve "Akıllı Kapı" Müfit Özdeş' e ait kara mizah içeren uzay hikayeleri de ayrıca güzeldi.

Hikayelerin hepsi için aynı şeyi söyleyemem belki ama okuması yine de zevkliydi. Bilim kurgu okumaktan çekinenler için güzel bir başlangıç kitabı olacaktır.
Yarısına kadar okudum, bazı hikayeler çok güzeldi ama bazıları sarmadı.... konuları öyle çok da fantastik, bilim kurgu gibi gelmedi..
Tabi naçizane kendi düşüncem bu...
312 syf.
Bilimkurgu edebiyatının hemen hemen tüm temalarını bünyesinde barındıran okunası bir öykü seçkisi. Distopyadan ütopyaya, post-apokaliptikten yapay zekâya, siberpunktan siborglara, uzay operasından dünya dışı uygarlıklara, mizahtan felsefi kurgulamalara kadar bilimkurguya ve insanlığa dair her şey var. Üstelik yerli yazarların kaleminden çıkmış olması hem gurur verici hem de merak uyandırıcı.

Keyifli bir okuma deneyimi yaşamak isteyen bilimkurguseverlere öneririm. Daha önce bilimkurgu okumamışlar içinse iyi bir başlangıç kitabı olacaktır.
312 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Tüm öyküleri sevemedim belki ama bu ülke de birilerinin Bilim Kurgu öyküleri yazması, birilerinin bunları bir araya getirmesi ve İthaki'nin bunu kitaplaştırmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Öyküler arasında Çağrı Mert Bakırcı'nın Gelecek Ütopyası en beğendiğim öykü oldu.
312 syf.
·8 günde·6/10
Türkiye'de bilimkurgu konusunda edebiyat alanında güzel bir adım olmuş bu kitap. İyisiyle kötüsüyle birçok hikaye barındırıyor. Bazılarını sevdim. Bazılarını beğenmedim. Derinlikli bulduklarım da oldu, yüzeysel bulduklarım da. Ortada bir emek var ve bu emeği tebrik ediyorum. İyi-kötü bir şeyler yazılmış ve aktarılmaya çalışılmış. Düşündürdüğü konular güzel. Bilimkurgu severlerin göz atabileceği bir kitap.
309 syf.
·79 günde·Beğendi·8/10
Eğlenceli tadımlık güzel öykülerdi. Genelde bu tur kısa öyküleri uzun sürelerde ara ara gece yatmadan okurum ki tam anlamıyla hazmedip kafamda canlandirabileyim. Kitap genel olarak güzel ve başarılıydı. Yerli bilimkurgu ilk deneyimim olduğu için tam detaylı bir inceleme yapamıyacağım belki o yüzden kiyaslamayi önyargılı yapabilirim ama özellikle İLK TEMAS ,HÖRGÜÇ ,Q.I.A.P. ,SON YOLCULUK , GAİTA öykülerini zevkle keyifle okudum.
312 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
.
Değerlendirme: 4,5/5
.
Büyük bir keyifle aybaşında aldığım ve bekletmeden okuma sırasına soktuğum ve iyi ki de okumuşum dedirten bir bilimkurgu betiği. 18 öyküden ve çoğunluğu günümüzde de yazar olan kişilerce yazılmış birbirinden güzel ve akıcı bilimkurgu konulu bir derleme. Önsözünde Türk bilimkurgusu için kilometre taşı niteliğinde olduğu yazıyor. İleride bu alandaki gelişmelere bakıldığında katkısı mutlaka olacaktır.

İçersinde sevmediğim olmadı. Çünkü hepsi bir başka kişinin düş dünyasını yansıtıyor. Ama şunu söyleyebilirim ki genel olarak insanlık hep bir "kıyamet geldi kopuyoruz." modunda. Yeni türlere evrimleşme, başka canlılar ile ilk temas, ileri teknolojik gelişmeler, dünya barışının olması, robotlar, gezegen yiyen bilinmeyen canlı türleri ve dahası. Bir iki tanesi iyimser bilimkurgu idi. Ben çok keyif aldım, zaten 2 günde bitirdim 300 beti. Hatta okurken bana da esin geldi ve şu an için 5000 sözcükten oluşan ilk bilimkurgumu yazmış bulunuyorum. O derece sevdim. Öneririm de. Ülkemizde de ne yetenekler var görmüş olursunuz. İyi okumalar.
312 syf.
·Beğendi·9/10
Türk bilim kurgu yazarlarının öykülerini içeriyor. Biraz monoton ve sıradan öyküler ile başlamış ama ilerleyen öyküler üst kalitede, özellikle Sobeski deneyi, Atgc çok üst klasta.
Kimsenin "Ben" olmadığı bir yerde, herkesin herkese "O" olduğu bir karşıtlıkta, aynada bakılan yüze bile "Sen" diyesi geliyordu insanın.
Kolektif
Sayfa 205 - Mikail Boz
Eğer kişi bir "Şey" ise o şeye yön veren kendisi değil, dışarıda, ne olduğu bilinmeyen bir "başka şey"di.
Kolektif
Sayfa 203 - Mikail Boz
Ölüm bir son mu? Bilmiyorum. Peki, bir başlangıç mı? Onu da bilmiyorum. Ölmeden bilmem mümkün değil.
Cehennem diğerleri değil kendimiziz; çünkü dünyadan bile kaçmayı başardım ama kendinden kaçmayı başaramadım.
Kolektif
Sayfa 213 - Murat Başekim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeryüzü Müzesi
Yazar:
Alt başlık:
Bilimkurgu Kulübü
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757573
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Bilimkurgu Kulübü’nün, Türkiyeli yazarların bilimkurgu öykülerinden oluşan bir antoloji hazırlıyor olmasına çok sevindim. Bu zor zamanlarda tüm yazarlar, yaratıcılık ilkesine bağlı yaşayan diğer yazarlardan ve bu yazarlara, finansal beklentilerin zincirlerinden kurtulmaları konusunda destek veren yayınevlerinden güç alırlar. Her birimiz, dünyanın dört bir yanında, büyük bir karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz diyebilirim. Böyle eserler en ihtiyaç duyduğumuz vakitlerde yakılan, etrafımızdakileri ve gitmemiz gereken yolu aydınlatan lambalardır. Bu lambaların yakıtı da hayal gücüdür. Türkiyeli okurlarım, dostlarım ve yoldaş yazarlar, bu ışığın yanmasına vesile olduğunuz için size teşekkürü borç bilirim.”

Kitabı okuyanlar 43 okur

  • Aybike Meyçen ZORLU
  • İkbal Esen
  • Eyra
  • Ahmet Çağrı Karaca
  • Mehmet
  • Book and Life
  • Alexander İMANOV
  • garen aret çakmak
  • Gülceren tepe
  • Rabia Yolaşan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.2 (5)
9
%17.2 (5)
8
%20.7 (6)
7
%24.1 (7)
6
%3.4 (1)
5
%6.9 (2)
4
%10.3 (3)
3
%0
2
%0
1
%0