Adı:
Yeryüzünün Lanetlileri
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
314
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944989480
Orijinal adı:
Les Damnes De LaTerre
Çeviri:
Şen Süer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus
Frantz Fanon'un sömürgeciliğin sömürge halkları üzerindeki psikolojik sonuçlarını analiz etmeye çalıştığı en ünlü eseri olan Yeryüzünün Lanetlileri sömürgecilik karşıtı mücadelenin ve Üçüncü Dünya'nın özgürlüğünün manifestosu olarak bilinmektedir. Afrika'daki ulusal kurtuluş hareketlerinin ve Amerika birleşik Devletleri'ndeki Kara Panterler örgütünün esin kaynağı olmuştur.

Soylu ruhlarımız ırkçıdır!

Bu gerillalar benimsenmek için şövalyece davranmalıdırlar; insan olduklarını kanıtlamanın en iyi yolu budur. Bazen sol onları ayıplar: "Fazla ileri gidiyorsunuz, sizi daha fazla destekleyemeyiz." Yerliler onların desteğine hiç mi hiç aldırmazlar; bu desteği alıp bir taraflarına sokabilirler, değeri bu kadardır. Savaş başlar başlamaz bu sert gerçeği gördüler: Biz de herkes gibiyiz, hepimiz onlardan yararlandık, bir şey kanıtlamaları gerekmez, kimseye ayrıcalıklı muamele etmeyecekler. Görev tek, amaç tek: her tür araçla sömürgeciliği sürüp atmak. En uyanıklarımız gerektiğinde bunu kabul etmeye hazırdırlar, ama bu güç denemesinde aşağı insanların bir insanlık belgesi elde etmek için kullandıkları tamamen insanlıkdışı yöntemi görmeden gelemezler: Hemen verin şu belgeyi de barışçıl yollarla bunu hak etmeye çalışsınlar. Soylu ruhlarımız ırkçıdır.

Fanon'u okuyun. Fanon, bu bastırılamaz şiddetin ne de bir bardak suda fırtına, ne barbar içgüdülerinin yeniden ortaya çıkışı ne de bir hınç olduğunu kusursuzca gösteriyor: kendine gelen insandır bu.
Jean-Paul Sartre
314 syf.
·123 günde·Puan vermedi
Çok satan kitapların arkasında, bol bol hatta haddinden fazla, birazdan yazacağım cümleleri okuduk/okuyoruz.

"Başyapıt!

Sarsıcı! okuyucunun hafızasından asla çıkmayacak bir eser.

Haklı isyanın, devrimin ve ezilenlerin başucu kitabı."

Örnekler çoğaltılabilir.

Basımevi sahibi olsam Yeryüzünün Lanetlileri kitabının arkasını bu cümlelerle doldururdum. Bunu yaparak yazara ve onun düşüncelerine çok büyük hakaret etmiş olurdum. Çoğunluğa gerçekleri göstermek adına böylesine bir utanca ortak olunur mu? Artık olunur. Güneşi balçık ile sıvayacağına inanan karanlık zihniyetli insanların ve önlerine çıkan her şeyi tahakküm altına almadan durmayanların, canlı, cansız, doğa ve evrenin tek ölçütünün maddi değerine göre yargılayan insanların dünyasında, 'uzun vadede' uçuruma ışık hızı ile gidiyoruz.

Yeşilçam öngörüsü ile aktarmak gerekirse; Faşo Ağa misali satılan toprak parçası üzerindeki insanların da satılması. Afrika'nın makus tarihinin özeti.

Afrika'dan yola çıkarak Latin Amerika, Ortadoğu ve Dünya halklarının başlarına örülen çorabı sökme kılavuzu.

Tüm dünyada mantar gibi üreyen, içi boş, toplumların gazını almak ve dikkatleri hep yaratılan 'düşmana' çevirmek, küçük azınlığın büyük çoğunluğu gütmek adına; şovencilik, milliyetçilik, ulusalcılık, millilik vb. kavramlar pompalanıyor.
Bu hengameye kapılanlar bayrak yarışında birbirlerini tüketiyorlar.


Çok geç olmadan -sinir ve hazım sisteminiz düzgün çalışıyorsa- bu kitabı okuyun.
314 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
İyileşecek miyiz? Evet. Şiddet, Aşil' in mızrağı gibi, açtığı yaraları iyileştirebilir...

Sartre'ın muhteşem önsözüyle etkilenerek bir giriş yapıyorsunuz ki sormayın gitsin...

Sonrasında hiç hız kesmeden Fanon, sömürge halkların yaşamlarını yönetsel sorunları çevresinde, üçüncü dünya ülkelerindeki siyasi istikrarsızlıkları aktarıyor. Emperyalizme kafa tutuyor. Irkçılık, milliyetçi partilerin karakteristik davranışları üzerine eleştirel bölümler, sendikal hareketlerin analiziyle sürüyor. Akıcı ama zaman zaman sıkıcı ilerleyen yerleri de var. Özellikle ilk bölümler çok etkileyici tesbitlerle dolu.
Özünde, bir başkaldırı , meydan okuma belgesi.

Sartre'ın dediği gibi;
Üçüncü Dünya bu sesle kendisini keşfediyor...
314 syf.
·8/10
Cok zor ve cok onemli bir konuyu bu kadar basit dille ve dolu dolu anlatan kitaplar gercekten cok nadir.
314 syf.
·Beğendi·8/10
Frantz Fanon Siyahilerin sömürgelikten kurtuluşu için Sartre'ın sözleriyle " Beyaz adamlara karşı bir manifesto" hazırlamış. Mükemmel bir kitap. Fakat çeviri bazen yoruyor okuması yorucu olsa da tek kelimeyle eşsiz.
314 syf.
·8/10
Kitap sömürülen halkın psikolojik tahlillerini ve bu tahlillerin toplum düzeyindeki etkisini gerçekten güzel anlatmış.Özellikle sömürülen halkın kaslarının devamlı gergin olmasının nedenlerini ve sonuçlarını anlattığı kısım ilginç ve güzeldi. :)
314 syf.
·11 günde·Beğendi·7/10
Fanon bu kitabında sömürge sistemini ve sömürgeci anlayışın ülke üzerinde nasıl egemenlik kurduğunu ve halkın psikolojisini işlemiş her ne kadar ağır bir dil kullanmış olsada Afrika ve sömürge kardeşliğini tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor
314 syf.
Yeryüzünün Lanetlileri kitabını İran'lı sosyolog Ali Şeriati'nin kitabında yaptığı atıfla tanıdım.

Sartre'ın sanki bütün Avrupalılar adına bir özür ve itiraf deklarasyonu mahiyetinde yazmış olduğu ve Avrupa'nın emperyal tarihini yerden yere vurduğu o müthiş önsöz için bile okunması gereken bir kitap.

Frantz Fanon'u anlatmaya gerek var mı. O Edward Said'in müthiş eseri 'Entelektüel'de anlattığı şekliyle tam bir aydın. Sorumluluk sahibi bir aydın. Bütün siyahları kendisi olmaya , tarihlerine sahip çıkmaya çağıran bir aydın.

Avrupa'nın yaldızlı tarihinin siyahi kölelerin omuzlarında yükseldiğini bilen bir aydın.

Ezilenlerin/siyahların/ötekinin en büyük hatası kendilerine ezenin gözüyle bakmalarının öğretilmesi ve zamanla bunun ezilenin zihninde kökleşmesidir.

Fanon siyaha kendin gibi bak diyor. Kendini gör. Kendin ol. Yeryüzünün Lanetlileri hep lanetli olmaya mahkum değildir. Bu lanet Avrupa merkezli kafatasçı bir uygarlığın dayattığı antropolojik bir manipülasyondur.
Az gelişmiş ülkelerin gençlerine kapitalist ülkelerin eğlence kültürü pazarlanır. Alkol, porno filmler, kumar makineleri, polisiye romanlar…”Frantz Fanon-Yeryüzünün Lanetlileri
314 syf.
·9/10
şeriati'nin modernizm ve medeniyet adlı kitabında da çokca atıf yapılan eser. 
sartre önsözü de öyle yumruk gibi durur ki, batının deşifresi sayılabilir. 
"bu, afrikalı zencinin yazdığı bir kitap değil, imal ettiği bir bombadır. ben bu bombayı sermaye orospularının burjuva yuvası olan paris'te bugünkü çağdaş medeniyetin kin ve çirkef dolu bu başkentinde, batı düzenine karşı afrika'nın bu kin bombasını patlatmak istiyorum. çünkü batının çürümüş olan insanı ve kokuşmuş düzeni temizlenmek için bu bombaya muhtaçtır."
-günah çıkarma ritüelini sever batı hem-
"amsterdam, paris, londra vs.'ye bir kaç aylığına bir grup asyalı veya afrikalı genç getirip gezdireceğiz; elbiselerini, süslemelerini değiştirecek ve biraz dilin yanısıra sosyal tavır ve davranış tarzı öğreteceğiz. kısaca, kendi kültürel değerlerinden soyup ülkelerine geri göndereceğiz.
artık onlar daha fazla kendi akıllarından konuşan türde insanlar olmayacak ve bizim borazanımız haline geleceklerdir. biz eşitlik ve insanlık sloganlarını haykıracağız, onlar da asya ve afrikada insanlık ve eşitlik sözlerimizi yankılandıracaklar."
314 syf.
Kitabın başında Sartre'ın önsözü var. İçinde gelmiş geçmiş en doğru sözlerden birini barındırsa da ana temasını çok idealist buldum. Biz avrupalılar şöyle kötüyüz böyle yanlışız tarzı sürekli kendine vurma psikolojisiyle dolu bir yazı. Mevcut duyarsızlığın hıncıyla yazıldığı belli. Biraz daha soğukkanlı bakabilirdi. Ama fransız aydınlarında bu var: Foucault da İran devrimini ve Humeyni'yi göklere çıkarmıştı zamanında. Kitapta sömürge aydınının kimi aşırılıklarına işaret ediliyor, Foucault ve Sarte da bu noktada, sömürgeci ulusun kimi aydınlarında yaşanan aşırılıklara birer örnek teşkil ediyor bence.

Kitapta sömürge ulusun yaşadığı travmatik durum, psikolojisi gayet çarpıcı anlatılmış. Buna diyecek bir şey yok ama geleceğe yönelik öneriler fiyasko. 3 dünyacılık, ademi merkeziyetçilik vs gibi yolların kapitalizme çıktığını yaşadık. Kapitalist olmayan yol, bağlantısızlar, 3 dünya teorisi'' Bunlar hepsi tarihin çöplüğüne atılmış ideolojik stratejik görüş ve politikalar. Ayrıca, içlerinde varolan kimi sosyalizan ögelerden dolayı, sosyalizmin de bir ölçüde yozlaştırılmasına, yıpratılmasına öyle ya da böyle yol açtı. Yani soğuk savaşta kazanılan kısmi mevziler, ideolojik düzlemde büyük hasarlar meydana getirdi.
Sanayileşmiş ülkelerde köylülük; genel olarak en az siyasal bilinçli, en az örgütlü ve aynı zamanda en anarşik unsurdur.
Frantz Fanon
Sayfa 114 - Versus Yayınevi
Azgelişmiş ülkelerin devlet adamları, konuşmalarında normal olarak yok olması gereken bir saldırganlık ve öfke tonunu sürekli korur.
Frantz Fanon
Sayfa 81 - Versus Yayınevi
Avrupa kelimenin tam anlamıyla Üçüncü Dünya'nın yarattığı bir şeydir. Avrupa'nın zenginlikleri, azgelişmiş ülkelerden yağmalanan zenginliklerdir.
Frantz Fanon
Sayfa 105 - Versus Yayınevi
Eğer parti iktidarla özdeşleşirse, kendi bencil amaçlarına ulaşmanın, yönetimde bir iş elde etmenin, terfi etmenin, rütbe kazanmanın ve bir kariyer sahibi olmanın en kısa yolu olur.
Frantz Fanon
Sayfa 183 - Versus Yayınevi
Sömürgeci, sömürge halkından bahsederken "zoolojik" terimler kullanır..... yerli halkı, hayvan düzeyine indirir.
Frantz Fanon
Sayfa 48 - Versus Yayınevi
Avrupa, kendi amaçları ve ihtişamı için yüzyıllar boyunca öteki insanların gelişmesini engelledi ve onları köleleştirdi.
Frantz Fanon
Sayfa 303 - Versus Yayınevi
Sömürge halkı; tek bir papazın, tek bir "ahlak kumkumasının" onun yerine dövülmek için öne çıktığını veya ekmeğini paylaştığını görmemiştir.
Frantz Fanon
Sayfa 50 - Versus Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeryüzünün Lanetlileri
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
314
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944989480
Orijinal adı:
Les Damnes De LaTerre
Çeviri:
Şen Süer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Versus
Frantz Fanon'un sömürgeciliğin sömürge halkları üzerindeki psikolojik sonuçlarını analiz etmeye çalıştığı en ünlü eseri olan Yeryüzünün Lanetlileri sömürgecilik karşıtı mücadelenin ve Üçüncü Dünya'nın özgürlüğünün manifestosu olarak bilinmektedir. Afrika'daki ulusal kurtuluş hareketlerinin ve Amerika birleşik Devletleri'ndeki Kara Panterler örgütünün esin kaynağı olmuştur.

Soylu ruhlarımız ırkçıdır!

Bu gerillalar benimsenmek için şövalyece davranmalıdırlar; insan olduklarını kanıtlamanın en iyi yolu budur. Bazen sol onları ayıplar: "Fazla ileri gidiyorsunuz, sizi daha fazla destekleyemeyiz." Yerliler onların desteğine hiç mi hiç aldırmazlar; bu desteği alıp bir taraflarına sokabilirler, değeri bu kadardır. Savaş başlar başlamaz bu sert gerçeği gördüler: Biz de herkes gibiyiz, hepimiz onlardan yararlandık, bir şey kanıtlamaları gerekmez, kimseye ayrıcalıklı muamele etmeyecekler. Görev tek, amaç tek: her tür araçla sömürgeciliği sürüp atmak. En uyanıklarımız gerektiğinde bunu kabul etmeye hazırdırlar, ama bu güç denemesinde aşağı insanların bir insanlık belgesi elde etmek için kullandıkları tamamen insanlıkdışı yöntemi görmeden gelemezler: Hemen verin şu belgeyi de barışçıl yollarla bunu hak etmeye çalışsınlar. Soylu ruhlarımız ırkçıdır.

Fanon'u okuyun. Fanon, bu bastırılamaz şiddetin ne de bir bardak suda fırtına, ne barbar içgüdülerinin yeniden ortaya çıkışı ne de bir hınç olduğunu kusursuzca gösteriyor: kendine gelen insandır bu.
Jean-Paul Sartre

Kitabı okuyanlar 218 okur

  • Hüseyin Çiçek
  • Yusuf Yıldırım
  • Xortekî Kal
  • Şevger
  • Ciwan
  • Muzaffer Aslankan
  • Abdurrahman
  • halil ibrahim
  • Shr krnç
  • Aren Ercan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.8
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%19.6
25-34 Yaş
%41.2
35-44 Yaş
%27.5
45-54 Yaş
%2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%43.2
Erkek
%56.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.7 (19)
9
%35 (21)
8
%25 (15)
7
%8.3 (5)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0