Adı:
Yeşil Yılan Ak Zambak
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053261780
Kitabın türü:
Çeviri:
Yalçın Tura
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Yeşil Yılan Ak Zambak masalı, Goethe'nin dünyaca çok bilinen bir eseridir. Ülkemizin kıymetli müzik adamlarından Yalçın Tura, bu eseri tercüme etmekle kalmamış, iki yılı aşkın bir süre uğraşı vererek, yaklaşık iki saati bulan, iki perde ve yirmi dört sahneden oluşan bir opera olarak da bestelemiştir. Kitap, biri yazar diğeri mütercim, iki usta ismin dokunuşuyla Türk okurlarına sunuluyor...
Aslında ünlü yazarların isminde masal kelimesi geçen tüm kitaplar hoşuma gidiyor bu kitabı alırken de hem Goethe'yi biraz tanımak hem de 100 sayfalık (kısa bile olsa) bir kitabını bitirecek olmanın keyfi içindeydim.

O zamanlar daha yumuşak ve yüzeysel felsefe kitapları okuyordum. Açıkçası, Schiller , Freud, Nietzche gibi yazarlar yerine en ağırı" Montaigne'in Denemeleri " olan kitapları tercih ediyordum.

Ön sözde "Daha üstün tinsel bir yaşama doğabilmek için önce ölmek gerektiği düşüncesini ve Hristiyan inancında çok önemli bir yer tutan fedakarlık kavramını Goethe bu masalda çarpıcı örneklerle sergilemeyi başarmıştır." gibi bir açıklama görünce sarsıldım .

Derin felsefe içerdiğini düşündüm bu kitabın arka kapağında bir de " Goethe'nin hayal gücü , eserdeki , farklı insanların ruh gücünü yansıtan kişilikleri oluşturdu ve insanın bütün tinsel yaşamı ve tinsel çabası bu figürelerin deneyimleri ve yaşamlarında özetlendi.
Cümlesi ile hadi bakalım, dedim ve başladım.

Anlaşılması oldukça zor bir çocuk masalı okudum ve okurken verdiği mesajları anlamak için çok uğraştım. Ancak maalesef hiç bir şey çıkaramadım.

Sanırım tekrar okursam biraz daha başarılı olabilirim .
Eğer felsefeye meraklı değilseniz bu kitabı okumadan önce Goethe'nin fikirleri üzerine araştırma yapmakta fayda var.


Kitaptan kısa bir bölüm

Kuşum öldü, dostum eli kapkara
Bu değerli taştan köpeğin bir benzeri var mı?
Onu bana Lambalı göndermedi mi?

İnsanların sevinçlerini tanımadım
Başıma hep üzücü olaylar geldi
Ah! Irmağın kıyısına neden tapınak yapılmadı?
Ah! Köprü niçin kurulamıyor ?

Güzel Ak Zambak 'ın çalgısının tatlı nağmeleri eşliğinde söylediği bu şarkı herkesi etkilemişti ama.....

Bu da kitabın yorumundan .

İlk kez 1616 yılında Strasbourg’da yayımlanan bu kitapta yer alan temek görüşe göre gerek insan ruhunun özündeki , gerek dünyayı oluşturan nesnelerin özündeki değişimler kimyasal birer süreçtir.
Madde ,ruhun yoğunlaşmış, ışığın kararmış, büyülenmiş gibi fiziki bir kalıba dökülmüş halidir.
Maddenin içine , onu değiştirebilecek tinsel bir itki girdiğinde, orada tutsak durumda bulunan bu yoğunlaşmış ruhsal biçim yeniden salt tin olarak açığa çıkabilecektir.

İnsan ,bencil isteklerini ,tutkularını aşabildiği takdirde ruhunda gizli salt tinsellik açığa çıkabilecektir.
Uygun zamanda bir araya gelmiş bulunuyoruz .
Herkes üzerine düşeni yapsın; herkes görevini sadakatle yerine getirsin; böylece bireysel sıkıntılar toplumun mutluluğu içinde eriyip gidecektir.
Tıpkı genel bir felaketin özel sevinçleri yok etmesi gibi.
Schiller’e göre ,insan doğasında biri, duyuların, öteki ise aklın yönetiminde olan iki içgüdü vardı ve bunlar dengesiz durumdaysalar insanı mükemmellikten uzak tutmaktaydılar.
Duyusal itiliş ağır bastığında insan, içgüdülerinin ,tutkularının tutsağı oluyordu; bilincinden doğan eylemlerinde ise ,bu bilinci bulandıran bir güç bulunuyordu.
Eğer aklın itilimi güçlüyse , o öne çıkıyorsa , insan içgüdülerini ve tutkularını bastırmaya çabalıyor, içsel sıcaklıktan yoksun , soyut bir zorunluluğa boyun eğiyordu.
Bunların hiç biri ,tek başına insanın ,aslında maddiyat ve maneviyat arasında bir yerde bulunan öz benliğine tam ve eksiksiz bir özgürlük sağlamıyordu.

Tam özgürlük , ancak bu iki itilimin uyumunda gerçekleşebilirdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeşil Yılan Ak Zambak
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053261780
Kitabın türü:
Çeviri:
Yalçın Tura
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Yeşil Yılan Ak Zambak masalı, Goethe'nin dünyaca çok bilinen bir eseridir. Ülkemizin kıymetli müzik adamlarından Yalçın Tura, bu eseri tercüme etmekle kalmamış, iki yılı aşkın bir süre uğraşı vererek, yaklaşık iki saati bulan, iki perde ve yirmi dört sahneden oluşan bir opera olarak da bestelemiştir. Kitap, biri yazar diğeri mütercim, iki usta ismin dokunuşuyla Türk okurlarına sunuluyor...

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Beyza
  • CEM AKDAG
  • Babürşah
  • Fatma Ozgumus

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0