Yeşilçam Dedikleri Türkiye

Vedat Türkali

Yeşilçam Dedikleri Türkiye Gönderileri

Yeşilçam Dedikleri Türkiye kitaplarını, Yeşilçam Dedikleri Türkiye sözleri ve alıntılarını, Yeşilçam Dedikleri Türkiye yazarlarını, Yeşilçam Dedikleri Türkiye yorumları ve incelemelerini 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Neyi durdurabilirler? İşçileri mi ? Sonsuz kökenini mi yaşamın ? Mafyalara kalır mı bu ülke? Fahrettin'in çocuğu doğacak. Döktükleri kanda boğulacaklar bir gün.
Sayfa 608 - AyrıntıKitabı okudu
-Ortak dilimiz bile yok seninle. Sevgi denince ne anlıyorsun? Tanımında birleşiyor muyuz? Beni bir kadın olarak değil de herhangi bir insan olarak görebiliyor musun ? Etime imrenmeden... Belki o zaman anlaşırız!..
Sayfa 407 - AyrıntıKitabı okudu
Reklam
Konuşmak ille de anlaşmak değildir, dedi Emine. Denemek gerek gene de... Yeteneklerin besbelli. Çok çekici bir yaratıcılık alanındansın. Emekçi yanına da öyle saygım var ki... Belki senin kendine duyduğundan çok...
Sayfa 361 - AyrıntıKitabı okudu
Yalnız da değilim. Yalnız bırakıldım, o kadar !.. Kıpır kıpır gelişip serpilen bunca yumağı içinde utanır insan, yalnızlıktan söz etmeye. Yarın grev çadırına gideceksiniz. Daha iyi yaşam için kavgaya girmiş kişiler varken, ne yalnızlığı ?..
Sayfa 345 - AyrıntıKitabı okudu
mide bulandırıcı eril bir dil...
Devrimci olup da ne boklar yiyenleri gördüm... Nasıl çelişkili yaşam... Eski bir devrimciyi anımsadı. "S...len kadınla dövülen erkek öyle uzun boylu konuşamaz" demişti, kovboy ağzıyla hem de... Onun devrimciliği de o kadar demek...
Sayfa 344 - AyrıntıKitabı okudu
Ülkenin düşün yelpazesi parsellenmişti... Sağ sol, her düşüncenin alım satımı, ayrı ayrı gelir kaynakları olarak, özgür basın yaftasıyla ayrı ayrı adlarda pazarlanıyordu ya, temelindeki acımasız sömürü, üstündeki göz açtırmayan -dönemine göre- kimi örtülü, kimi açık denetim, ortak yanlarıydı.
Sayfa 334 - AyrıntıKitabı okudu
Reklam
Agora'da herkesten saygı görerek dolaşan Sokrates'i görünce, "Büyük adam dediğiniz bu mu?" demiş Atinalı orospu. "Bir de bunu akşam benim koynumdayken görün!.."
Sayfa 225 - AyrıntıKitabı okudu
Ah bu karanlık sokaklarda yalnız dönüşlerin yorgunluğu... Bu kadın nerden çıktı ? O yaşam çizgisinden mi gelmiş buralara ? Anlatmadığı çok şey vardır. Senin yok mu ?..
Sayfa 116 - AyrıntıKitabı okudu
Aklı sıra alay eder yerli filmlerle. Hepsinin tutumu o. Hele aydınlar, üst düzeydekiler. Yerli filme tepeden bakmakla onurlanıyorlar. Sinema dendi mi kafalarında Batı'nın parlak sinema adları... Sen başka türlü müsün ? Duvarlarında bir yerli film afişi var mı ? Afiş mi?.. Afiş ya... Masanda bile Humphrey Bogart... Yabancı filmleri senin kadar tutkuyla izleyen kim var?
Sayfa 20 - AyrıntıKitabı okudu
Doğruları, tek başına bir yük gibi taşıyacaksın, bölüşmenin mutluluğu varken... Hiçbir şey konuşmayacaksın bunlarla, Film yapacaksın! Ne konuştum ki zaten? Biz içerdeyken çok şey değişmişti dışarda değil mi? Adlardan bile korkuluyor daha... Addan değil yalnız; işçi sınıfımız filan dedik ya
Reklam
Nisa ile Feriha
Nisa’yla çirkince bir coğrafya öğretmeniyle koparmak istediği ilişkiler içindeydi o günler. Sivri , büyük sözler etmek çirkin bir kadına, akıllıysa bile yakışmıyor. Sen aptalın birisin demişti Nisa bir gün. Haklı çıkması mı? Feriha’nın gözyaşlarına mı kandım? Yoooo… Çirkinle bal yenmez, Güzelle taş taşı, diyor türkü. Keşke taş taşımak olsaydı! Neleri taşımak , taşımak da değil, bir yaşam boyu sırtına yükleyip bir türlü atamamak zorunda kalırsın
O ki böylesine silinip gidecek, yaşanmasının ne anlamı var?
Sayfa 549Kitabı okudu
Gideceğine inanmamıştı Lena'nın. Bırakıp gittiğinde anladı ne yitirdiğini.
213 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.