Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü

·
Okunma
·
Beğeni
·
206
Gösterim
Adı:
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü
Baskı tarihi:
Nisan 1997
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753480956
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Onu hastaneye getirdiklerinde, yaşamla ölüm arasındaki iplikten köprüyü geçmek üzereydi. Yakınında patlayan bir bomba çenesini parçalamış, alt dudağı ve alt çene dişleri yok olmuştu. Akıllarını yitirmemek için delicesine çalışan; elektriksiz, susuz, yakıtsız hastanelerde ameliyat yapmaya çalışan hekimler onu yaşatmak için tam dört gün azraille yumruk yumruğa kavga ettiler. Adam komadan çıkıp, kendine geldiğinde elleriyle bir şeyler anlatmaya çalıştı. Hekimler ve hemşireler ne dediğini anlamak için başına toplandılar. İçlerinden biri de, Belma adında bir hekimdi. Adam, Belma'yı işaret ediyor, ama kimse söylemek istediğini anlamıyordu. Adamın bir göçük kapısı gibi duran ağzının içine bakamıyorlardı. Parçalanan çenesi, ancak tıslamasına olanak tanıyordu. Yaşam bu korkunç iletişim güçlüğünü görünce, bir tanıdık yaratarak, adamın sözlerini Belma'nın duymasına olanak tanıdı:

"Lütfen Beni öper misiniz?" Genç kadının içi ürperdi, öptüğü bütün erkeklerin dudakları birer birer gözünün önüne geldi. Böyle bir şeyi yapamayacağını düşündü. Adamın sargılar içindeki yüzüne baktığında, gözlerinin birer buzdolabına dönüştüğünü gördü. O zaman, çenesi parçalanan adamın ölmediğine inanıp yaşama tutunması için, parçalanmış üst dudağının başka bir dudağın sıcaklığını duyması gerektiğini anladı.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
barış nedir sevgilim
biliyor musun
bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken
halka açılamadan batan bir şirket
iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış
yoksa
hurdacıya söylediği son sözler mi
bisikleti vurulan bir çocuğun
söyle sevgilim
Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış
Lozan'dan gelen telefon mu Mustafa Kemal'e
çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa
~ameliyat odasına
alındığında bir çocuk
kapıda
ağlaşarak onu beklerler
yaşamın
kolay bozulan
bir oyun olduğunu bilen
oyuncakları~
~Şair, herkes ayakkabılarındaki çamurlara bakarken, gökyüzündeki yıldızlarla yer değiştiren kişiydi belki.~
(...)Saraybosna'da ölü askerlerin üniformalarını sırtlarına geçirmiş üç çocuk (...) Çocuklardan biri, kolları içinde yitip gitmiş yeşil renkli giysisiyle burnunu silerek soruyor.
"Bu evleri neden yakıyorlar biliyo musunuz?"
"Hayır" diyor diğerleri, "Neden yakıyorlar?"
"Savaş bitsin diye."
Diğerleri anlamsız bakışlarla karşılık veriyor. Öbürü açıklıyor.
"Uçan dumanlar gökyüzünün en tepesine çıkacak. Orada tanrının boğazına kaçıp onu öksürtecek. O da kızacak insanlara. "Savaşmayın" diyecek. Savaş o zaman bitecek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yıkık Bir Çocuk Bahçesi Gibiydi Yüzü
Baskı tarihi:
Nisan 1997
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753480956
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Onu hastaneye getirdiklerinde, yaşamla ölüm arasındaki iplikten köprüyü geçmek üzereydi. Yakınında patlayan bir bomba çenesini parçalamış, alt dudağı ve alt çene dişleri yok olmuştu. Akıllarını yitirmemek için delicesine çalışan; elektriksiz, susuz, yakıtsız hastanelerde ameliyat yapmaya çalışan hekimler onu yaşatmak için tam dört gün azraille yumruk yumruğa kavga ettiler. Adam komadan çıkıp, kendine geldiğinde elleriyle bir şeyler anlatmaya çalıştı. Hekimler ve hemşireler ne dediğini anlamak için başına toplandılar. İçlerinden biri de, Belma adında bir hekimdi. Adam, Belma'yı işaret ediyor, ama kimse söylemek istediğini anlamıyordu. Adamın bir göçük kapısı gibi duran ağzının içine bakamıyorlardı. Parçalanan çenesi, ancak tıslamasına olanak tanıyordu. Yaşam bu korkunç iletişim güçlüğünü görünce, bir tanıdık yaratarak, adamın sözlerini Belma'nın duymasına olanak tanıdı:

"Lütfen Beni öper misiniz?" Genç kadının içi ürperdi, öptüğü bütün erkeklerin dudakları birer birer gözünün önüne geldi. Böyle bir şeyi yapamayacağını düşündü. Adamın sargılar içindeki yüzüne baktığında, gözlerinin birer buzdolabına dönüştüğünü gördü. O zaman, çenesi parçalanan adamın ölmediğine inanıp yaşama tutunması için, parçalanmış üst dudağının başka bir dudağın sıcaklığını duyması gerektiğini anladı.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Au kldmr
  • İnci bengu
  • Betül Aynur
  • Demet
  • NSibel Köse
  • Meursault
  • Diran
  • Erkan Ergül

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0