Adı:
Yıkım'a Giden Adam
Baskı tarihi:
21 Eylül 2000
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758467123
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Demolished Man
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Baskılar:
Yıkıma Giden Adam
Yıkım
Anarşist
"Sonsuz evrenin içinde yeni olan, farklı olan hiçbir şey yoktur. İnsanoğlunun anlık düşünceleri içinde eşsiz görülebilen her şey, Tanrı'nın Gözü'nün sonsuzluğunda çaresiz kalacaktır...
Her biri, uzay ve zamanda eşi olmayan o gururlu yanılsamaya bakıcılık eden, sonsuz sayıda dünya ve kültür vardı... Acı çeken sayısız insan...
İşte bu, böyle bir zamanın öyküsüdür ve böyle bir kişinin..."
Evrene hükmetmeye, var olan en büyük güce ve en büyük çılğınlığa sahip olmak için önünüzde tek bir engel var: öldürülmesi gereken bir adam. 24. Yüzyılın en zengin adamı, yüreğinde intikam ateşi ve düşlerinde isimsiz bir düşmanla yaşıyor...
Ve av yeniden başladı.

Her 6.45 okuru bilir ki, "eğer birinin topluma karşı gelecek yeteneği ve cesareti varsa, o kesinlikle ortalamanın üzerinde demektir." Dolayısıyla tehlikede değil tehlikeliyiz.
264 syf.
·10/10 puan
Hiç suç işlenmeyen ve “suç” kavramının artık ortadan kalktığı bir gelecek toplumunda cinayet işlediğinizi düşünün. Size nasıl bir ceza verirlerdi? Ya da size verilecek cezada kıstas ne olurdu?

Roman, teknolojik gelişmeler neticesinde, cinayet işlemenin artık imkansız hale geldiği ileri bir gelecek toplumunda cinayet işlemeyi planlayan Ben Reich isimli zeki bir zenginin bu planını uygulamaya geçirmesini ve devamında gelişen olayları konu almaktadır.

Kitabın esas olayı şudur: Ben Reich çok zeki bir suçludur. Suç işlenmeyen bir toplumda suç işleyerek imkansızı başarmış ve kendisini cezalandırması gereken kişileri suçlu bir kişi karşısında ne yapacaklarını bilemedikleri için çaresizlik içerisinde bırakmıştır. Göründüğü üzere, son derece özgün bir konuya sahip.

Bilim kurgu türündeki kitapları okurken zorlanan okurların, bilim kurgu romanlarına başlaması için atabileceği en kolay ilk adımlardan biridir bu kitap. Çünkü kitap cinai bir vakıayı konu alarak polisiye roman özelliği de göstermekte ve okuyucuyu sıkmayan son derece özgün bir konusu bulunmakta. Pek polisiye roman okumayı sevmeyen bir okur olarak polisiye ve bilim kurgunun birleşmesiyle oluşan bu esere hayran kaldım açıkçası.

Dikkat! Devamı "spoiler" içermektedir.

Beni etkileyen en önemli kısım ise, yetkili kişiler tarafından bu zekaya sahip bireyi(suçluyu) cezalandırmak yerine topluma kazandırma amacı güdülmesiydi. Zaten günümüzde dahi suçlu bir bireyi cezalandırmanın asıl amacı, o kişiyi yeniden topluma kazandırmaktır. İnfaz Hukuku’nun temel prensibi budur.

Gerçekten bu tür zekalara sahip kişilerin mutlaka topluma yararlı işlerde kullanılması, topluma yeniden kazandırılması ve özgürlüğünün kısıtlanarak cezaevlerinde yok edilmemesi gerektiği düşüncesindeyim. Polisiye ve bilim kurgunun bir araya gelmesiyle oluşan bu akıcı eseri elbette tavsiye etmekteyim.
264 syf.
·14 günde·Beğendi·Puan vermedi
Alfred Bester'ın bu kitabı insanı hayrete düşürüyor: okuduğum bilim kurgu kitapları içerisinde hiç birinde, hatta muhteşem Vakıf serisinde bile bu kadar kendine özgü bir atmosfer yok, bence. Polisiye tarzda bir bilim kurgu örneği olarak Yıkıma Giden Adam gerçekten de hızına yetişmesi imkânsız bir tarzda akıp geçiyor, yazarın 19 53'te yarattığı bu evrenin kendine özgülüğü kesinlikle kaybolmadığı gibi sanki bugün yazılmış gibi bir hava da veriyor, okurken neye kime nasıl alışacağımızı bilemeden üst üste imgelerle, tasarımlarla sürekli bir kovalamacanın içerisinde koşturup duruyoruz. Kitap, son yetmiş senedir cinayet işlenmeyen bir zamanda cinayet işlemeyi aklına koymuş, güçten başı dönmüş Ben Reich'ı ve onun peşine düşenleri rengârenk 24. yüzyıla dair bin türlü olay, kişi ve hatta dil oyunuyla anlatıyor. Bu kadar sıradışı, kendine özgü, şaşırtıcı bir eseri kimse es geçmemeli.
264 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Okuduğum en sıradışı bilimkurgu kitabıydı. İnsan hayati tamamen farklılaşmış ve ortaya "gözetleyiciler" denen, beyin düşüncelerini okuyan bir tür çıkmış. Bi cinayet sonrası polis ve katilin birbirini alaşağı etme çabaları ütopik bi şekilde anlatılıyor.
264 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Geçen sene "Kaplan! Kaplan!" ile beklentimi yükselten Bay Alfred'in ilk kitabı olan "Yıkıma Giden Adam"ı bu seneye ertelemiştim. İyi ki öyle yapmışım, Ocak ayıma çiçek açtırdı. İthaki Yayınları'nın bilimkurgu serisine -genel olarak- fena halde hayranım zaten. Birbirinden muhteşem kitaplarla buluşturuyorlar bizleri. Aslında bu kitaba ilişkin hiçbir bilgi vermek istemiyorum. Yine de kitabı bilimkurgu polisiyesi olarak sınıflandırsam; hem detayların sürprizini kaçırmam hem de akıllarda minik de olsa bir fikir oluşturmuş olurum diye düşünüyorum. Mutlaka okumalısınız derim, tavsiyemdir. =)
264 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabı dün gece bitirdim. Genel olarak izlenimim; aksiyonu bol olmasına rağmen yer yer konudan kopabildiğiniz bir kitap. Ama yine de kitabı sevdim ve bu kopuklukların çeviriden de kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyorum.
Kitap 24. yüzyılda geçiyor ve bu dönem Esper adı verilen zihin okuyucular sayesinde suçun işlenmeden önce sezilebildiği bir dönem. Bu nedenle de son cinayet 70 yıl önce işlenmiş. Fakat Ben Reich bunu değiştirmekte kararlı görünüyor ve bir cinayet işlemeye karar veriyor.
Esperlere gelince; kitaba başlarken bunların bir çeşit makine olduğunu düşünmüştüm ve insan olduklarını görünce gerçekten şaşırdım. Esperler de herkes gibi insan ve kimi doğuştan kimi ise sonradan öğrenerek zihin okuyabiliyor ve zihnindeki konuşmayı başka bir Espere konuşmadan aktarabiliyor. Ayrıca kalite olarak da 1, 2 ve 3'üncü sınıf olarak sınıflanıyorlar.
Son olarak çevirmenin ne yazık ki iyi bir iş çıkardığını düşünmüyorum. Böyle düşünmedeki ilk nedenim; Esperlerin kendi aralarında, zihin yoluyla sarmal çekilde konuşmalarının çok karmaşık aktarıldığını düşünüyorum. Ayrıca Ben Reich'ın tekerlemesi... Yani kitapta bu kadar geçen bir tekerlemenin orjinal hali nasıl altta not olarak koyulmaz anlamıyorum.
264 syf.
·Puan vermedi
Bir insan ne zaman geçmişte değişiklikler yaparsa bu yalnızca kendi geçmişini etkiler, başka kimseninkini değil. Geçmiş hafıza gibidir. Bir insanın hafızasını sildiğin zaman onu da silersin. Ama başka kimseyi silemezsin. Sen ve ben kendi geçmişimizi sildik. Diğerlerinin tek dünyaları dönmeye devam ediyor. Ama biz kendi varlığımızı yok ettik. Anlamlı bir şekilde durduk.
192 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Okat uzay serisinin dokuzuncu romanı ve oldukça sürükleyici bir roman. Ben Reich büyük bir şirketin sahibidir ve D'Courtney ile rekabet içindedir. Kabuslarına giren bir yüzü olmayan adam vardır. Bu arada toplum içerisinde esper denilen insanlar vardır. Bu insanlar düşünce okuyabilmektedir. Reich bunların en iyilerinden biri ile anlaşarak rakibini öldürmeye karar verir. Ve başarır da. Ancak polis şefi de en üst düzeyde bir esperdir ve Lincoln Powers bu işin peşini bırakmayacaktır. İkisi arasında büyük bir rekabet başlar. Acaba Powers, Reich'i içeri atabilecek midir? D'Courtney kimdir? Tek kelime ile mükemmel bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
264 syf.
·9/10 puan
• Bester’in ilk romanı aynı zamanda Hugo en iyi roman ödülünün de ilk sahibi olan Yıkıma Giden Adam; özgün konusu, iddialı karakterleri ve kurgusuyla, bilimkurgu edebiyatının başyapıtların biri. 24. yüzyılda insanların aklını okuyarak suçların önlendiği ve artık cinayet diye bir suçun olmadığı bir dönemde, cinayet işlemeye karar veren Ben Reich ile bir cinayet karşısında nasıl tepki vereceğini tam olarak bilemeyen polis şefi Powell’ın bol aksiyonlu akıl oyunlarını okuyoruz. İlk başlarda bu yeni dünyaya girmekte zorlanılsa da ilerleyen sayfalarda konu kendini buluyor ve tadından yenmeyecek sürükleyici bir romana dönüşüyor. Kitap polisiye-bilimkurgu olarak geçse de son sayfalarda felsefi ve toplumsal çözümlemelere yer veriliyor. Bu da kitabın değerini bir kat daha arttırıyor. Özellikle suçluların yeniden topluma kazandırılması ile ilgili pasaj gerçekten çok iyiydi.
• Bir diğer konu da bu kitabın öncü bir kitap olmasıyla ilgili. Bilimkurgunun içinde alt tür olan “syber-punk”, böylelikle başlı başına bir tür haline geliyor ve sinematik evreni ile kendinden sonraki bir çok yazara esin kaynağı oluyor. Diğer ilginç nokta ise, bir başka bilimkurgu dahisi Philip K. Dick’in 1956 yılında yani Yıkıma Giden Adam’dan 3 yıl sonra yazdığı The Minority Report adlı öykü ile olan benzerliği. Bu öykü de oldukça büyük ilgi görmüş ve 2002 yılında aynı isimle (Azınlık Raporu) sinemaya uyarlanmıştı. Böyle düşününce Alfred Bester’in zekasına hayran olmamak elde değil tabii ki. Ha bu arada PKD’de olağanüstü bir yazardır. Yanlış bir şey anlaşılsın istemem elbette. Bester’in nasıl zamanının ötesinde bir yazar olduğunu vurgulamak istedim. Zaten birkaç yıl sonra yayınladığı Kaplan Kaplan romanı ile rüştünü de ispatlamıştı.
Okuması zevkli ve öncü bir kitap olması dolayısıyla bu türün okuyucuları tarafından kesinlikle es geçilmemesi gereken bir kitap.
264 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10 puan
24 yüzyılda, cinayet işlemenin imkansız olduğu zamanlarda kusursuz bir ölümü nasıl gerçekleştirirsiniz. Zihniniz sürekli okunuyor, düşünceleriniz kişiler tarafından biliniyor ama aynı zamanda birini de yok etmeniz gerek. Her şeye gücü yeten bir adam Ben Reich, her şeyi yıkabilecek bir adam, YIKIMA GİDEN ADAM. Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki olasılıksız bunun yanında çok sönük kalacak mutlaka okuyun...
İnsanların sadece dış görü­nümlerini görebildiğiniz için minnettar olmalısınız. Tutkuları, nefreti, kıskançlıkları, kötülüğü, hastalıkları asla göremediğiniz için minnettar olmalısınız...
Alfred Bester
Sayfa 285 - Altıkırkbeş Yayınları, Çev: Berna Kılınçer
sayısız insan geldi bu hayata; kendisinin eşsiz, yeri doldurulamaz, benzersiz olduğunu düşünen. Daha da gelecek böyle insanlar... sonsuza kadar..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yıkım'a Giden Adam
Baskı tarihi:
21 Eylül 2000
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758467123
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Demolished Man
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altıkırkbeş Yayınları
Baskılar:
Yıkıma Giden Adam
Yıkım
Anarşist
"Sonsuz evrenin içinde yeni olan, farklı olan hiçbir şey yoktur. İnsanoğlunun anlık düşünceleri içinde eşsiz görülebilen her şey, Tanrı'nın Gözü'nün sonsuzluğunda çaresiz kalacaktır...
Her biri, uzay ve zamanda eşi olmayan o gururlu yanılsamaya bakıcılık eden, sonsuz sayıda dünya ve kültür vardı... Acı çeken sayısız insan...
İşte bu, böyle bir zamanın öyküsüdür ve böyle bir kişinin..."
Evrene hükmetmeye, var olan en büyük güce ve en büyük çılğınlığa sahip olmak için önünüzde tek bir engel var: öldürülmesi gereken bir adam. 24. Yüzyılın en zengin adamı, yüreğinde intikam ateşi ve düşlerinde isimsiz bir düşmanla yaşıyor...
Ve av yeniden başladı.

Her 6.45 okuru bilir ki, "eğer birinin topluma karşı gelecek yeteneği ve cesareti varsa, o kesinlikle ortalamanın üzerinde demektir." Dolayısıyla tehlikede değil tehlikeliyiz.

Kitabı okuyanlar 568 okur

  • A. nur karahasanoglu
  • Bülent
  • Hazal Rodop
  • Hermonie
  • sb
  • Gökhan Altuntaş
  • immorasko
  • Havva Taylak
  • Anıl Ünal
  • Ilgın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.4 (4)
9
%1.1 (3)
8
%0
7
%0.4 (1)
6
%0.7 (2)
5
%0
4
%0.4 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.4 (1)